{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                   T.C.<br>              SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2023/50 <br>KARAR NO\t\t: 2024/425<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08.11.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/262 Esas -  2022/633 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA <br>BAŞURAN DAVACI\t: ... -...  <br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>İSTİNAF YOLUNA <br>BAŞVURAN DAVALI\t: ULAŞIMPARK ULAŞTIRMA HİZMETLERİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVALI\t: KORU SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ<br>VEKİLİ\t: Av. ... -  ...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>BAŞVURU TARİHİ\t: 01.12.2022- 06.12.2022<br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ     : 10.01.2023<br>KARAR TARİHİ\t: 28.02.2024<br>YAZIM TARİHİ\t: 28.02.2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: <br>               Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'a ait olan ... plakalı aracın 22.12.2020 tarihinde sürücü ...'un idaresindeki davalı Ulaşımpark Ulaştırma Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketine ait olan ... plakalı resmi otobüs ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, davaya konu edilen kazada davacıya  ait  araba idaresinde bulunan ...'ün  tamamen kusursuz olduğunu, kaza tespit tutanağında ... plakalı Resmi Otobüs sürücüsü ..'un 2918 sayılı KTK'nun 157/A-10 kuralını ihlal ettiğini, diğer sürücünün ise kazada kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, davacıya  ait ...  plakalı 2015 model Fiat marka araçta oluşan hasarın bedelinin, davacının aracının kasko şirketi olan Aksigorta Anonim  Şirketi tarafından karşılandığını, ancak araçta bu kaza nedeni ile değer kaybı olduğunu, diğer araç sürücüsü <br>...'un kullanmış olduğu ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, ... poliçe numarası ile Koru Sigorta A.Ş tarafından yapılmış olduğunu, yerleşik  Yargıtay İçtihatları uyarınca trafik kazası nedeni ile araçta oluşan değer kaybı gerçek zarar kapsamında olup; kazaya sebebiyet veren aracın ZMSS tarafından bu zararın karşılanması gerektiğini, maddi hasarın giderilmesi için söz konusu davalı taraf olan sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak yapmış oldukları başvurunun reddedildiğini, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davacıya ait aracın servis aracı olduğunu, kaza tarih olan 22.12.2020 tarihinden 08.01.2021 tarihi de dahil olmak üzere araç hasarlı olduğundan dolayı çalışmadığını, araç sözleşmesi kapsamında aracın günlük ücretinin 700 TL+KDV olduğunu, bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araçta oluşan değer kaybının tespiti ile HMK 107.maddesine göre şimdilik 500,00TL'nin ve trafik kazası sebebiyle hasar gören aracın onarım süresince çalıştırılamaması sebebiyle oluşan kazanç kaybı bedeli olarak da şimdilik 500,00TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla şimdilik toplamda 1.000,00-TL 'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı Ulaşımpark Ulaştırma Hizmetleri Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı  şirket tarafından Koru Sigorta şirketine 27.01.2020 -27.01.2021 tarihleri aralığında ... poliçe Numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigorta ettirildiğini, 6704 sayılı kanun gereğince, 26.04.2016 tarihinden sonra açılan davalarda zarar görenin dava yoluna gitmeden evvel sigorta şirketine başvuruda bulunması gerektiğini, bu açıdan davacının sigorta şirketine başvuru yapması gerektiğini, davacının geçerli bir başvuru yapmadığını, öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, kazaya karışan sürücülerin kusur oranlarının tespit edilmesi konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, 02.02.2016 tarihli ve 29612 sayılı resmi gazetede yayınlanarak 01.05.2016 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'nın ilgili hükümleri uyarınca değer kaybı tazminatı tespit edilirken aracın yaşının, kilometresinin, piyasa değerinin ve onarılan parça sayısının baz alındığı formülün uygulanması, değer kaybı bedelinin araç rayiç değerinin %25'ini aşamayacağı göz önüne alınarak hüküm tesis edilmesi gerektiğini, davacıya  karşı açılmış bulunan işbu davanın dava şartı gerçekleşmemiş olması nedeniyle usulden reddini  talep etmiştir. <br>Davalı Koru Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; öncelikle müvekkili sigorta şirketine davacı tarafından başvuru yapılmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında da bir sözleşme olmadığını, olayın haksız fiile dayandığı dikkate alındığında davanın Asliye Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğini, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağının kesin delil olmadığını, davaya konu edilen trafik kazasında tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından, davanın davalı Ulaşım Park Ulaştırma Hizmetleri Ticaret AŞ yönünden kabülüne, davalı Koru Sigorta AŞ yönünden Kısmen Kabulune; 8.552,00-TL araç değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 22.12.2020 tarihinden itibaren (davalı Koru Sigorta Aş yönünden bakiye teminat limiti olarak kalan 6.433,31-TL ile sınırlı sorumlu olacak şekilde ve tahsilde tekerrür olmamak üzere temerrüt tarihi olan 05.04.2021 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5.601,50-TL kazanç kaybı tazminatının kaza tarihi olan 22.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Ulaşım Park Ulaştırma Hizmetleri Ticaret AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, davalı Koru Sigorta AŞ yönünden kazanç kaybı tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili ve davalı Ulaşım Park A.Ş.  vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar sonucu ... plakalı aracın dava konusu trafik kazası neticesinde rayiç değerinde 8.552,00TL azalma olduğu eksik ve hatalı olarak bulunmuş olduğunu, bu miktarı kabul etmediklerini, ikinci el araç alım satım serbest piyasası göz önünde bulundurulduğunda belirlenen miktarın çok düşük kaldığını, bu durumun davacının  zararını karşılamaya kafi gelmediğini, davacının  hasar gören aracın özellikleri, marka ve modeli, onarım bedeli ve değişen ve boyalı hale gelen parçalarının hangi parçalar olduğunu göz önünde bulundurunca mahkemece tespit olunan değer kaybı bedelinin çok düşük kaldığını, aracın bazı kısımlarında meydana gelen hasarlar diğer kısımlarda meydana gelen hasarlardan daha çok değer kaybına sebep olduğunu, bu hususun Yargıtay 17. HD'nin 2017/980 E.  2018/1219 K. sayılı ilamında açıkça belirtildiğini, mahkeme hükmüne esas alınan bilirkişi raporunda bir günlük değer kaybı 700TL + KDV olarak belirlenmiş olduğunu, bu miktar yapılan işin niteliği gereği çok düşük kaldığını, buna ek olarak aracın tamir süresinin 10 gün olarak belirlenmesinin  eksik olduğunu,  aracın hangi parçalarının nasıl bir tamirden geçtiği gözetilince tamir süresinin  çok kısa olduğunu, belirlenen tazminat miktarının çok düşük kaldığı ve bu sebeple davacının zararını karşılamaya yetmediğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı Ulaşım Park vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme, gerekçeli kararında değer kaybı ve kazanç kaybı tazminatı ödenmesine karar vermişse de kararı somut gerekçelere dayandırmadığını, öncelikle 6704 sayılı kanun gereğince, 26.04.2016 tarihinden sonra açılan davalarda zarar görenin dava yoluna gitmeden evvel sigorta şirketine başvuruda bulunması,   davacının sigorta şirketine başvuru yapması ve ödemenin yapılabilmesi için hesap bilgilerini sunmasının  gerekmekte olduğunu ancak davacının geçerli bir başvuru yapmadığını, ödeme bilgilerini sunmadığını, davanın usulden reddi  gerekirken kabulüne karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme, gerekçeli kararında 8,552 TL değer kaybı, 5601,5 TL kazanç kaybı tazminatı ödenmesine karar vermişse de kararı somut gerekçelere dayandırmadığını, hükmolunan tazminat tutarının  fahiş olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz edilmişse de itirazlarının   dikkate alınmadığını, araçtaki hasarın ne olduğu, aracın hangi bölgesinin tamir edildiği, kaza öncesinde araçta böyle bir hasarın olup olmadığı, haliyle kaza dışı hasarların tamir süresinde değişiklik yapıp yapmayacağı hususları değerlendirilmediğini, ilgili tarihte fiili olarak ticari maksatla işletilip işletilmeyeceğine ilişkin herhangi bir delil olmadığını, davacı, mahrum kaldığı bir kazanç olduğunu ispatlayamadığını, bilirkişi raporunda günlük kazanç kaybı 560.15 TL olarak belirlendiğini, bilirkişi yapmakla yükümlü olduğu araştırmaları yapmadan hukuki olmayan şekilde fiyat belirlediğini, bilirkişi değer kaybı tazminatını belirlerken hukuki kaidelere uymadan hareket ettiğini, KTK ve ekleri kapsamında değer kaybı hesaplaması yapmamış, herhangi bir kıstasa bağlı kalmaksızın hesaplama yaptığını, bilirkişi araç rayiç bedelini tespit etmek için kapsamlı bir araştırma yapmadan araç rayiç bedeli belirlediğini, ayrıca bilirkişi araç rayiç bedelini belirlerken kaza tarihini esas aldığını, kaza tarihinde aracın kilometresini esas almış olduğunu, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporu hem değer kaybı hesaplaması açısından hem de kazanç kaybı hesaplaması açısından son derece eksik ve temelsiz olmasına rağmen, tüm itirazlara karşı mahkeme tarafından hükme  esas alınarak hüküm tesis edilmiş olmasının  hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararda yasal faizin kaza tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği yer almışsa da mevzuat gereğince sigorta şirketine başvuru yapmamış olması nedeniyle, alacağın temerrüde düşmediğinin  açık olduğunu, faiz hesaplamasında kaza tarihinin esas alınmasının  mümkün olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir .<br>       Dava; trafik kazası nedeniyle değer kaybı ve kazanç kaybına ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Somut olayda; 22.12.2022 günü dava dışı sürücü ... 'un sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsü ile olay mahallinde U dönüşü yaparak Kullar Meydan istikametine dönmek istediği sırada aracın ön sol yan kısmıyla aynı istikametten gelerek seyrine düz devam etmek isteyen dava dışı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı minibüsün sağ ön kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı aracın maliki olan davacı kazaya sebebiyet veren aracın maliki davalı Ulaşımpark Ulaştırma Hizmetleri Tic Aş'i ve aracın ZMMS sigortacısı olan davalı Koru Sigorta AŞ'i olduğu anlaşılmaktadır.<br>2918 sayılı KTK'nın 97.maddesinde, 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile  yapılan değişiklik neticesinde, 97.maddenin eski metninde, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında ön görülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi, dava açabilme hakkı mevcut iken 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda madde hükmü \"Zarar görenin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 Sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir\" denilmiştir. <br>Yukarıda maddede yapılan değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ZMMS sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacaklardır. Öncelikle sigortacıya tazminatın ödenmesi için genel şartlarda belirtilen belgeler ile yazılı olarak başvuracaklar ve yazılı başvurudan itibaren 15 gün içinde kendilerine cevap verilmez ya da verilen cevap hak sahibinin talebini karşılamaz ise, hak sahibi tazminat için dava açabileceği gibi tahkime de başvurabileceklerdir. Bu hali ile trafik kazaları nedeniyle zarara uğrayanlar sigortaya davadan açmadan önce mutlaka sigortacıya yazılı başvuruda bulunmak zorundadırlar. Dava açabilmeleri için yazılı başvurudan itibaren 15 günlük sürenin dolmuş olması gerekmektedir. Bu sebeplerle davadan önce yazılı başvuruda bulunmak ve başvurudan itibaren 15 günlük sürenin geçmesi ZMMS sigortacısına tazminat davası açılmasının ön şartıdır. Bu husus anılan maddenin değişiklik gerekçesinde vurgulanmıştır.<br> 6100 sayılı HMK'nın 114.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeye göre \"Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır\".<br>HMK 115. maddenin 1.fıkrasında ise, \"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.\" denilmiş, 2.fıkrada ise, \"Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.\" düzenlemesi mevcut olup, 6407 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği düzenlenmiştir. <br>Somut uyuşmazlıkta, hasar dosyaları kapsamından meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının, dava açmadan önce davalı sigorta şirketine belgeler ile birlikte başvurduğu tüm dosya kapsamı ile sabit olduğundan, davalı vekilinin dava açılmadan önce sigorta şirketine başvurulmadığına ilişkin istinaf istemi yerinde değildir.<br>Değer kaybına ilişkin itirazın incelenmesinde:<br>Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.<br>Bu halde, değer kaybı hesabının yukarıda belirtilen Yargıtay uygulamasına göre   kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ve bu bedele hükmedilmesi gerektiği, somut olayda hazırlanan bilirkişinin raporun yukarıda sayılan ilke ve kurallara göre hazırlandığından bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı  anlaşılmakla, taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Kazanç kaybına ilişkin itirazın incelenmesinde; <br> 17/01/2022 tarihli bilirkişi raporu ile; ... plakalı Tofaş marka Ducato Minibüs 15 M3 16+1 Delux 2.3 130 E5 tipi 2015 model minibüs için hazırlanmış olan dosya içerisindeki Kocaeli Minibüsçüler ve Otobüsçüler Esnaf Odasına ait 09.11.2021 tarihli belgede özetle, “…2015 model 16+1 yolcu kapasiteli bir aracın günlük 90-95 km arası yaptığı takdirde kazancı günlük 560,15 TL olması gerekmektedir...” yazı cevabı ile dava konusu minibüs için söz konusu belgede belirtilen günlük kazanç miktarı bu şekilde belirlenmiş ve dosya kapsamındaki belgelerden araçtaki hasarın giderilmesi için gerekli azami sürenin 10 gün olarak alınabileceği düşünülerek toplam mahrum kalınan kazanç kaybı hesaplanmış olup, Dairemizin yerleşik kararlarına uygun olarak hazırlanmış olduğundan taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Kusur durumuna ilişkin itirazın incelenmesinde; 17/01/2022 tarihli bilirkişi raporu ile; dava dışı sürücü ... % 100 kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, kaza tespit tutanağında da sadece sürücü ...'a kural ihlali verildiğinden davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Faizin başlangıç tarihine ilişkin itirazın incelenmesinde; Haksız fiilden kaynaklanan zarar haksız fiilin gerçekleştiği tarih itibariyle muaccel hale geldiğinden hükmedilen tazminata kaza tarihinden itibaren faiz  işletilmesine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından  davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf istemi de yerinde görülmemiştir.<br>Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br><br>H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br><br>1-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.11.2022 tarih ve 2021/262 Esas, 2022/633 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince taraf  vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2 Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davacıdan alınması gereken  427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70  TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalıdan alınması gereken  966,82 TL harçtan peşin alınan 241,70   TL'nin mahsubu ile bakiye 725,12 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>5-Tarafların istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerlerinde bırakılmasına, kullanılmayan  istinaf avansının yatıranlara iadesine, <br>6-Karar tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.28.02.2024 <br><br><br>Başkan ...<br>  e imzalıdır <br>Üye  ...<br>  e imzalıdır <br>*Üye ...<br>  e imzalıdır <br>Katip ...<br>  e imzalıdır <br>   \t\t <br><br>                        *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br><br><br><br><br><br><br><br>       <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d9c1871f6b09a8e","SID":"62713d081fde8f04"}}