{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1177 - 2024/226<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/1177 <br>KARAR NO\t: 2024/226<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/177 Esas 2023/558 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 15/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 14/03/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 30/08/2022 tarihinde Bursa ili Gemlik ilçesinde davacının idaresinde olan ve Almanya/Berlin trafik siciline kayıtlı ... plakalı aracına, davalı ...’a ait olup davalı...’ın idaresinde bulunan davalı ... Sigorta AŞ tarafından kasko sigorta poliçesi ile, davalı ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacının aracında hasar meydana geldiğini, Almanya-Berlin’deki ekspertiz firması tarafından 5.368,19 Euro hasar bedeli,  3 gün tamir süresi, 150 Euro mahrumiyet bedelinin belirlendiğini, ayrıca  1.079,03 Euro ekspertiz firmasına,  354,00 TL tercüme gideri ödendiğini, bu giderlerin yargılama giderlerine eklenerek davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğini, sigorta şirketlerine yapılan başvurudan sonuç alınamadığını ve davanın belirsiz alacak davası olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 Euro tazminatın fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalılardan müşterek ve müteselsilen sigorta şirketlerinin sorumlu oldukları miktarlar ile sınırlı olmak üzere kaza tarihinden itibaren Euroya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, mahrumiyet bedeline ilişkin olarak 10,00 Euro tazminatın fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının müşterek ve mütessilen  davalılar sürücü ve araç sahibinden alınarak kaza tarihinden itibaren Euro'ya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, eksper ücreti ve tercüme giderinin yargılama giderlerine eklenerek müşterek ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalılar ... ve... vekili, davanın haksız fiilden dolayı sigorta şirketlerine, araç malikine ve sürücüsüne karşı açılmış tazminat davası olduğunu, davanın sigorta şirketlerinin Ankara adresleri esas alınarak açılmış ise de ne davacının ne de davalıların ikametgahlarının Ankara olmadığını, sigorta şirketlerinin merkezinin İstanbul, davalılardan araç maliki ve sürücünün adresi Bursa olup davacının adresinin ise Almanya olduğunu, 6100 sayılı HMK’nin 7. maddesi uyarınca ortak yetkili mahkemenin Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi olup yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafından talep edilen zararların sigorta şirketlerince karşılanması gerektiğini ve husumet nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usule aykırı olduğunu, kusur yönünden bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, bilirkişi incelemesinde davacının aracında değişen parçalardan dolayı oluşan kıymet kazanma ve hasarlı parçaların hurda değerinin tazminattan düşülmesi gerektiğini, temerrüt gerçekleşmediğinden faizin ancak dava tarihinden itibaren istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili, davacının tazminat talebinin öncelikle trafik poliçesinden karşılanacağını, aşan kısım için ihtiyari mali mesuliyet poliçesinin devreye gireceğini, sorumlulukların trafik poliçesi teminatının üzerinde kalan meblağ için olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve sürücünün kusur oranı ile davacıya ait araçta meydana gelen zarar miktarı yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, hasar miktarının tespitinde aracın rayiç değeri ve sovtaj değerinin tespit edilmesi gerektiğini, araç yoksunluk talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın davalı sigorta şirketleri tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ve kasko ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın, davacıya ait araca çarpması sonucunda oluşan kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli istemlerine ilişkin olduğu, davalı sürücü ve araç maliki vekili tarafından süresinde yetki itirazında bulunularak Bursa Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunun belirtildiği,  HMK'nın 6.maddesi gereğince yetki ilk itirazını ileri süren  davalı sürücünün ve işletenin yerleşim yerlerinin Mudanya Bursa   adresi olduğu anlaşıldığı, haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nın 16.maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında, dosyada mevcut kaza tespit tutanağına göre trafik kazası Gemlik'de meydana gelmiş olup, kazanın meydana geldiği yere göre yetkili mahkeme  Bursa  Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, davacının yerleşim yeri ise Berlin/ Almanya olduğu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110.maddesinde düzenlenen yetki kuralına göre de, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin dava sigortacının merkez veya şubesi ile sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceğini, somut olayda ise sigorta poliçesinin Bursa ilinde tanzim edildiği, Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinin 2918 sayılı KTK m. 110/2 fıkrada öngörülen acentenin bulunduğu yerlerden olmadığı, kazanın Ankara'da meydana gelmediği, davacının yerleşim yerinin Ankara'da olmadığı anlaşıldığından davalı tarafın yetki itirazının kabulü ile davanın tüm taraflar için ortak yetkili mahkeme olan haksız filin meydana geldiği yer mahkemesi olan Bursa Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın  yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece davada Bursa Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle usulden reddine karar verildiğini, 2918 sayılı Kanun’un 110. maddesinde düzenlenen yetki kuralına göre dava açıldığını, davalı sigorta şirketlerinden her ikisinin de Bölge Müdürlüğü şubeleri Ankara ilinde olmasından ötürü mahkemece verilen yetkisizlik kararının kanuna aykırı olduğunu, mahkemece 2918 sayılı Kanun’un 110. Maddesinde düzenlenen yetki kuralında belirtilen hususların dikkate alınmadığını ve poliçeyi yapan acenta adresi dikkate alınarak yetkisizlik kararı verildiğini, anılan yetki kuralına tabi 3 yerin tamamen birbirinden bağımsız olduğunu ve davacının seçimlik hakkı bulunduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilerek hususlar ile ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Davacı vekili, davalı ...'a ait olup, davalı... idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi, davalı ... Sigorta AŞ nezdinde ihtiyari mali sorumluluk  sigorta poliçesi ile sigortalı aracın davacıya ait araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu belirterek araç hasar bedeli ve araç mahrumiyet zararı talep etmiş, mahkemece davaya bakmaya Bursa Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>Haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava; genel yetki hükümlerince davalının yerleşim yeri mahkemesinde (HMK m. 6), davalı sayısı birden fazla ise, bunlardan birisinin ikametgahı mahkemesinde (HMK m. 7/I), aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca haksız fiilin vuku bulduğu, zararın meydana geldiği, zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.<br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMMS Genel Şartlarının C.7. maddesinde de, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1087 E. - 2020/125 K. sayılı 11.02.2020 tarihli ilamında;\t\"2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun görevli ve yetkili mahkemeyi düzenleyen 110. maddesinde, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartlarının C.7 maddesinde de yetkili mahkemeler belirlenmiş, Kanundaki yetki kuralı aynen tekrar edilmiştir. \tSigorta Şirketleri ve Reasürans Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 10. maddesinde, şirketlerin bölge müdürlükleri ve şube açmak suretiyle yurt içinde teşkilatlanmasının, yurt dışında şube veya temsilcilik açması ilgili diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla serbest olduğu, ancak bu şekilde faaliyete başlanmasını ve faaliyetin sona erdirilmesini müteakip bir ay içinde şirketçe Müsteşarlığa bildirimde bulunulması gerektiği düzenlenmiştir. Mevcut bu düzenleme dikkate alındığında Sigorta Şirketleri ve Reasürans Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca bölge müdürlüğü yapılanmasına izin verilmiş, genel müdürlük ile şube ve acenteler arasında bölge müdürlüğü adında bir yapılanmanın kurulabileceği kabul edilmiştir. Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 24.06.2017 tarihli ve 2017/17-1110 E., 2017/860 K. sayılı kararında da benimsenerek davacı vekilinin davayı sigortacının bir acenteden daha yetkili olan Bölge Müdürlüğü’nün bulunduğu Bursa ilinde açtığı gözetilerek mahkemece yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği\" belirtilmiştir. <br>\tDava konusu olayda davacı vekili davasını dava konusu kazaya neden olan aracın işleteni, sürücüsü, zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısına karşı yöneltmiş olup davasını davalı sigorta şirketlerinin  bölge müdürlüğünün bulunduğunu belirttiği yer mahkemesi olan Ankara mahkemelerinde açmıştır. HMK'nın 7. Maddesi gereğince davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde davanın açılabileceği düzenlendiğinden dosya kapsamına göre davalı sigorta şirketlerinin Ankara’da bölge müdürlüğünün bulunması nedeniyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı da gözetildiğinde davanın yetkili mahkemede açıldığının anlaşılmasına ve kaldı ki HMK'nın 19. Maddesi gereğince ihtiyari dava arkadaşı olan davalıların hepsi tarafından ayrı ayrı yetki itirazında bulunulması gerektiği halde yetki itirazı bulunmayan davalılar yönünden de yetkisizlik kararı verilmiş olması doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın esasına girilerek taraf delillerinin toplanası ve sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1.a.3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>\t2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davacı  tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"93d0337f0d0e95bc","SID":"05f74e62db3dd44a"}}