{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1252 Esas<br>KARAR NO: 2024/460<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/04/2022<br>NUMARASI: 2020/430 Esas, 2022/259 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 08/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından Bursa ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas (eski esası ...) sayılı dosyasında 15.02.2011 tarihli 9.500 TL bedelli çek; Bursa ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından 29.03.2011 tanzim tarihli 9.500 TL bedelli çek; Bursa .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ise 5.3.2011 tanzim tarihli 9.500 TL bedelli çek nedeniyle müvekkili aleyhine haksız olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığını, işbu icra takiplerinin sonucu olarak müvekkili şirket tarafından Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/169 esas sayılı dosyası; Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/191 esas sayılı dosyası ve Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/144 esas sayılı dosyası ile menfi tespit davasının açılmış olduğunu, işbu dava dosyalarının Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/169 esas sayılı dosyasında birleştirilmiş olduğunu, Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/169 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama kapsamında “müvekkil ile davalılardan ... Tic. Ltd. Şti. arasında kapalı spor salonunun çatısının inşaatınm alüminyum sandviç panel kaplaması işi ile ilgili olarak sözleşme imzalandığını, sözleşme konusu işin karşılığı olarak toplam 33.500 TL miktarının 5000 TL'sini peşin, kalan 28.500 TL için çekler verildiğini, davalı şirketin sözleşmeyi ihlal ettiğini, teslim edilmesi gereken malları teslim etmediğini, davalı ... Tic. Ltd Şti'ne teslim edilen 3 adet çekin bedelsiz kaldığını ve müvekkile iade edilmediğini, derdest davanın davalısı ... AŞ'nin ise gerçek bir factoring işlemi ile çeki devir ve temlik aldığımı ispat edemediğini bu nedenle davanın kabul edilmesi gerektiğini ” Şeklinde iddialarını ortaya koyduklarını, yapılan yargılama sonucunda Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/169 Esas, 2014/4 Karar sayılı ve 10.1.2014 tarihli kararı ile müvekkilin açmış olduğu menfi tespit davasının davalı global yönünden reddine diğer davalılar yönünden kabulüne karar verildiğini söz konusu kararın müvekkili tarafından temyiz edildiğini, ancak yerel mahkeme kararı sonucunda yukarıda belirtilen icra daireleri tarafından menfi tespit davasının kesinleşmesi beklenmeden müvekkili şirketin icra dosyalarında yatırdığı teminat bedellerinin davalıya ödenmiş olduğunu, menfi tespit davalarının mevzuat gereğince kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, müvekkilin menfi tespit davası devam ederken hakkında icrai işlemlerin yapılmamasını temini amacıyla yatırmış olduğu teminat bedelinin alacaklıya usulsüz şekilde ödendiği tarihten bu yana ciddi hak kayıplarına uğradığını, müvekkilin temyiz başvurusu üzerine haksız ve hukuka aykırı olarak verilen mahkeme kararının Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2014/ 2532 Esas ve 2015/1152 Karar sayılı kararı ile müvekkil lehine bozulduğunu, bozmanın sonucu olarak Bursa 2. Asliye ticaret mahkemesi 2016/205 esas, 2016/424 karar sayılı 19.4.2016 tarihli kararı ile bozma kararına uyarak menfi tespit davasının tüm davalılar yönünden kabulüne karar verdiğini, bu kararın kesinleştiğini, icra takip borçlusu olarak açılmış olan menfi tespit davası sonucunda ilgili icra müdürlüklerine başvurulduğunu, ve Bursa ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı, Bursa ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı ve Bursa ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyalarından İİK m. 40/2 ve 72/5 hükümleri gereğince dosyaya teminat olarak yatırılan ancak hukuka aykırı bir şekilde icra dosyası alacaklısını ödenen paranın icranın eski hale iadesi yoluyla taraflarına ödenmesi için karşı tarafa muhtıra yazılmasını talep edildiğini, bu çerçevede söz konusu icra müdürlükleri tarafından 3 adet muhtıra gönderildiğini, ancak karşı tarafın muhtıralara karşı şikayet yoluna müracaat ettiğini, ancak söz konusu şikayet taleplerinin reddedildiğini, bu karara karşı istinaf yoluna müracaat edildiğini, şikayet başvurusunun Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2019/520 Esas 1019/543, Karar ve 13.3.2019 tarihli kararıyla kesin olarak reddedildiğini, her ne kadar Bursa ... İcra Müdürlüğünden ve Bursa ... İcra Müdürlüğünden gönderilen muhtıralar için davalı tarafından yapılan şikayet ve istinaf başvuruları reddedilerek işbu dosyaları için ödeme yapılmış ise de, dava konusu olan Bursa ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile yapılan şikayet hukuka aykırılık içeren bir karar ile ( Bursa 6ncı icra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/42 esas sayılı 2019/66 karar sayılı 30.1.2019 tarihli kararı) kabul edilmiş ve muhtıranın iptal edildiği, bu karar sebebiyle istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi'nin 2019/1675 Esas, 2019/1585 Karar sayılı, 10.07.2019 tarihli kararı ile muhtıra bedelinin istinaf sınırını geçmediğinden bahisle kararının istinaf kabiliyeti olmadığına kesin olarak karar verdiği, muhtıra bedeninin 15.107,90 TL iken uyuşmazlık konusu değerin 10.280 TL olduğuna ve istinaf kabiliyeti olmadığına karar veren bölge adliye mahkemesinin kararının temyiz edildiğini, ancak Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2019/12995 Esas, 2019/18263 Karar sayılı 23.12.2019 tarihli kararıyla temyiz kabiliyetinin olmadığına karar verildiğini, davalı tarafın öncelikle icra iflas kanunu olmak üzere kanuna aykırı bir şekilde müvekkiline ait alacağı yedinde bulundurmakta olduğunu, dava konusu muhtıra bedeli olan 15.107,90 TL'nin muhtıranın davalıya tebliğ edildiği tarihten itibaren ticari faizleri de birlikte müvekkili şirkete ödenmesinin gerektiğini, davalı tarafın Bursa ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı ve Bursa ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyalarından gönderilen muhtıralar sonucu dosyalara ödemelerin geç yapıldığını, muhtıraların davalıya tebliği tarihinden ödemelerin icra dosyalarına yatırıldığı tarihe kadarki işlemiş ticari faizlerin ödenmesinin gerektiğini beyan ederek, davanın kabulüne, - fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere Bursa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davalıya ödenen 15.107,90-TL'nin icra müdürlüğü tarafından düzenlenen 15.01.2019 tarihli muhtıranın davalıya tebliği tarihinden itibaren işletilecek ticari faizleri ile birlikte davalı taraftan alınarak müvekkile ödenmesine, -Bursa .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı ve Bursa .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı icra dosyalarından davalıya gönderilen muhtıraların tebliğ tarihleri  tespit edilemediğinden buna ilişkin alacak talepleri  belirsiz alacak olarak talep edilmek gerektiğini, işbu muhtıralarda verilen sürelerin bitiminden davalı tarafça icra dosyalarına ödemelerin yapıldığı tarihe kadarki, muhtıra bedellerine işlemiş ticari faizlerin hesaplanarak işbu alacak kalemlerinin ticari faizleri ile birlikte davalı taraftan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; derdest dava hakkında maddi bir şekli anlamda kesin hüküm bulunduğundan yeniden dava konusu yapılabilmesinin mümkün olamayacağını, davacı tarafından iddia edildiği gibi icrai bir mahkeme kararı bulunmadığından ve icra takibine konu borcu ödemesi gerektiği tüm dosya kapsamından anlaşıldığından davacının bir alacak hakkından söz edilmesinin mümkün olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:  \"1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 3.268,11 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacının kabulüne karar verilen alacağa faiz işletilmesine yönelik talebinin reddine,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin dava dilekçesindeki talepleri hatalı değerlendirdiğini, muhtıraya esas alacak talebinin \"faiz alacağı\" gibi değerlendirilmesinin hatalı olduğunu,davanın konusunun menfi tespit davası kesinleşmeden icra dosyasına yatırılan bedelin karşı tarafa ödenmesi sonucu uğranılan mağduriyet nedeniyle icranın eski hale iadesi sonucu davalıya gönderilen muhtıra bedeli olan 15.107-,90-TL'nin ve bu muhtıra bedeline işleyecek  faizlerin  ve ayrıca iki icra dosyasından gönderilen muhtıra bedellerinin müvekkil şirkete muhtıralarda belirtilen vadelerden sonra geç ödenmesi nedeniyle işlemiş faizlerin tarafımıza ödenmesinin olduğunu Müvekkilinin menfi tespit davası devam ederken hakkında icrai işlemlerin yapılmamasını temin amacıyla yatırmış olduğu teminat bedelinin alacaklıya usulsüz şekilde ödendiği tarihten bu yana ciddi hak kayıplarına uğradığını, İlk yerel mahkeme kararının Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2014/2532 Esas ve 2015/1152 Karar sayılı kararı ile Müvekkili lehine bozulduğunu ve Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/205 Esas, 2016/424 Karar sayılı, 19.04.2016 tarihli kararı ile yargıtay bozma ilamına uyarak menfi tespit davasının tüm davalılar yönünden kabulüne karar verildiğini, kararın yargı yolları tüketilerek  27.09.2018 Tarihinde kesinleştiğini, Menfi tespit davası neticesinde tarafımızca ilgili icra müdürlüklerine başvurulmuş ve Bursa ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı, Bursa .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı ve Bursa .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyalarından İ.İ.K. madde 40/2 ve 72/5 hükümleri gereğince, dosyaya teminat olarak yatırılan ancak hukuka aykırı bir şekilde icra dosyası alacaklısına ödenen paranın icranın eski hale iadesi yoluyla tarafımıza ödenmesi için karşı tarafa muhtıra yazılması talep edildiğini, davalının ise şikayet yoluna başvurduğunu, Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/49 Esas sayılı ve Bursa 8. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/115 Esas sayılı dosyalarında şikayetlerin reddedildiğini, istinaf mahkemesince de esastan red kararı verildiğini, Bursa .... İcra Müdürlüğünden ve Bursa .... İcra Müdürlüğünden gönderilen muhtıralar için davalı tarafından yapılan şikayet ve istinaf başvuruları reddedilerek işbu dosyalar için davalı tarafından ödeme yapılmış ise de dava konusu olan Bursa .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/42 Esas sayılı dosyası ile yapılan şikayet hukuka aykırılık içeren bir karar ile kabul edilmiş ve muhtıra iptal edilmiş olduğunu, istinaf dairesince de kararın kesin olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin reddedildiğini, Yargıtay ın da istemi miktar yönünden reddettiğini, dava konusu alacağın 15.107,90-TL alacak ve faizlerden ibaret olduğunu,Mahkemenin muhtıra bedeline hiç değinmediğini, 15.107,90TL lik talep hakkında hiç hüküm kurulmadığını, Faiz alacağı talebinin ise belirsiz alacak olarak talep edilmesine rağmen  15.107,90-TL,nin faiz alacağı gibi değerlendirilerek faiz alacağı talebimiz kısmen kabul edildiğini, hatalı değerlendirme yapıldığını,  harca esas değerin de  15.107,90-TL olarak belirtildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.- Davalı vekili istinafa başvurmuş ise de mahkemenin 24.06.2022 Tarihli kararı ile istinaf isteminin reddine karar verildiği, ek kararın 02.07.2022 de davalı vekiline tebliğ edildiği, ek kararın istinafına ilişkin dilekçe sunulmadığı görülmüştür.<br>GEREKÇE Dava alacak istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı vekilinin istinaf isteminin mahkemece reddine karar verilmiş, davalı ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmamıştır.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacı, Bursa ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası yönünden geri ödemesi yapılamayan 15.107,90TL teminatın faizi ile ödenmesini, Bursa ... İcra Müdürlüğü'nün ... E, Bursa ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyalarında ise geç ödeme yapılması nedeni ile işlemiş faiz talebinde bulunmuş, davasını 15.107,90TL üzerinden harçlandırılmıştır. İlk derece mahkemesinin kararında ise; sadece işlemiş faiz alacağı olup olmadığı yönünde hesaplama yapılarak hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı işlemiş faiz yönünden miktar belirtmemiş, harç yatırmamıştır. Harçlandırılmayan işlemiş faiz talebi hakkında hüküm kurulamayacağı gibi, harçlandırılan değer olan 15.107,90TL'lik alacak iddiası yönünden ise herhangi bir değerlendirme yapılmaması da yerinde görülmemiştir.Bu durumda öncelikle davacıya işlemiş faiz talebi yönünden dava değerini açıklayarak somutlaştırıp harçlandırması için süre verilerek gerekirse faiz hesabı yönünden bilirkişi raporu da alındıktan sonra her iki talebin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekirken sadece harçlandırılmayan işlemiş faiz talebi hakkında hüküm kurulması yerinde görülmemiş, davacının istinafının bu yönden kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 05/04/2022 tarih, 2020/430 Esas, 2022/259 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 26-TL posta masrafı olmak üzere toplam 246,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.08/03/2024\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"81fa3a5f00e84bd5","SID":"1d372f05d4adad49"}}