{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2021/996 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2024/148                                                          MİKTAR İTİBARİYLE RED)<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/04/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2017/18 E -  2021/298 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 28/02/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 15/03/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan 20.05.2014 tarihli 11.500,00-TL bedelli ve 24.05.2014 tarihli 4.895,10-TL bedelli, toplamı 16.395,10-TL olan 2 faturayla malzeme aldığını, karşılığında toplamı 18.252,00-TL olan 15.06.2014-15.02.2015 tarihleri arası, sıralı 9 adet senet verildiğini, senet verildiğine dair müvekkiline 2 adet makbuz verildiğini, faturalarla senetler arasındaki farkın vade farkı olarak alındığını, son senet dışında diğerlerinin ödendiğini, toplam ödemenin 18.06.2014-25.10.2016 tarihleri arasında 20.945,00-TL olduğunu, bu ödemelerin senetlerin iade edileceği vaadi ile yapıldığını, ancak senetlerin iade edilmeyerek takibe konu edildiğini belirterek müvekkilinin Ankara 8. İcra Dairesinin 2015/4941 esas sayılı dosyasında borçlu olmadığına, ödenen tutarların istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkinin iki faturayla sınırlı olmadığını, cari hareket raporundan bu durumun görüleceğini, müvekkiline fazladan ödeme yapılmadığını, davacı ödenen senetlerin takibe konulduğunu iddia etse de, ödemelerin takip tarihinden sonra yapıldığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece; taraflar arasındaki ticari ilişki, ticari defter ve kayıtlar, yapılan ödemeler ve tüm alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki nedeniyle davacı tarafından davalıya 18.252,00-TL bedelli 9 adet senet verildiği, davacının bir kısım senetlerin vadesinde ödenmemesi nedeniyle icra takibine başladığı, ödeme iddiasında bulunan davacının davalı yanca başlatılan bu takip nedeniyle borçlu olup olmadığının tespiti istemiyle eldeki davanın açıldığı,  bilirkişilerce tespit edildiği üzere davalının davacı adına toplamı 33.656,98-TL olan 5 adet fatura tanzim ettiği, buna karşılık davacının davalı adına toplamı 10.405,30-TL tutarında iade faturası tanzim ettiği, davacının nakden iki defa toplamda 5.000,00-TL ödeme bulunduğu, toplamı 18.252,00-TL olan 9 adet senedin düzenlendiği belirtilerek sonuç olarak taraflar arasında tüm ödeme ve senet bedellerinin düşülmesi sonrası cari hesabın sıfırlandığının gözüktüğünün belirtildiği, dava konusu takip dışında kalan 20/05/2014 tanzim, 15/06/2014 vade tarihli 1.500,00-TL tutarlı, 20/05/2014 tanzim, 15/07/2014 vade tarihli 1.500,00-TL tutarlı, 20/05/2014 tanzim, 15/08/2014 vade tarihli 1.500,00-TL tutarlı senetler nedeniyle davacı tarafça ödeme yapıldığının tespit edildiği, yine takibe konu edilmeyen 20/05/2014 tanzim, 15/09/2014 vade tarihli 1.500,00-TL tutarlı, 20/05/2014 tanzim, 15/10/2014 vade tarihli 2.500,00-TL tutarlı senetler nedeniyle davacının nakden ve elden ödeme iddiasında bulunduğu, ancak bu elden ödeme iddiasına delillendiremediği ve davalı tarafça kabul edilmediği  davacının ödemelerinin davalı banka hesap numarası gözetilerek yerine getirildiği,  böylece son alınan yargısal denetime elverişli ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının senetler karşılığı ve banka kanalıyla takip öncesi yapmış olduğu toplam ödeme tutarının 10.130,00-TL, icra takibine konu senet bedellerinin ise 8.500,00-TL olduğu, davacının bu nedenle fazladan 1.630,00-TL ödeme yaptığı, ancak bunlardan 6 adet senet için ödenen protesto masrafı düşüldüğünde davacının takip konusu senetler dışındaki senetler için fazladan 1.029,74-TL ödeme yaptığı, davacının takip tarihinden sonra  ve icra müdürlüğüne beyanı gereken yapılan harici ödemeleri var ise bunların icranın infazı aşamasında gözetileceği, bu suretle takip tarihi itibarıyla davalının davacıdan Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2015/4941 takip sayılı dosyası nedeniyle 8.722,26-TL asıl alacak, 111,25-TL işlemiş faiz ve 26,17-TL komisyon bedeli nedeniyle toplam 8.859,68-TL borcu olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile davacının başlatılan takip nedeniyle davalıya 1.121,82-TL borçlu bulunmadığının tespiti ile fazlaya ilişkin istemin reddine ve İİK uyarınca  şartları oluşmadığından tarafların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ <br>I-) Davacı vekili ; gerekçeli karara mesnet tutulan bilirkişi raporu ile kararın birbiri ile uyumsuz olduğunu, bilirkişi raporunda davacının davalıya 1.121,82-TL borçlu bulunduğu tespit edilmesine rağmen, mahkeme kararında müvekkilim davacının davalıya 1.121,82-TL borçlu bulunmadığına karar verilmesinin hatalı olup davalı tarafın dosyaya delil olarak sunduğu cari hareket raporunda toplam bakiyenin \"0\"(sıfır) olarak tespit edildiğini, delil olarak konulan belgede görüleceği üzere müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>II-)Davalı vekili; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişinin mahsuplaşma işini kendi yorumuna dayalı olarak  yaptığını, cari hesap ekstresinde ve müvekkili kayıtlarında böyle bir fazla ödemenin bulunmadığını,  dava konusu edilen senetlerin takip tarihi itibariyle ödendiğini bildirereK ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık;  davalı tarafından davacı aleyhine yapılan icra takibine dayanak olan senetler nedeniyle davacının davalıya borçlu bulunup bulunmadığı, davacının ödeme iddiasının yerinde olup olmadığı, davacı davalıya borçlu ise borçlu olduğu miktarın tespiti hususuna ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>I-Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacının davaya konu senetlere yönelik elden yaptığını iddia ettiği ödemeleri usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığının anlaşılmış bulunmasına göre davacı  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca  esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>II-) Davalının istinaf itirazlarının incelenmesine gelince:<br>İlk derece mahkemesi tarafından 15/04/2021  tarihli karar ile,  davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda  bulunulmuştur.<br>       HMK'nın \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 2.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı \"Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\"un 41.maddesi ile de, maddede yer alan \"binbeşyüz\" ibaresi, \"üçbin\" şeklinde değiştirilmiş, her takvim  yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Buna göre 2021 yılı için Maliye Bakanlığınca  istinaf  kesinlik sınırı 5.880,00 TL olarak belirlenmiştir.<br>İlk derece mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.(HMK 341/1) Karar tarihi itibariyle, miktar ve değeri 5.880,00  TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.(HMK 341/2) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda 5.880,00 TL'lik kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.(HMK 341/3) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü 5.880,00TL'yi geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.(HMK 341/4) <br>Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; istinaf  kanun yoluna başvuran davalı aleyhine kabul edilen tutar  olup 1.121,82TL olup,  alacak miktarı olarak kesin olan bu karara karşı  davalı istinaf  yasa yoluna başvuramaz.<br>HMK 346.maddesi gereğince, kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması halinde, kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.<br>       Bu durumda; HMK'nin 341/2.maddesinde açıklanan 5.880,00TL'yi aşmayan kararın istinaf başvuru sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, HMK'nin 352.maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalının istinaf isteminin miktar yönünden reddine karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2.maddesi gereğince başvurunun MİKTAR İTİBARİYLE REDDİNE,  <br>3-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30TL harcın istinaf eden  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\tb)Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>4-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>7-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 28/02/2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan...<br>   e-imzalıdır<br>Üye...<br>  e-imzalıdır <br>Üye...<br>  e-imzalıdır <br>Katip...<br>   e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e1e126ed25a7d753","SID":"516e438a010390eb"}}