{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/142 <br>KARAR NO: 2024/391<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/11/2023 <br>NUMARASI: 2023/172 D.iş<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in, 1987 yılında ticari hayatına başladığını, kuruluş amacının ıtriyat ve kozmetik sektöründe yer alan güçlü firmaların ürünlerinin satış ve pazarlaması olarak belirlendiğini, 2000 yılına kadar pazarlama ve satış alanındaki faaliyetlerini güçlü bir şekilde sürdürmüş olan ...'in, 2000 yılından itibaren hizmet vermiş olduğu sektöre yeni bir heyecan katmak için ..., ..., ..., ... markalarını oluşturduğunu, kendi markaları ile her geçen gün ürün ve hizmet kalitesini geliştirerek günümüze kadar güçlü bir şekilde ulaşıp tüketiciler tarafından sevilen markalar haline geldiğini, yurt içi ve yurt dışında aktif olrak faaliyet gösteren ...'in, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından verilen ... Hizmet Marka Numaralı Marka Tescil Belgesine istinaden; ... isimli markanına 22/05/2017 tarihinden itibaren kesintisiz on yıl süre ile sahibi olduğunu, bu doğrultuda müvekkili şirkete ait markaların gerek gerçek hak sahibi olmaları gerekse tescilleri nedeniyle yukarıda belirtilen markaların kullanılması , satılması, dağıtımı, ithali ve ticari amaçlarla elde tutulması hususunda tek yetkili olduğunu, yukarıda ismi zikredilen ürüne ilişkin gelen tüketici şikayetleri üzerine yapılan araştırma sonucunda; ... Mahallesi, ... Yolu ... Sitesi No: ... Bayrampaşa/İSTANBUL adresinde faaliyet yürüten ... San. ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından müvekkili şirkete ait markaların birebir aynılarının basılıp üretildiğini ve bu surette piyasaya sürüldüğünün tespit edildiğini, bu ürünlere ilişkin gelen şikayet ve yapılan  inceleme sonucunda bahsi geçen ürünlerin tamamının taklit niteliğinde olduğunu ve tasarımın birebir kopyalanmak suretiyle tasarım hakkının ihlal edildiğinin açık bir şekilde saptandığını, üretilen ürünlerin sigara filtresi olması ve sigara filtresinin de niteliği gereği sahte olması durumunda tüketicinin cilt, organ sağlığını da etkileyebileceği göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu ihlalin müvekkili şirketin senelerden beri koruduğu itibarını zedeleyeceğini, aynı şekilde toplum sağlığını tehdit edecek nitelikte olduğunu belirterek HMK m.390/f.2 uyarınca müvekkili şirketin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunması, taklit ürünlerin piyasa sürülmeye hazır halde olması göz önüne alınarak karşı tarafı dinlemeden ve karşı tarafa tebligat yapılmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının müvekkilinin markasına ve tasarımına  tecavüz ederek kullanmakta olduğu marka ve tasarımı hakkında 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Ceza Muhakemeleri Kanunu, Türk Ceza Kanunu , 4128 sayılı yasa ve ilgili sair mevzuat uyarınca, yapılacak yargılama sonucunda verilecek hükmün etkinliği tamamen sağlayacak nitelikte, teminat verilmeksizin aksi takdirde teminata karar verilmek sureti ile tedbir kararı verilmesine ve bu tedbir kararı ile, açılacak olan tecavüzün, haksız rekabetin önlenmesi ve hükümsüzlük davası sonuçlanana kadar davalının, müvekkilin markadan ve tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil eden fillerinin durdurulmasına, müvekkilin markasına tecavüz eden markanın ve ticaret unvanının yazılı olduğu ... tescil numaralı Sigara Filtresi Kutusu olmak üzere müvekkili şirkete ait markalara ve tasarımların taklit edilmek suretiyle kullanıldığı, kutu ve ambalajların, ticaret evrakının (fiyat listesi, fatura, vs.), tanıtma vasıtalarının (kartvizit,broşür,poşet,vs.), firma kaşesi, ve tabelaların toplatılmak suretiyle yediemine teslimine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"Tüm dosya kapsamı ve mevcut aşamadaki bilgi ve belgelere göre, davanın niteliği, bulunduğu aşama ve bu aşamadaki mevcut deliller gözetilmekle, tedbir talebine ilişkin -soyut beyan dışında- bir durumun  bulunduğunu gösterir emarelerin bu aşamada dosya kapsamında yer almadığı, talep edenin tedbir talebi yönünden tespit olunacak iddia ve savunmalarının yargılamayı gerektirmesi, talep doğrultusunda tedbir kararı verilmesini gerektirir delillerin bu an için dosya kapsamında bulunmadığı ve bu noktada yaklaşık ispat şartının oluşmadığı,\" gerekçeleriyle kanuni şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF: Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece tedbir talebinin reddedilmesinin usulsüz olduğunu, red kararına dayanak gösterilen sebepler ve maddeler usule uygun olmadığını,  red kararı ile telafisi mümkün olmayan zararlar meydana geldiğini, tedbir talep eden matbaacılık faaliyeti ile uğraşan ... Matbaacılık firması olduğunu, üretip sattığı malları ivedi bir şekilde, insan hayatı ve sağlığı düşünmeden piyasa sürecek ve satışına imkan sağlayacağını, söz konusu ihtiyati tedbir kararı verilmiş olsa idi bu durumun önüne geçileceğini, büyük zararlar doğmadan malların piyasaya sürülmesi engelleneceğini, HMK.m.392 uyarınca ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde, karşı tarafın ve üçüncü kişilerin ihtiyati tedbir sebebiyle uğrayacakları muhtemel zararlara karşı teminat göstermek zorunda olduğunu, taraflarınca teminatlı bir şekilde verilmesinin de talep edildiğini, bu taleplerinin reddedildiğini, verilen ihtiyati tedbir red kararı ile beraber ... Matbaacılık tarafından üretilen sayısız ürün piyasa da sahte mal olarak satışa çıkacağını, insan sağlığını tehlike atacağını ve geri dönüşü olmayan büyük zararlar meydana geleceğini,  tedbir kararı alınabilme şartlarının oluştuğunu, tedbir talep ettikleri firmanın müvekkilinin ürünlerini sayısız şekilde baskı yaptığını ve piyasa süreceğinin çok açık bir şekilde ortada olduğunu, tekrardan tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, karşı tarafın müvekkilinin marka hakkına, ve tasarım hakkına tecavüz ettiğini, ürünler hakkında tüketicilerden gelen şikayetler sonucu inceleme yapıldığını ve karşı tarafın taklit ürünler ürettiğini, bu durumun müvekkilinin itibarını zedeleyeceğini, piyasada saygınlığını yitireceğini, tüketicinin sahte ürün kullanması noktasında müvekkiline tazmin yükümlülüğü doğurduğunu ve dönüşü olmayacak şekilde maddi zarara sebebiyet verebileceğinden bahisle HMK m.390/f.2 uyarınca müvekkili şirketin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunması, taklit ürünlerin piyasa sürülmeye hazır halde olması göz önüne alınarak karşı tarafı dinlemeden ve karşı tarafa tebligat yapılmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesini mahkeme kararının kaldırılmasını  talep etmiştir.   İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  6769 sayılı Kanun'un 159. maddesinde ihtiyati tedbir düzenlenmiş olup, bu madde hükmüne göre, \"(1) Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkiniğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.\" Bu kanunda hüküm bulunmadığı durumda 6100 sayılı HMK hükümleri uygulanır. HMK 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelecek bir değişiklik nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir.  Talep eden vekili müvekkile ait ... Tescil nolu  sigara filtresi kutusu olmak üzere, müvekkil şirkete ait markalara ve tasarımları taklit edilmek suretiyle, davalı tarafından kullanıldığını belirterek ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, mahkemece tedbir talebine ilişkin soyut beyan dışında bir durumun bulunduğunu gösterir emarelerin bu aşamada dosya kapsamında yer almadığını, talep edenin tedbir talebi yönündeki iddialarını yargılamayı gerektirdiğini belirterek ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, somut olayda tedbir talep eden vekilinin tespit talebinin bulunmadığı, dilekçe ekinde  sunulan görsellerin karşı tarafa ait olup olmadığının bu aşamada denetlenemediği, yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği, bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/11/2023 tarih ve 2023/172 Diş ve 2023/175 K. sayılı kararına karşı talep eden vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın talep edenden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Talep eden tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3225e8247961854c","SID":"5b612344e915ba6c"}}