{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/166 - 2024/266<br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ<br>(Başvuru Kabul/Yeniden Hüküm/HMK m. 353/1-b.2)<br>DOSYA NO\t: 2024/166  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/266<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/356 Esas-2023/884 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali, İpotek Tesisi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 05/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11/03/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali, İpotek Tesisi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında  mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>\t\t\t\t\t\t\tDavacı vekili;davalıların arsa sahibi olduğu ... Parsel üzerinde yapımı gerçekleştirilmiş, ... projesinin  ince işleri olarak tabir edilen  işlerin, 12/09/20217 tarihli sözleşme kapsamında müvekkili davacı tarafından yapıldığını, sözleşmede belirtilen işlerin tamamlandığını, dava dışı yüklenici ile imzalanan 20/11/2019 tarihli protokol ile işin teslim alındığını, yapılan işin imalat bedelinin  ödenen miktarlar ve kalan bakiye alacak tutarının 752.677,00-TL olarak tutanak altına alındığını, bahse konu tutanakta taraflarca belirlenen alacağın ödenmemesi üzerine gerek yüklenici gerekse davalı / arsa sahipleri muhatap alınarak Ankara 59. Noterliğinin 06/03/2020 tarihli 07520 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek alacağın ödenmesinin talep edildiğini, ancak bahsi geçen işin yapımından kaynaklı olarak müvekkilinin hala bakiye 367.677,00-TL alacağının kaldığını, davalı arsa sahiplerinin müvekkilinin alacakları bakımından sorumlu olmadıklarını, yüklenici ile davacı arasında imzalanan taşeron sözleşmesini kabul etmediklerini beyan ettiklerini, oysa ki müvekkilinin yaptığı işlerin bir kısım ödemesinin  davalı şirket yetkilisinin de  borçlu olduğu 4 adet senetle yapıldığını, 30/04/2020, 31/05/2020 , 30/06/2020 ve 31/07/2020 vade tarihli bonolarda borçlu olarak yüklenici ... Yapı İnşaat... Ltd. Şti. ve (Arsa sahibi ...... Ltd. Şti. Yetkilisi ...'ın) gösterildiğini, hatta bu senetlerin 3 tanesinin vadesinde ödenmediğini, icra takibine konu edildiğini, ödemelerin de davalı arsa sahibi ...... Ltd. Şti. Tarafından yapıldığını, dolayısıyla müvekkilinin yaptığı işin bir kısım ödemesi olarak düzenlenen bonolarda borçlu olarak davalı  arsa sahibi şirket yetkilisinin olması karşısında davalı tarafın taşeronluk ilişkisini bilmediği ve onayının olmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, ayrıca, dava dışı yüklenicinin verdiği bilgiye göre davalı arsa sahipleri ile yüklenici arasında imzalanan sözleşmenin ''Gelir paylaşımı esasına dayalı inşaat sözleşmesi'' olduğunu,  gelir paylaşımı esasına dayalı inşaat sözleşmesinde yüklenicinin bu işin yapımı nedeniyle 3. Kişilerden olan borçlarından arsa sahiplerinin de sorumlu olduğunu, bu nedenle 12/09/2017 tarihli sözleşme kapsamında müvekkili tarafından yapılan işin bedelinin ödenmesinden dava dışı yüklenici ... Yapı İnşaat... Ltd. Şti. İle davalılar arsa sahipleri firmalarında birlikte sorumlu olduğunu belirterek, söz konusu alacak nedeniyle davalılar aleyhine başlatılan Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2020/9147 E. Sayılı takip dosyasına yönelik itirazın iptali ile  tahsilde tekerrür olmamak üzere takibin devamına, ayrıca dava konusu taşınmaz üzerinde kanuni ipotek hakkı tesis edilmesine ve tapuya tescil edilmesine ve  ayrıca haksız olarak borca itiraz edilmiş olduğundan davalı / borçluların % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini talep etmiştir.<br>Davalılar vekili; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, taraflar arasında yazılı - sözlü hiçbir sözleşme bulunmadığını, dava dışı kişiden alacaklı olduğu için davayı müvekkili şirketlere  yönetmesinde husumet yokluğunun bulunduğunu, davalıların borcu kabul etmediğini, müvekkili şirketlerin işin hiçbir safhasında davacı için alt taşeron olmasına yazılı - sözlü onayı olmadığını, müvekkillerinin ... İnşaat ile anahtar teslimi sözleşme imzaladığını, muhatabın müvekkili şirketler olmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının taleplerinin 2 farklı davayı ihtiva ettiği için birlikte açılamayacağını, davada hukuki yarar dava şartının bulunmadığını, ödenen bonolar ile davacı ile dava dışı yüklenici arasındaki ilişkinin varlığının bilindiği veya onay verildiği anlamının çıkarılamayacağını, işlemin sadece bono miktarı kadar kısmi kefalet ilişkisi olduğunu, bunun dışında başka bir hukuki sonucunun olmadığını, davacının varsa bir alacağının husumeti ... Yapı İnşaat... Ltd. Şti.ne yönetmesi gerektiğini, takibin kötü niyetli yapıldığını, % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davanın ... Yapı İnşaat... Ltd. Şti.ne ihbar edilmesini, davacının faiz talebindeki oran ve tarihin kabul edilemez olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. <br>\tİhbar olunan şirket temsilcisi;   İhtardan önce verilen bonoların alacaktan mahsup edilmeden toplam alacak üzerinden ihtar çekildiğini, davacının kötü niyetli olduğu, davacıya borcun sadece 74.258,00-TL olduğunu, davacı yüklenicinin taşeronun yapmış olduğu ayıplı ve imalat hatasından kaynaklanan kat maliklerinin tavan çökmesi sonucu taraflarına rücu edilen onarım bedellerini de sözlü olarak bildirdiğini ve aradaki borç ilişkisinin sona erdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>\t\t\t\t\t\t\tMahkemece;  taraflarca akdedilen sözleşmenin, müşterek amaç ve müşterek amaç için birlikte çaba unsurunu içermemesi nedeniyle adi ortaklık sözleşmesi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, diğer bir anlatımla \"Nakdi Paylaşım Koşulunu İçeren Gelir Paylaşımlı İnşaat Sözleşmesi\" olduğu, bu sebeple,  davacı ve ihbar olunan ... Yapı... Ltd. Şti. arasındaki alt yüklenici sözleşmesinden kaynaklanan alacaktan dolayı davalı taşınmaz maliklerine husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak itirazın iptali davası bakımından davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; Türk Medeni Kanunu'nun 893/3. maddesi hükmünce, bir taşınmaz üzerinde yapılan yapı veya diğer işlerde malzeme vererek veya vermeden emek sarf ettikleri için malzeme ve emek karşılığı olarak malik veya yükleniciden alacaklı olan alt yüklenicilerin kanuni ipotek hakkının tescilini isteyebileceği hükme bağlandığı, açıklanan kanun maddesine göre yapı ipoteği ve geçici yapı ipoteği şerhinin yasal koşulları; bir yapı alacağının mevcut olması, alacağın çekişmeli olmaması, yani alacağın taşınmaz maliki tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olması, malik tarafından yeterli güvencenin gösterilmemiş olması, yüklenilen işin tamamlanmasından itibaren en geç 3 ay içinde tescil talebinde bulunulması olarak saymanın mümkün olduğu, yapı ipoteği tesisine dair davanın taşınmaz malikine yöneltilmesi gerektiği, buna göre, davacı alt taşeronun alacağı; davalı arsa sahipleri tarafından kabul edilmediğinden çekişmelidir. Bu nedenle, yukarıda açıklanan yasal koşulların oluşmadığı sonucuna varılarak davaya konu taşınmaz üzerine kanuni ipotek hakkı tesis edilmesi ve tapuya tescil edilmesi ve geçici tescil şerhi verilmesi yönündeki talepler bakımından davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalıların arsa sahibi olduğu taşınmazda ihbar olunan şirket ile hasılat paylaşımı esasına dayalı inşaat sözleşmesi imzalandığını, müvekkili ile ihbar olunan şirket arasındaki sözleşmenin adi ortaklık unsurlarını içerdiğini, sözleşmenin müşterek amaç içerdiğini, amacın elde edilecek hasılatın yarı oranında paylaşımı olduğunu, aksi yönde somut bir gerekçe bulunmadığını, davalı arsa sahiplerinin dava konusu işin yapımından kaynaklı bir kısım müvekkil alacağını bono düzenlemek suretiyle ödemesinin sözleşmeden kaynaklı sorumluluğunu kabul ettiği anlamına geldiğini, senet suretlerinin dosyaya sunulduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/13-798 Esas, 2013/568 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2014/10780 Esas- 2014/10005 karar sayılı ilamının davalıların sorumluluğu bakımından emsal nitelikte olduğunu, TMK 893/3 maddesi gereğince kanuni ipotek koşullarının oluştuğunu, geçici tescil şerhi taleplerinin reddine dair red gerekçesi gösterilmediğini, geçici tescil koşullarının da oluştuğunu, kabule göre husumetten red kararı verildiği halde nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE :<br>\tDava, İtirazın İptali,İpotek Tesisi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk  Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.<br>\tİlk derece Mahkemesinin 2021/94 Esas-2021/540 Karar  sayılı kararının Dairemizin 05/04/2023 tarih,  2023/366  Esas, 2023/445 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması üzerine Mahkemece yeniden inceleme ve değerlendirme yapılarak  karar verilmiştir. <br>\tKarar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. Maddesi; \"Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar; davanın nakli, davanın açılmamış sayılması yahut görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildikten sonra başka bir mahkemede yargılamaya devam edilmemesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.\" şeklindedir. <br>\tMahkemece davacı tarafın itirazın iptali talebinin husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olmasına göre davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Bu yönüyle davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmüş; sair istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir. \t<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmasına; davanın  itirazın iptali talebi bakımından husumet yokluğundan reddine, davaya konu taşınmaz üzerine kanuni ipotek hakkı tesis edilmesi ve tapuya tescil edilmesi ve geçici tescil şerhi verilmesi yönündeki talepler bakımından ise davanın reddine, davalılar lehine AAÜT m.7 gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun   KABULÜNE,<br>2- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin  21/11/2023 tarih ve 2023/356-Esas-2023/884 Karar  sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA,<br>3- Davanın itirazın iptali talebi bakımından husumet yokluğundan REDDİNE,<br>4-Davaya konu taşınmaz üzerine kanuni ipotek hakkı tesis edilmesi ve tapuya tescil edilmesi ve geçici tescil şerhi verilmesi yönündeki talepler bakımından ise davanın REDDİNE,<br>5-Alınması gereken 269,85-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 4.282,03-TL harcın mahsubu ile fazladan yatan 4.012,18-TL harcın karar kesinleştiğine ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,<br>6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,  <br>7-Davalılar  kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,  <br>8-Gider ve delil avansından bakiye kısmın yatıran taraflara iadesine, <br>9-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin  26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve  iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın REDDİNE karar verilmesi sebebiyle DAVACIDAN alınarak  6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,    <br>\tİstinaf incelemesi yönünden;    <br>10-Davacıdan  alınan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>11-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 180,00 TL dosya gönderme masrafı olmak üzere toplam 1.349,40 TL yargılama giderinin davalılardan  alınarak davacıya verilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br> <br>Başkan <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye<br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Katip <br>  ✍e-imzalıdır<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"256e9634e5ac62e3","SID":"68acc9c822ce92b1"}}