{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/472 <br>KARAR NO\t\t: 2024/516<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17.01.2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/693 E. - 2024/36 K.\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 12.03.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12.03.2024<br><br>\tİzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.01.2024 tarih 2023/693 Esas 2024/36 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDAVA :Davacı vekili, ... Şti.'ye ait ...plakalı aracın 53285427 numaralı poliçe ile 10.03.2022/2023 tarihleri arasında davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu,  müteveffa yaya ...'in 28.04.2022 tarihinde sigortalı araç ile trafik kazasına karıştığını, ...'in kusurlu olarak maddi ve cismani zarara neden olduğunu, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalıya zararı nedeniyle 14.06.2022 tarihinde 35.694,60 TL ödeme yapıldığını, ödeme ile davacı sigorta şirketinin TTK m. 1472 gereğince sigortalının haklarına halef olduğunu, zarardan sorumluluğu bulunan tarafa rücu hakkının doğduğunu, ... aleyhine rücuen tahsili istemiyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 26.770,95 TL asıl alacak ve 816,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.587,46 TL alacak üzerinden Urla İcra Müdürlüğü'nün 2022/883 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalılar aleyhine müteveffa ...'in mirasçıları sıfatıyla devam edildiğini, davalıların itirazı sebebiyle takip durdurulduğunu, itirazın  haksız ve kötüniyetli olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, beyan ederek davanın kabulü ile davalıların itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalılar aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalılar vekili, davalılar murisi ...'e karşı icra takibi başlatıldığını, davalıların daha sonra icra takibine dahil edildiğini, ölü kişiye karşı icra takibi yapılamayacağını, icra takibinin usulsüz olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ödeme emrinde borcun sebebinin \"alacaklı müvekkil şirkete kasko sigortalı aracın 28.04.2022 tarihinde hasarlanmasına sebebiyet vermenzi nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın kusurunuz oranında rücüen tahsili talebidir\" şeklinde belirtildiğini, hasar bedelinin ve kusur oranın neye göre belirlendiğine dair hiçbir belge gönderilmediğini, davalılara belgeleri inceleyip itiraz veya kabul etme hakkı tanınmadığını, hasar bedelini kabul etmediklerini, davalılar murisinin kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığını, davalılar temerrüde düşürülmeden faiz istenemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, yasal şartları oluşmadığından  icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini, haksız ve kötüniyetli davacı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davada davacı şirket tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren karşı taraf mirasçılarından rücuen istendiği, sigortanın sorumlu kişi aleyhine açtığı davanın poliçeden kaynaklanmadığı ve bu nedenle ticari dava sayılamayacağından Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, yerel mahkeme kararının hatalı değerlendirme ile verildiğini, sigortalının tüzel kişi limited şirketi olup aracın da ticari kullanıldığını, hatalı değerlendirme sonucunda görevsizlik kararı verildiğini, uyuşmazlığın ticari nitelik taşıdığını, bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tGEREKÇE : Dava, kasko poliçesi nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin haksız fiil hükümleri gereğince ödemeyi yapan sigorta şirketince kusurlu bulunan karşı taraf mirasçılarından rücuen tahsili için başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkindir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I-a maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunlu olmakla birlikte Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında \" Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre sigorta ettiren hangi mahkemeye başvurabilecek ise ona halefen sigorta şirketi de aynı mahkemede dava açabilecektir. <br>\tSomut olayda davacı sigorta şirketi vekili, müvekkili nezdinde kasko poliçesiyle sigortalı dava dışı şirkete ait aracın hasarlanması nedeniyle sigortalısına yapılan ödemenin davalılardan tahsili isteminde bulunmuştur. Davacı sigorta eldeki davayı sigortalısına halefen açmış olup sigortalı şirket ile davalı arasında haksız fiil ilişkisi bulunmaktadır ve  davalı taraflar da tacir değildir. Buna göre  TTK 4. maddesine göre her iki tarafın ticari işlerinden kaynaklanan nispi ticari davadan da bahsedilemeyecektir. Haksız fiilden kaynaklanan eldeki davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olup mahkemece görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine dair verilen  kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12.03.2024<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e03927220b8b0a3b","SID":"04a150832f7a766a"}}