{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">               <br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO: 2024/318 <br>KARAR NO\t: 2024/777<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:  DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVANIN KONUSU\t:  Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ                  :  14/03/2024<br><br>Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili; müvekkiline ait ... plakalı araçta ... tarihinde meydana gelen kaza neticesinde maddi hasar oluştuğunu, aracın davalı ... tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin kaza sonrası sigorta şirketine kazayı ihbar ettiğini, hasar dosyası oluşturulduğunu, sigorta şirketi ile yapılan görüşmeler neticesinde müvekkiline 205.000,00 TL hasar bedeli ve sovtaj bedeli ödendiğini, ancak ödenen meblağın piyasa rayiç değerlerinin çok altında olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 100,00 TL zararın davalı ....şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili; Dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin usulüne uygun yapılmadığını, dava konusu talebin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, poliçenin tüketici işlemi mahiyetinde olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; dava konusu aracın tescil bilgilerinde ve poliçede hususi araç olarak belirtildiği, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi mahiyetinde olduğu, yargılama yapmaya tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili; dava değerinin... TL'nin altında kalması nedeniyle Tüketici Hakem Heyetlerinin görevli olduğunu, mahkemece bu gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca talebin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini belirterek istinaf sisteminde bulunmuştur.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;     <br>Dava, kara araçları genişletilmiş kasko sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.<br>Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden; davacının mâliki olduğu .... plaka sayılı araca ilişkin olarak taraflar arasında ... tarihlerini kapsayacak şekilde.... numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi düzenlendiği, ....tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle araçta meydana gelen hasara ilişkin tazminatın eksik ödendiği iddia edilerek eldeki tazminat davasının açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Göreve dair kurallar kamu düzenine ilişkin olup 6100 HMK'nın m. 1 hükmü uyarınca mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir; m. 114(1)-c hükmüne göre de mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır. Aynı Kanun'un m. 115 hükmüne göre ise, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle, dava açılırken dayanılan hukuki ve maddi olguların göreve etkili olduğu durumda öncelikle hukuki nitelemenin yapılması ve sonucuna göre mahkemenin görevsiz olduğu kanısına varılırsa dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmelidir.<br>28/11/2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (ı) bendinde sağlayıcı \"kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi\", (k) bendinde tüketici \"ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi\", (l) bendinde ise tüketici işlemi “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan  eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.<br>6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.<br>Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı TKHK'da düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Uyuşmazlığın 6502 sayılı TKHK kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin \"tüketici\" diğer tarafın \"satıcı/sağlayıcı/hizmet sunan\" olması gerekir. <br>Somut olayda; davacı.... ile davalı .... AŞ arasında tanzim edilen  .... numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesinin davacıya ait .... plaka sayılı hususi otomobile ilişkin olduğu, bu nedenle davanın bireysel sigorta sözleşmesine dayalı açıldığı anlaşıldığından, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı TKHK'nın 3(1)-k-l, 4(3), 73(1), 83(2) ve geçici 1. maddeleri uyarınca uyuşmazlığı çözmeye tüketici mahkemeleri görevlidir. Davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu kasko sigorta sözleşmesinin de tüketici işlemi sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hususu gözetilerek mahkemece görevsizlik kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekili tarafından Tüketici Hakem Heyetinin görevli olduğu ve belirsiz alacak davası açılamayacağı yönündeki iddiaların görevli Tüketici Mahkemesi tarafından değerlendirilebileceği dikkate alınarak davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Yukarıda belirtilen sebeplerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü gereğince  ESASTAN REDDİNE,<br>2-)Yeteri kadar istinaf harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-)İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerlerinde BIRAKILMASINA,<br>4-)İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-)6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-c hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/03/2024<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce4282596b56d507","SID":"e72a05d277630cf8"}}