{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1293 Esas<br>KARAR NO: 2024/459<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/02/2022<br>NUMARASI: 2018/600 Esas, 2022/167 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 08/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekkili hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip dosyasının dayanağı olan senette tahrifat yapılmış olduğunu, bu nedenle takibe konu senedin kambiyo niteliğini taşımadığını, zira senet üzerindeki tahrifatın çıplak gözle yapılan incelemede dahi fark edildiğini, müvekkili ...’ın takip konusu senedi kendisinin doldurduğunu, ancak senet üzerinde yer alan yetkiye ilişkin “...” ve düzenlenme tarihi altındaki “İstanbul” ibarelerinin sonradan bir başkası tarafından eklendiğini, ayrıca senedin düzenlenme tarihi ile vade tarihi üzerinde oynama yapılmış olduğunu, dava konusu senedin 2013 yılına ait bir senet olduğunu ve sonradan tarihler üzerinde oynama yapılarak 2013 tarihinin 2016 yapıldığını, icra takibine konu senet üzerinde alacaklı görünen ...’nin takipte borçlu olarak gösterilmemesinin ise açıkça bu kişinin davalı ile birlikte hareket ettiğini gösterdiğini, davalı tarafın ödememe protestosu çekme şartını yerine getirmeden keşideci ve kefil hakkında icra takibi başlattığını, takibin tüm bu nedenlerle iptal edilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olur ise; senede karşılık yapılmış ödemeler bulunduğunu, yani senedin bedelsiz kaldığını belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle; davanın kabulüne,  İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibinin iptaline, %20’si oranında haksız takip tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili ise cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin basiretli bir tacir olarak ticari piyasada mal alım ve satımı yaptığını, dava konusu senedi de ticari ilişkisi kapsamında ciro yolu ile bir başkasından aldığını, dava konusu senede bakıldığında ciro silsilesinde herhangi bir kopukluğun bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde senedin geçersizliğine ve bedelsiz kaldığına vurgu yaptığını, ancak davacının bu iddialarının muhatabının müvekkili olmadığını, davacı tarafın ileri sürdüğü iddiaların dava dışı ...’ye karşı ileri sürülmesi gerektiğini, davacı tarafın müvekkilinin kötü niyetli olduğuna dair dosyaya herhangi bir somut delil de sunmadığını, davacının dava dilekçesindeki tüm iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle; davanın reddine, davacı taraf aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI \".... keşidecinin paraf veya imzasını taşımayan değişikliklerin geçersiz olduğu, dava konusu bononun TTK. hükümleri kapsamında kanuni unsurlarını haiz olmadığı, ayrıca dava konusu bonodaki ilk cironun bono lehtarına ait olmadığı, lehtar olmayan keşideciye ait olduğu, böylece bononun ciro silsilesinde kopukluk olduğu, ciro silsilesinde kopukluk bulunan bir bonoyu elinde bulunduran kişi (somut olayda davalı) bononun yetkili hamili olmadığından, davacı keşideci aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatamayacağı, sonuç olarak; davacının İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasında icra takibine konu edilen bono yönünden davalıya borçlu olmadığı, ayrıca her ne kadar davacı tarafça davalıdan haksız takip nedeniyle tazminat talep edilmiş ise de; davalının dava konusu bonoyu ...’den ciro yolu ile aldığı, davalının davaya konu icra takibi başlatmada ağır kusurlu ve/veya kötü niyetli olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, böylece davacı lehine davalı aleyhine tazminat koşullarının oluşmadığı... \"gerekçesi ile neticeten; 1-Davanın kabulü ile; davacının İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen mevcut haliyle 10/03/2016 tanzim, 10/08/2016 vade tarihli 37.000,00-TL meblağlı bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Şartları oluşmadığından davacı tarafın kötü niyet tazminatı istemine yönelik talebinin reddine,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinafında özetle; Davacının borçlu olunmadığının tespiti talebi olmayıp takibin iptalini istediğini, senedin kendi tarafından tanzim edildiğini beyan ettiğini, davanın menfi tespit davası olmadığını, takibin iptaline ilişkin açılan davaların İcra Mahkemelerinde açılması gerektiğini, Mahkemenin vermiş olduğu kararın, görülen dava ile ilgisi olmadığını, davacının açtığı davanın yanlış olduğunu,Davacının ödemeye ilişkin herhangi bir delil sunmadığını, davacı tarafın iddiasını ispatlamayıp, senedi kendi doldurduğunu beyan ederek, işbu borcu ikrar ettiğinin kabulü gerektiğini,HMK 26 taleple bağlılık ilesine aykırılık olduğunu, davanın reddi gerektiğini, kararın hatalı değerlendirmeye dayandığını, dava dilekçesinde davalının adresi ve davacının vekilinin adresi yer almadığını, delillerin açıklanmadığını, somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, itirazlar ve eksiklikler giderilmeden karar verildiğini, Davacı tarafın senedin geçersizliğine ilişkin yapılan def'i, kişisel def'i olup, davalıya karşı ileri sürülmesi hukuka aykırı olduğunu, söz konusu def'ilerin ileri sürülmesi için davalı müvekkilinin kötü niyetli hareket etmesi gerektiğini ancak bu yönde hiçbir delil olmadığını, mahkemenin de kararında kötüniyet olmadığını kabul ettiğiniDavacının icra hukuk mahkemesine dava açması gerektiğini, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2006/1881 E,2006/5468 K, 16.3.2006 tarihli ilamının dikkate alınması gerektiğini, Davacının takibe itiraz etmediğini,  davacı tarafın yalnızca senedin kambiyo senedi vasfı taşımadığına ilişkin bir iddiasının menfi tespit davasıyla değil, İİK 168 gereği ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde İcra mahkemesinde açacağı takibin iptali davasıyla dinlenebilecek bir iddia olduğunu, menfi tespit davası koşullarının oluşmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2011/19-622 K. 2012/9 sayılı kararının değerlendirilmesi gerektiğini,İmzanın inkar edilmediğini, senedin ödendiğine ilişkin bir belge, delil bulunmadığını, borcu ikrar ettiğini, davacının yanlış dava açtığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir <br>İNCELEME  İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davalı ... tarafından 14/05/2018 tarihinde  ... ile dava dışı kefil ... aleyhine 37.000,00-TL. asıl alacak, 111,00-TL. Komisyon, 6.453,97-TL. geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 43.564,97-TL.’nin tahsili talebi ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatılmıştır.Davaya konu 37,000 TL bedelli bononun incelenmesinde; bononun keşidecisinin ..., lehtarının ..., kefilin ... olarak yer aldığı, bononun arka yüzünün üst kısmında; “…Benim Ekspene olan borcumun karşılığında verilmiştir. ... bu borcu tahsil edince ... ile ... arasında herhangi bir parasal ilişki yoktur…” yazılı olduğu, ilk  imzanın davacı ...’a ait olduğu, sonraki imzaların ise ... ve ...’a ait bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda; davaya konu bononun ilk düzenlendiği zamandaki vade tarihinin 10/08/2013, tanzim  tarihinin 10/03/2013 olduğu, yıl hanesindeki 3 rakamlarının üzerinden gidilerek 10/08/2016 vade, 10/03/2016 tanzim tarihli hale getirildiği yönünde görüş  belirtilmiştir. İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2018/702 E. sayılı dosyasında davacının .., davalının ... olduğu, davanın reddine karar verildiği, İstinaf incelemesinde ise İstanbul BAM 22. HD'nin 2020/2165E, 2021/1373 K sayılı ilamında; kararan kaldırılmasına, ciro silsilesinde kopukluk olduğundan  hamil tarafından keşideci aleyhine takip yapılamayacak olmakla takibin 170.a maddesi gereğince takibin iptaline kesin olarak karar verilmiştir. <br>GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekili istinafında davanın menfi tespit davası değil, takibin iptali talebi ile açıldığını, taleple bağlılık ilkesine aykırı karar verildiğini, icra hukuk mahkemesinde şikayet yoluna gidilmesi gerekirken yanlış dava açıldığını ileri sürmüş ise de; hukuki nitelendirmeyi yapmak görevi hakime ait olup davacının dava dilekçesinin konu kısmında davasını \"menfi tespit\" olarak açıkça belirttiği, iddia konusuna göre davanın genel mahkemede menfi tespit davası olarak görülmesinde usule aykırılık olmadığı dikkate alınarak bu yönlerdeki istinafın reddi gerekmiştir.Dava konusu bono incelendiğinde; çekin arka yüzünde ilk cironun lehtara ait olması gerekirken keşideciye ait olduğu, ciro zincirinde kopukluk olduğundan davalı yanca kambiyo senedine dayalı olarak keşideciye başvuruda bulunamayacağı, keza İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 22 HD 2020/2165E, 2021/1373 K sayılı kararında da aynı gerekçe ile karar verildiği dikkate alındığında davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.975,92-TL harçtan, peşin alınan 744-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.231,92-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 31-TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.08/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8dd6b56b4f45450d","SID":"a9043ad0776a688c"}}