{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/2625 <br>KARAR NO\t: 2024/217<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/1189 Esas 2021/850 Karar<br><br>DAVACILAR\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 15/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 14/03/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacılar vekili, 07.03.2018 tarihinde davalı... Tic AŞ’ne ait, ... Sigorta AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla davacı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu davacının savrularak dava dışı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarparak yaralandığını, davalı ...'in asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı ... tarafından davadan önce yapılan başvuru üzerine 27.11.2018 tarihinde 18.541,67 TL ödeme yapılmış ise de ödemenin yetersiz olduğunu belirterek HMK’nın 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ... için bedensel zararlar ve aracın otopark ücreti için 1.000 TL maddi tazminat ile 100.000 TL manevi tazminat, ...’in eşi davacı ... için ...’in uğradığı bedensel zararlar için 1.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davalı işleten ve sürücüden kaza tarihinden, davalı ... şirketinden yetersiz ödeme nedeniyle bakiye maddi tazminatlardan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 25.11.2019 tarihli açıklama dilekçesiyle davacı ... yönünden 1.000 TL maddi tazminat talebinin 250 TL’nin tedavi gideri yol masrafı, aracın otopark ücreti, 250 TL‘nin geçici işgörmezlik tazminatı, 500 TL’nin de sürekli işgöremezlik tazminatı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar olarak; davacı ...’nın 1.000 TL’lik maddi tazminat talebinin 750 TL’nin eşi ...’in bakıcı, tedavi ve yol masrafı, 250 TL’nin de evin ve çocukların ihtiyaçları için bozdurduğu oniki küçük altın bedeline ilişkin olduğunu belirtmiş, 21.06.2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile davalı ... yönünden sürekli işgöremezlik talebini 46.728,17 TL’ye, bakıcı giderini 12.177 TL’ye, tedavi giderini 995 TL’ye, araç otopark ücretini 218 TL’ye yükseltmiştir.<br>Davalı ... ... Tic AŞ vekili, şirketin uzun dönem araç kiralama işi yaptığını, dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı şirket tarafından 18.12.2015 tarih ve 201542 numaralı uzun dönem otomobil operasyonel kiralama ve hizmet sözleşmesine istinaden 18 ay süreyle dava dışı ... San AŞ’ne kiraya verildiğinden işleten sıfatı bulunmadığını, davanın dava dışı ... San AŞ’ne ihbar edilmesini, aracın ... Sigorta AŞ tarafından ZMMS, Genişletilmiş Kasko Filo Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan rapor alınmasını, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle aksi halde esastan reddini savunmuştur.<br>Davalı ... vekili; kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... AŞ tarafından ZMMS, Genişletilmiş Kasko Filo Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğundan sorumluluğun davalı ... şirketine ait olduğunu, ...’in olay sırasında sevk ve idaresinde bulunan aracın ... San AŞ tarafından diğer davalı ... ... AŞ‘den kiralandığından ... AŞ'nin de dosyada taraf olması gerektiğini, davacıların taleplerinin somutlaştırılarak açıklanmasını, davacı ...'nın eşinin mevcut durumu itibari ile uğradığı maddi zarar talebinin kanuna aykırı olduğunu, kaza sırasında davacının çok süratli olduğunu, davalının kaza sonrası davacıyı arayıp ilgilendiğini, davacıların talep etmiş oldukları maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... AŞ savunma yapmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>Mahkemece, davanın davalı ...'in sürücüsü, davalı ... şirketinin işleteni (maliki) olduğu, davalı ... Sigortanın trafik sigortacısı bulunduğu aracın, davacının sürücüsü olduğu motosiklete çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiği kaza nedeniyle açılan tazminat davası olduğu, Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesince dava konusu kazaya ilişkin yapılan yargılama sonucunda,  Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, davacı ...'in kazanın oluşumunda kusursuz olduğunun belirlenmesi nedeniyle,  rapor yerinde görülmekle, kusur incelemesi yönünden başkaca rapor alınmasına gerek görülmediği, ESOGÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 22.02.2021 tarihli raporunda 1979 doğumlu ...'ın 07.03.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası olayına bağlı meydana gelen yaralanması ile ilgili olarak Çalışma gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre; opere edilmiş sağ ayak bileği tibia fibula parçalı kırığı arızası ile ilgili olarak sürekli maluliyet oranının %5, 1 (yüzde beş virgül bir) olduğu, iyileşme süresinin (geçici iş göremezlik süresi) 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, bu süre içerisinde mesleğini icra edemeyeceği, dolayısıyla bu süre zarfında %100 malul sayılması gerektiği, 6(altı) aya kadar gündelik ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayacağından bakıcıya muhtaç olduğunun bildirildiği, davacının talep edebileceği tazminatın gerekçeli ve denetime elverişli olarak hesaplanması için hesap bilirkişisiden   25.11.2021 tarihli rapor ile 15.03.2021 tarihli ek rapor ile 05.04.2021 tarihli 2. Ek rapor alındığı, bilirkişi raporlarında davacının 46.728,17 TL'si maluliyetten doğan zarar hesabı, 12.177 TL bakıcı gider hesabı, 995 TL tedavi gideri, 218 TL otopark-çekici masrafı, davacı ...'nın talebi olan yol gideri ve 12 küçük altın satılmasına ilişkin taleplerine dair dosyada sunulan delil ve veri bulunmadığından hesaplama yapılamadığına, sigorta poliçesinde teminat limitinin 330.000 TL olduğuna ilişkin mütaalada bulunduğu, davacı vekilinin 21.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; davacı ... yönünden maluliyetten (güç kaybı) doğan zarara ilişkin talebini 46.728,17 TL'ye, bakıcı giderine ilişkin talebini 12.177,00 TL'ye, tedavi giderine ilişkin talebini 995 TL'ye, otopark-çekici masrafına ilişkin talebini 218 TL olmak üzere toplam 60118,17 TL'ye yükselttiği, dosyaya sunulan 18.12.2015 başlangıç tarihli sözleşme ile kazaya karışan ... plakalı aracın, dava dışı ... ... AŞ'ye 18 ay süreyle kiralandığı, dosyaya sunulan faturalar, damga vergisi beyannamesi, tahakkuk fişi ve vergi tahsil alındısı belgelerinden kiralama ilişkisinin haziran 2018 yılına kadar devam ettiği, dava konusu kazanın bu kiralama süresi içerisinde 07.03.2018 tarihinde meydana geldiği anlaşılmış olup, uzun süreli kiralama nedeniyle işleten sıfatının araç maliki davalı ... ... AŞ'ye ait olmayıp, kiralayan ... ... AŞ'ye ait olduğu, dolayısıyla davalı ... ... AŞ'nin işleten sıfatı bulunmadığından, davada pasif dava ehliyetinin bulunmadığına ilişkin husumet itirazı yerinde bulunmakla, bu davalı yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, dosyaya sunulan delillere göre, davacı ... yönünden, davacı ... için harcanan tedavi giderleri dışında, ek gider yapıldığı ispatlanmadığından davacı ...'ya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davacı ...'in kazaya bağlı olarak, toplam 60.118,17 TL zararının oluştuğu gerekçesi ile  her iki davacı yönünden; davalı ... ... AŞ yönelik maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... yönünden; davalı ... ve davalı ...'e yöneltilen maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı ... yönünden; davalılar ...'e ve ... Sigorta AŞ'ye yöneltilen maddi tazminat davasının kabulü ile, 60.118,17 TL toplam maddi tazminat tutarının, davalı ... yönünden 07.03.2018 kaza tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 27.11.2018 ilk ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ...'e ödenmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, davacı ... için 30.000 TL, davacı ... için 10.000 TL manevi tazminatın 07.03.2018 kaza tarihinden itibaren davalı ...' ...'den  alınarak, adı geçen davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hükme karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece dosyaya sunulan 18.12.2015 başlangıç tarihli sözleşme ile kazaya karışan ... plakalı aracın, dava dışı ... AŞ'ye 18 ay süreyle kiralandığı, dosyaya sunulan faturalar, damga vergisi beyannamesi, tahakkuk fişi ve vergi tahsil alındısı belgelerinden kiralama ilişkisinin Haziran 2018 yılına kadar devam ettiği, dava konusu kazanın bu kiralama süresi içerisinde 07.03.2018 tarihinde meydana geldiği, uzun süreli kiralama nedeniyle işleten sıfatının araç maliki davalı ... ... AŞ'ye ait olmayıp, kiralayan ... ... AŞ'ye ait olduğu, dolayısıyla davalı ... ... AŞ'nin işleten sıfatı bulunmadığından pasif dava ehliyeti yokluğundan bu davalı hakkındaki davanın reddine davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı ...nin hukuki sorumluluğuna ilişkin olarak kaza tarihi itibariyle resmi mercii nezdinde düzenlenmiş yahut resmi kurumlara ibraz edilmiş bir sözleşme yok ise bu durumun davalı ve üçüncü kişi arasındaki iç ilişki kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, 2918 sayılı KTK’nun 3 ve 19. Maddelerine göre trafik kaydının işleteni belirleyen güçlü bir karine niteliğinde olduğunu, eldeki davanın da trafik sicil kaydında işleten olarak görünen... Tic. AŞ’ye yöneltildiğini, davalı şirket tarafından dosyaya ibraz edilen ve ... Sanayi ve Tic. AŞ ile akdedildiği iddia edilen, uzun dönem otomobil operasyonel kiralama ve hizmet sözleşmesinin; adi yazılı şekilde yapıldığını, sözleşme tarihi 18.12.2015 olarak, kira süresi ise 18 ay olarak belirtildiğini, bu bilgiler ışığında davalı yan ile dava dışı şirket arasında yapılan sözleşmenin sona erdiği tarih 18.06.2017 tarihi olup kazanın ise 07.03.2018 tarihinde meydana geldiğini, davalı şirketçe dosyaya sunulan damga vergisi beyannamesinin de 18.12.2015 tarihli sözleşmeye ilişkin olup, damga vergisi beyannamesi onay tarihinin de 25.01.2016 olduğunu, davalı yanın, davaya konu kazanın gerçekleştiği tarihte, dava dışı ... Sanayi Ve Ticaret AŞ ile aralarında kira sözleşmesi var ise bunun ve kiracı tarafından araç üzerindeki fiili hakimiyetin devam ettiğinin ispatının gerektiğini, kaza tarihi itibariyle resmi mercii nezdinde düzenlenmiş yahut resmi kurumlara ibraz edilmiş bir sözleşme yok ise bu durumun davalı ve üçüncü kişi arasındaki iç ilişki kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini (emsal Yargıtay17. Hukuk Dairesi E. 2005/9922 K. 2005/11148 T. 5.12.2005 Kararı, Yargıtay 11.HD. 27.04.2006 E. 2005/4642 - K. 2006/4755 sayılı kararı, Yargıtay17. Hukuk Dairesi' nin Esas: 2019/ 948 Karar: 2019 / 8600 sayılı 26.09.2019 tarihli )yasal karine gereği; davalı... Tic. AŞ ye yöneltilen davada, bu davalı yönünden husumet yokluğu gerekçesiyle davanın reddi üzerine davacılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu,\tmanevi tazminat miktarlarının çok düşük takdir edildiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, bildirdikleri tanıklar dinlenmeden \teksik inceleme sonucu karar tesis edildiğini, dava dilekçesi ve delil dilekçesinde davacı ...'ın kaza sonucu gördüğü tedavi boyunca ve sonrasında, eşi ...'ın; pansuman yapmak, ayağa kalkmasına yardım etmek, hastaneye götürmek suretiyle tedavisi ve bakımını üstlendiği, ...'a ait olan ziynet eşyaları (12 küçük altın) satılarak, ev giderleri, hastahaneye gidiş gelişlerde eşinin yanında bulunmak mecburiyeti olduğundan yol giderleri ile çocukların ihtiyaçlarının karşılandığı, ...’ın dil kursuna gitmekteyken eşinin bakımı için bu kursu bıraktığı, ...’ın iş bu kaza sebebiyle vücudunda meydana gelen yaralanmalar ve deformelerden dolayı gerek kendi gerekse eşi ... ve müşterek çocuk derin üzüntü yaşadığı ve yaşamaya devam ettikleri, ...’ın kazanın ardından uzun süre yataktan kalkamadığı, ayağa kalktığında ve ayağının üzerine bastığında çok şiddetli ağrısı olduğundan evden dışarı çıkamadığı ve yaklaşık 9-10 ay boyunca işe gidemediği keza eşi ...‘ın da ...’ın bakımını üstlendiği ve iyileşme süreci boyunca ihtiyaçları karşılamak dışında evden çıkamadığı, oldukça sosyal ve dışa dönük insanlar olan davacıların kaza sonrası adeta bir bunalım dönemine girdikleri, bütün bu yaşananlar sonucu evliliklerinde huzursuzlukların da baş gösterdiği, psikolojik olarak ciddi anlamda yıprandıkları, bu anlamda ...'ın uğradığı maddi zararlar ile davacılar ... ve ...'ın uğradıkları manevi zararların ispatına yarayacak \" deliller kısmında tanık deliline dayandıklarını, tanık isim ve adreslerini bildirmelerine rağmen; ispat vasıtalarından biri olan tanıkların dinlenmediğini, tanıkların beyanlarının alınması sonucu davacı ...'ın söz konusu kaza sonucu maddi ve manevi zarar gördüğü ortaya konulacak idiyse de Mahkemece bu hususta hiçbir işlem yahut inceleme gerçekleştirmediğinden; verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ...‘ın kaza sonrası 11 ay boyunca raporlu şekilde tedavi gördüğünü bu tedavinin ardından 2 ayda bir Yunus Emre Devlet Hastanesi ortopedi bölümüne kontrollere gittiğini; tedavi için hastaneye giderken taksi kullandığını, kalan zamanda ise toplu taşımayla kontrollere gittiğini, yol giderinin kaza ve sonrasındaki döneme ilişkin rayiç bedeller üzerinden hesaplanması gerekirken buna yönelik itirazları dikkate alınmadan eksik inceleme sonucu hatalı hüküm kurulduğunu,  gerek husumet yönünden gerekse yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden hatalı hüküm kurulduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; eldeki davada ...’in davalı olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91 maddesi gereğince davanın ... Sigorta AŞ’ne yöneltilmesi gerektiğini sorumluluğun sigorta şirketine ait olduğunu, aracın genişletilmiş kasko sigortasının da ... Sigorta AŞ (03.07.2017 başlangıç, 03.07.2018 bitiş tarihli ve 102193114 poliçe numaralı)'ye yaptırıldığını bu poliçe kapsamında yine davacı tarafından talep edilen manevi tazminat isteminden de ... Sigorta AŞ‘nin sorumlu olduğunu, davanın kasko şirketine ihbar edilmesi gerektiğini, davalı ...’in olay sırasında sevk ve idaresinde bulunan aracın ... Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından diğer davalı ... ... Tic AŞ'den kiralandığını, 2918 Sayılı Karayolları Kanunu'nun 85 maddesi gereğince ... Sanayi Ve Ticaret AŞ'nin de davada taraf olması gerekirken ilk derece mahkemesi tarafından bu talebin göz ardı edildiğini, davada doğru husumet ilişkisi kurulmadan verilen kararın hatalı olduğunu, HMK’nun 194 maddesi gereğince davacıların somutlaştırma yükümlülüğü gereğince dava dilekçesinde yer verdiği vakıaları ve talep sonucunu açık bir şekilde ortaya koyması gerektiğini, dava dilekçesinde davacıların hastane masrafları, kazanç kaybı haricinde talep edilen maddi tazminatın hangi maddi zararın karşılığı olduğunun anlaşılamadığını, bu hususta davacının davasını genişletme ve değiştirmesine muvafakatları olmadığı ilk derece mahkemesine bildirilmiş ise de ilk derece mahkemesi tarafından bu husus göz ardı edilerek davalı aleyhine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davacı taleplerinin ve ilk derece mahkemesi tarafından hükmedilen tutarların fahiş ve kabul edilemez olduğunu, davacı ...'ın olay anında hızlı olduğunu, dönüş yapacağını söylemesine rağmen dönüş yapmadığını, taleplerin ve hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarların fahiş ve hakkaniyete aykırı olduğunu,  05.04.2021 tarihli ek bilirkişi raporuna karşı sunmuş oldukları 16.04.2021 tarihli ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bahsettikleri üzere, 03.06.2020 havale tarihli bilirkişi itiraz dilekçesinde belirtildiği şekliyle, davacılar tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan 12.11.2018 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunda kişinin engel oranı %0 olarak belirlendiği halde, Adli Tıp kurumu tarafından halihazırda ki %5 maluliyet kanatine anlam verilemediğini, bu haliyle davacı tarafından dosyaya ibraz edilen raporlar ile mahkeme tarafından hükme esas alınan adli tıp uzman maluliyet raporu arasında açık bir çelişki olup mahkemece maluliyet hususunda yapılan araştırmanın yetersiz olduğunu,  gerçek zararın belirlenmesi amacıyla, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulundan olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep emiştir..<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tHMK’nun 355 maddesi gereğince davacılar vekili ile davalı ... vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, bakıcı, tedavi ve yol gideri ile araç otopark ücreti ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br> \t1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde, mahkeme kararlarının tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve Hukuki sebepleri, hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını, gerekçeli kararın yazıldığı tarihi içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).<br>\tDavacılardan ... vekili dava dilekçesinde dava konusu kazada davacı ...’in yaralandığını belirterek HMK’nun 107 maddesi gereğince bedensel zararlar ve aracın otopark ücreti için 1.000 TL maddi tazminat ile 100.000 TL manevi tazminatın davalı işleten ve sürücüden kaza tarihinden, davalı ... şirketinden yetersiz ödeme nedeniyle bakiye maddi tazminatlardan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 25.11.2019 tarihli açıklama dilekçesiyle davacı ... yönünden 1.000 TL maddi tazminat talebinin 250 TL’sinin tedavi gideri yol masrafı, aracın otoparktan alınması için ödenen bedel, 250 TL ‘sinin geçici işgörmezlik tazminatı, 500 TL’sinin de sürekli işgöremezlik tazminatı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar olduğunu belirtmiş, 21.06.2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile de sürekli işgöremezlik talebini 46.728,17 TL’ye, bakıcı giderini 12.177 TL’ye, tedavi giderini 995 TL’ye, araç otopark ücretinin 218 TL’ye yükseltmiştir.Mahkemece her iki davacı yönünden; davalı ... ... AŞ yönelik maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... yönünden; davalı ... ve davalı ...'e yöneltilen maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı ... yönünden; davalılar ... ve ... Sigorta AŞ'ye yöneltilen maddi tazminat davasının kabulü ile, 60118,17 TL toplam maddi tazminat tutarının, davalı ... yönünden 07.03.2018 kaza tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 27.11.2018 ilk ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ...'e ödenmesine karar verilmiştir.Davacı ... için hükmedilen 60.118,17 TL toplam maddi tazminatın hangi alacaklara (Sürekli –geçici –bakıcı - tedavi –araç hasarı …..gibi ) ilişkin verildiği hükümde açıklanmadığı ve talepler konusunda ayrı ayrı hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda HMK'nın 297/2. maddesine uygun şekilde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, davacının her bir talebinin ayrı ayrı belirtilerek hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılmasına, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin davacı ...’in talepleri ayrı ayrı değerlendirilerek tazminatların ayrı ayrı sıra numarası verilerek infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm kurulması gerektiği halde infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>2-Davacılar vekili davalı... AŞ’nin işleten sıfatı bulunduğunu dolasıyla aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddinin ve lehine vekalet ücreti verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür.<br>İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatını belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçütten yararlanılmıştır. Şekli ölçüte göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüte göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüttür. <br>2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.<br>Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. <br>Somut olayda, aracın kayden maliki davalı... Tic. AŞ olup davalı... Tic. AŞ vekili, aracın kaza tarihinden önce 18.12.2015 tarih ve 201542 numaralı uzun dönem otomobil operasyonel kiralama ve hizmet sözleşmesine istinaden 18 ay süreyle dava dışı ... San AŞ’ne kiraya verildiğini savunmuş ve buna ilişkin olarak adi yazılı kira sözleşmesi, damga vergisi beyannamesi, fatura ve cari hesap evraklarını ibraz etmiştir. Mahkemece; kira ilişkisi konusunda gerekli araştırma yapılmadan geçerli olduğu kabul edilerek davalı şirketin işleten sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ise de eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve davalının savunması göz önünde bulundurularak, davalı... Tic. AŞ ile dava dışı ... San AŞ arasındaki kiralama sözleşmesi dikkate alınarak, taraflar arasında tanzim edilen kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı, kazaya karışan aracın  davalı tarafından ibraz edilen kira sözleşmesi kapsamında olup olmadığı anlaşılamadığından bu hususun açıklığa kavuşturulması, dava konusu kaza tarihi itibariyle kira sözleşmesinin devam edip etmediği,  kira sözleşmesi kapsamında kazaya karışan aracın teslim edilip edilmediği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin Maliye ve Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, kazaya karışan araca ait kira bedellerinin ödenip ödenmediğinin, gerektiğinde davalı malik ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin belirtilen bu deliller ile fatura ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalının işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>3-Kabule göre de; davacılar vekili trafik kaydına güvenerek davalı... Tic. AŞ aleyhine işleten sıfatı ile dava açtığından davanın husumet yokluğundan reddi halinde davalı... Tic. AŞ lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. <br>4-Davalı ... vekili maluliyet oranının yüksek olduğunu ileri sürmüştür.<br>Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Mahkemece Yargıtay uygulamalarına göre olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 25.03.2020 tarihli maluliyet raporunun hükme esas alınması gerekirken Yargıtay uygulamalarına göre olay tarihinde uygulanmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğince belirlenen 22.02.2021 tarihli maluliyet raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.<br>Bu durumda mahkeme Yargıtay uygulamalarına göre olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 25.03.2020 tarihli maluliyet raporuna göre aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yerolmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ İLE; HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, , kaldırma sebebine göre taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yerolmadığına<br>2-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılan peşin harcın istek halinde yatırdıkları oranda yatıranlara iadesine, <br>3-İstinaf yoluna başvuran taraflarça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, <br>4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9354e4e7f84ae909","SID":"2271b1beb137c795"}}