{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                        T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t\t: 2021/1349<br>KARAR NO\t\t: 2024/419<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t  <br>ESAS NO \t\t: 2018/554<br>KARAR NO\t\t: 2021/437<br>DAVA TARİHİ\t\t: 01.10.2018<br>KARAR TARİHİ\t: 07.07.2021<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 14.03.2024<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 14.03.2024<br><br>Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.07.2021 tarih ve 2018/554 Esas, 2021/437 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 17.09.2021 tarih ve 2021/1185 Esas, 2021/1067 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen 01.10.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket ile imzaladığı \"İskele Montaj, De-Montaj Sözleşmesi\" kapsamında ... ve ... arasında yapılacak bir kısım boru, bağlantı ve inşaat işlerinde iskele, montaj, de-montaj işlerinin yapımını üstlendiğini, müvekkilinin üstlendiği işi eksiksiz ve ayıpsız olarak ifa ettiğini, yapılan işlemler ve alacak kalemlerini ayrıntılı olarak izah eden ayrıntılı fatura tanzim edilip davalıya tebliğ edildiğini, ancak davalı tarafın fatura bedelini ödemeyi faturanın denetlenebilir olmadığından bahisle reddettiğini, bunun üzerine Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2018/3695 E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve yersiz itirazı üzerine takibin durdurulduğunu bildirerek, sözü edilen icra takibine vaki itirazın asıl alacak (69.368,90 USD) yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı olan ve kendisine davanın ihbarı talebinde bulunulan ... San. Tic. Ltd. Şti.(bundan sonra ... olarak ifade edilecektir) arasında iskele kiralama ve uygulama sözleşmesi kurulduğunu, bu sözleşme uyarınca müvekkili tarafından talep edilen iskelelerin kurulumunun işbu davanın davacısı olan ... tarafından yapıldığını, eşdeyişle davacı şirketin ...'in taşeronu olup ...'in müvekkiline kiraladığı iskelelerin kurulum işini davacı şirketin yaptığını ve yaptığı işe ait kurulum bedelini ...'ten tahsil ettiğini, karşı tarafın sunduğu bir belgede imzası bulunan ...'ün esasen müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığını, sadece müvekkili şirketin çalışanı olduğunu, davacının sahadaki firmalara yine ...'in bünyesinde yaptığı işlerden sonra saha akreditasyonunu tamamlayıp sahada tek başına iş yapar hale geldiğinde müvekkiline kendi başına, doğrudan sadece 1 ay iş yaptığını, bu işin sonunda ise hakedişe esas ataşmanları ve evrakları müvekkili şirketin hakediş birimine sunmadığını, herhangi bir hakediş onayı olmadan tek bir fatura kestiğini ve bu faturaya ... bünyesinde verdiği hizmet bedellerini de dahil ettiğinden tebliğ ettiği faturalara müvekkili şirketçe itiraz edildiğini bildirerek, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının tahsilin savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesi 07.07.2021 tarih ve 2018/554 Esas, 2021/437 Karar sayılı kararında özetle;Davacının davalının yüklendiği ... sahası içindeki \"iskele montaj ve demontaj\" işlerinin bir kısmını yüklendiği, iskele talep formlarında davalının her bir parti iskele kurulumu ve sökümüne dair yazılı talepte bulunduğu, talep eden davalı adına ..., ...'ın davacı adına ...'ün isim ve imzasının yer aldığı; her bir talep formunda talep tarihi, işin başlama tarihi, işin bitim tarihi ve metrajın açık bir şekilde yazılı olduğu; ... antetli 12/04/2017 tarihli yazıda \"15/12/2016-10/04/2017 tarihleri arasında ... inşaatında ... ...Ltd. Şti., 9.800 metreküp iskele kurulum ve söküm işlerini başarıyla tamamlamıştır\" şeklinde davacı kaşe ve imzasını havi belgenin davalı şirketin temsil yetkisi bulunmayan koordinatör ... ... tarafından düzenlenip ve imzalanıp davacıya verildiği, <br>Dava dışı ... firması 15/02/2017 tarihinden önce taşeron sıfatıyla yapmış olduğu iskele kurulum ve söküm bedeli karşılığı davalı şirkete 4 adet fatura düzenlediği, düzenlenen fatura bedeli toplamının 455.605,52 TL olduğu, yine 15/02/2017 tarihi öncesinde davacı şirketin alt taşeron sıfatıyla dava dışı ... firmasına 2 adet fatura düzenlediği, düzenlenen fatura bedelleri toplamının 455.605,53 TL olduğu, bu bedelin tamamının ... firması tarafından davacı şirkete ödendiği, buna göre davacının 15/02/2017 tarihinden önce davaya konu yerde yapılan iskele kurulum ve söküm işlerini alt yüklenici sıfatıyla dava dışı ... firmasına karşı yüklendiği, ... firmasının da davalı ile olan taşeron ilişkisi sebebiyle davacının yapmış olduğu işlerin bedelini davalı şirkete fatura ettiği, <br>Ne var ki, dava konusu işlerin açıklanan bu işlerden farklı döneme ait olduğu, 15/02/2017 tarihinden 18/03/2017 tarihini kapsayan iş talep tarihi, işin bitim tarihi, işin metrajı, toplam metraj, işin niteliği, sözleşme bedeli dikkate alındığında işin toplam bedelinin 53.303,75 USD olduğu, bu tutara tekabül eden iskele kurulum ve söküm işinin davacı tarafından davalı lehine gerçekleştirildiği, taraflara ve dava dışı ihbar olunan şirkete ait ticari defter kayıt ve belgeler, 12/04/2017 tarihli belge, tarihsiz sözleşme fotokopisi, davalı şirket tarafından düzenlenen 30/07/2018 tarihli cevabi ihtarname içeriği, davacı tanıklarının anlatımları ve davalı tanıklarının kısmi anlatımları, olayın özellikleri ve şartlar dikkate alındığında taraflar arasında dava konusu işin (iskele kurulum ve söküm) yapılması konusunda ortak iradelerin bulunduğu ve bu yönde bir sözleşmenin kurulduğu ve bu şekilde kurulan sözleşme çerçevesinde sözü edilen işlerin yapıldığı kanaatine ulaşılmıştır. <br> TBK'nın 117. madde hükmü çerçevesinde, davacının takip tarihinden önce davalıya 18.07.2018 tarihinde ihtarname ve eki fatura gönderdiği ve davalıya 23.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 30.07.2018 tarihli cevabi ihtarname ile tek taraflı hazırlanan ve içeriği anlaşılamayan ve denetlenemeyen faturanın iade edileceğini bildirdiği, böylece davalının 23.07.2018 tarihi itibari ile temerrüde düştüğü, 12.04.2017 tarihli belge fotokopisinin temerrüt açısından yeterli olmadığı, döviz borçlarının ödenmesinde temerrüt halinde TL cinsi borçlanma için öngörülen avans faizi uygulanmasının 3095 sayılı Kanun çerçevesinde uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığı, bu bağlamda, davalının temerrüt tarihi 23.07.2018 tarihinden icra takip tarihi 28.08.2018 tariihne kadar asıl dava ve takip konusu asıl alacak için 274,95 USD (=53.303,75 USD 36 gün x 3095 sayılı K.m.4/a'da öngörülen döviz tevdiat faizi 5,23 /365x100) işlemiş faiz alacağının tahakkuk ettiği, davalı tanıklarının ifadeleri olayın özelliklerine, şartlarına, ticari defter kayıtlara ve dosya kapsamına uygun düşmediği için itibar edilmediği, bu açıklamalar ışığında, icra takip tarihi itibariyle iskele kurulum ve söküm işinden dolayı davacının davalıdan 53.303,75 USD asıl alacak ve 274,95 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.578,70 USD alacağının bulunduğu, fazlaya ilişkin istemin yersiz olduğu anlaşıldığından, tespit edilen alacağın likit oluşu ve reddedilen bölüm yönünden icra takibinin kötü niyetli yapıldığının ispatlanamadığı da dikkate alınarak:<br>Davanın kısmen kabulüne, davalının Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2018/3695 Esas sayılı dosyası ile yapılan takibin 53.578,70 USD'lik kısmına yönelik haksız itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacak tutarı 53.303,75 USD ye takip tarihinden itibaren devlet bankalarının bir yıl vadeli, bir Amerikan Dolarına uyguladıkları en yüksek mevduat faizi yürütülerek devamına,\tfazlaya ilişkin istemin reddine, İİK’nun 67/2 maddesi gereğince, % 20 icra-inkar tazminatı   65.113,96 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı vekili tarafından verilen 11.08.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... ve ... inşaat sahasında petrol borularının; imalatı, kurulum ve teslimine ilişkin işveren ile sözleşme akdettiğini, söz konusu imalata ilişkin olarak ise, boruların montajı ve işverene teslimine kadar sözleşmeye uygun şekilde boruların montaj sahasında stabil durabilmesi adına, öncelikle dava dışı ihbar olunan ... Tic. Ltd. Şti. (bundan sonra ... olarak anılacak) ile hem iskele parçalarının kiralanması hem de iskele kurulum - söküm  işleri için sözleşme akdettiğini, ( Sözleşme dosya içinde mevcuttur.) ... ise sözleşme konusu imalatların yapılmasına ilişkin davacı ... Tic. Ve San. Ltd. Şti. (... olarak anılacaktır.) ile alt-üst işverenlik ilişkisi kurduğunu, iskele imalatlarını ... eliyle yaptığını, müvekkilin ... ile kurulan sözleşmesel ilişkisinde fiilen sona gelindiğini, imalat sahası özerk bir alan olduğundan ve sahada akredite olabilmek sıkı kurallara tabi olduğundan, akreditasyon işlemlerini tamamlayan ..., kalan işler için müvekkil ile İskele Montaj, De-montaj Sözleşmesinin 15.02.2017 tarihli olarak doğrudan kurulduğunu, yani 15.02.2017 tarihine kadar ... ile, 15.02.2017 tarihinden itibaren 1 aylık süre için ise ... ile müvekkili, iskele montaj-demontaj sözleşmesi akdettiğini, davacının, bir ayın sonunda müvekkile, yapılan işlerin neticesi olarak tek taraflı ve herhangi bir hakkediş raporuna bağlı olmayan 69.368,90 USD miktarlı fatura düzenleyerek tebliğ ettiğini, müvekkili tarafından söz konusu faturanın Aliağa 1. Noterliği'nin 08482 Yevmiye numaralı ve 30 Temmuz 2018 tarihli ihtarname ekinde, fatura içeriğinin denetlemeye muhtaç olduğu ve faturanın tek taraflı, dayanaksız düzenlendiği gerekçeleri ile itiraz edilerek iade edildiğini, sonrasında davacı, faturayı Aliağa İcra Dairesi'nin 2018/3695 sayılı dosyaya konu ederek müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, haksız, hukuka ve sözleşmeye aykırı icra takibine konu borca taraflarınca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, itirazın iptali için yerel mahkemede dava ikame edildiğini ve neticesinde yerel mahkemenin, davacının icra takibine konu ettiği 69.369,90 USD'ın 53.303,75 USD'lık kısmını kabul ettiğini diğer kısım alacak talebini reddettiğini, Yapılan imalatın doğal sınırlarının çizildiği projeler ve diğer itirazları değerlendirilmeden ve toplam imalat alanının hesabı yapılmadan fatura konusu alacak miktarının haklı olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmayacağını, sözleşmede de yer verildiği üzere, taraflarca onaylanmış bir hakedişe konu edilmeyen her hangi bir imalatın fatura edilmesinin mümkün olmadığını, yerel mahkemenin sözleşme hükümlerini dikkate almadan, kanaat oluşturduğunu, raporlarına itiraz ettikleri bilirkişilerin görüşünün,  talep formları üzerinden faturanın haklı kabul edileceği yönünde olduğunu, fakat bahse konu belgelerin, adı üstünde talep formları olduğunu, İşin tamamlanıp tamamlanmadığının yahut ne miktarda iş yapıldığının taraf yetkililerinin onay ve mutabakatıyla ortaya konulmamasına rağmen, davacı firma tarafından kesin olarak yapıldığının kabul edilerek faturaya esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, Alacak hesabına esas alınması mümkün olmamasına karşın bilirkişilerce hesaplamaya esas alınan talep formlarında müvekkili tarafından demontaj ( söküm ) talep edilmemesine rağmen, bilirkişiler tarafından söküme ilişkin hesaplamaların da doğru kabul edilmesinin bir diğer çelişki ve hukuka açık aykırılık olduğunu, talep formu tek başına talep edilen işin yapıldığının delili olamazken bu formlarda yer dahi almayan bir işlemin delili nasıl olduğunun akılla, mantıkla ve herhangi bir yazılı kural ile izahının mümkün görünmediğini, Diğer yandan, anılan talep formları sahada çalışan ve konudan habersiz işçilere imzalatıldığını, oysa sözleşmede açıkça tarafların irtibatlı kişisinin yazılı olduğunu,  bu kişinin ... olarak kararlaştırıldığını, yahut ... ile yapılan hakediş tutanağında da görüleceği üzere Proje Müdürü ... tarafından imza edilmesi gerektiğini, Bu yetkili kişiler dışındaki isimlere imzalatılacak evrakların delil kabiliyetinin olmadığını, Talep formlarında yer alan isimler ve özellikle de ... ...'ün sözleşme konusu imalatlarda herhangi bir temsil ve yetki sahibi olmadığını, hatta ... ...'ün başka bir projede görevli ve yetkili olduğunu dolayısıyla dosyaya sunulu belgeler ile alacak hesabı yapılamayacağını en önemli ve hiç bir şekilde dikkate alınmayan itirazlarının ise, sözleşmede aksi belirtilmesine rağmen, işin uygulamasına ve yapısına da aykırı olan, geçici kule iskelelerinin kurulup sökme işlerinin doğrudan alacak hesabına dahil edilmesi olduğunu, Buna ilişkin olarak da taraflar arasında var olan sözleşmede iskelenin taşıma, forklift veya telehandler gibi araçlarla kurulumundan ... in sorumlu olduğu gün gibi ortada olmasına karşın,  davacının iskelelerin taşınması, yukarı kaldırılması, işçilerin iskeleri kurmak üzere havada kalmasına yarayan geçici kule kurup sökme işlerinin de imalat hesabına dahil edilmesi akıl almaz şekilde, bilirkişiler ve sonrasında da yerel mahkeme tarafından haklı görüldüğünü, davacının verdiği hizmet, dosyaya sundukları proje çerçevesinde iskele kurulum hizmeti olduğunu, bu iskelelerin birden fazla katlı veya yüksek olabildiğini, üst katlara ve yükseğe ulaşmak için kurulacak iskelenin ise forklift veya başka bir yükseltici yardımıyla kurularak maliyetin en aza indirilmesinin işe, işin yapımına ve esasen hayatın olağan akışına uygun olanı olduğunu, davacının, yüksek iskeleleri kurmak için kendi tercihine bağlı olarak kurup söktüğü ara (geçici) iskele bedellerini de müvekkilinden istemesinin kabul edilemeyeceğini,  Bahsedilen bu iskeleler, zaten yüksekteki iskelenin kurulması için doğası gereği işin maliyetine ve sözleşme bedeline ( sözleşmede de belirtildiği üzere) dahil olan kalemler olduğunu, metreküp hesabı yapılarak ilave bedellerin onayı bir hakediş de olmadan faturaya dahil edilmesinin sözleşmeye de, ticari teamüle de aykırı olduğunu, talep formlarında dahi, sökme hanesinin boş olduğu, bazı kayıtlarda ise üzerinde çizik olduğu, yani talep formlarında sökmenin hiçbir şekilde yer almadığı ortada iken bilirkişiler alacak hesabına esas aldıkları talep formlarında sökme işlemi talep edilmediğini görmeyerek ya da görmezden gelerek, davacı lehine sökme bedeli hesaplaması yaptıklarını ve kendi kanaatleriyle çeliştiklerini, aynı yanlış kanaat yerel mahkeme heyeti tarafından da tekrarlandığını, Davaya konu ... numaralı, 30/06/2018 tarih ve 69.368,90 USD bedelli faturanın, hakediş tutanağına bağlı olarak düzenlenmemiş olduğu ve davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı,  tespit edilmesine rağmen HMK 222. maddede yer verilen düzenlemeye aykırı hüküm kurulduğunu, müvekkili tarafından davalı adına yapılan ... ödemelerinden doğan, 5.791,01 TL'nin müvekkili adına alacak bakiyesi olduğu tespit edilmesine rağmen davacı lehine hükmedilen alacak miktarından bu bedelin mahsup edilmediğini, Davacının hesaplanabilir tek alacak iddiasının, ancak ve ancak kur (M2) olarak belirlenen, iskele kurulum hizmetine bağlı olduğunu, bu iddianın, davaya konu faturanın iadesi ihtarından beri ısrarla ve aynı şekilde  delilleriyle birlikte dosyaya ibraz ve ispat edilmesine rağmen diğer alacak taleplerinin sözleşmeye ve yapılan işe göre haksız, fahiş ve kötü niyetli olduğunun ortada olduğunu, usul, yasa ve yerleşk içtihatlara açıkça aykırı şekilde icra inkar tazminatı hükmedildiğini, Salt beyanlar ve talep formları üzerinden hareketle hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, Dava konusu spesifik bir alan olduğunu, Nitekim buna ilişkin bugüne kadar dosyaya sunulu; imalat sahasının maksimum sınırlarını belirten projelerin, sözleşme konusu işin nasıl yapıldığına ilişkin anlatımlar ve görsellerin, sözleşme kapsamında yapılacak imalatlara ilişkin usul, şekil ve şartların yeterince incelenmemesi, kök ve ek raporu hazırlayan bilirkişilerin, dava konusu uyuşmazlığı doğru analiz etme, hesaplama ve rapor haline getirme konusunda ne yazık ki yeterli olmadıklarını ortaya koymasına rağmen, yeni bir heyetten görüş alınmasına ilişkin taleplerinin reddedildiğini, <br>Bu konuda işin ehli ve uzman kişilerin ihtilafı ve sözleşmeleri incelemesinin elzem olduğunu, teknik bir konuda mesleki birikimi, bilgisi ve tecrübesini konuşturmak yerine  inceleme dahi yapmayan bilirkişinin alanında uzman olduğu hususunun da tartışmalı olduğunu,  bu nedenle de sözleşmeye, hukuka ve uygulamaya aykırılıklarla dolu kanaatler sonucu ortaya konulan bilirkişi raporlarının, bu raporu esas alarak ortaya konan nihai kararın usul ve yasaya açıkça aykırı ve hakkaniyetten uzak olduğunu belirterek <br>İskele, inşaat ve bu minvalde yapılan imalatlar konusunda uzman emekli Sayıştay denetçilerinden seçilecek bilirkişilerin, mahkemece bir inceleme ve duruşma günü tayin edilerek tarafların katılımı ile huzurda, dosya konusu ihtilaf hakkında dinlenmesine, bilirkişilerin huzurda dinlenerek ihtilafın çözümü taleplerinin kabul edilmemesi halinde ise yine yukarıda saydıkları özelliklere haiz emekli sayıştay denetçilerinden oluşan yeni bir heyete, dosyanın tevdiine ve yeni bir rapor aldırılmasına, nihai olarak yerel mahkemece verilen usul, yasa, sözleşme ve ticari teamüllere aykırı hükmün bozularak kaldırılmasına yahut yargılama nihayetinde yerel mahkemece verilen kararın düzeltilmesine ve itirazları ile kamu düzenine ilişkin hususlar çerçevesinde yeni karar kurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, eser sözleşmesi nedeniyle, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne  karar verilmiş olup, davalı tarafça yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İtirazın iptali davası İİK 67/1. maddesinde düzenlenmiş olup, İİK 42. maddesine uygun şekilde bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine dair  haciz yoluyla yapılan ilamsız icra takibine borçlunun 62. maddeye göre suresinde yaptığı itiraz üzerine duran takibin genel hükümler dairesinde alacağın varlığının ispat edilmesi suretiyle devamına olanak sağlamak amacıyla açılan davadır. <br> 6098 Sayılı TBK'nın 470. maddesi, \"Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.\"  düzenlemesini içermektedir. TMK'nın 6. ve HMK'nın 190. maddelerine göre kural olarak yapılan işlerin miktarını ve bedelini ispatlamak davacı yükleniciye, yapılan ödemeleri ispat etmek ise davalı iş sahibine aittir. <br>Eser sözleşmesinin tarafı olan yüklenici sözleşme gereğince bedel isteğinde bulunabilmesi için öncelikle yüklendiği edimi taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp, iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür.  (Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması, Muammer Öztürk , Zeki Gözütok, Ankara 2021, s.415)<br>Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 24/04/2017 tarih, 2016/1874E., 2017/1749K. sayılı ilamına göre; \"Sözleşme ilişkisi bulunduğu ispatlanmış ise yapılan veya yapılmayan işlerin ne olduğu, fazla yapılan iş olup olmadığı; konusu hukuki işlem niteliğinde olmadığından, bu nedenle senetle ispat kuralına tâbi bulunmadığından tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Kural olarak sözleşmenin ifa sürecinde gerçekleşen imalâtın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilir.\" (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 09/10/2015 tarih, 2015/948E.,  2017/1749K. sayılı ilamı da aynı yöndedir.)<br>Somut olayda; Taraflar arasında \"İskele Montaj , De- Montaj Sözleşmesi\" akdedilmiştir. Sözleşmeye göre proje başlama tarihi 15.02.2017, proje bitiş tarihi 15.05.2017 olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı vekili, sözleşme konusu işin eksiksiz şekilde yapıldığı, iş bedelinin ödenmediği iddiasıyla, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini istemekte, davalı vekili ise, ... Ltd. Şti.'nin taşeronu olan davacının, ...'in müvekkiline kiraladığı iskelelerin kurulum işini  yaptığını ve yaptığı işin bedelini ...'ten tahsil ettiğini, davacının, davalıya kendi başına, doğrudan sadece 1 ay iş yaptığını, bu işin sonunda  hakedişe esas belge sunmadığını, tek bir fatura kestiğini ve bu faturaya ... bünyesinde verdiği hizmet bedellerini de dahil ettiğinden faturaya ve icra takibine  itiraz edildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.<br>Dava  konusu iş,  iskele montajı ve de-montajına ilişkin olup, dava tarihi itibariyle  de-montaj(söküm) tamamlanmış olduğundan, işin yapıldığı yerde tespit yapılması mümkün olmamıştır. Dosyada mevcut birim fiyatların kararlaştırıldığı sözleşme, iskele talep formları, davalı şirketin kaşesini ve davalı şirket koordinatörü ...'ün imzasını taşıyan 12.04.2017 tarihli belge, mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporları nazarı dikkate alındığında, davacı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiği anlaşılmaktadır.<br>Davalı tarafça talep formlarında demontaj (söküm) talep edilmemesine rağmen , söküme ilişkin hesaplama yapılmasının doğru olmadığı yönünde istinaf itirazında bulunulmuş ise de, sözleşme konusu iş,  iskelenin hem montajı, hem de demontajını (sökümünü) kapsamakta olup, yukarıda da belirtildiği üzere kural olarak sözleşmenin ifa sürecinde gerçekleşen imalâtın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilir. Diğer yandan davalı tarafça istinaf dilekçesi ekinde sunulan imzasız projeler, yargılama sırasında davalı vekilince ibraz edilen 25.01.2019 havale tarihli delil dilekçesi ekinde de sunulmuş olup, istinaf dilekçesinde sarı işaretli yerlerin iskele kurulacak alanları gösterdiği belirtilirken, yargılama sırasında verilen delil dilekçesinde, tarafların sarı ile belirtilen alanlarda iskele kurulum ve sökümü işlemi yapmak üzere anlaştıkları belirtilmiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece söküm işine dair bedele de hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Davacının 15/02/2017 tarihinden önce davaya konu yerde yapılan iskele kurulum ve söküm işlerini alt yüklenici sıfatıyla dava dışı ... şirketine karşı yüklendiği, ...'in de davalı ile olan taşeron ilişkisi sebebiyle davacının yapmış olduğu işlerin bedelini davalı şirkete fatura ettiği, 15/02/2017 tarihinden önce yapılan  işlerin eldeki davanın konusu olmadığı, dolayısıyla davalı yanın ... şirketi döneminde yapılan işler ve ödemeler ile ilgili itirazlarının yerinde olmadığı, davaya dayanak sözleşmenin, ... ile yapılan sözleşmeden ayrı bir sözleşme olduğu anlaşılmıştır.<br>Mahkemece,  15/02/2017 tarihinden, 18/03/2017 tarihine kadar olan dönemi  kapsayan iş talep tarihi, işin bitim tarihi, işin metrajı, toplam metraj, işin niteliği, sözleşme bedeli dikkate alındığında işin toplam bedelinin 53.303,75 USD olduğuna ilişkin 21/10/2019 havale tarihli ek bilirkişi heyeti raporunun hükme esas  alınmasında ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde , davacı takip başlatmakta kötü niyetli olmadığından davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin reddedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.<br>İtirazın iptâli davalarında borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için İİK'nın 67/II. maddesi gereğince borçlunun itirazında haksız ve alacağın likit olması gerekir. <br>Davacı yüklenici tarafından talep ve dava konusu edilen  iş bedeli alacağının miktarı yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu ile belirlenmiş ve alacağın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu nedenle, davacı yüklenici yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Davalı vekilinin icra inkar tazminatına ilişkin istinaf itirazları isabetli görülmüştür.<br> Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, icra inkar tazminatı talebinin  reddine dair yeniden esas hakkında  karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ İLE, <br>2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.07.2021 tarih ve 2018/554 Esas, 2021/437 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,<br>4-Davalının Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2018/3695 Esas sayılı dosyası ile yapılan takibin 53.578,70 USD'lik kısmına yönelik  itirazının İPTALİNE,<br>5-Takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacak tutarı 53.303,75 USD'ye takip tarihinden itibaren devlet bankalarının bir yıl vadeli, bir Amerikan Dolarına uyguladıkları en yüksek mevduat faizi yürütülerek DEVAMINA,<br>6-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>7-Davacı yanın İcra inkar tazminatı isteminin REDDİNE,<br>8-Davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,<br>9-Kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 21.963,42 TL karar ve ilam harcından, 7.109,07 TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 2.195,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.658,84 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, (Mükerrer harç tahsilinin önlenmesi için ilk derece mahkemesi tarafından harç tahsil müzekkeresi yazılmış ise işlemsiz iadesinin istenmesine, harç tahsil edilmiş ise yatırana iadesine),<br>10-Davacı tarafından yatırılan 7.150,17 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>11-Davacı tarafından ilk derece yargılamasında yapılan 265,00 TL  tebliğ ve yazı giderleri, 1.154,00 TL talimat gideri ve 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.919,00 TL yargılama giderinden kabul (%77) oranına göre hesaplanan 3.017,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>12-Davalı tarafından ilk derece yargılamasında yapılan 116,00 TL tebliğ ve yazı gideri, 750,00 TL bilirkişi ücreti ve 120,00 TL tanık ücreti olmak üzere toplam 986,00 TL yargılama giderinden ret (%23) oranına göre hesaplanan 226,78 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>13-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, dairemizin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan  50.228,87 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>14-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla,  dairemizin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>15-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle harç alınmasına yer olmadığına, davalı tarafından yatırılan toplam 7.943,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde yatıran davalıya ilk derece mahkemesince geri verilmesine, <br>16-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile, 61,55  TL masraf toplamı 223,65 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,<br>17-HMK'nın 333/(1). maddesi uyarınca, davacı tarafından yatırılan artan gider avansının davacıya; artan delil-gider avansının davalıya geri verilmesine,<br>18-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nın 362/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 14.03.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e98021b753383cbe","SID":"58d3973770db01e7"}}