{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/1729 <br>KARAR NO: 2024/205<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/02/2021<br>NUMARASI: 2019/197 Esas, 2021/128 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ : 05/03/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davacı şirket ile davalı şirket arasında;  03/01/2018 tarihli inşaat işleri sözleşmesi  imzalandığını, bu sözleşme ile ... Mh, ... Cd., No:... ... Köyü, Çatalca adresindeki ... Ada, ... ... Parsel nolu taşınmazlar üzerinde,  servis binası  inşa edilerek 31/12/2018 tarihinde teslim edilmesi, iş bedeli olarak  KDV hariç 720.000,00 TL ödenmesi kararlaştırıldığını, yine  davacı ... şirketinin yetkilisi olan davacı ... ile davalı ... İnşaat şirketinin yetkilisi olan davalı ... arasında 01.08.2018 tarihli  sözleşme daha imzalandığını, bu sözleşmeye göre de bina inşaatının 20/09/2018'de bitirilmesi, süresinde  bitirilmemesi halinde; verilen senet bedelinin ...'tan ceza olarak kesilmesi kararlaştırıldığını, ek sözleşme kapsamında 01/08/2018 tarihli ... tarafından ... lehine keşide edilen 764.000,00TL bedelli teminat senedi alındığını, davalı ...'ın, şirketin üstlendiği işi ve davacının  yaptığı ödemeleri de şahsen garanti altına aldığını, davalı tarafa sözleşme kapsamında  toplam 914.771,00 TL ödeme yaptıklarını,  ancak davalı inşaatta  temel atma ve bir kısım bahçe duvarı inşasından başka hiçbir iş yapmadığını, inşaatın belirlenen tarihte bitmeyeceği kesin olarak anlaşıldığında Silivri ... Noterliği'nin 17/09/2019 tarihli ... yev no ile ihtarname gönderilerek inşaat işleri sözleşmesinin feshedildiği, iş sebebiyle  ödenen bedellerin faizi ile iadesi ve senet bedelinin ödenmesi talep edildiğini, sözleşmede aksi kararlaştırılmış isede; ruhsat ve proje bedellerinin davalıya ödendiğini, inşaat zabıta tarafından inşaatın durdurulduğu gerekçesiyle talepleri kabul edilmediğini oysa inşaatın durdurulmadığıını, sözleşmeye göre proje işlemleri ve ruhsat işleri davacıya yüklenmişse de ödemelerden 10/11/2017'de yapılan 40.000,00TL proje için, 09/02/2018'de ...'a yapılan 90.000,00TL'lik ödeme de ruhsatlar için verildiğini, ancak bu işlemlerin yerine getirilmediğini, davalı şirketin inşaatı 13/09/2018 itibarı ile durdurduklarını cevabi ihtarnamelerinde ifade ettiğini, bu şekilde inşaata devam etmeme iradeleri de beyanları ile sübut bulduğunu, Çatalca Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/27 D.İş sayılı dosyası ile inşaatın mevcut halinin ve yüklenici tarafından yapılan işlerin tespitini yaptırdıklarını, tespit bilirkişisi raporunda inşaatta yüklenici tarafından yapılan işlerin bedeli toplam 205.512,00TL olarak belirlendiğini, davalıya iş sebebiyle ödenen toplam bedel olan  914.771,00TL'den yüklenicinin yapmış olduğu işlerin bedeli olan 205.512,00TL düşüldüğünde bakiye 709.259,00 TL alacaklı olduklarını, girişilen icra takibine itiraz edilmesi üzerine durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini, ayrıca menfi zararları oluştuğunu  değişen ekonomik şartlarla daha fazla masraf yapılarak inşaat bitirilmek zorunda kalındığından menfi zararının belirlenerek, tam olarak belirlendiğinde artırmak üzere fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilin i talep ve dava etmiştir. Davacı vekili menfi zarar taleplerini yargılama aşamasında ıslah ederek 5.971,13 TL ye çıkartmıştır. Davalı vekili; davacıların kötü niyetli olduğunu, davacıların ikinci sözleşmenin tarihrinde tahrifat yaptıklarını, iş bitirme tarihinin 28.10.2018 tarihi olduğunu, mahkemeyi yanıltmaya çalıştıklarını,  ruhsat alınması ve proje işinin davacının sorumluluğunda olmasına rağmen yerine getirmediklerini, davacılar proje ve ruhsatın alınacağı sözlenerek kaçak inşaat yaptırılmaya çalıştıklarını, inşaat için 885.625,00TL harcama yaptıklarını, bunun bir kısmının devlete ödenen vergiler ve davacıya kesilen faturalar olduğunu, belgeli harcama miktarının KDV hariç 595.779,48 TL olduğunu, ayrıca inşaat alanında 150.000,00TL bedelinde malzemesi kaldığını, ruhsat alınmadığı için inşaatın bitmediğini, ikinci sözleşme ile belirlenen ilave işleri yaptıklarını, inşaatın inşaat yapılmamasından davacının kusurlu olduğunu, davacıdan alınan tüm ödemelerin işe harcandığını, davacının bir zararının da olmadığını, Çatalca Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit dosyasındaki raporun hatalı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.  Mahkemece; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunduğunu, inşaatın yapılmamasının inşaat projesi ve ruhsat olmadan bunu bilerek basiretli bir iş adamı gibi davranmayan davalıların da sorumlu olduğunu, inşaatın ifa olanağı olmadığından davacı tarafından feshedildiği, davalıların somut imalat bedeli dışında bir gider ve ücret talebinin yersiz olduğunu, fazladan harcama yapılmış ise de davalıların buna katlanmak zorunda olduğunu, davalıların sunduğu birçok harcama belgesinden hangisinin davaya konu iş için olduğunun bilirkişi tarafından tespit edilemediğini, davalının davacıya veya başka bir yere fatura kesmesinin işin yapıldığı anlamına gelmeyeceğini, bilirkişi raporu gereğince; davacının itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile, davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazlarının 677.259,00TL asıl alacak ve 59.339,02TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına ve asıl alacak için takipten itibaren avans faizi uygulanmasına, geri kalan kısma yönelik talebin reddine, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan takdiren %20 üzerinden hesaplanan 147.319,60TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın menfi zarar isteminin reddine karar vermiştir. Davalı  vekili istinaf dilekçesinde; farklı taraflar arasında imzalanan sözleşmeler bulunduğunu, davalı ... garantör olmadığını, hukukumuzda garantör sistemi olmadığını müteselsil kefil bulunduğunu, ancak yapılan sözleşmede kefillik ilişkisinin bulunmadığını, mahkemenin taraflar arasındaki sözleşmeler ile iki tarafın borç altına girdiği ve tüm tarafların birbirlerine karşı sorumlu olduğu, davalı Bayram'ın garantör olduğu anlaşıldığı gerekçesi yerinde olmadığını, hukuka aykırı olduğunu, davalı ... şirketi ile davacı ... motorlu araçlar şirketi arasında 03.01.2018 tarihli inşaat işleri sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince iş bedeli 720.000,00 TL + KDV olduğu ve 31.12.2018 tarihinde işin teslim edilmesi kararlaştırıldığını, davacı şirket temsilcisi ... ile davalı şirket temsilcisi ... arasında 01.08.2018 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince ilave işler için KDV dahil 245.160,03 TL yapılması ve işlerin 21.10.2018 tarihinde teslim edilmesi kararlaştırıldığını, davalı ... gerçek kişi olduğunu, davalı ... mühendislik şirketi yetkilisi yada ortağı bulunmadığını, davalı ...'ın sözleşmenin garantörü olması mümkün olmadığını, hukuk sistemizde garantör sistemi bulunmadığını, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 26. ve 27. maddelerinde belirtilen istisnalar dışında inşaata başlanmadan önce tüm yapılar için ruhsat alınması zorunlu olduğunu, davacı şirket ile davacı şirket arasında 03.01.2018 tarihinde inşaat işleri sözleşmesinin 6. maddesi “Belediye proje işlemleri ve resmi ruhsat alınması işveren ... Motorlu Araçlar San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılacaktır.” şeklinde olduğunu, inşaat için  hiçbir zaman alınamadığını, ruhsat alınamaması sebebiyle hukuki imkansızlık bulunduğunu, bu sebeple sözleşme gereğince edimleri yerine getiremediklerini, davalılar kandırılarak zarara uğratıldığını, davacıdan alınan bedellerin çoğu inşaatta harcandığını, davacıların inşaat ruhsatı almadan inşaat yapmaya zorladıklarını, hukuki imkansızlık bulunması ve davacıların ... sorumluluğu olmasına rağmen mahkemece davalıların zararları dikkate almadığını, yüklenicinin kaçak inşaat yapımına zorlamayacağı yargı kararları ile de sabit olduğunu, davacılar tarafından kendilerine verilen bir vekaletnamenin bulunmadığını,  mahkemenin gerekçesinde \"Taraflar arasındaki sözleşmeye göre inşaat projesi ve ruhsatların davacı iş sahibinin sorumluluğunda olduğu ancak bunun yerine getirilmediği, buna rağmen tarafların ortak iradeleriyle inşaata başlandığı ve kaçak inşaat yapıldığı ödemelerden ve yapılan işten anlaşıldığını, sonradan belediye tarafından inşaat durdurma zaptı düzenlendiğini ve cezai işlem yapılmasına rağmen  davacının inşaatı devam ettirdiği .... Davacı taraf sözleşme uyarınca ruhsat ve proje işini yapmadığı için işin gecikmesinden kusurlu görüldüğünü, kusurlu olan davacının ... Menfi zarar talep edemiyeceğini, herkes aldığını iade etmesi gerektiğini, ...\" davacılar ruhsat alamadığından bahishe davalıyı kandırdıklarını, mahkeme gerekçesinde belirtilen ruhsat alınmadığından menfi zarar nedeniyle tazminat talep etme hakkı olmadığı bu nedenle herkesin aldığını geri vermesine ilişkin hükmü hukuka aykırı olduğunu, davalı kusursuz olmasına rağmğen aldığını geri verirse inşaatı yaparken harcadıkları emek karşılığını alamamış olacaklarını, kusursuz olmalarına rağmen zarara katlanmaları haksızlık olduğunu, kar etmedikleri gibi zarar ettiklerini, davalı şirketin belgeli olarak 595.779,48 TL harcama yaptıklarını ancak mahkemece hesapta dikkate almadıklarını, bilirkişi raporunda sundukları belgelerin okunaksız olduğundan incelenemediği belirtilmesine rağmen mahkemece sunulan delilerin hangisinin davaya ilişkin olduğu tespit edilemediğinden reddine karar verilmesi hatalı olduğunu,  basiretli bir iş adamı gibi davranmayan davalılarda sorumlu olduklarını,  mahkemece icra inkar tazminatı hükmettiğini ancak alacak likid olmadığını, icra inkar tazminat verilmesi hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.  Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde yer alan Eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı ... Şirketi iş sahibi, davacı ... iş sahibi şirketin temsilcisi, davalı şirket yüklenici, davalı ... davalı şirket yöneticisidir. Davacı ... motorlu araçlar şirketi ile davalı ... mühendislik şirketi arasında 03.01.2018 tarihli inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Yine davacı şirket temsilcisi ... ile davalı şirket temsilcisi ... arasında 01.08.2018 tarihli ilave işler ilişkin sözleşme imzalanmıştır. Davacı, davalı tarafa sözleşme gereğince 914.771,00 TL ödediklerini ancak davalı edimini yerine getirmediğini, taraflar arasındaki sözleşmeyi 17.09.2019 tarihinde fesih ettiklerini, mahkemece yapılan tespitte davalının yaptığı iş bedelinin 205.512,00 TL olduğu, davalıya fazla 709.259,00 TL fazla ödendiğini, alacaklarının tahsili için icra takibine başladıklarını davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatın tahsilini ve ayrıca Değişen ekonomik şartlarla daha fazla masraf yapılarak inşaat bitirilmek zorunda kalındığından menfi zararımızın belirlenerek şimdilik 10.000,00 TL tahsilini  talep etmiştir.Davalı, taraflar arasındaki sözleşmede iş bedelinin 720.000,00 + KDV olduğunu, ek işler için ayrıca şirket temsilcileri ile sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince inşaat proje onay ve ruhsat alınma görevinin davacılara ait olmasına rağmen ruhsat almadıklarını, davacıların isteği ile inşaata başladıklarını ancak belediye tarafından inşaatın durdurulduğunu, iş sebebiyle kendilerine ödenen bedelleri harcadıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, bilirkişi raporu itibariyle davalının sözleşme kapsamında yaptığı iş bedelinin 237.512,00 TL olduğunu, davacı tarafından iş bedeli olarak ödenen 914.771,00 TL mahsup edildiğinde, davacının 677.259,00 TL asıl alacaklı olduğunu belirleyerek bu bedel itibariyle itirazın iptaline, alacak likid olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına karar vermiştir. Davacı ... motorlu araçlar şirketi ile davalı ... mühendislik inşaat şirketi arasında imzalanan 03.01.2018 tarihli sözleşme imzalanmış olup, sözleşmenin 6. Maddesinde \" belediye proje işlemleri ve resmi ruhsat alınması iş veren ... motorlu araçlar şirketi tarafından yapılacaktır. \", sözleşmenin 7. Maddesinde \" sözleşme imzasını takiben işveren tarafından yükleniciye işyeri teslim tutanağı ile teslim ettiği tarihi ile 31.12.2018 tarihine kadar sözleşme hükümleri gereği eksik olarak işverene teslim edecektir \" düzenlemesi bulunmaktadır. Davacı ... ile davalı ... arasında imzalanan 01.08.2018 tarihli sözleşmede; \" ... bina inşaatı ilave işler dahil yapımı 20.10.2018 tarihinde bitecektir. Bitmediği takdirde verilen senet bedeli ...'tan ceza olarak kesilecektir. ... motorlu araçlar şirketi yetkilisi ödeme proğramıdır.... \" sözleşmesi imzalanmıştır.  Çatalca Belediye Başkanlığının 24.02.2020 tarihli yazısında, \" ... Yapılan incelemelerde kaçak ve izinsiz yapılar inşa edildiği tespit edildiğinden 06.11.2018 tarih ... İle yapı tatil tutanağı tanzim edilmiştir. .... Mahallinde tekrar yapılan incelemede, mührün fek edilerek kaçak ve izinsiz yapılarda inşaai faliyetlerin devam ettiği ve yeni yapılaşmalar yapıldığı tespit edildiğinden 14.02.2019 tarih.... Yapı tadil tutanağı tanzim edilmiştir. \" bildirilmiştir. Dosya kapsamına göre, davacıya ait arsa üzerine servis binası inşaa edilerek 31.12.2018 tarihinde teslim edilmesi, iş bedeli olarak KDV hariç 720.000,00 TL bedelle yapılması konusunda taraflar anlaşmış olup, inşaat için proje çizilmeden ve inşaat ruhsatı almadan davalı yüklenici tarafından inşaat kaçak olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Yüklenici taraflından yapılan yapı ruhsatsız ve kaçak olduğu için yapının ekonomik bir değeri bulunmamaktadır.  Davacı taraf iş sebebiyle davalıya ödenen iş bedelinden, tespit ile belirlenen yapılan inşaat bedeli düşülerek bakiye kalan iş bedelini talep edilmiş, davalı taraf ise iş sebebiyle yaptığı tüm harcama bedellerin tahsilini talep edilmiştir. Somut olayda da yüklenici tarfından yapılan inşaatın kaçak olması sebebiyle ekonomik değeri bulunmadığından inşaat bedeli gibi menfi zararlarını da isteyemeyecektir. Ancak \"çoğun içinde az da vardır\" ilkesi gereğince inşaat bedeli içerisinde enkaz bedeli de bulunduğundan, davalının inşaatın enkazından elde edilebilecek bedeli talep etmesi mümkündür. Bu durumda, mahkemece belediye başkanlığına müzekkere yazılmak suretiyle, arsa üzerinde yapılan kısmi yapı itibariyle proje oluşturulmak suretiyle inşaat ruhsatı verilip verilemeyeceği belirlenmesi, yapılan belirleme sonucuna göre inceleme ve değerlendirme yapılması ve ayrıca  bilirkişi heyetinden gerekirse mahallinde keşif yapmak suretiyle ek rapor alınmak suretiyle yüklenici tarafından yapılan inşaat incelenerek enkaz bedeli oluşacağı bilirkişiye hesaplattırmalı,  davalı alacağına bulunup bulunmadığı belirlenmek suretiyle bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı olduğu şakilde karar verilmesi doğru olmamıştır.   Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2-İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/02/2021 tarih, 2019/197 Esas, 2021/128 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalılar  tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/03/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d9a78233db841734","SID":"8674cc2c90f358e0"}}