{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1682 Esas<br>KARAR NO: 2024/390 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/11/2021<br>NUMARASI: 2021/402 Esas -  2021/1203 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; takip alacaklısı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davacı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra ödeme emrinin tebliğinin madde 35'e göre yapıldığını, davacının borca itiraz ettiğini ve tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle yaptığı şikayetin İstanbul Anadolu 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/216 Esas 2020/301 Karar sayılı kararla reddedildiğini, takip alacaklısının 3.861,46 TL'lik meblağı haczederek tahsil ettiğini, takibin usule aykırı olduğunu, davacının böyle bir borcu bulunmadığını, başlatılan takibin iptalini, takip alacaklısı tarafından tahsil edilen paranın tahsil tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, davalı alacaklının %20 tazminata hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı adına başlatılan icra takip dosyasından ödeme emrinin tebliğ edildiğini ve kesinleştiğini, davacı tarafından ödeme emrine hiçbir itirazda bulunulmadığını, davacı tarafın davalıya olan borcunun 10.000,00 TL'sini ödediğini, kalan tutar olan 26.210,00 TL için icra takibi başlatıldığını, 10.000,00 TL'nin ... ve  ... kardeşi olan ... tarafından yatırıldığını, davacının işbu dava ile borcunu ödememeyi veyahut ödemeyi ertelemeyi amaçladığını, davacının kötü niyetli hareket ettiğini, bu nedenle davanın reddini, davacı aleyhine %20 den aşağı almamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2021 tarih ve 2021/402 Esas - 2021/1203 Karar sayılı kararıyla; \"... Davalı, davacı tarafa borç verdiğine dair herhangi bir yazılı delil sunmadığı, davalı tarafın iddialarını davacı şirketin yetkililerinin kardeşi olan ...  ile borç ödemesine dair yaptığı mesajlaşmalara dayandırdığı, dava dışı ... İTO kayıtlarından anlaşıldığı üzere davacı şirketin yetkilisi olmadığı, bu kapsamda davacı şirkete ilişkin tasarruf işlemlerinde bulunamayacağı, miktar itibariyle davada tanık da dinlenemeyeceği anlaşılmakla, Davalının  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası takip çıkışı olan 26.972,60 TL davacıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığından, davanın kabulü ile, davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir. Somut olayda, takip haksız ise de davalının kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından, kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.\" kararı verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; \"Mahkemenin kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına dair kararının hatalı olduğunu, menfi tespit davasının davacı-borçlu lehine sonuçlanması üzerine, icra takibinin haksız ve kötü niyetli yapılmış olması halinde davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,Mahkemece istirdat talebimizle ilgili hüküm kurulmadığını; davalının icra dosyasında müvekkil şirket hesaplarına haciz ihbarnamesi göndererek 3.861,46 TL tutarı haczederek tahsil ettiğini, bu bedelin istirdadı talebimizle  ilgili herhangi bir hüküm kurulmadığını.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; \"Davacı şirket yetkililerinin, maaş ödemelerinde sıkıntı olduğundan bahisle hakediş alınca iade edilmek şartı ile müvekkilden  36.210,00 TL borç aldıklarını, borcun bir kısmı (10.000,00-TL) davacı şirket adına şirket yetkililerinin kardeşi olan ...  tarafından ödendiğini,  bakiye 6.210,00-TL için ise ödeme yapılmadığından takip başlatıldığını,Müvekkil ile davacı şirket yetkililerinin kardeşi olan  ... arasındaki borcun varlığını kanıtlayacak nitelikteki Whatsapp yazışmalarının dosyaya sunulduğunu, mahkemece 'Konuşmaların davacı şirket dışındaki 3.kişiye ait olması sebebiyle' delil olarak dikkate alınmadığını,Her ne kadar ...  davacı şirketin resmi olarak ortağı olmasa da şirkette  çalışan ve  şirket yetkilisinin kullanabileceği bütün yetkileri de kullanan birisi olduğunu, ayrıca şirket yetkililerinin kardeşi olduğunu, bu durumun tanıkla da ispat edilebileceğini, bu nedenle anılan yazışmaların delil olarak dikkate alınması gerektiğini,Anılan yazışmalarda  ... açık bir şekilde borcun varlığını kabul etttiğini, ancak ödemeyi sürekli olarak öteleyerek müvekkili oyaladığını, belgenin delil başlangıcı olarak kabul edilerek tanık dinlenmesi gerektiğini, Mahkemece dava konusu uyuşmazlık konusunda yeterli inceleme yapılmaksızın, davanın esası hakkında tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi dahi yapılmaksızın davanın kabulüne karar verildiğini, delillerimiz toplanmadan ve değerlendirilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.İlk derece mahkemesi tarafından,  \"Davanın KABULÜ İLE; Davacının, davalıya İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, -Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına.\" karar verilmiştir.Hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, ilamsız olarak başlatılan takibe süresi içinde itiraz edemedikleri için takibin kesinleştiğini, davalıya böyle bir borçlarının olmadığından bahisle menfi tespit isteminde bulunmuş;  davalı ise iddiaları kabul etmeyerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı tarafından davacı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile \"15.10.2019 tarihli 36.210,00 TL tutarında asıl alacak\" açıklamasıyla 26.210,00 TL asıl alacak ve 762,00 TL faiz olmak üzere toplam 26.972,60 TL alacak istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacının takibe süresinde itiraz etmemesi nedeniyle takibin kesinleştiği, somut olayda alacağın ispatı yükünün davalı alacaklıda olduğu, davalının alacaklı olduğunu gösterir bir delile rastlanmadığı, gerek içerik gerekse de ilgilisi nedeniyle davalının sunduğu ... kayıtlarının delil başlangıcı niteliğinde olmadığı, dosyada delil başlangıcı niteliğinde bir delilin de olmaması nedeniyle mahkemenin tanık dinletilmesi talebini geri çevirmesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından, mahkemece davacının menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesi isabetli olduğundan, davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.  Davacının icra yoluyla tahsil edilen 3.861,46 TL'nin davalıdan tahsili isteminin mahkemece hüküm altına alınmaması hatalı ise de; karar tarihi olan 2021 tarihi itibariyle istinaf başvuru sınırının 5.880 TL olması nedeniyle, kararın bu kısmının verildiği anda kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.  Ayrıca, davaya konu takibin kötüniyetli olarak başlatıldığı hususu sabit olmadığından mahkemece davacının kötüniyet tazminatının reddine karar verilmesinde de isabetsizlik olmadığından, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalıdan alınması gereken 1.842,50 TL harçtan, peşin alınan 345,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.497,04 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile kesin olarak karar verildi. .05/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5255583060ecbce2","SID":"9e47a4e5d1bc7dc5"}}