{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       \t: 2022/171 <br>KARAR NO\t: 2024/424<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                     K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...       ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP \t\t: ...\t     ... <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK \t\t\t  MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 18/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/247 E.  -  2021/367 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka 2020-M-2493 Sayılı YİDK Kararı İptali ve Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/10/2021 tarih ve 2020/247 E. - 2021/367 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, ...’in 40 yılı aşkın süredir bilgisayar ve elektronik aletler sektöründe faaliyet gösterdiği; 2019/19192 sayılı \"....com\" ibareli 09, 38 ve 41.sınıfta yer alan bir kısım emtia ve hizmetler için yapılan davaya konu marka tescil başvurusunun, davacının 2018/62749, 2018/69509, 2018/54629, 2018/40776, 2017/79675, 2017/78051, 2017/113465, 2017/112876, 2015/98251, 2015/ 94471, 2015/ 92613, 2015/92588, 2015/19872, 2014/73500, 2014/106569, 2014/105530, 2014/20150, 2015/75913, 2019/09707, 2018/57162, 2017/12133, 2015/96155, 2015/52026, 2014/69761, 2014/67022 sayılı tescilli markaları ile karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olduğunu, davacının... markalarının tamamının 9. sınıfta, 2015/19872, 2014/20150, 2019/09707, 2017/12133 ve 2015/ 52026 sayılı markalarının 38. sınıfta ve 2014/ 69761, 2018 57162 ve 2015 92588 sayılı markaların da 41. sınıfta tescilli olduğunu, \"...\" kelimesi \"...\" anlamına geldiğinden, taraf markalarının kavramsal benzerliğinde tereddüt olmadığını, \"...\" kelimesinin pek çok online platformda sıklıkla kullanılan bir ibare olması sebebiyle tüketici nezdinde bu sitede \"...\" markalı ürünlerin satışının yapıldığı, sitenin davacı firma ile bağlantılı olduğu ve seri marka algısını yarattığını, davacıya ait “...” ibareli markaların tanınmış olduğunu, marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu, davalının internet sitesinde \"...\" ürünlerinin yetkili satıcısı anlamına gelen “... ...” beyanını kullandığını, \"... ...\" gibi ürünlere ilişkin aksesuarların satışının da yapıldığını ve \"...\" markasının tanınmışlığından haksız menfaat sağlanmak istendiğini ileri sürerek,  2020-M-2493 sayılı YİDK Kararının iptali ile 2019/19192 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar  verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı ... vekili, başvuru markasının kelime markası olarak salt “...” ibaresini içermediğini, kendisine has logosuyla, dikkat çekici rengiyle, “...” ibaresiyle bütüncül etki yaratan “....com” ibaresiyle bir kombinasyon markası olduğunu,  davacının “...” ibareli markalarından şiddetli bir şekilde ayrıldığını, davalının internet sitesinde markanın dürüst kullanımı niteliğinde davacının ürün isimlerinin kullanıldığını,  davalının internet sitesinde “... ...” beyanının kullanıldığına ilişkin iddianın huzurdaki YİDK kararının iptali davasının konusu olmadığını, 2005 yılından günümüze değin kullanılan “...” markasının varlığı nedeniyle, davacı tarafın her halükarda sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının  \"<br>....com+şekil\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"...\" ve  \"  ...  \"  ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle  kavramsal  olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,  davacının tanınmış \"...\" ibareli markası nedeniyle  her iki taraf markasının \"...\" şeklinde değerlendirileceği, SMK 6/1 maddesindeki  iltibasın bulunduğu, davacının markasının tanınmışlığı nedeniyle  SMK 6/5 maddesine göre de nisbi ret sebebi oluştuğu sonucuna varıldığı, dava konusu  marka açısından  SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmasa da iltibas  ve tanınmışlık engeli ortadan kalkmadığından oluşan sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2020-M-2493 sayılı YİDK Kararının iptali ile 2019/19192 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava tarihi itibariyle müvekkili markasının tescilinin üzerinden 5 yıl geçmediğini, markanın uzun yıllardır kullanıldığını, müvekkilinin son kullanıcı olduğunu, bu hususun davacı ...firmasının bilgisi dahilinde olduğunu, uzun yıllardır dava konusu marka başvurusunun ticari olarak kullanılmasının ve davacı ...nin bu hususa sessiz kalmasının, “birlikte var olma” incelemesi yapılmasını gerektirdiğini, kullanılan www...com alan adlı internet sitesinin 2005 yılında oluşturulduğunu,  davacı ...nin \"....com\"un bir zamanlar distribütörü olduğu hususunun davacıdan sorulmadığını, markaların benzediği iddiasının doğru olmadığını, ayırt ediciliği yüksek, müvekkiline ait bu kompozisyon markasında bir an için “...” kelimesinin tek ayırt edici unsur olduğu kabulünde dahi, davacının “...” ibareli markası ile bu kelimenin karıştırmaya mahal vermeyeceğini, SMK md. 6/5’e göre hüküm kurulmasına rağmen, dosyada “markanın sulanması” ile ilgili hiçbir somut bilgi ve belge bulunmadığını, internet sitesinde yer alan davacı yana ait marka kullanımlarının dürüst kullanım mahiyetinde olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı... vekili  istinaf başvuru dilekçesinde,  başvuruya konu “... ...” ibareli markanın bir bütün olarak algı yarattığını, davalı markasının iki kelimeden ibaret bir isim tamlaması olup, ibareler arasında işitsel açıdan iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik bulunmadığını, itiraz konusu markaların tertip tarzına, markaların ihtiva ettiği farklı kelime ve şekil unsurlarına bakıldığında, görsel olarak birbirlerinden ayrışmalarını sağlayacak unsurları ve farklılıkları içerdiğini, bu açıdan, görsel olarak da markalar arasında benzerliğin mevcut olmadığını, davacı markalarında yer alan İngilizce “...” ibaresi, “...” anlamına geldiği için davalı markası ile arasında kavramsal bir benzerlik olduğu düşünülebilecekse de, markalar arasındaki görsel ve işitsel farklılıklar sebebiyle, markaların birbiriyle karıştırılmayacağını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, itirazın reddine dair YİDK karar iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\t İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  \"....com+şekil\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu markaları arasında, başvuru kapsamında bulunan 9. sınıfa konu mallar <br>ile 38 ve 41. sınıfa konu hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvuruda davacı ile özdeşleşen ... figürüne benzer şekil unsuruna ve davacının \"...\" asıl unsurlu markalarının  Türkçe karşılığı olan \"...\" ibaresine yer verilmesinin markalar arasında iltibasa neden olacağı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/1690-2023/1573 E/K, 2020/133-2020/4209 E/K, 2019/5274-2020/3172 E/K ve 2016/6599-2018/307 E/K sayılı ilamlarında da, \"...\" ibaresini ve ... şeklini içeren başvurunun, \"...\" ibareli başvurunun, \"...\" ibareli başvurunun ve \"...\" ibareli başvurunun davacının \"...\" asıl unsurlu ve ... şeklinden oluşan markaları ile benzer kabul edildiği,  diğer yandan davacı markalarının  tanınmış  oldukları, davacının... markası altında sadece 9.sınıfta değil, dava dilekçesi <br>içeriğindeki görsellere göre 38 ve 41. sınıflara konu hizmetler bakımından da <br>faaliyetlerini gösterdiği dikkate alındığında, “... ...” ibareli başvuru markasının <br>9, 38 ve 41. sınıflarda ... markasının kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı <br>tür ve benzer mal ve hizmetler bakımından tescili ve kullanımı halinde, işin doğası <br>gereği, potansiyel alıcıların, ... markalı mal ve hizmetleri hatırlayarak bağlantı/ilinti <br>kuracağı ve bu olumlu izlenim ve çağrışımla satın alma tercihlerinin değişmesi ve davacı <br>markasının imajının devriyle davalı markasının haksız menfaat sağlanması veya alıcıların <br>beklediği kaliteyi bulamaması halinde olumsuz düşünce ve algısını davacının... <br>markasına tahmil etmesi ya da davacının markasının ayırtedici <br>gücünün zayıflaması, sıradanlaşması, itibar ve ayırtedici niteliğine zarar verilmesi <br>sonuçlarının ortaya çıkma olasılığının, böylece SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin ve davalı ...  vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... ve  ... tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı  yatırılan 59,30'arTL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30'ar-TL'nin davalı ...'dan ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,\t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ... ve davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin  davalı ...  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 01/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/03/2024<br>\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10a0fdd6e7612285","SID":"6661d3ec9db247f1"}}