{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/346 - 2024/451<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ  \t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t    E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t          <br>ESAS NO\t: 2020/346 <br>KARAR NO\t: 2024/451<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 18.04.2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2018/180 E., 2019/293 K.<br>DAVACI\t\t\t: <br>VEKİLİ\t\t\t: <br>DAVALI\t\t\t:<br><br>\tTaraf vekilleri tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>\tDavacı vekili, ... A.Ş. tarafından ihale edilen ... özel güvenlik hizmet alım işinin müvekkili uhdesinde kaldığını ve hizmet alım sözleşmesinin 15.12.2015 tarihinde imzalandığını, müvekkilinin hizmet alım işi kapsamında ...'na üye işçilerin toplu iş sözleşmesi görüşmelerini yürütmesi ve sonuçlandırması için 04.07.2016 tarihli yetki belgesi ile ...'nı yetkilendirdiğini, ancak yapılan görüşmelerin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, bunun üzerine yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını, uyuşmazlığın çözümü için Yüksek Hakem Kurulu'na başvurulduğunu, Yüksek Hakem Kurulu'nun 02.03.2017 tarih ve 2016/2241 E., 2017/543 K. sayılı kararı ile ...'na üye işçilerin 01.07.2016-31.12.2016 dönemine ait toplu iş sözleşmeleri görüşmelerini sonuçlandırdığını ve müvekkilinin hakem kurulu tarafından bağıtlanan sözleşmeye göre personelinin 191.026,55-TL tutarındaki fiyat farkını ödediğini, bu tutarı 22.05.2017 tarihli fatura ile davalıdan talep etmiş olmasına rağmen ödeme yapılmadığını beyan ederek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 191.026,55-TL fiyat farkı tutarının 22.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili, müvekkilinin Yüksek Hakem Kurulu tarafından sonuçlandırılan toplu iş sözleşmesinin tarafı bulunmadığını, bu nedenle sözleşmenin müvekkili şirket için bağlayıcı olmadığını, Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelik'in 4. maddesi uyarınca merkezi yönetim kapsamındaki kamu kuruluşlarının üyesi bulunduğu kamu işveren sendikalarından birisini yetkilendirmesi gerektiğini, müvekkili şirketçe böyle bir yetkilendirme yapılmadığını, mevzuatın ilgili hükümlerine uygun bir biçimde sonuçlandırılmayan toplu iş sözleşmeleri için<br>fiyat farkı ödenmeyeceğini, toplu iş sözleşmesinin süresinin ihale sözleşmesinin süresini geçemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince \"...11.01.2019 tarihli raporda; taraflar arasında 15/12/2015 tarihli özel güvenlik alım sözleşmesi düzenlendiği, yüklenicinin davacı, iş sahibinin ise davalı olduğu, bu sözleşme ile çalıştırılan işçiler yönünden toplu iş sözleşmesi yürütmek ve sonuçlandırmak üzere ... sendikasının yetkili kılındığı, Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığının 2016/2241 Esas, 2017/543 karar sayılı kararı ile toplu iş sözleşmesi uyarınca işçilere ödenecek bedellerin tespit edildiği, bu dosyaya müracaat edenin ... olduğu, diğer tarafın ise davacı olduğu, Hakem Kurulu Kararı Uyarınca belirlenen bedellerin tahsiline yönelik davacı tarafından düzenlenen 22/05/2017 tarihli fatura ile 2016 yılı Temmuz ila Aralık ayları arası için bedel tahakkuk ettirildiği ve davalıya üst yazı ile birlikte gönderildiği, davalı tarafından istemin reddedildiği, dosyaya sunulu dekontlardan davacının 52.000,00 TL ve 2.646,48 TL olarak prim borcu ödemesi yaptığının anlaşıldığı, 4735 sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Kanunu'nun 8/2. Maddesinde sözleşmelerde yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamayacağının düzenlendiği, toplu iş sözleşmesinin bu maddedeki fıkraya göre sonuçlandırılması halinde belirlenen ücret ve sosyal haklardan kaynaklanan bedel artışı kadar idarece fiyat farkı ödeneceğinin belirtildiği, davacının talebini Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmeliğin 4 ve 5. Maddelerine Dayandırdığı, 5. Maddede artış veren işçilerinin ücret ve sosyal haklarında toplu iş sözleşmesine bağlı olarak meydana gelecek artış sebebi ile her bir işçiye alt işveren tarafından yapılacak ilave ödeme neticesinde işçiliğe bağlı giderlerde oluşacak artışların, kamu kurum ve kuruluşlarınca fiyat farkı olarak alt iş verene ödeneceğinin düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 14.2 maddesinde de fiyat farkı ödenecek hallerin sayıldığı, bu maddede fiyat farkı ödenecek haller arasında TİS den kaynaklanan ücret farkları ayrıca belirtilmemiş ise de sözleşme imzalandığı sırada öngörülemeyen ücret artışı niteliği dikkate alındığında, TİS den kaynaklanan fiyat farkının ve fiyat farkından kaynaklanan SGK primlerinin davalı idarece ödenmesi gerektiğinin düşünüldüğü, her ne kadar davalı davacıya toplu iş sözleşmesi yürütmesine yönelik yetki vermediğini savunmuş olsa da yönetmeliğin 4 ve 5. Maddesi ile 4735 sayılı yasanın 8. Maddesi uyarınca davalının bu yetkiyi Hizmet Alım Sözleşmesi imzalamakla davacıya vermiş olduğunun anlaşıldığı, davacının SGK ya yapmış olduğu prim ödemelerine dair iki adet dekont dışında başka bir belge sunmadığı, SGK tahakkuk belgelerine göre yapılan hesap sonucu davacının talep edebileceğin prim ve işsizlik tutarının 54.494,18 TL (dekontlara göre) olduğu, fazlaya dair istemle ilgili ise işçilere yapılan ödemelere dair belge sunulmadığından hesap yapılamadığı, fiyat farkının talep edilebilmesi için yukarıda açıklanan mevzuat ve sözleşmeye göre ücret farklarının ödenmiş olmasının gerektiği kanaati bildirilmiştir. <br>\tDavacı yana 28/02/2019 tarihli duruşmada verilen ara karar ile varsa dava konusu edilen miktarla ilgili yapılmış olan ödemelere dair belgelerin sunumu hususunda kesin süre verildiği, bu sürede herhangi bir belge ibraz edilmediği görülmüştür. <br>\tTüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki Güvenlik Hizmeti Alım Sözleşmesi ile eki ihale evrakı, yasal düzenlemeler dikkate alındığında, davacının sonradan oluşan fiyat farkını davalıdan isteyebileceği ancak bu fiyat farkının istenebilmesi için, fiyat farkına esas olan miktarların öncelikle davacı tarafından ödenmiş olması gerektiği, ancak bu şekilde davalıdan talepte bulanabileceği kanaatiyle, davacının yapılan ödemeleri ispat eder iki adet dekont gereği isteyebileceği miktarın 54.494,18 TL olduğu, fazlaya dair istemle ilgili ödemeye dair delil sunulmadığı, anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine...\" karar verilmiştir.<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tToplu iş sözleşmelerinden kaynaklanan fiyat farklarının idarece işverene ödeneceği yönünde yasa ve yönetmelikte hükümlerin mevcut olduğunu, mevzuatın amir hükümlerine rağmen yerel mahkemenin fiyat farkı ödemelerini alt iş verenin işçilere  ödemesi karşılığında idareden talep edebileceği kararının yasaya aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tDavacının 191.026,55-TL bedelli faturanın tahsiline karar verilmesini talep ettiğini, karara esas alınan bilirkişi raporu ve yerel mahkeme kararında açıkça belirtildiği üzere, kabul anlamına gelmemekle birlikte, fatura konusu bedellerin talep edilebilmesi için işçilere ödeme yapılması gerektiğini, ancak davacının işçilere ödeme yapıldığına dair hiç bir belge sunmadığını, yerel mahkemenin taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak davacının talep sonucunda yer almayan bir tutarın davacıya ödenmesine karar verdiğini;<br>\tAyrıca mahkeme kararında kabul edilen 54.494,18-TL meblağa dayanak gösterilen 2 adet ödeme dekontunun neye ilişkin olduğunun dekont suretlerinden anlaşılmadığını, kaldı ki davacının söz konusu ödeme dekontlarına ilişkin bir alacak tahsili talep etmediğini, alacak talebini açıkça 22.05.2017 tarih ve 191.026,55-TL tutarlı fatura ile sınırlandırdığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Dava, taraflar arasında düzenlenen özel güvenlik hizmeti sözleşmesi nedeni ile fiyat farkı istemine ilişkindir. <br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>\t1-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/180 E., 2019/293 K. sayılı dava dosyasında verdiği 18.04.2019 tarihli kararına yönelik taraf vekillerinin İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE. <br>\t2-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 54,40-TL harcın düşümü ile kalan 373,20-TL harcın davacıdan; alınması gereken 3.722,50-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 930,62-TL harcın düşümü ile kalan 2.791,88-TL harcın da davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t3-Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak ilgili tarafa iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t13.03.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  14.03.2024<br>\t\t\t\t<br>        Başkan                      Üye                  Üye               Katip<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"953015dfd792dffb","SID":"8068354a29f7528f"}}