{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/36 <br>KARAR NO\t: 2024/280<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                        \t  K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/258 E.  -  2021/303 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararı İptali  <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2021 tarih ve 2020/258 E. - 2021/303 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin, 1985 yılından bu yana faaliyet gösterdiği alanda birçok ürünün tanıtımı ve geliştirilmesini sağladığını, müvekkilinin ... ibareli markaların sahibi olduğunu, seri marka oluşturmak amacıyla hareket ettiğini, davalının 2019/34758 nolu \"...\" ibareli marka başvurusunun, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca müvekkili şirkete ait sektöründe tanınmış, maruf ve meşhur olan \"...\", \"...\" \"... ...\" ibareli markaları ile ortalama tüketicide bıraktığı genel intiba, görünüm olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, bu benzerliğin iltibasa ve haksız rekabete yol açacağını, davalının bu derece benzer bir ibareyi ve yine aynı/benzer sınıfları seçmesinin tesadüf eseri ve iyiniyetli olamayacağını, ... ibareli markalarının tanınmış marka olduğunu ileri sürerek davalı ... 2020-M-6228 sayılı YİDK kararının iptaline, 2019/34758 sayı ile tescil başvurusu yapılan \"...\" ibareli markanın tüm sınıflar yönünden iptaline, tescili halinde hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini  talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı cevap vermemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacının \"... ...\" ve     \"...+Şekil\" ibareli tescilli markaları  arasında, dava konusu markanın kapsamında yer alan \"toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri\" yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil   benzerlik bulunduğu, SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne HMK'nın  282. maddesi uyarınca iştirak edilmediği, belirtilen emtia dışında kalanlar açısından SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulları oluşmadığı gibi davacının SMK'nın 6/5. maddesindeki şartların kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 2020-M-6228 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2019/34758 sayılı markanın kapsamında yer alan \"toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri\" yönünden YİDK kararının iptali ile markanın bu mallar açısından hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu başvurunun tescil edilmek istendiği 30. sınıfta tescilli olan ve yine davalıdan önceki tarihli 2002/25890 ve 95/012300 (164915) nolu markaların nazara alınmadığını, sadece 2002/10356 ve 2001/21070 nolu markalar üzerinden bir değerlendirme yapıldığını, eksik inceleme yapıldığını, delil listesinde belirtilen diğer markaların da başvurudan sonraki tarihli diye değerlendirilmediğini, bunun amacının davalı başvurusunun müvekkilinin seri markalarının arasına sızmaya çalıştığını göstermek olduğunu, müvekkilinin markalarının sadece glikoz ve glikoz şurubu  emtialarında değil nişasta, un, doğal ve endüstriyel nişasta, modifiye nişasta, dekstrin, maltodekstrin, sorbitol, maltitol, mısır glüteni, izoglikoz, mısır kepeği, mısır unu, yenilebilir bitkisel yağ, şerbet gibi ürünlerde de kullanıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuruya konu işaret ile davacı adına olan mesnet markalar arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, karıştırılma olasılığının, geniş çaplı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, başvuru konusu markanın başvuru kapsamında kalan emtia/hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesimin özellikleri dikkate alındığında taraf markaların emtia/hizmetlerin benzer ihtiyaçları gidermediklerini, dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olmadığını, ikame imkânlarının bulunmadığını, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunmadığını, davalı ve davacı markasını bu farklı sınıftaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurmayacağını, raporda da açık bir şekilde taraf markaları arasında bir benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığının ifade edildiğini, ayrıca taraf markalarının görsel olarak da birbirinden farklı bulunduğunu, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi anlamında herhangi bir iltibas (karıştırılma) durumunun söz konusu olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br> <br>GEREKÇE\t: 1-Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 19/2. maddesi uyarınca, 6. maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edileceği, itiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itirazın reddedileceği, itiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması halinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak inceleceği, inceleme neticesinde markanın, başvuru kapsamındaki mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için tescil edilemeyeceği sonucuna varılırsa, başvuru bu mal veya hizmetler bakımından reddedileceği, aksi halde itirazın reddine karar verileceğinin düzenlendiği, SMK’nın 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasında kullanım ispatı amacıyla sunulacak delillerin markanın Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmakta olduğunu göstermesine vurgu yapıldığı, dava konusu marka başvurusu, 04.04.2019 tarihinde yapılmış olup, itiraz aşamasında başvuru sahibi davalının, davacının itirazına dayanak gösterdiği 2002 25890, 2002 10356, 2001 21070, 2000 12397, 99 023010, 205782, 164915 sayılı markalara ilişkin kullanım ispatı talep ettiği, şu durumda itiraz gerekçesi markaların 04.04.2014-04.04.2019 tarihleri arasında gelecek kullanıma konu olup olmadığının incelenmesi gerektiği, dosya kapsamında sunulan deliller karşısında davacı markalarının “sınıf 30: glikoz ve glikoz şurubu” ürünlerinde kullanıldığının ispatlandığı, diğer mallar bakımından ciddi kullanımlarının ispatlanamadığı, YİDK iptali davası yönünden benzerlik değerlendirmesinin yalnızca bu emtia bakımından yapılacağı, benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin tespitinde, mal ve hizmetlerin, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediklerinin, benzer ihtiyaçları giderip gidermediklerinin, son kullanıcıları ve tüketici profillerinin, birbirleri yerine ikame edilip edilemeyecekleri ve birinin diğerini tamamlama imkânının bulunup bulunmadığının, rekabet etme olanaklarının, kullanım amaçlarının, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığının, kullanım yöntemlerinin ve hedeflenen tüketici kesiminin dikkate alınması gerektiği, bu bağlamla  davacı tarafın kullanımı ispat edilen “glukoz, glukoz şuburu” malları ile davalı marka başvuru kapsamında olan “Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri.” aynı ve/veya benzer olduğu, birbirini ikame eder nitelikte olduğundan, taraf markalarının YİDK iptali açısından bu emtia bakımından aynı ve/veya benzer olduğu, diğer yandan davacının davaya dayanak gösterdiği 2020 43657, 2020 52331, 2020 32161, 2020 32150, 2019 95233, 2019 95227, 2019 95220, 2019 95216 sayılı markaların başvuru tarihi dava konusu marka başvurusundan sonra olduğu için değerlendirmeye alınmadığı, bu bağlamda davalının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacının \"...\" esas ibareli tescilli markası arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların \"...\" ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının \"...\" ibareli marka başvurusunu  gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının \"...\" ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği , ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun kanıtlanmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\t2-SMK'nın 19/2. maddesi uyarınca, 6. maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir. Somut olayda, itiraza mesnet alınan davaya konu markadan önceki tarihli olan itiraza mesnet markanın kullanmama def'ine konu olabilecek marka olduğu anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta, ... nezdinde yapılan itiraz aşamasında, davalı başvuru sahibi kullanmama def’i ileri sürmüş, davacı itiraz sahibi, itiraz gerekçesi markayı kullandığına dair bazı deliller sunmuştur. Ancak davanın, YİDK kararının iptali isteminin yanı sıra, aynı zamanda markanın hükümsüzlüğü istemini de içerdiği, hükümsüzlük istemi bakımından davalının kullanmama def'i ileri sürmediği, dolayısıyla hükümsüzlük davası bakımından SMK'nın 6/1. maddesi bağlamında iltibas tehlikesi değerlendirmesinin marka kapsamında bulunan tüm sınıflar yönünden yapılması gerektiği anlaşılmıştır. <br>\tBu bağlamda hükümsüzlük davası için yapılan değerlendirmede, \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacının \"...\" esas ibareli tescilli markası arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların \"...\" ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının \"...\" ibareli  marka başvurusunu  gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının \"...\" ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği , ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği anlaşılmaktadır. <br>\t6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinin somut uyuşmazlığa tatbik edilebilmesi için karşılaştırılan markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği şartının  gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu kapsamda yapılan irdelemede, davalının başvurusunun kapsamında 30. Sınıfın bulunduğu, davacının itirazına mesnet önceki tarihli markalarının kapsamlarında da 5, 29, 30, 31, 32, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45. Sınıftaki mal ve hizmetlerin olduğu,  mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken, çekişme konusu mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörlerin dikkate alınması gerektiği, bu hususlar birlikte irdelendiğinde, davalı tarafın başvurusunda yer alan 30. Sınıftaki mallar ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında yer alan yukarıda belirtilen emtianın/hizmetlerin, hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alındığında, hizmetlerin aynı sektörde birlikte sunulması, benzer ihtiyaçları gidermeleri, birbirleri yerine ikame edilebilme olanaklarının bulunması ve özellikle işletmesel bağlantılandırma ihtimalinin iltibas kavramı içerisine dahil edilmesi karşısında benzer olduğu görülmüş ve hükümsüzlük davası bakımından başvuru kapsamındaki bütün emtia yönünden somut uyuşmazlıkta SMK'nın 6/1. maddesinin koşullarının bulunduğu anlaşılmıştır. <br>\tHMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2021 tarih ve 2020/258 E. - 2021/303 K. sayılı sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-... 2020-M-6228 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2019/34758 sayılı markanın kapsamında yer alan \"toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri\" yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>\t4-Hükümsüzlük davasının KABULÜ ile, davalı adına tescil edilen 2019/34758 sayılı  \"...\" ibareli markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine,\t<br>\t5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL'nin davalı ...'dan ve davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan ve davalı ... alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine, <br>\t8-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.100,00 TL bilirkişi ücreti, 139,00 TL tebligat ve istinaf aşamasında yapılan 42,50 TL posta masrafı ile 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.443,60‬ TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 3/4 kabul edilerek bu orana tekabül eden 1.832,7‬0 TL'ye, 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 1.941,5‬0 TL'nin davalı ...'dan ve davalı ... alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t8-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 40,00 TL tebligat masrafından oluşan toplam 202,1‬0 TL  yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren 1/4 kabul edilerek bu orana tekabül eden 50,53‬ TL'nin davacıdan tahsili ile anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin anılan davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\t9-Davalı ... tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>   11-Davacıdan peşin olarak alınan 59,30 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t12-Davalı ... alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunda yatırdığı 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30 TL'nin davalı ... tahsili ile hazineye irat kaydına, \t<br>12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3bb1b1f667b7e7b8","SID":"e4bd0ddf6ee50326"}}