{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1876 - 2024/242<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1876 <br>KARAR NO\t: 2024/242<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/504 Esas 2022/557 Karar<br><br>DAVACILAR\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 21/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 22/02/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 25/07/2014 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacı ...ve oğlu ...'e çarparak yaralanmasına neden olduğunu ileri sürerek, davacı küçük ... için belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00 TL geçici, 100,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı ile 100,00 TL bakıcı gideri ve 100,00 TL tedavi gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile 2014 yılı itibariyle poliçe limiti 268.000,00-TL'ye çıkarıldığından sürekli iş göremezlik talebini 268.000,00-TL’ye yükseltmiş ve kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve davacının kanıtlanan gerçek zararı kadar sorumlu olacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün asli kusurlu eylemi ile yaşı küçük davacı ...'in % 49 iş gücü kaybına uğrayacak şekilde yaralandığı, davacının yaşı küçük olması nedeniyle geçici iş gücü kaybı tazminatı talep edemeyeceği ancak kaza tarihinden itibaren günlük yaşamını iş gücü kaybı oranında daha fazla güç harcayarak sürdüreceğinden sürekli iş gücü kaybı tazminatı ve karşılanmayan tedavi gideri ile bakıcı gideri zararı talep edebileceği, bilirkişi tarafından düzenlenen 01/01/2022 tarihli raporda davacının % 49 iş gücü kaybı oranına göre TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniğine ile davalının kusur oranına göre talep edilebilecek sürekli işgöremezlik tazminatı tutarının 1.199.053,54 TL olduğu, davanın sürekli iş gücü kaybı tazminatı yönünden kabulü ile poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 268.000,00 TL'nin ayrıca talep edilen 100,00 TL bakıcı gideri ve 100,00 TL tedavi giderinin davalıdan tahsiline, talep edilemeyecek olan 100,00 TL geçici iş gücü tazminatının reddine, hükmedilen tazminata temerrüt tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceği anlaşıldığından, “Davanın KISMEN KABULÜ ile, 268.000 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı ile 100 TL bakıcı gideri ve 100 TL tedavi giderinin 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 100 TL geçici iş gücü kaybı tazminatının reddine,” karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu 25.07.2014 tarihli kaza ile ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/67266 Soruşturma nolu dosyasında davacı ile şüphelinin 10.000 TL edimli bir şekilde uzlaşması nedeniyle artık bu davanın açılamayacağını, davanın reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı oluğunu, Ege Üniversitesi’nden üç ayrı rapor istense de çelişkinin giderilmediğini zira nöroloji randevusuna gelmediği belirtilen ...'in arazı tam saptanamamış halde düzenlenen eksik raporla hüküm kurulmasının doğru olmadığını, velayeten davacı annenin kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağında tespit edildiğini, anne ...’in kontrolsüz bir şekilde yola atlaması nedeniyle kaza olduğunu, davalı tarafa verilen kusur oranını kabul etmediklerini, ayrıca hesap raporunun da ZMMS genel şartlarına göre TRH 2010 ve %1,8 teknik faiz üzerinden yapılması gerektiğini, geçici bakıcı gideri ve geçici işgöremezlik tazminatı taleplerinden sorumlu olmadıklarını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tTC. Anayasa’sının 153. maddesi; “Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa Mahkemesi bir Kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, Kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. [94]<br>\tKanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. [95]<br>\tİptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak Kanun (…)[96] teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.<br>\tİptal kararları geriye yürümez.<br>\tAnayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” şeklindedir.<br>\tAnayasa Mahkemesinin 26/07/2023 gün, 2023/43 E. - 2023/141 K. sayılı olup 18 Ekim 2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kararı ile CMK'nın 253/19 maddesinin; \"Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde, 171. maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171. maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38. maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.\" hükmündeki; “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz” cümlesinin Anayasaya aykırı olduğundan iptaline karar verilmiş ve kararda yürürlük süresi belirtilmemiştir.<br>\tBu durumda TC Anayasası’nın 153/3 maddesi gereğince kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından itibaren CMK’nın 253/19 maddesindeki; “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;” hükmünün yürürlükten kalktığı anlaşılmıştır.<br>\tSomut olayda; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/67266 Soruşturma nolu dosyasında ...ile davalıya sigortalı araç sürücüsü ... arasında 10.000TL edimli olarak uzlaşma sağlanmışsa da, uzlaşma tarihinde davacı küçük ...’in anne ve babasının evli olduğu sabit olup velayeten anne ve babanın birlikte uzlaşması gerektiği, ancak velisi olan anne ve baba ile birlikte yapılmış bir uzlaşma bulunmadığından, davacı küçük yönünden usulüne uygun bir uzlaşma olmadığı, kaldı ki AYM tarafından uzlaşma halinde artık tazminat davası açılamayacağı yönündeki hükmün iptal edilmiş olması karşısında davalının bu yöne ilişkin istinafına itibar edilmemiştir. <br>\t 25/07/2014 tarihinde davalıya ZMMS ile sigortalı araç (motosiklet) sürücüsünün oluşa uygun kusur raporuna göre %75 kusurlu olarak, üç yönlü T kavşakta annesiyle birlikte karşıya geçmeye çalışan davacı küçük ... ...’a ve annesine çarparak davacı küçüğün %49 malul kalacak, 9 ayda iyileşebilecek ve iki ay bakıcı ihtiyacı olacak şekilde yaralanmasına neden olduğu, davacı küçük epilepsi değerlendirmesi için ayrıca nöroloji muayenesine gitmemişse de bu durumun maluliyet oranına dahil olmadığı anlaşıldığından sonuca etkili olmadığı, davalının istinaf sebepleri nazara alındığında hükme esas alınan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, geçici iş görmezlik tazminatına zaten karar verilmediği ancak geçici bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararının TBK'nın 54 ve KTK'nın 91. maddesi kapsamında ZMMS kapsamında bulunduğu anlaşılmış, hükme esas alınan hesap raporunun, yerleşik içtihatlar kapsamında TRH 2010 Tablosu ve prograsif rant yöntemine göre düzenlenmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 18.320,74 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.581,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.739,74 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ebbddab6006e13c6","SID":"ea08f43d183a973b"}}