{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1266 Esas<br>KARAR NO: 2024/458 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/03/2022<br>NUMARASI: 2021/191 Esas, 2022/75 Karar<br>ASIL DAVA: Markanın Hükümsüzlüğü<br>KARŞI DAVA: Markanın Hükümsüzlüğü, Kullanmama nedeni ile iptali<br>KARAR TARİHİ: 08/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin 1988 yılında \"...\" ticaret unvanı ile saat sektöründe faaliyet göstermek üzere kurulduğunu, müvekkilinin 27/04/2017 tarihinde ticaret unvanını \"...\" olarak değiştirdiğini, ve TPMK nezdinde ... ve ... tescil numaralı \"...\" ibareli markaların tescilli sahibi olduğunu, ancak hal böyle iken, davalı adına tescilli ... tescil numaralı \"...+ŞEKİL\" ibareli markanın, müvekkili şirkete ait \"...\" markasına benzer olduğunu, davalı markasının müvekkilinin \"...\" markasıyla aynı yahut farklı bir serisi, alt veya üst sınıf başka bir markası olduğu intibasını yarattığını ve bu nedenle müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarının ihlal edildiğini iddia ederek, davalı adına tescilli ... tescil numaralı \"...+ŞEKİL\" ibareli markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı/karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesi ile, müvekkili markası ile davacı/karşı davalı adına tescilli marka emtialarının birbirine benzemediğini, müvekkili markasına bütün itibariyle bakıldığında, hiçbir ifadeye vurgu yapılmadığı, her bir kelimenin aynı büyüklükte ve özellikle yazıldığını, davacı markasına ise bütün itibariyle bakıldığında \"...\" ibaresinin yanında şeklinde yer aldığını, bu açıdan davacı markasının da aynen tescil edildiği haliyle esas unsur içerdiğini, bu açıdan müvekkili markası ile davacı markasının birbirinden ayrıldığını, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, davacı markasının bir yer ismi olduğunu, \"...\" markasının, İsviçre'nin ... şehrinin telaffuz ediliş şeklinin birebir aynısı olduğunu, bu nedenle de davacı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini gerektiğini, ayrıca davacının bu markayı kanunda belirtilen süre içerisinde de kullanmadığını iddia ederek, asıl davanın reddini ve öncelikle davacının markasının ülkemizde kullanılmaması nedeniyle iptalini, davacı adına tescilli ... ve ... tescil numaralı \"...+ŞEKİL\" ibareli markaların hükümsüzlüğünü ve iptalini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:  \"Asıl dava yönünden; Davacının davasının Kabulüne, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, Karşı dava yönünden davanın reddine,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde;Müvekkili markası ile davacı markaları ile emtiaları birbirine benzemediğini, hükümsüzlük şartları oluşmadığını,Davacı tarafın davasına dayanak ettiği Kanun m. 5/1-ç bendi ile m. 6/1 hükümleri olduğunu ancak şartların gerçekleşemediğini, bütünsel değerlendirme yapılması geerektiğini, müvekkili markasında esas unsurun şekil+ ...  olduğunu, hiçbir ifadeye vurgu yapılmadığını, davacı markasındaki esas unsurun ...+şekil olduğunu, müvekkili markasında ... ibaresinin yanında şekil + ... kelimesi de yer aldığından davacı markasından ayrıldığını,  davacı markasının, dava dilekçesinde de ifade edildiği üzere bir şehir adının okunuşundan ibaret olup bu manada zayıf bir marka olduğunu, dava dilekçesinde markalarını İsviçre’nin Romanshorn şehrinden esinlenerek oluşturduklarını ifade ettiklerini,  İsviçre’de ... kelimesinin okunuşu, yani telaffuzu ... şeklinde olduğunu, markanın telaffuz ediliş şeklini tescili olduğunu,   davacının markası Kanun m. 5/1-b ve ğ bentleri anlamında ayırt ediciliğe sahip olmayan, kimsenin inhisarına bırakılmayacak nitelikteki bir serbest işaret olduğunu,Marka emtiaları da farklı olduğunu,  Müvekkilinin ...  numaralı ...  markası, 14. sınıfta: “Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)” ürünleri için tescilliyken Davacının ... markası emtiası 18. Sınıfta: “Kart mahfazaları, el çantaları, cüzdanlar, para çantaları, evrak çantaları, valizler, seyahat çantaları, omuza asılan çantalar, sırt çantaları ve seyahat için saplı üstü açık el çantaları”; ...  marka emtiası 14. sınıfta “kol saatleri” sınıfında tescilli olduğunu,  marka sınıflarında benzerlik de olmadığını,Davacı markası kol saatlerinde tescilli olup hitap ettiği halk kesiminin uzman bir grup olduğunu,Davacı taraf, Türkiye’de bizzat kendi markasını kullanmadığını,  Davacının delil olarak sunduğu belgeler, tamamıyla yurt dışı marka tanıtımına ve kataloglara ilişkin olup ... şeklindeki marka reklamını ise, haricen öğrenilen üzere davacı tarafça yapılmadığını, burada markanın kullanımı da olmadığını,Davacının markası, tanınmış marka olmadığını, bu yönde iddiasını ispatlayamadığını,Davacının salt markaları benzer görmesi, kötü niyetin varlığı için yeterli olmadığı gibi bu yönde bir ispat da olmadığını, Mutlak hükümsüzlükte ise tescilden itibaren beş yıllık süre istisnası uygulanmayacağını, davacının/karşı davalının markasının hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiğini, zira davalı markasının, halkta malın coğrafi kaynağı konusunda bir yanıltmaya sebebiyet vereceğini,  malın üretim yeri Kore iken gerek markanın İsviçre’nin ... şehrinin telaffuz ediliş hali olan ... şeklinde oluşturulması gerek kullanımlarda Swiss made ibaresine yer verilmesi halkta markanın coğrafi kaynağının İsviçre olduğu şeklinde bir yanıltmaya sebebiyet verdiğini,  Tüketiciye İsviçre markası izlenimi vereceğini,Davacının  markasının ülkemizde kullanılmadığının Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi   2017/468 Esas , 2020/46 Karar sayılı dosyası ile tespit edildiğini, ... sayılı markanın hiç kullanılmadığının bilirkişilerce tespit edildiğini, saat emtiası bakımından ise ... sayılı markanın en eski kullanımının 27.04.2015 olduğunu tespit ettiklerini ancak bunun da sadece faturaya dayalı tespit olduğunu, bir an için bunun emtiaya dayalı kullanım olduğu kabul edilse dahi, dava 2017de açıldığından, hangi uzun süreli kullanım bunu ayırt edici hale getirildiğinin ortaya konulmadığını, ... Ltd. Şti.’deki ciro paylarına bakıldığında davacı/karşı davalının saatlerinin %3 civarında olduğu görüleceğini, Kötüniyet koşulları oluşmadığını,Karşı davanın kabulü gerektiğini, hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu, marka iptali için hak düşürücü süre öngörülmediğini, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İNCELEME  -Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan; Karşı davaya konu; ... başvuru nolu, ... tescil numaralı  \"...+ŞEKİL\" ibareli markanın 18 sınıfta 24.12.1998 tarihli başvuruya istinaden davacı adına tescil edildiği, dava tarihi itibarı ile müddet olduğu, ... başvuru numaralı, ... tescil numaralı \"...+ŞEKİL\" ibareli markanın  14.sınıfta kol saatleri emtiasında 06.07.1999'dan beri  davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.-Hükümsüzlüğe konu ... tescil numaralı \"...+ŞEKİL\" ibareli markanın 14 sınıfta \"saatler zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil) 22/07/2016 tarihinden itibaren 20.02.2017'de davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Asıl dava 26.11.2020, karşı dava 26.01.2021'de açılmıştır. Marka vekili bilirkişi raporunda özetle; Asıl dava yönünden; davacı adına ... tescil numaralı \"...+ŞEKİL\" markasının 18. sınıfta tescil edildiği, 18.01.2021 tarihi itibariyle davadan sonra markanın müddet olarak işlemden kaldırıldığı, ... tescil numaralı \"...+ŞEKİL\" markasının 14. Sınıfta “Kol saatleri.” için tescil edildiği, markanın 17.02.2018 tarihinde yenilendiği, \"...\" markasının pek çok ülkede tescilli olduğu, ancak tüm tescillerin davacı adına olmadığı,  davacı şirketin eski ticaret unvanı üzerine de bir takım tescillerin devam ettiği, davalı adına ... tescil numaralı “...+ŞEKİL\" ibareli markanın 14. sınıfta “Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil).” için tescilli olduğu, markanın ... isimli gerçek kişiden  09.03.2017 tarihinde İstanbul .... Noterliği'nin ... Yevmiye Numaralı devir senedi ile devralındığı anlaşılmıştır. Davacı adına ... tescil numaralı \"...+ŞEKİL\" markasının 14. Sınıfta tescilli olduğu “kol saatleri” emtiasının ... tescil nolu \"... +ŞEKİL\" ibareli markanın  emtia listesinde yer alan “Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil).” ile aynı türde emtia olduğu, bu anlamda davacı ve davalı markalarının emtiasının örtüştüğü, her iki markanın da aynı mallar üzerinde kullanımı söz konusu olduğundan \"çağrıştırma-bağlantı kurma\" ihtimali suretiyle karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, \"...\" ve \"... \" ibarelerinin benzer kabul edilebileceği, her ne kadar ilgili tüketici kitlesi özellikle saat emtiası bakımından uzun araştırmalar yapmaya ehil bir kitle olsa da, \"...\" ibaresinin özgün bir ibare olması nedeniyle genel izlenim, anlam, tertip tarzı, telaffuz unsurları markaların karıştırılacağı, tüm unsurlar bir arada değerlendirilip tarafların markayı tescil ettirdikleri mallar da dikkate alındığında, 14. sınıftaki mallar bakımından markaların birbiri ile benzer olduğu, bu nedenle davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın SMK 6/1 anlamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, Davacı markasının tescil tarihi, tarafların aynı sektörde olması, davalı tarafın ve huzurdaki dava bakımından halefi olan ...’ın \"...\" ibareli seri başvurular yapması, davacı markasının sektördeki eskiliği ve bilinirliği, dosyaya sunulan delillerin niteliği dikkate alınarak davalı tarafın başvurusunun kötü niyetli sayılabileceği, davacı tarafça dosyaya sunulan sınırlı veri ile davacı markasının tanınmış marka olarak kabul edilmesi mümkün görülmediği,Davalı SMK 25/7 ve SMK 19. maddeye dayanan kullanmama def’inde bulunduğu, sunulan delillerden davacı tarafça marka ile 2013 yılına kadar çok yoğun sponsorlukların verildiği ve markanın bu dönemde çok fazla reklam harcaması yaptığı, ancak davacının 2015-2020 arasındaki kullanıma ilişkin herhangi bir fatura sunmadığı sadece e-ticaret sitelerine atıf yaptığı, google arama motorunda ve muhtelif sitelerin web arşiv kayıtlarında yapılan incelemede dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık dönemde de davacı markası ile ilgili satışa ilişkin verilerin girildiği, bu anlamda davacı markasının markasal ve ciddi kullanımının dava tarihinden önceki 5 yıllık dönemde de devam ettiği anlaşılmakla davalının kullanmama def'ine itibar edilemeyeceği,Karşı dava yönünden; davacı markasının belirli bir dönem çok yoğun reklam ve tanıtım yaptığı, (2013’e kadar) ancak ondan sonraki dönemde de markasal ve ciddi kullanımın devam ettiği davacı markasının kullanımının kesintisiz olarak 2002 yılından bu yana sürdüğü, bu anlamda kullanmama nedeniyle iptal şartlarının oluşmadığı, ortalama tüketicinin İsviçre’nin saatlerle maruf bir ülke olduğunu bilmesi kabul edilmekle birlikte, \"...\" isimli kasabanın adının saatlerle özdeş kabul edilip bu kasaba adından gelen çağrışımla da \"...\" ibaresinin coğrafi kaynak  oluşturacağının kabulünün ispata muhtaç olduğu, ortalama tüketicinin ... kasabasını biliyor olması, bu kasabayı saatlerle özdeşleştirmesi, \"... \"markasını da bu kasabayla bağlantılı kabul edip \"...\" markasını doğrudan bu kasabaya bağlamasının ciddi zihin ve araştırma faaliyeti gerektirmesi nedeniyle, \"...\" markasının SMK 5/1-c anlamında hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı,  yönünde görüş bildirilmiştir.Tarafların  delil olarak dayandığı Bakırköy 1 FSHHM 2017/468 E sayılı dosyanın suretinin dosya arasına alındığı ilgili davada davacının aynı, davalının ise dava dışı ... olduğu, davacının ... İbareli markanın hükümsüzlüğüne ilişkin isteminin 14 sınıf yönünden kısmen kabulün ekarra verildidiği, davalının karşı davada ... ve ... tescil numaralı \"...+ŞEKİL\" ibareli markaların kullanmama nedeni ile iptaline ilişkin istemin reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği, davacı vekilinin beyan dilekçesi ve ekine göre İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.HD kararı ile ilk derece mahkemeninin kararının asıl dava  yönünden kaldırılarak 14. sınıfın tamamı yönünden hükümsüzlük kararı verildiği anlaşılmaktadır.<br>GEREKÇE Asıl dava, davalı adına tescilli ... tescil numaralı \"...+ŞEKİL\" ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Karşı dava ise, davacı/karşı davalı adına tescilli ... ve ... tescil numaralı \"...+ŞEKİL\" ibareli markaların hükümsüzlüğü ve kullanmama nedeni ile iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın  kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı-karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı- karşı davasında ... markaları yönünden hükümsüzlük isteminde bulunmuş, bu istemini markanın İsviçre'deki ... isimli şehrin adının telaffuzundan oluştuğunu, coğrafi yer adlarının tescil edilemeyeceği gibi tüketiciyi yanıltıcı nitelikte olduğunu ileri sürmüş ise de; karşı davanın 5 yıllık süreden sonra açıldığı sabit olduğu gibi,  ... markasının doğrudan yer adı olduğuna yönelik iddianın yerinde olmadığı,  markanın 14.sınıfta tescilli olduğu kol saati emtiası yönünden ayırt edici niteliğe haiz  olup hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, dosyadaki  rapor ve her iki tarafın delil olarak dayandığı Bakırköy 1.FSHHM 2017/468Esas, 2020/46 Karar sayılı dosyasındaki bilirkişi raporundaki tespitlere göre davalının markanın kullanılmadığına ilişkin iddiasının yerinde olmadığı, ... nolu markanın dava tarihinde müddet olduğu da dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin karşı davanın reddi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.Asıl dava yönünden ise; davacının ...  şekil ibareli markasının 14.sınıfta kol saati emtiasında 13.03.1998'den beri tescilli olduğu, hükümsüzlüğe konu  ... şekil ibareli markanın ise 14.sınıfta saatler ve zaman ölçme cihazları emtiasında 22.07.2016'dan beri tescilli olduğu, her iki markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğu, davalının sonraki tescilli markasındaki ... ibaresi ve şekil unsurunun markaya ayırt edicilik katmadığı, markaların emtia sınıflarının aynı olduğu, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğu, marka tanınmış marka değil ise de saat sektörde bilinirliği olduğu, davalının markayı devraldığı üçüncü kişinin ... esas unsurlu markaların 14.emtia sınıfında tescil başvuruları olduğu da dikkate alındığında ilk derece mahkemesince kötüniyet kabul edilerek asıl davanın kabulüne karar verilmesinde de hukuka aykırılık görülmemiştir.Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı-karşı davacı vekilinin asıl ve karşı dava yönünden istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı/karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin asıl ve karşı dava yönünden ESASTAN REDDİNE,2-Asıl davada alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davalı/karşı davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,-Karşı davada alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davalı/karşı davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı/karşı davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b560c32f4ba2985d","SID":"929fd0b485489e22"}}