{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1299 <br>KARAR NO\t\t: 2024/409<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/05/2016 (Dava) - 19/01/2021 (Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2016/701 Esas - 2021/54 Karar <br>DAVA             \t: İtirazın İptali (Rücuen Tazminat İstemli)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 07/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/03/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2016/701 Esas - 2021/54 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS ile sigortalı olup, 17.09.2014 tarihinde ehliyetsiz sürücü tarafından sevki sırasında trafik kazasına karıştığını ve %100 kusurlu olarak ... ve ... plakalı araçlara çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, ... plakalı araç hasarı için 23.12.2014 tarihinde 11.428,22-TL, ... plakalı araç hasarı için 12.11.2014 tarihinde 8.228,00-TL olmak üzere toplam 19.656,22-TL poliçe kapsamında ödendiğini, ZMMS poliçesi genel şartları B.4-c maddesi gereğince trafik sigortalı aracın ehliyetsiz sürücü tarafından sevk edilmesi durumunda sigortacıya, sigortalısına rücu edebilme hakkı tanındığını, dava konusu trafik kazasında da sigortalı araç asıl sürücüsünün ehliyetsiz olduğunu, borçlu tarafa ihbar mektubu gönderilmişse de bir sonuç alınamadığını, bunun üzerine borçlu aleyhine İzmir 6. İcra Müdürlüğü’nün 2015/6493 numaralı dosyası ile icra takibine girişilmişse de, borçlu şirketin takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin toplam 20.320,16 TL üzerinden devamına, davalı borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında sigorta sözleşmesi olduğunu, davacı sigortacının, sürücünün ehliyetsiz olduğundan bahisle, müvekkili sigortalısına rücu etmek suretiyle huzurdaki davayı ikame ettiğini, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesi tüketici işlemi olduğundan davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğunu, müvekkilinin oto kiralama şirketi olduğunu, davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın kayıt maliki olduğunu, ancak işbu araç kaza tarihi olan 17.09.2014 tarihinden önce, aracın sürücüsü olan ... Ürünleri adına ... isimli şahsa kiralandığını, müvekkilinin uzun süreli kiralama nedeniyle işleten sıfatının bulunmadığı hususu nazara alındığında işbu davada kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafça kazada sürücünün ehliyetsiz olduğu iddia edilmiş ise de bu iddianın gerçek dışı olduğunu, çünkü sürücü ...’in davalı şirketten aracı kiralarken sürücü belgesi ibraz ettiğini ve kaza esnasında sürücünün ehliyetinin herhangi bir nedenle geri alınmış olmadığını, sürücü belgesi örneğinden de anlaşılacağı üzere E sınıfı ehliyete haiz olduğunun görüldüğünü, kaldı ki kazaya karışan sigortalı aracın sürücüsünün ehliyetsiz olması halinde dahi davacı sigorta şirketi müvekkili sigortalısına ancak ve ancak onun veya sürücünün kusuru oranında rücu edebileceğini, söz konusu kazada henüz kesin kusur durumlarının dahi tespit edilmediğini, talep edilen miktarın likit (muayyen, belirli) olmayıp gerçek zarar miktarının tespiti bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> Mahkemece, \".....Tanıkların kazanın oluşumuna ve taraflara ilişkin olarak beyanda bulunduğu, her ne kadar davalı taraf kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kiraya verilmiş olduğunu ve kaza tarafından kiracı nezdinde bulunduğunu savunmuş olsa da söz konusu aracın kiraya verildiğine ilişkin vergi dairesine bildirimde bulunmadığının vergi dairesinden gelen yazı cevabından anlaşılmakta olduğu, aynı zamanda davalı vekilinin 20.06.2016 havale tarihli dilekçesi ekinde yer alan oto kira sözleşmesinin 10.05.2014 başlangıç ve 10.05.2015 bitiş tarihli 1 yıl süreli olduğu dikkate alındığında Kara Yolları Trafik Kanunu anlamında işleten sıfatına davalının sahip olduğunun anlaşıldığı, alınan ve  denetime/hükme elverişli olduğu belirlenen 15.01.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre; 17.09.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsünün %100 oranında tam kusurlu olduğu, dolayısıyla bu aracın ZMMS'si olan davacının diğer araçlar olan ... ve ... plakalı araçların uğramış olduğu zararı giderdiği ve söz konusu sigortacının ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebileceği (bilirkişi raporu tarafından hesaplanan faiz tutarı daha fazla olmasına rağmen taleple bağlı kalınması gerektiği) anlaşılmakla; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, İzmir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2015/6493 sayılı dosyasının davalının vaki İTİRAZININ 19.656,22 TL asıl alacak ve 663,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.320,16 TL üzerinden İPTALİYLE TAKİBİN DEVAMINA, alacağın yargılamayı gerektirmesi ve likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine.... \" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İTİRAZLARI: <br>Davalı vekili tarafından, \"...Davacı yanın davasının kabulüne karar verilmesinin tek nedeninin bilirkişi raporunda kazaya karışan araç sürücüsünün kazada kusurlu bulunması olduğunu, ancak ZMMS'i bulunan sigortalı araç sürücülerinin karıştıkları trafik kazalarında 3. kişilerin uğradıkları zararların sigortalıya rücu edilebilmesi için Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının md. B.4'deki koşulların gerçekleşmesi gerektiğini, gerekli şartlar mevcut olmaksızın davanın kabulüne karar verildiğini, davacı yanın dava dilekçesinde kazaya karışan araç sürücüsünün aslında ehliyetsiz yabancı uyruklu bir kişi olduğunu iddia ederek işbu haksız davayı derdest ettiğini, ancak dosyada bulunan gerek bilirkişi raporu gerek kaza tespit tutanağı ve tanık anlatımları dikkate alındığında kazaya karışan araç sürücüsünün ... olduğu ve ehliyetinin olduğunun sabit olduğunu, kaza tespit tutanağındaki mevcut bilgilerin aksinin ispatının da yine aynı güçte yazılı belge ile mümkün olacağını, davacının iddiaları ve tanık anlatımlarının kaza tespit tutanağının aksinin ispatlanması hususunda yeterli olmayıp kaza tespit tutanağının aksinin ispat olunamadığını, davacı yanın ehliyetsiz araç kullanma iddiasının mahkeme tarafından değerlendirilmediğini ve işbu talebe bağlı olarak bir karar verilmediğini, işbu durumda taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak davacı yanın talebi ve iddiası dışında başkaca bir sebebe dayanılarak karar verildiğini, kusurlu olma hususunun ZMMS'de gerekli rücu şartları içerisinde yer almadığını, salt müvekkilinin kusurlu olduğu iddiasının davacının kaza sonucu 3. kişilerin uğradığı zararları müvekkiline rücu edeceği anlamını taşımadığını, sigortalı araç sürücüsünün işbu davada ne ehliyetsiz oluşu ne de alkollü oluşu gibi rücu şartlarını taşıyan şartların meydana gelmediğini, yerel mahkemenin işbu davayı adeta kasko rücu davası gibi algıladığını ve kusur oranında rücuya karar verdiğini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.    <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, kasko sigorta şirketinin ehliyetsizlik iddiası ile kendi sigortalısına rücuen tazmin amaçlı yaptığı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın  kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı sigorta şirketince, davadışı iki aracın hasar bedelinin tazmin edildiği, ardından kendi sigortalısı olan davalı şirkete yönelik olarak ehliyetsiz sürücü iddiası ile rücuen tazminat istemli icra takibi başlatıldığı, davanın dayanağının da bu olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişi heyet raporu alınarak, kazadaki tüm kusurun davalı şirket aracını kullanan sürücüde olduğu ve davacının yaptığı ödeme tutarlarının da hasar ile uyumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile itirazın iptaline, icra inkar tazminatının ise reddine karar verildiği görülmektedir. <br>Mahkeme kararının gerekçesi incelendiğinde; davanın dayanağı olan ehliyetsizlik nedenine dayalı rücu iddiasına dair hiçbir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakta olup, yetersiz gerekçe ile hüküm tesis edilemez. Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar davalı şirketin uzun süreli kira sözleşmesini ispatlayamadığı, her zaman taraflarca düzenlenebilecek nitelikteki araç kira sözleşmesinin ispata yeterli olmadığı ve vergi dairesine herhangi bir bildirimde bulunulmadığının belirlenmesine göre, mahkemenin, davalının işleten olduğuna ve kasko sigorta şirketinin kendi akidi olan davalıya rücu istemini/icra takibini yöneltmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına dair saptamasında bir yanlışlık yok ise de, mahkemece rücu şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda hiçbir değerlendirme yapılmadığı ve kararda bir gerekçe de bulunmamasından dolayı, davalı vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde görülmekle kararın eksik incelemeden dolayı kaldırılması gerekmiştir. Zira, davacı sigorta şirketinin rücu hakkı, davalı sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı ise de, öncelikle bir rücu nedeni bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği açıktır.<br>Mahkemece yapılması gereken iş; kaza tespit tutanağında davalı taraf araç sürücüsü olarak ... adı yazılı olmasına rağmen, kazaya karışan diğer araç sürücülerinin aracı Danimarkalı ehliyetsiz yabancı bir kişinin kullandığına dair beyanlarının açıklığa kavuşturulması, davacı tarafça dayanılan davadışı kasko sigorta şirketi olan .... Sigorta AŞ'nin sürücü değişikliğine dair evrakları ve davalı tarafın bu şirketten tazminat isteminden kendiliğinden feragat etmiş olduğu hususları da gözetilerek, ayrıca kazaya dair (içinde öğrencilerin bulunduğu okul servislerinin de kazaya karışmasına göre) emniyet ve savcılık evraklarının araştırılarak temini, yine davacı tarafça aşamalarda bahsedilen kamera kayıtlarının da dosyaya kazandırılması, rücu nedenlerine dair tüm araştırmalar yapılıp dosyaya kazandırıldıktan sonra kararda gerekçeli olarak tartışılarak bir sonuca varılmasından ibarettir.<br>Kabule göre de, takip toplam tutarı 20.320,16-TL olduğu halde, dava dilekçesinde dava değeri olarak yalnızca asıl alacak tutarı olan 19.656,22-TL'nin gösterilmesi ve mahkemece harcın tamamlatılması yerine eksik harç ile yargılamaya devam olunması da doğru olmamıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının ESASTAN KABULÜNE; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2016/701 Esas - 2021/54 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>3-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı tarafından yatırılan 350,00 TL istinaf karar harcının istek halinde davalı tarafa iadesine,<br>4-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"76351034ad492a8e","SID":"54e1ed8a67346af0"}}