{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/515 <br>KARAR NO: 2024/944<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/10/2023<br>NUMARASI: 2020/643 Esas -  2023/636 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalılar tarafından 05/02/2019 tarihinde ... Mahallesi, ... Sk. No: ... Fatih/İstanbul ve 02/02/2019 tarihinde ... Mahallesi, ... Sk. Fatih/İstanbul adreslerinde yapılan çalışmalar esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıpların müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, bu sebeple hasar bedelinin tahsili amacıyla davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve   İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlattıklarını, davalıların itirazları üzerine takiplerin durdurulduğunu, davalıların itirazlarının haksız ve yersiz olduğunu bu sebeple itirazların iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep  etmiştir.  Davalı İski vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu hasarın bizzat müvekkili kurum tarafından verilen bir hasar olmadığını, söz konusu hasarın gerçekleştiği yerde kurumları tarafından herhangi bir çalışma yürütülmediğini, eğer herhangi bir çalışma yürütülmüş ise de kurumlarının dava dışı üçüncü kişilerce verilen zararlardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, işbu davanın açılmasına müvekkili kurumu sebebiyet vermediğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... Taah. ve Tic. A.Ş. ve... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, dolayısıyla davacının alacak iddialarının müvekkil şirkete yöneltemeyeceğini, müvekkili şirketin davacıyı zarara uğratan bir eylemi ve işlemi bulunmadığını, davacının, davasını hem kusur hem de zarar yönünden ispatla mükellef olduğunu, ancak dosyada yer alan belge ve bilgilerin bu hususları ispatlayacak yeterlilikte olmadığını, davacının her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilen delillere dayanarak alacak talebi ileri sürdüğünü, bu zamana kadar davacıdan müvekkili şirketlere oluşan zararla ilgili sözlü ya da yazılı bir talepte bulunulmadığını, bu hasar ile ilgili olarak gerek müvekkili şirket yönetiminden gerekse de şantiye sahasından yapmış oldukları araştırmada iddia konusu hasardan haberdar olan birine rastlanılamadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının hasarın ederinden çok daha fazla bir bedene tazmin yoluna gittiğini ve kamu ve tekel gücüne dayanarak müvekkili şirketlerin zararını arttırdığını, bu eylem ve işleminde kötü niyetli olduğunu, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"...Tüm dosya dosya kapsamı ile alınmış olan bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına ve İstanbul  ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına ilişkin davalılardan herhangi bir alacağı olmadığı tespit edildiğinden her iki icra dosyası yönünden davanın reddine ,...\" karar verilmiştir.  Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla,hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,talep edilen alacak kalemlerinin hepsi mevzuata uygun şekilde belirlenmiş olduğundan bir kısım zarar kalemlerinin reddine ilişkin kararın kaldırılması gerektiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak  davanın  kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız fiil sebebiyle alacağın tahsili için İİK.nun 67. maddesine göre itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası yönünden yapılan istinaf incelemesinde; 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, hüküm tarihi itibariyle kesinlik sınırı 17,800,00 TL'ye çıkartılmıştır. Bu durumda, davacının istinaf talebine konu olan 9.979,50 TL miktar itibariyle kesin olup, verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır. Buna göre,davacının talebinin reddine ilişkin hükmün, ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın  kesin nitelikte olduğu, dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası yönünden yapılan istinaf incelemesinde; Yerel Mahkemece hükme esas alınan alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunun usulüne uygun ve denetime elverişli olduğu,  davacı kurumun özel hukuk tüzel kişisi olduğu, zararın davacı işçileri tarafından giderilmediği, hasarın başka firmaya bedeli mukabilinde yaptırıldığı, bilirkişi tarafından hasar bedelinin gerçek zarar yöntemi dikkate alınarak hesaplandığı, davacının zararının dava tarihinden önce ödenmiş olduğu,davaya konu borç belirlenebilir olmadığından, somut olayda icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinafı yerinde değildir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yönelik istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE,2- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2023 tarih,  2020/643 Esas 2023/636  Karar sayılı kararının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 269,85 TL'nin mahsubuyla bakiye 157,75‬ TL harcın davacıdan tahsiliyle  Hazineye gelir kaydedilmesine,  4- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,7- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6032381bb18089c1","SID":"c45a1780e43337ce"}}