{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                      T.C.<br>                  SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/448<br>KARAR NO\t: 2024/506<br>KARAR TARİHİ\t: 18/03/2024<br>KARARIN  YAZILDIĞI TARİH : 18/03/2024<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...           (...)<br>ÜYE\t\t: ...           (...)<br>ÜYE\t\t: ...           (...)<br>KATİP\t\t: ...           (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ<br>DAVA TARİHİ\t: 20/11/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 22/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/382 Esas -  2023/411 Karar<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET  MAHKEMESİ<br>DAVA TARİHİ\t: 20/11/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 10/01/2023<br>NUMARASI\t\t : 2024/10 Esas -  2024/4 Karar<br><br>DAVACI \t: ... - T.C: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVALI \t: ... - T.C: ... ...<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>HÜKÜM                                   :KOCAELİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİnin  yargı yeri olarak belirlenmesi<br><br>Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2.Asliye  Hukuk  Mahkemesi ile Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile  yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü.<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili için 10.02.2023 tarihinde Kocaeli İcra Dairesi 2023/11337 esas sayılı dosya ile takibe başlandığını, takibe konu borcun 150.000,00 TL olup borca binaen davalıdan senet alındığını fakat kötü niyetli davalı tarafından düzenlenme yeri senet üzerine yazılmadığından ve aynı zamanda borçlunun adresi de senet üzerine yazılmadığı için söz konusu senetin kambiyo vasfında olmadığını, adi senet hükmünde olduğunu, senedin ve borcun varlığının davalı tarafından mesaj ile ikrar olunduğunu, yapılan ilamsız takip sonucunda ödeme emrinin davalıya (borçluya) 03.03.2023 tarihinde tebliğ edildiğini ve davalının icra takibine haksız ve hukuksuz olarak itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, zira ekte sunulan senette de görüleceği üzere müvekkilinin davalıya 150.000,00 TL tutarında parça parça borç verdiğini, söz konusu 06.01.2023 düzenleme tarihli, 01.02.2023 ödeme tarihli 150.000 TL bedelli senedin iddialarını kanıtladığını, takibe konu senede ilişkin alacağın kaynağının müvekkilinin aynı fabrikada çalıştığı ve esasen arkadaşı olan davalıya parça parça elden verdiği borçlar olduğunu, normalde arkadaş olduklarının aralarındaki konuşmalardan ve hitaplardan belli olduğunu, müvekkilinin zaten zengin bir insan olmamakla birlikte davalıyı kıramadığını ve zor gününde destek olmak istediği için borç verdiğini, söz konusu paraları ek hesaptan eksi bakiyeye düşerek ve faizi göze alarak verdiğini, davalı borçlu ile aydan aya taksitlerin ödenmesi hususunda anlaştıklarını fakat davalının borcuna sadık kalmadığını, bu durumun önüne geçmek için müvekkilinin davalıdan alacağına karşılık senet talep ettiğini, iyi niyetli olan müvekkilinin tacir olmaması sebebiyle ve bilgisiz olması nedeniyle davalı tarafından eksik ve yanlış doldurulan senedi kabul ettiğini fakat esasında kandırıldığını, bu hususta davalı borçlu aleyhine savcılığa şikayette bulunma hakkını saklı tuttuklarını, müvekkilinin senedin düzenlenme yerinin eksik olduğunu ve senet üzerindeki TC kimlik numarasının hatalı olduğunu ancak takibi açarken öğrendiğini hatta bu sebeple kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna gidemediğini, davalının kötü niyetli olduğunu, aralarında ticari bir ilişki olmadığını, müvekkilinin asgari ücretin biraz üzerinde bir maaş ile otomotiv fabrikasında çalıştığını, davalının senet üzerindeki imzasına da itiraz ettiğini beyanla senet ve borç verildiğine dair tanıklar olmasına rağmen ve hatta mesajlar ile borcun varlığı ikrar edilmiş iken davalının haksız ve hukuka aykırı itirazı neticesinde icra takibi durduğundan, itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına ve davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARININ ÖZETİ<br>Kocaeli 2.Asliye Hukuk  Mahkemesinin  kararı; <br>\"...6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk \"davalarının\" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun  5.maddesinin 2.fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan \"davalara\", ticaret mahkemesinde bakılacağı, 3.maddesinde ise, bu Kanunda düzenlenen hususlarla, bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu belirtilmiştir. Diğer yandan aynı Kanununun 776 ve devamı maddelerinde “bono ve emre yazılı senetler” hususunda düzenleme yapılmış olup, 30.06.2012 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren ve 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddelerinde değişiklik öngören 6335 sayılı Yasa gereğince açıkça bu tür işlerde Ticaret Mahkemesi yetkili kılınmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık bonoya dayalı icra takibi nedeniyle itirazın iptali istemi olmakla, davacı vekili bononun kambiyo senedi vasfının bulunmadığını iddia etmiş ise de; bu hususu değerlendirme görev ve yetkisinin Asliye Ticaret Mahkemesinde olduğu anlaşıldığından ve Ticaret Mahkemesi ile Asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olması ve görevin dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen değerlendirilebileceğinden görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine,...\" şeklinde görevsizlik kararı verilmiş, karar  25/12/2023 tarihinde kesinleşmiştir.<br><br>Kocaeli 1.Asliye Ticaret  Mahkemesinin  kararı; <br>\"...Davacı bono üzerinde düzenlenme yeri almayan senette yer alan alacak  için ilamsız icra takibi başlatmış olup bu icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmektedir. Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca keşide yeri bulunmayan bir bonoda yazılı alacak, temel ilişkiye dayanılmak suretiyle talep edilebilir. O ilişkiden doğan bir alacağın bulunduğu ve alacak miktarını kanıtlama yükümlülüğü de alacaklı tarafa aittir. Buna göre keşide yeri bulunmayan bir bono, kambiyo senedi vasfını yitireceğinden, eldeki uyuşmazlığın da kambiyo senedinden kaynaklandığı kabul edilemeyecektir. Bu durumda tarafların tamamının tacir olmamasına ve davanın da mutlak ticari nitelikte bulunmamasına göre uyuşmazlığın, genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.(Benzer mahiyette kararlar için bkzYargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2015/35793 E. 2015/35350 K ve Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin  2015/5795  E. 2015/9763 K. Sayılı ilamları). Davacının senette keşide yerinin bulunmadığına dair beyanı ile davaya konu icra takibinin ilamsız icra takibi olması tarafların tacir olmaması ve davanın mutlak ticari dava mahiyetinde olmaması nedeni ile 6100 sayılı yasanın 114/1-c, 115/2 ve 138. Maddeleri uyarınca dosya üzerinden, mahkememizin görevsizliği nedeni ile davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davanın 6100 sayılı HMK.m.114/1-c ve m.115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine,...\" şeklinde  karşı görevsizlik kararı verilmiş, karar  03/02/2024 tarihinde kesinleşmiştir.<br><br>III. İSTİNAF<br><br>Yargı yeri belirlenmesi amacıyla dosya  Kocaeli 1.Asliye Ticaret  Mahkemesi tarafından Dairemize gönderilmiştir.<br><br>IV. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, merci tayinine ilişkindir. <br><br>V. DEĞERLENDİRME ve KARAR<br>Dava, İtirazın İptali  istemine  ilişkindir. <br>6102 Sayılı Ticaret Kanunun 4. Maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması, ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olması gerekir. <br>Somut olayda;  bono vasfını taşımayan senede karşı yapılan icra takibine itirazın iptali davasında davanın mutlak ticari dava olmayıp, yapılan inceleme ve araştırmaya göre tarafların her ikisinin de tacir olmadığı bu nedenle davaya bakmak genel hükümleri çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi kapsamında olduğundan Kocaeli 2. Asliye Hukuk  Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek  gerekli ve yerinde görülmüştür.<br><br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-6100 Sayılı HMK'nın 21, 22 ve 23.maddeleri gereğince KOCAELİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,<br>2-Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen mahkemeye gönderilmek üzere  merci tayini talebinde bulunan mahkemeye iadesine,<br> Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince KESİN olarak  oybirliği ile karar verildi. 18/03/2024<br><br>                   *     \t                                     \t                       <br>...<br> Başkan<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Katip <br>... <br>  ¸e-imzalı <br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a7c85dab9fe9bef","SID":"e628ff4947f44c38"}}