{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1307 - 2024/668<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t        T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1307<br>KARAR NO\t: 2024/668<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: .... Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACI\t: ...   \t  <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: 1- ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... \t<br>\tAv. ... <br>DAVALILAR\t:  2- ... <br>\t3- ...  \t  <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 14.03.2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 14.03.2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/02/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.12.2018 tarihinde ... ve ... plakalı araçlar arasında meydana gelen çift taraflı / araçlı trafik kazasında müvekkillerinin yaralandığını, müvekkillerinin kaza esnasında ... plakalı araç sürücüsü olduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç sigortacısının davalı ... Sigorta olduğunu, davalıya usulüne uygun başvuru yapıldığını, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, araç sürücüsü ve ruhsat sahibi diğer davalıların ise manevi tazminattan sorumlu olduğunu, arabuluculuk sürecinin işletildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle;  100,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı, 100,00 TL geçici iş gücü kaybı tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri ve 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ISLAH : Davacı vekili 22.12.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini bakıcı gideri alacağı yönünden 507,37 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini ise 122,78 TL'ye ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde Özetle; davacı tarafça müvekkillerine eksik ve yetersiz evrakla başvuru yapıldığını, dava şartı yerine getirilmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin gerektiğini, müvekkillerinin sorumluluğunun sigortalı kusuru oranında olduğunu ve kusur tespitinin ATK tarafından yapılması gerektiğini, davacının motosiklet ile kaza yapmış olması sebebiyle Müterafik Kusur indirimi yapılması gerektiğini, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik talebinin teminat dışı olduğunu, SGK tarafından yapılan ödeme bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın oluşumuna sürücü belgesiz sürücü davacının sebebiyet verdiğini, davacının kazadan belli bir süre geçtikten sonra şikayetçi olmasının iyiniyetli olmadığını gösterdiğini, sürücü belgesi ve kaskı bulunmayan davacının asli kusurlu olduğunu, davacının maluliyeti bulunmadığını, SGK tarafından davacıya ödeme yapıldığını, araç sahibi müvekkilleri ... ın kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının 100 TL değerli olarak açılan kalıcı maluliyetten kaynaklı maddi tazminat talebinin reddine, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderine dair maddi tazminat talebinin kabulü ile, geçici iş göremezlikten kaynaklı 122,78 TL ve bakıcı giderinden kaynaklı 507,37 TL olmak üzere toplam 630,15 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bu miktara davalı ... sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 14/10/2019 gönündün, diger davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 18/12/2018 gününden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmasına, manevi tazminat davasının \tkısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... dan kaza tarihi olan 18/12/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalılar ... ve ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; maluliyete ilişkin ATK raporunun kendi içerisinde çelişkili olduğunu, davacının kaza yaptığı tarihte 18 yaşından küçük olup ehliyetsiz olarak trafiğe çıkması nedeniyle kazaya bilerek ve isteyerek zemin hazırlamış olduğunu ve kazanın davacının kusuru nedeniyle meydana gelmiş olduğunu, motorlu taşıt kullanılırken kask takma zorunluluğu bulunmasına rağmen davacının kask takmamış olduğunu ve bu nedenle vücudunda meydana gelen zararları dahada arttırmış olduğunu, müvekkilinin kusur oranının %0 olması ve şartlarının oluşmaması nedeniyle aleyhine bakıcı giderlerine hükmedilmemesinin gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanmasının gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatı kabul etmediklerini beyan ederek kararın kaldırılması ile davanın reddini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, maddi ve manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Hükmü, davalılar ... ve ... vekili istinaf etmiştir.<br><br>Davalılar vekilinin hükmedilen maddi tazminat taleplerine yönelik yaptığı istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>HMK'nın 352. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabul edilebilmesi için miktar itibariyle kararın kesin nitelikte olmaması gerekir. 6100 sayılı HMK'nın 341/1 maddesinde öngörülen 1.500 TL kesinlik sınırının her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında arttırılacağı düzenlenmiş olup 01/01/2022 tarihinden itibaren kesinlik sınırı  8.000,00 TL'dir.  <br>Somut olayda; mahkemece davanın maddi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile toplamda 1.260,30 TL maddi tazminata hükmedilmiş olup, davalılar vekili istinaf dilekçesinde kabulüne karar verilen 1.260,30 TL'lik kısmı istinaf etmiştir. Davalar vekilinin istinaf ettiği miktarın, istinaf sınırı olan 8.000,00 TL'nin altında kaldığı dikkate alınarak ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu karar istinaf yoluna başvurulması mümkün olmayan kararlardan olduğu anlaşılmıştır. <br>HMK'nın 346. maddesi gereğince kesin olan karara karşı istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilebileceği gibi 352. madde gereğince Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf isteminin reddine karar verilebilir. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurma talebinin istinaf edilen karar miktar itibarı ile 1.260,30 TL olup davalılar yönünden kesin olduğundan, istinaf talebinin HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Davalılar vekilinin hükme esas alınan kusur oranı ve kusur raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Somut olayda, 18.12.2018 günü saat 14.45 sıralarında sürücü belgesiz sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile ... mahallesi ... sokağı takiben gelip ... sokak kavşağına giriş yaptığı esnddâ motosikletinin sağ yan kısımları ile seyir yönüne göre sağ tarafından ... sokağı takiben gelip kavşaktan geçiş yapmak isteyen ... yönetimindeki ... plakalı kamyonetin ön kısımlarının çarpması neticesi motosiklet sürücüsü ...'ın yaralanması ile sonuçlanan yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.<br>Meydana gelen kaza ile ilgili, Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben kusur raporu tanzim eden bilirkişi ... tarafından motosiklet sürücüsü ...'ın asli, kamyonet sürücüsü ...'n tali kusurlu olduğu yönünde rapor düzenlenmiş, dosyanın 16. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Adli Tıp Kurumuna kusur yönünden motosiklet sürücüsü ...'ın asli, kamyonet sürücüsü ...'n tali kusurlu olduğu yönünde rapor düzenlenmiştir.<br>Dosya içinde mevcut 19.11.2020 havale tarihli trafik bilirkişi raporuna göre; motosiklet sürücüsü davacı ...'ın %75 oranında, kamyonet sürücüsü davalı ...'n %25 oranında kusurlu olduğu yönünde rapor düzenlenmiştir.<br>Tüm dosya kapsamından mevcut verilere göre kazanın oluşumunda; ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın (2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/c-2) kontrolsüz kavşaklarda motorlu araç kullanıldığı sırada sol tarafta iken sağdan gelen araca ilk geçiş hakkını vermeyerek, kurallarını ihlal ettiği ve idaresinde bulunan motosiklet ile ... mahallesi ... sokağı takiben gelerek ... sokak kavşağı girişine geldiğinde, kavşak kurallarına uygun olarak hızını azaltması, (durması) ... sokak üzerinden gelen araç olup olmadığını dikkatlice kontrol ederek güvenli durumun oluştuğuna emin olduktan sonra kavşaktan geçişini yapması gerektiği, eğer gidiş yönünü göre sağ yandan gelen araç var ise kontrolsüz kavşak kuralları gereği ilk geçiş hakkını bu araçlara vermesi gerekirken sürücünün bu dikkat ve özeni göstermeyerek kavşağa kontrolstiz ve dikkatsizce giriş yaptığı sırada ... sokak üzerinden sağ tarafından gelen ... plakalı kamyonet ile çarpışmaları neticesi meydana gelen kazada %75 oranında kusurlu olduğu kanaati oluşmuştur. <br><br><br>Öte yandan  ... plakalı kamyonet sürücüsü davalı ... (2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/a maddesi) Aracın hızını kavşağa yaklaşırken azaltması gerektiği kuralına uymadığı, idare ertiği kamyonet ile seyrettiği ... sokak üzerinden ... sokak kavşağına girişte her ne kadar ... plakalı motosikletin geldiği yöne göre sağ taraftan gelen araç olması sebebi ile geçiş önceliğine sahip ise dc, meskun mahal içi dar ve etrafındaki yapılaşma nedeni ile görüşün kısıtlı olduğu kavşak sistemine doğrudan giriş yaptığı, kavşak başında duraklayıp diğer kollardan gelen taşıt trafiğini izleyip uygun zamanda yola devam etmesi gerekirken bu hususa uymadığı, kazayı önlemek için önceden tedbir almadığı, seyrettiği ... sokaktan ... sokak kavşağına doğrudan giriş yaparak karşı istikamete devam etmek istediği sırada sağ tarafında gelen araç olmasının kedisine kavşağa kontrolsüz giriş hakkı vermediği, zararlı sonucu önlemek için kavşak girişinde gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği, ancak dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu meydana gelen bu kazada %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalılar vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.<br>Somut olayda, 18.12.2108 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın  sürücüsü, diğer davalı ...'ın işleteni olduğu aracın,  davacının kullanmakta olduğu motorsiklete  çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının vücudunda kemik kırığına neden olacak biçimde yaralandığı, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ve işletenin % 25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların ölene yakınlıkları, davacıların ve ölenin yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine, karar verilmesi gerekmiştir. <br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Davalılar ... ve ... vekilinin maddi tazminat davası yönünden HMK'nın 346. maddesi gereğince kesin olan karara karşı istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilebileceği gibi 352. madde gereğince Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf isteminin reddine karar verilebilir. Bu nedenle davalılar vekilinin istinaf kanun yoluna başvurma talebinin istinaf edilen karar miktar itibarı ile 1.260,30 TL olup davalılar yönünden kesin olduğundan, istinaf talebinin HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiş, davalılar  ... ve ... vekilinin manevi tazminat davası yönünden ise İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin manevi tazminat talebi yönünden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece mahkemesince maddi tazminat davası yönünden verilen karar davalılar yönünden kesin olduğundan, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, İlk Derece mahkemesince manevi tazminat davası yönünden verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan, davalılar  ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 427,60 TL harcın davalılar tarafından peşin olarak yatırılan toplamda 97,1‬0 TL harçtan mahsubu ile bakiye 330,5‬0 TL harcın davalılar ... ve ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>3-Maddi tazminat davası yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin olması nedeniyle davalılardan istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, <br>4-Davalılar  tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 14.03.2024<br><br>    <br>      Başkan                 Üye                   Üye                    Katip  <br><br><br><br><br><br><br><br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0b8315dce90a957c","SID":"448ee2b68cdfc433"}}