{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/849 <br>KARAR NO\t: 2024/374<br>KARAR TARİHİ\t: 08/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/02/2021<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS-... KARAR<br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - [... ] UETS<br>DAVALI \t: ...  -T.C.... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - [... ] UETS<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 08/03/2024<br>YAZIM TARİHİ                    : 08/03/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2021 tarih, ... Esas, ... Karar  sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İDDİANIN ÖZETİ                                                                                                              : <br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin Oto yedek parça toptan ve perakende pazarlama işi ile iştigal etmekte olduğunu, müvekkili şirketin, icra takibine konu olan bono arkasında ciranta olarak görünen ... Otom. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne satmış olduğu mal karşılığında icra takibine konu olan bonoyu aldığını, bonoyu tahsil amaçlı olarak ... Bankası A.Ş. ...-... ... Şubesinde bulunan ... IBAN nolu hesabına teslim ettiği ve teslim alan ilgili banka bonoya ... kayıt numarası vererek banka kayıtlarına aldığını, 30.07.2018 vade tarihli bono ödeme tarihinde ödenmediği için protesto olduğunu bu hususun icra takibine konulan bono üzerinde bulunan \"...\" nolu protesto kayıt numarası ile de açıkça görüldüğünü, 30.07.2018 tarihinde ödenmeyen ve protesto olan bononun bedeli bono üzerinde keşideci-borçlu olarak görünen ... Lojistik Ltd. Şti. tarafından 02.08.2018 tarihinde müvekkili şirketin ... Bankası A.Ş. ...-... ... Şubesinde bulunan ... IBAN nolu hesabına protesto masrafı dahil olmak üzere 7.592,00.TL olarak senet banka kayıt numarası da belirtilmek suretiyle ödendiğini, bedeli ödenen icra takibine konu olan bononun müvekkili şirket tarafından bono borçlusu olan ... Lojistik Ltd. Şti.'ne teslim edildiğini, müvekkili şirket çalışanları tarafından iade edilirken bono üzeri yazılmak suretiyle tamamen iptal edilmediği gibi cirolarda iptal edilmediğini, takibe konu bono üzerinde belirtilen vade tarihinden yaklaşık 2 yıl gibi bir zaman sonra bedelsiz olan bono kötü niyetli alacaklı tarafından icra takibine konu yapıldığını, icra takibine konu olan bono içeriğine göre son ciranta olan ve icra dosyasında alacaklı olarak görünen davalının, müvekkili şirket tarafından tanınmayan, bu zamana kadar hiçbir ticari ilişkisi bulunmayan şahıs olduğunu,  müvekkili şirket ticari defterleri incelendiği zaman ciranta alacaklı-davalı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığının açıkça ortaya çıkacağını, gerek alacaklı/davalı ve gerekse icra takibine konu bono üzerinde keşideci-borçlu olarak görünün  ... Lojistik Ltd. Şti. yetkilileri hakkında Cumhuriyet Savcılığı'na bedelsiz senedi kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkili şirketin ileride telafisi imkansız mağduriyetine sebebiyet vermemek için müvekkili şirket tarafından icra tahdidi altında icra dosyasına ödeyeceği bedelin davalı- ... veya icra dosyasını muvazaalı olarak 3. şahıslara temlik etme ihtimaline karşı 3. şahısları da kapsar şekilde ödenmemesi ve icra takibinin dava sonucuna kadar durdurulması için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili ... usulüne uygun senet bedelinin tahsili maksadıyla ..... İcra Dairesinde ... sayılı dosya ile takibe koyduğunu, müvekkiline hiç bir ödeme yapılmadığını, senet bedelinin ödendiği iddiasının asılsız olduğunu, senedin başkasına ödenmiş olması borcu ortadan kaldırmadığından ve müvekkiline ödeme olmadığından senedin hukuka uygun olarak takibe konulduğunu şöyle ki senet üzerinde senedin ödendiğine dair herhangi bir şerh yahut ibare bulunmadığını, senet bedelinin tahsil edildiğine ilişkin bir ibare olmaksızın alacağına karşılık senedi teslim alan müvekkilinin yapılan bir ödeme varsa dahi bu ödemeden hiçbir şekilde haberi olmadığını, hukuka uygun olarak tanzim ve teslim edilen, üzerinde ödemeye ilişkin hiçbir ibare olmayan senedi teslim alan müvekkilinin alacağını tahsil maksadıyla başlattığı takibe yapılan itirazlar asılsızdır. Müvekkil alacağına karşılık aldığı senedin bedelinin ödenip ödenmediğini ancak senet üzerindeki bilgilerden anlayabileceğinden, senet üzerinde ödemeye ilişkin herhangi bir şerh de bulunmadığından müvekkili senet üzerinde hak sahibi konumunda olduğunu, senet üzerinde hiç bir tahrifat bulunmadığını, müvekkili alacağına karşılık teslim aldığı senedin bedelinin ödenip ödenmediğini ancak şerhle anlayabileceğinden şerh de bulunmadığından müvekkilinin senet üzerinde hak sahibi konumunda olduğunu, tüm bu açıklanan sebeplerle, borçluların hukuka aykırı itirazlarının reddine, ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, usulüne uygun olarak alacağına karşılık senedi teslim alan müvekkilinin alacağını tahsil maksadıyla başlattığı takibin devamına, borçlular aleyhine haksız itirazları nedeniyle %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                              :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2021 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; davaya konu senedin kıymetli evrak niteliğinde, kural olarak, bono bir ödeme aracı olup mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerektiği, sebepten bağımsız olarak soyut bir hukuki işlem şeklinde olan bonodan dolayı borç altına giren kişilerin bu senedin bedelsiz olduğu konusundaki iddiasında ispat külfetinin borçluya ait olduğu, diğer menfi tespit davalarından farklı olarak kıymetli evrak ilişkisinden kaynaklanan menfi tespit davalarında borç ikrar anlamı taşıyan bonodan dolayı alacaklının alacağını ispat etmesi zorunluluğu bulunmadığı, dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 687. maddesinde poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ilerinin başvuran hamile karşı ileri sürülemeyeceği, ancak poliçeye iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hamilin hareket etmiş olması durumunun bu düzenlemenin istisnasını oluşturduğu düzenlendiği, buradan hareketle kural olarak davacının dava sebebi olarak ileri sürdüğü senedin ödenerek bedelsiz kaldığı iddiasının şahsi bir def'i olup, ancak lehtara karşı ileri sürülebileceği, hamil durumunda bulunan davalıya karış ileri sürülemeyeceği değerlendirilmeli, eldeki davada davacı tarafça hamil olan davalının senedin bedelsiz kaldığını bildiği veya kötü niyetli olarak hareket ettiği iddia edildiğine göre bu bedelsizlik şahsi def'isinin davalı hamile karşı ileri sürülebilmesi için 6100 sayılı HMK'nun 190. maddesi gereğince davacı tarafça ispat edilme zorunluluğu bulunduğu, anılan bu hususlarda dosyaya herhangi bir ispat sunulamadığı gibi ayrıca yemin deliline de dayanılmadığı bu nedenle davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                            :<br>Davacı vekili istinaf talebi ile; ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin mezkûr dosyası ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına konu olan senetten dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti ile takibin müvekkili şirket yönünden iptali yönünde menfi tespit davası ikame edildiğini, yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, ikame edilen davanın reddine karar verildiğini, itiraz edilen karar dosya kapsamına ve mevcut delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi olup, davalı tarafın, takibe konu bono içeriğine göre müvekkili şirketten sonraki cironta olduğunu, bunun anlamı, mevcut bonoyu müvekkili şirketten ciro yoluyla almış demek olup davalının, yargılama esnasında da belirtiliği gibi müvekkili tarafından tanınmadığını, davalı ile müvekkili şirket arasında ne nakdi ne de mal alışverişini içerir ticari bir ilişki söz konusu olmadığını, bu beyanlarının ispatı açısından yargılama esnasında müvekkili şirketin ticari defterlerinin incelenmesi talep edilmiş ise de mahkeme tarafından bu delilin değerlendirilmediğini, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER                                                                                                                            :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE               :<br>Dava hukuki niteliği itibarıyla \"Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)\" talebine ilişkindir.<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkili şirketin hamili olduğu bonoyu tahsil amaçlı olarak dava dışı bankaya teslim ettiği bono hakkında banka tarafından protesto düzenlendikten sonra keşidecisi tarafından bono bedelinin müvekkilinin hesabına yatırıldığı, bunun üzerine müvekkili şirketin bonoyu keşidecisine teslim ettiği, bononun teslimi sırasında üzeri yazılmadığı gibi ciroların da iptal edilmemiş olduğu, bononun vade tarihinden yaklaşık 2 yıl sonra kötüniyetli davalı tarafından icra takibine konu edildiğinden bahisle müvekkili şirketin dava konusu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takibin müvekkili şirket yönünden iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı vekili tarafından, üzerinde ödemeye ilişkin ibare bulunmayan senedi teslim alan müvekkilinin senet üzerinde hak sahibi konumunda olduğu savunularak davanın reddi istenilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>....İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde, takip alacaklısı ... vekili tarafından takip borçluları ... Lojistik ... Ltd.Şti, ... Otomotiv ... Ltd.Şti, ... Otomotiv ... Ltd.Şti ve ... Taşımacılık ... Ltd.Şti. aleyhine     21.12.2017 tanzim ve 30.07.2018 vade tarihli ve 7.400,00 TL bedelli senede dayanılarak 7.400,00 TL asıl alacak, 2.20,16 TL işlemiş faiz ve 22,20 TL komisyon alacağından ibaret toplam 9.628,36 TL alacağın tahsili talebiyle açılmış kambiyo senetlerine özgü icra takibi olduğu anlaşılmıştır.<br>Anılan takibin dayanağını oluşturan bononun incelenmesinde, borçlu ... Lojistik ... Ltd.Şti tarafından lehtar ... Otomotiv ... Ltd. Şti. emrine 21.12.2017 düzenleme ve 30.07.2018 vade tarihli ve 7.400,00 TL bedelli olarak \"malen\" ihdas sebebiyle düzenlenmiş olduğu,  bononun arka yüzünde sırasıyla adıgeçen lehtar ile ... Otomotiv ... Ltd.Şti ve ... Taşımacılık ... Ltd.Şti.  ve takip alacaklısı ...'ye atfen yapılmış beyaz ciroların yer aldığı görülmüştür.<br>Yukarıdaki açıklamalara göre, davacı şirket bononun keşidecisi olmadığı gibi dosya kapsamında davacının bonoda lehtar sıfatıyla yer alan dava dışı şirkete ödeme yaptıklarına ilişkin herhangi bir iddiası da bulunmamaktadır. Bilakis, davacının iddiası, dava dışı keşideci şirketin hamil sıfatıyla kendisine ödeme yapıldıktan sonra keşideciye teslimi sırasında üzerindeki cirolar iptal edilmeyen ve ödeme kaydı yazılmayan bononun sonradan davalı tarafından kötüniyetle takibe konu edildiği iddiasına dayanmaktadır. Uyuşmazlık konusu bononun bedelinin keşideci tarafından, hamil olduğu dönemde davacı şirkete ödendiği dosya kapsamındaki banka dekontundan anlaşılmakta olup bu husus davacı tarafın da kabulündedir. Davacı şirket tarafından bononun keşideciye teslim edildiği iddia edilmiş ise de, bu konuda bono üzerinde bir kayıt yer almamaktadır;  ayrıca, bu hususta üçüncü kişileri ve bu kapsamda davalıyı bağlayıcı nitelikte başkaca delil de ibraz olunmamıştır. Bu durumda, 6102 sayılı TTK'nın 778/1-a maddesi uyarınca bonolar hakkında da uygulanması gerekli 687.maddesi gereğince, bonodan dolayı kendisine başvurulan davacı bonoyu düzenleyen ile kendi arasındaki ilişkilere dayanan dayanan def'ilerin başvuran davalı hamile karşı ileri sürülebilmesinin davalının bonoyu iktisap ederken bile bile davacı şirketin zararına hareket etmesine bağlı olduğu, davacı şirket tarafından davalının bononun iktisabında bile bile davacı şirketin zararına hareket ettiğine yönelik herhangi bir delil sunulmadığı,  davacı şirketçe yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmış, bu itibarla ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olması isabetli ise de bu sonuca davacı tarafından dava konusu bononun bedelinin dava dışı lehtara ödendiği halde senedin verilmeyerek davalıya ciro edildiği kabulünden hareketle ulaşılması yerinde değildir. Bu sebeple, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm tesisi ile değişik gerekçeyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince farklı gerekçeyle davanın reddine ilişkin karar, sonucu itibariyle doğru olsa da; gerekçesi doğru olmadığından 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davacının sadece gerekçe yönünden ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabülüne karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t\t\t\t\t                :<br>1-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin davanın esası yönünden ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun REDDİNE,<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davacı vekilinin sadece gerekçe yönünden ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun KABÜLÜNE, <br>3-6100 sayılı HMK.nun 353/1-b/2. maddesi uyarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2021 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>4-HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>5-Davanın REDDİNE<br>6-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 427,60.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 164,43.TL harcın mahsubu ile bakiye 263,17.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>7-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>8-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>9-6100 Sayılı HMK'nın 330 maddesi gereğince davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.080,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br><br>İstinaf incelemesi yönünden;<br>1-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan peşin alınan 59,30.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,<br>2-6100 sayılı HMK'nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 162,10.TL istinaf başvuru harcı, 18,80.TL tebligat gideri, 103,50.TL posta gideri olmak üzere toplam 284,40.TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>4-6100 sayılı HMK.333 maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince taraflara İADESİNE,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 08/03/2024 tarihinde karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>  ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br>  ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br>  ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"483f2cf3a1fde669","SID":"47a28e88289760c0"}}