{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/34 - 2024/358<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       \t: 2022/34 <br>KARAR NO\t: 2024/358<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                             K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                      MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/12/2020<br>NUMARASI\t\t: 2020/42 E.  -  2020/358 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali-Markanın <br>                                                  Hükümsüzlüğü)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/12/2020 tarih ve 2020/42 Esas - 2020/358 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkiline ait “...” ibareli marka ile aynı hizmetleri kapsayan dava konusu “...” ibareli markanın alıcı kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkili şirketin 2001 yılında kurulduğunu, 69 ilde 175 mağaza sayısı itibarıyla “organize ... ticaret” sektöründe Türkiye’nin en güçlüleri arasında yer aldığı “... ...” ticaret ünvanı altında \"...\" markasının fiziken ve fiilen kullanıldığını, müvekkili markasının herkesin malumu tanınmış bir marka haline geldiğini, davalının, müvekkili markalarının tanınmışlığını bildiği halde marka tescil başvurusunda bulunmasının kötüniyetli hareket ettiğini gösterdiğini ileri sürerek, 27.11.2019 tarih 2019-M-10218 sayılı YİDK Kararının iptali ile tescili halinde 2018/114666 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep  ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, taraf markalarında sadece \"...\" ibaresinin ortak olarak yeraldığını, markalarda kullanılan şekil unsuru ile diğer ibarelerin anılan markaları birbirinden yeterince uzaklaştırdığını, davaya konu markada  baskın bir şekil unsurunun da olduğunu, davacı markasının farklı şekil unsuru içerdiğini, taraf markaları benzer olmadığı ve ortalama tüketicilerce karıştırılamayacağı için mal ve hizmet benzerliği incelemesine gerek bulunmadığını, taraf markaları benzer olmadığı için tanınmışlık koşullarının oluşmadığını ve marka başvurusunun yasada öngörülen amaç ve işlevlerine aykırı amaçla yapıldığı yönünde yeterli kanaate ulaşılmadığından kötüniyetin ispatlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı   ..., davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu 2018/114666 sayılı markanın koruma kapsamı altında bulunan \"35. Sınıf: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri,  Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisi bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, ... satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)\" hizmetleri ile itiraza mesnet 2015/24697 sayılı markanın koruma kapsamı altında bulunan hizmetlerin aynı, aynı tür veya benzer hizmetler olmadıkları, farklı amaçlara yönelik oldukları, aralarında rekabet ya da birbirini ikame etme ilişkisinin bulunmadığı, farklı dağıtım kanallarına sahip oldukları, bu hizmetler haricinde kalan hizmetler ile davacıya ait itiraza mesnet marka kapsamındaki hizmetlerin ise aynı hizmet niteliğini taşıdıkları, “...” kelime unsurunun markanın esas unsuru ve her halükarda davalı markasında öne çıkan ve markayı temsil eden unsurlardan biri olduğu, dava konusu markanın uyuşmazlığa konu “35.SINIF:malların bir araya getirilerek ... veya perakende pazarlanması ve mağazacılık/marketçilik hizmetleri” bakımından “...” ibaresinin ticarette herkes tarafından kullanılan, vasıf  bildiren, ayırtediciliği olmayan tali/yardımcı unsur niteliği taşıdığı, markada yer verilen şekil unsurunun \"...\" kelimesinin marka kompozisyonundaki hakim konumunu bertaraf edecek derecede markaya ayırt edicilik katmayan tali bir unsur olduğu,  davaya konu markayı temsil eden asli, esas, baskın ve ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğu, davaya konu 2018/114666 sayılı “...+Şekil” ibareli başvurunun, birebir aynı hizmetleri kapsayan davacının 2015/24697 sayılı “... ...” ibareli markasıyla karıştırılabilecek düzeyde benzer olduğu, karşılaştırılan markalar kapsamındaki aynı hizmetler bakımından SMK m.6/1 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği, dava konusu marka kapsamında yer alıp yukarıda davacı markası ile benzer olmadığı tespit edilen hizmetler bakımından SMK m.6/5 hükmü koşullarının somut olayda oluşmadığı, davalı şahsın kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu  ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı, SMK m.6/6 hükmü koşullarının somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; \"Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri, Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisi mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, ... satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)\" hizmetleri haricinde kalan diğer hizmetler bakımından 2019-M-10218 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2018/114666 sayılı markanın \"Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri, Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisi mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, ... satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)\" hizmetleri haricinde kalan diğer hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu markanın tescilli olduğu 35. Sınıftaki tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve YİDK kararının iptaline karar verilmesi gerektiğini, taraf marka işaretlerinin benzerliği, müvekkili markalarının seri marka olma ve tanınmışlık düzeyine ulaşmışlık niteliği karşısında, farklı sınıflarda ve farklı mal ve hizmetlerde tescilli olsa dahi davalıya ait marka başvurusunun tüm emtialar yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesi gerektiğini, davalının tescil başvurusunu yaptığı marka başvurusu kapsamında kalan, her türlü gıda, temizlik ve kişisel bakım ürünleri için davacının markasını fiilen kullanmasına rağmen, yerel mahkemenin SMK'nın 6/6.maddesindeki şartların oluşmadığı tespitinin yanlış olduğunu,  tanınmışlık değerlendirmesinde malumun ispatına ihtiyaç duyulmasının hatalı olduğunu, davalının, Türkiye'de yüksek tanınmışlık düzeyine ulaşmış \"...\" unsurlu seri markaların müvekkili tarafından kullanıldığını bilmesi veya bilebilecek durumda olmasına rağmen müvekkili markası ile karıştırılma/ilişkilendirme ihtimalinin çok yüksek olduğu bir işaret tercih etmesinin, davalının müvekkili firmanın itibarından haksız yarar sağlama gayesi ile kötüniyetli olarak hareket ettiğini gösterdiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilerek  YİDK'nin 27.11.2019 tarih 2019-M-10218  sayılı kararının iptaline, davalı şahsın 2018/114666 sayılı \"...+şekil\" ibareli tescil başvurusunun emtia listesindeki tüm ürünler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarında  sadece “...” ibaresinin ortak olarak yer aldığını ancak baskın şekil unsurları ile beraber, kullanılan diğer ibarelerin, anılan markaları birbirlerinden yeterince farklılaştırdığını, özellikle davacı markasının “... ...!” şeklinde slogan markadan oluştuğu göz önüne alındığında, slogan markaların ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, bu nedenle davalıya ait başvuru markasının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini,\"...\" ve \"...\" kelimelerinin anlam itibariyle ayrım gücü zayıf ibareler olup, özellikle ayırt edici ek/sözcük ve şekil unsurlarıyla birlikte kullanıldıklarında karıştırma ihtimalinin ortadan kalktığını, ortalama tüketicilerin anılan markaları karıştırmayacağını savunarak, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t:1-Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, SMK'nın 6/5 ve 6/6. maddesi koşullarının oluşmadığı, kötüniyetin ispatlanmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>2-Davalı Kurum vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; davalı ...'in 14.12.2018 tarihinde 2018/114666 sayılı \"...+Şekil\" ibareli markanın 35. Sınıf hizmetlerde tescili için başvuruda bulunduğu, başvurunun  27.12.2018 tarih ve 315 sayılı Resmi Marka Bülteninde yayımlandığı, davacı şirketin 26.02.2019 tarihinde  2015/24697 sayılı markayı mesnet göstererek 6769 sayılı SMK m.6/1, 6/5 ve 6/9 hükümleri kapsamında yayına itiraz dilekçesi sunduğu,  Markalar Dairesi Başkanlığı'nca itirazın reddine karar verildiği, davacı şirket tarafından 17.07.2019 tarihinde bu karara itirazda bulunulduğu, itirazı değerlendiren ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 2019-M-10218 sayılı  kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline  18.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde 18/02/2020 tarihinde eldeki davanın açıldığı, dava konusu markanın 26.02.2020  tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince taraf markaları arasında 35.sınıf \"Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri, Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisi mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, ... satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)\" hizmetleri haricinde kalan diğer hizmetler bakımından iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, davalı kurumun istinaf itirazları gözetildiğinde, uyuşmazlık taraf markaları arasında, SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.<br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. <br> Yapılan açıklamalar çerçevesinde tarafların marka işaretleri karşılaştırıldığında; dava konusu başvuru \"...+ŞEKİL\", itiraza mesnet marka ise \"... ...\" ibaresinden oluşmaktadır. Her ne kadar  ilk derece mahkemesince tarafların marka işaretleri benzer bulunmuş ise de, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre \"...+ŞEKİL\" ibareli başvuru ve \"... ...\" ibareli davacının itirazına mesnet marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında tek harften kaynaklanan baskın anlamsal, işitsel ve görsel farklılığın  yeterli ayırt ediciliği sağladığı, dava konusu başvurunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunun derhal ve ilk bakışta anlaşılabildiği ve bu hali ile taraf markaları arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. <br>Tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, emtia benzerliği bakımından ayrıca incelemesi yapılmasına gerek görülmemiştir.<br>     Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.<br>Somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, bir başka hususun daha tartışılması gereklidir. Zira, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talep birleştirilmiş ve davalı ... YİDK kararının iptali ile diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi birlikte talep edilmiştir. Mahkemece her iki talebin de kısmen kabulüne karar verildiği halde, yerel mahkeme kararı, davalı gerçek kişi tarafından istinaf edilmemiştir. Davalı kurumun istinaf başvurusu ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalı gerçek kişiyi ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansıması düşünülemez. Dolayısıyla Dairemizce, davanın reddi yönünden ulaşılan sonucun, yerel mahkemece verilen hükümsüzlük kararına yansıtılması mümkün olmamıştır.<br>Bu itibarla, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında çekişmeli tüm alt sınıflar yönünden iltibas şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 11/12/2020 gün ve 2020/42 Esas - 2020/358 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Davacının TPMK YİDK kararının iptali davasının REDDİNE,<br>4-Davacının hükümsüzlük davasının KISMEN KABULÜNE, <br>5-Dava konusu 2018/114666 sayılı markanın \"Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri, Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisi mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, ... satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)\" hizmetleri haricinde kalan diğer hizmetler bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,<br>6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile kalan 368,3‬0 TL bakiye karar ve ilam harcının davalı ...'den alınarak Hazineye irad kaydına,<br>7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve davacının istinaf başvurusu reddedildiğinden yerel mahkeme kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesaplanan 5.900,00 TL vekalet ücretinin  davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,<br>\t8-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden  yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,<br>\t9-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.800,00 TL bilirkişi ücreti, 196,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 1.996,00‬ TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/4'ü olan 499,00 TL'ye, 54,40 TL peşin harç, 54,40 TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 607,8‬0 TL'nin   davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t10-Davalı ... ile davalı ... tarafından ilk derece mahkemesinin yargılaması sırasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),<br>\t12-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğinden; alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t13-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t14-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak  davalı ... verilmesine,<br><br>\t15-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı ... iadesine,\t\t<br>\t16-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2024\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a4bd242689f85d9","SID":"67c67bd50d1d0569"}}