{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. GAZİANTEP BAM   11. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1553 <br>KARAR NO\t: 2024/281<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN    <br>MAHKEMESİ\t: GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/58 E., 2022/556 K.<br>DAVACILAR\t: 1-... - (...)<br>\t\t  2-... - (...)<br>\t\t  3-.....<br>\t                    4-... - (...)<br>VEKİLİ\t                  : Av. ...<br>DAVALI\t                  :......  <br>VEKİLİ\t                  : Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit<br>İSTİNAF KARARININ\t<br>KARAR TARİHİ\t: 08/03/2024<br>YAZIM TARİHİ\t: 08/03/2024<br><br>Taraflar arasında görülen davada......Mahkemesi'nce 2022/58 Esas, 2022/556 Karar sayılı dosyasında verilen ....tarihli kararın istinaf incelemesi davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: <br><br>- K A R A R -<br><br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın envanterinde bir kısım malların,  hammaddelerin eksik olduğunu tespit ederek daha önceden ticaret yaptığı müvekkili .... .... şirketine başvuru yaparak .... ....... depolarına envanterine, irsaliyesiz faturasız, faturalı, sehven  mal ve hammadde gelip gelmediğini, .... ..... depolarına gelen malların tespit edilip edileyemeceğini, ..... .... depolarına gelen malların USD bazında yaklaşık değerinin ne kadar olduğunu sorduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ....-..... yılları arasında .... .... ton civarında soya küspesi ve nevileri ile ...... .... ton civarında yem ve yem ham maddesi ticareti yapıldığını, bu ticaretin parasal değerinin ... . . .... fazla olduğunu, davalı şirketin .... ve ... antrepolardan temin edemediği malları kendi çiftliklerinden,  deposundan faturasız irsaliyesiz olarak davacı müvekkiline gönderdiğini, daha sonra da bir kaç ayda bir şirket yetkililerinin bir araya gelerek hesaplaştıklarını ve faturaların kesildiğini, müvekkili şirketin de envanterinde irsaliyesiz, faturasız sehven gelen hesaplaşılmamış bir kısım malların olağan ticaretle gelen mallardan fazla olduğunu, ancak bu hammaddeler işlendiği için tam miktarının tespit edilemediği ve yaklaşık değerinin ... - .... ... dolar olabileceğinin davalı şirkete bildirildiğini, davalı şirketin de kendi kayıtlarında yaptığı inceleme neticesinde irsaliyesiz faturasız sehven davacı müvekkili şirkete gelen ham maddelerin yaklaşık değerinin .. - ... milyon dolar olabileceğini müvekkili şirkete bildirdiğini, bu paranın ödenmesinin müvekkili şirketten talep ettiğini, müvekkili şirketin bu denli yüksek bir ödemeyi hemen yapamayacağını, zamana yayarak ödeyebileceğini, ayrıca kendisinin de davalı şirketten alacaklı olduğunu, bu kayıtlarının şirket hesaplarından ödeme olmadan terkin edilemeceğini, sözleşme yapılması kaydıyla ödeme yapacağını, aksi halde mahkemeye başvuru yaparak tevdii mahalli tayini talep edeceğini ve ödemeyi mahkeme kanalıyla tevdi edilen kanaldan ödeyeceğini davalı şirkete ilettiklerini, davalı şirketin paraya ihtiyacı olduğu, yıllara dayanan dostlukları ve ticaretleri olduğunu, mahkeme sürecinin uzun süreceğini, mahsuplaşma ve ödeme işleminin ilam hükmünde olan arabuluculuk anlaşması ile sağlanabileceğini beyan ettiklerini, davalı şirkete arabuluculuk oturumuna kadar .... tarihinde .... USD .... hesabına,... tarihinde ....USD ... hesabına,... tarihinde.....USD karşılığı olarak .....TL ..... hesabına, ..... tarihinde ..... USD karşılığı ....TL'yi . hesabına,  para davalı şirketin.....tarihinde .... USD karşılığı olarak ..... TL ................... hesabına, ... tarihinde .... USD .... hesabına havale yoluyla ödendiğini, arabuluculuk görüşmeleri sırasında davalı tarafın ödenen paraları yeterli görmediğini, ek ödeme talep ettiklerini, görüşmeler sonucunda müvekkili şirket tarafından ...... keşide tarihl.............'a ait .......... TL bedelli ve...... keşide tarihli........'a ait ......... TL bedelli çeklerin keşide edilerek ödeme yerine geçmek üzere davalı şirket yetkilisine elden teslim edildiğini, bu çeklerin ibraz gününde davalı şirkete ödendiğini, bir kısım taşınmazların davalı şirketin gösterdiği üçüncü kişiye devredildiğini, arabuluculuk anlaşma tutanağının ilam hükmünde olabilmesi için ..... Mahkemesi'nin 2020/877 Esas ve 2020/1043 Karar sayılı dosyası ile müracaat edilerek arabuluculuk anlaşma tutanağına icra edilebilirlik şerhi verilmesinin talep edildiğini, mahkeme tarafından arabuluculuk anlaşmasına konu olayın arabuluculuğa ve icra edilebilirliğe elverişli olduğuna karar verildiğini, davalı tarafın müvekkilleri ve davalı şirketin bir kısım çalışanları hakkında suçu duyurusunda bulunduğunu, bu suç duyurusu ile davalı şirketin alacaklarının daha fazla olduğu ve mallarının çalındığını iddia ettiğini, davalı şirketin bir limited şirketi olduğunu, davalının TTK gereğince envanter kaydı, stok kaydı tutmak zorunda olduğunu, davalı şirket hakkında düzenlenen bağımsız denetim raporlarına güvenerek davalı şirketle arabuluculuk anlaşması yapılarak arabuluculuk kapsamında tüm ödemelerin müvekkili şirket tarafından yerine getirildiğini, müvekkillerinin davalı şirkete herhangi bir borcunun olmadığını ileri sürerek fazlaya, faize ve ıslaha dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinin davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespitine, davalı şirketin dava değerinin .....oranında kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin hesaplarında yapılan incelemede 3 yıllık bir süreçte çok miktarda malın karşılığının şirket hesaplarında olmadığı ve çalındığının fark edildiğini, firmalarına ait lisanslı, gümrüklü, depolarında bulunan malların şirketlerine ait hayvan çiftliklerine gönderiliyormuş gibi gösterilerek başka bir firmaya gönderildiği ve bu hususun şirket hesaplarında gösterilmediğini, .... ve .... depolarında bulunan yem hammaddesinin, sanki ..... ilinde bulunan ..... ve ... hayvan çiftliklerine gönderiliyormuş gibi yükleme yapıldığı ve irsaliye düzenlendiğini, ancak bu malların kendi çiftliklerine teslim edilmediği ve .... ... Ltd. Şti fabrikasına teslim edildiğinin anlaşıldığını, bu yöntem ile .... ... .. ile bu şirketin yetkilisi ... ve diğer suç ortakları tarafından çıkar sağlandığını, hesaplarda yapılan incelemede bu malların firmalarının personelleri İlaçin .... .... ve .... ..., ... ...., .... ... aracılığı ile çalındığının hesaplarda ve kayıtlarda oynamak sureti ile bu işlemlerin tespitinin engellendiğinin anlaşıldığını, tüm bu eylemlerin ve para transferlerinin .... . yetkilisi ... tarafından organize edildiği ve bedellerin davalılar arasında suçtan elde edilen gelirin gizlenmesi amacı ile paylaşıldığının tespit edildiğini, ....... Mahkemesi'nin 2020/877 esas, 2020/1043 karar sayılı dosyası ile hile ve aldatmaya ilişkin bir inceleme yapılmadığını, sadece şekli anlamda uyuşmazlık konusunun arabuluculuğa elverişli olup olmadığının incelendiğini, bu nedenle . . Mahkemesi kararı ile . . kesinleşmesi gibi hukuki bir sonuç elde edilmesinin mümkün olmadığını, bu yönden de davacıların beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, arabuluculuk sözleşmesinin henüz kesinleşmediğinden, bu davada arabuluculuk sözleşmesine dayanılarak borçlu bulunulmadığının tespitini talep etme imkanının bulunmadığını, davacıların bu yöndeki beyanlarının gerçek hukuki durumu yansıtmadığını, müvekkili şirketin... . . ve ... . A.Ş'den zararın tazmini hususunda bir talebinin olmadığını, davacılar tarafından bu iddia ile mahkemede yanlış bir kanaat uyandırılmaya çalışıldığını, müvekkili şirketin davacılar ve suç ortağı personeller nedeni ile çok büyük zararının meydana geldiğini, davacı taraflarca bu beyanlarla suçların örtbas edilmeye çalışıldığını, müvekkili şirketin şu ana kadarki tüm çabası ve eylemlerinin zararın davacılardan ve suç ortaklarından tahsil edilmesine yönelik olduğunu, bu davanın açılış amacının müvekkili şirketi zor durumda bırakarak ceza şikayetinden vazgeçmesini sağlamak olduğunu, davacının davanın ihbarını talep ettiği ...... ................. Kredi .......... kurumlarına davanın ihbarında davacıların hukuki yararının bulunmadığını, ihbar talebinin tek amacının müvekkili şirketin itibarını zedelemek ve bu kurumlara karşı mahkemeyi kullanarak yanlış izlenim vermek ve müvekkili şirketi zor durumda bırakma çabası olduğunu, bu hususun dahi davanın asıl açılış amacının ceza davasından kurtulma umudu olduğunu ispat eder nitelikte olduğunu, davanın kötü niyetli olarak açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Mahkemece, \"...Öncelikle eldeki davaya konu talebin 6100 sayılı HMK md. 106'da düzenlenen menfi tespit davası olduğu bahsi konu maddenin 2 nolu fıkrasının \"tespit davası açanın kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır\"  Hükmünün yer aldığı, .... .. . Dairesinin 2017/1648 Esas 2018/2994 Karar sayılı ilamının incelenmesinde menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılamayacağının anlaşıldığı, Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında öncelikle menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılamayacağının anlaşıldığı fakat davacı tarafın davasını açarken fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu belirterek eldeki davayı kısmi dava olarak açtığı, davacı tarafın menfi tespit davasını açarken borçlu olmadığının tespitini isteme sebebinin davalı tarafın ...... Bürosunun 2021/140506 dosya numaralı 2021/2864 Başvuru numaralı dosyasının sebep olarak gösterildiği, bahse konu arabuluculuk dosyasının incelenmesinde eldeki davada davalı olan şirketin arabulucuya başvurmuş olduğu fakat herhangi bir alacak miktarının belirtilmediği bunun dışında davalı tarafça davacılara alacak iddiası ile gönderilen herhangi bir ihtar ihbar, icra takibi vs. bulunmadığı, bu durumda davacıların menfi tespit davası açmakta hukuki yararlarından bahsedilemeyeceği ........ değerlendirilerek davacıların davasının hukuki yarar yokluğundan reddine\" karar verilmiştir.<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin usulden ret gerekçelerinden birisinin menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılmasında müvekkillerinin hukuki yararının olmadığı yönünde olduğunu, gerek savcılık dosyasında gerekse arabuluculuk başvurusunda davalı tarafın alacak miktarını tam olarak belirtmediğini, ayrıca davalının bu dava dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde de müvekkillerden alacaklı olduğunu açıkça beyan ve iddia ettiğini, alacak miktarı tam olarak belirlenemiyorsa ve ortada bir alacak talebi varsa menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılabileceğini, davacının kısmi dava şeklinde menfi tespit davası açmakta hukuki yararının olduğunu, alacak miktarının taraflar arasında ihtilaflı olduğunu, dava dilekçesinde belirttikleri üzere davalı tarafın müvekkilleri hakkında suç duyurusunda bulunarak alacaklı olduklarını iddia ettiğini, ayrıca her ne kadar miktar belirtilmese de başvuru evrakında da görüleceği üzere arabuluculuk dosyası ile davalı tarafın müvekkillerinden alacak talebinde bulunduğunu, menfi tespit davasının açılmasında aranan ihtar, ihbar, icra takibi ve benzeri gibi hukuki tehditlerin menfi tespit davası açan kişinin bu davayı açmakta korunmaya değer menfaatinin olup olmadığının tespiti için gerekli olduğunu, o halde alacaklı olduğunu iddia eden kişinin suç duyurusunda bulunarak ve arabuluculuk yoluna başvurarak miktar belirtmeksizin alacak talebinde bulunması ve alacak talebini eldeki menfi tespit davasına sunduğu cevap dilekçesi ile ikrar etmesinin davacı tarafın haciz ve icra tehdidi altında olduğunu açıkça ispat ettiğini, ihtarın ve ihbarın yazılı şekle tabi olmayıp tanık dahil her türlü delille ispatlanabileceğini, yerel mahkemenin dava dilekçesinde belirttikleri delilleri toplamadan ön inceleme duruşmasında usulden ret kararı verdiğini, müvekkilleri hakkında derdest olan bir soruşturma dosyası olduğu gibi ayrıca bu soruşturma dosyası ile davalının müvekkillerinden ..... ...... şirketinin tüm banka hesaplarına ve taşınmazlarına tedbir konulduğunu, bu tedbir dolayısıyla firmanın çalışamaz hale geldiğini, bir şirketin tüm mal varlığına savcılık dosyasından davalıların talebi üzerine tedbir konulmasının açıkça hukuki yararın varlığını gösterdiğini, davalı tarafın diğer müvekkillerinin de mal varlığına tedbir talep etmişse de savcılık tarafından bu talebin reddedildiğini, müvekkillerinin haciz ve icra tehdidi altında olduğunu, menfi tespit davasının açılmasında müvekkillerinin güncel ve hemen korunmasında menfaati bulunan hukuki yararlarının olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır.<br>İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Davacılar vekili aralarındaki alım satım işlemleri nedeniyle davalı şirkete borçlu bulunmadıklarının tespiti istemiyle menfi tespit istemli bu davayı açmış, ilk derece mahkemesince davanın, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunması dava şartının yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile......... tarihinde arabuluculuk anlaşması yaptıklarını, ancak davalı şirketin daha sonra arabuluculuk tutanağının iptali için ...... Mahkemesinin 2021/261 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, yine davalı şirketin davacı asiller ve davalı şirketin bir kısım çalışanları hakkında mallarının çalındığı iddiasıyla............. 2020/92260 Soruşturma nolu dosyası ile suç duyurusunda bulunduğunu, dahası . Bürosunun 2021/140506 Dosya, 2021/2864 başvuru numarası ile davacılardan alacaklı olduğu iddiasıyla yeni bir başvuru yaptığını beyanla davalı şirkete borçlu bulunmadıklarının tespitini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından her ne kadar davalı şirketin arabuluculuk bürosuna başvurduğu ancak herhangi bir miktar belirtmediği, yine davacılara davalı şirket tarafından herhangi bir ihtar, icra takibi yapılmadığı, dolayısıyla davacıların dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş ise de; davalı şirketin davacılar aleyhine suç duyurusunda bulunduğu, bakiye alacakları için arabuluculuk bürosuna başvurduğu, önceki arabuluculuk tutanağının iptali talebiyle dava açtığı hususları dikkate alındığında, davacı yanın davalıya borçlu bulunmadığının tespitini talep etmekte hukuki yararının bulunduğu açıktır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davacıların hukuki yararının bulunduğunun kabulü ile davanın esası hakkında yargılama yapılması gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde değildir. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmelidir.<br>..........kararlarına göre de; kısmi dava açabilmesi için alacaklının bu davayı açmada korunmaya değer bir hukuki yararının bulunması şarttır. Hukuki yarar; dava konusuna ilişkin dava şartlarından olup; dava açıldığı anda var olmalıdır. ..........., esas hakkındaki incelemeye geçilmeden önce; talep sahibinin bu hususta hukuki yararının bulunup bulunmadığı incelenmeli, hukuki yarar varsa talebin esasının incelenmesine geçilmelidir.<br>Dava konusu olayda, mahkemece; menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılamayacağı gerekçesine dayanılsa da taraflar arasındaki uyuşmazlığın tamamı ihtilaflıdır. Keza davacı davalı yana faturasız ve belgesiz olarak ne kadar mal transfer edildiğini bilmediğini öne sürerek şimdilik .............üzerinden davasını ikame etmiştir. Dolayısıyla talep konusunun miktarı belirli olmadığı gibi tartışmasız da değildir. Talep konusu miktar tartışmalıdır. Kaldı ki HMK'nın 109/2. bendinde yer alan \"Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz.\"  hükmü 6644 sayılı kanunun 4. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Açıklanan nedenlerle davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir.<br>Öte yandan; davalı şirket tarafından davacı asiller hakkında . . .......... suç duyurusunda bulunulduğu ve ....... . ....... Soruşturma nolu dosyanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. Ceza ve Hukuk Mahkemeleri kararları arasındaki ilişkiyi düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 74. (818 sayılı BK 53) maddesi hükmü hukuk hakimini, ceza mahkemesinin kesinleşen kararı karşısında maddi hukuk bakımından kural olarak bağımsız kılmaktadır. Ancak hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Her mahkumiyet kararı o eylemin hukuka aykırılığını tespit etmesi bakımından hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir. Ceza hakiminin saptadığı maddi olaylar ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı ve davalı tarafından işlenmiş olup olmadığı hukuk hakimini bağlar. Nitekim taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu olan/olmayan malların çalındığı iddiasının açıklığa kavuşturulması bakiye alacak var ise ortaya çıkması açısından bu davayı etkileyecektir. Bu itibarla mahkemece soruşturma dosyasının eldeki dosyaya etkisi bulunup bulunmadığının, dosyanın bekletici mesele yapılması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerekirken bu hususta herhangi bir  değerlendirme yapılmadan karar verilmesi de doğru olmamıştır.<br>Bunların yanında; ticari ilişkinin taraf şirketler arasında kurulduğu ve devam ettiği dikkate alındığında; davacı asillerin bu dava yönünden menfi tespit taleplerinin husumet açısından değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi hususu da göz önünde bulundurulmalıdır.<br>6100 sayılı HMK.nun 353/1-a-6. maddesinde, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması hususu  davanın esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verilen hallerden sayılmıştır.<br>Davanın esasıyla ilgili olarak gösterilen delillerin “hiçbirinin” toplanmaması ile anlaşılması gerekenin uyuşmazlığın çözülmesi için taraflarca gösterilen delillerden hiç birinin toplanmaması ya da deliller bütünü ile çözüme ulaşılabilecek hallerde bu bütünü oluşturan delillerden “birinin” toplanmamış olması halleri olduğu söylenebilir. Hakimin belirli bir yargıya vararak karar vermesinde etkili nitelikteki deliller söz edilmekte olup, bu özellikte delillerden “birinin” toplanmamasını da 353/I-a-6. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.<br>Bu itibarla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-)Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2-.........Mahkemesinin......... tarih ve 2022/58 Esas, 2022/556 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-)Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>4-)İsteği halinde yatırılan peşin harcın davacı tarafa İADESİNE,<br>5-)HMK'nın 359/4. maddesine göre kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>HMK.nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca duruşma yapılmaksızın oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 08/03/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br>e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br>e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br>e-imzalıdır <br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. \"5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"af1b4244cab7b9e3","SID":"d191af849d5c8a10"}}