{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                        T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t<br>ESAS NO\t\t: 2021/1291<br>KARAR NO\t\t: 2024/412<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t  <br>ESAS NO \t\t: 2019/524<br>KARAR NO\t\t: 2021/613<br>DAVA TARİHİ\t\t: 20/11/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 01/07/2021<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 12.03.2024<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 13.03.2024<br><br>İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.07.2021 tarih ve 2019/524 Esas, 2021/613 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davacının davalıya ... ... ... Mahallesi ... Caddesi No:... adresindeki binanın ... + ..., ...,...,...,... katlarında eğitim faaliyeti için gerekli tamirat, tadilat, yapım işlerini yaptığını, bu çalışmalarına karşılık 19/07/2018 tarih 4176 seri nolu faturanın düzenlendiğini, fatura bedelinden 316.400,00 TL'nin ödenmediği için fatura tarihinden ödeme tarihine kadar tahakkuk eden 12.677,67 TL faizi ile birlikte 329.077,67 TL alacak üzerinden İzmir 25. İcra Müd'nün 2019/9465 sayılı dosyası ile icra takip işlemine başlandığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, davalının işlerin tam olarak yapılmadığı, işlerinin eksik olan bölümlerinin başkalarına yapıldığı, iddia edildiği kadar borcun bulunmadığı gerekçeleri ile borcun tamamına, faiz oranına ve ferilerine itiraz ettiğini, davalının itirazlarının iyi niyetli olmadığını, eksik olan bölümlerin neler olduğu ve bunların ne kadar harcama ile başkalarına yaptırıldığı yönünde davacıya herhangi bir açıklama, ihtar ve başvuru yapılmadığını, itiraz sonrasında arabulucuk başvurusu yapıldığını ancak uyuşma sağlanmadığını belirtmiş , davalının İzmir 25. İcra Müd'nün 2019/9465 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde davacının ticaret ünvanının ... şeklinde yazılması gerekirken, ... Ticaret Anonim Şirketi olarak yazıldığını, davacının dava şartı olan taraf ehliyetini tam olarak sağlayamadığını, dava dilekçesinde ayrıca davalının ticaret ünvanının da eksik yazıldığını, taraf ehliyeti konusunda davalı yönünden de usulü eksiklik bulunduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, esas yönünden taraflar arasında tamirat, tadilat ve yapım işlerine ilişkin sözleşme yapıldığını, taraflar arasındaki akdi ilişki gereği davalı ile davacı arasındaki fatura, hizmet ve bedel konusunun kötü niyetli bir şekilde yanlış yazıldığını, esas sözleşmede ve ticari yazışmalarda bedel konusunda farklı bir miktar belirlendiğini, faturaya ilişkin alacak miktarının esas sözleşmeye ve ticari yazışmalara uygun olmadığını, bu sebeple faturada yazılan bedelin değil sözleşmede yazılan bedelin esas alınması gerektiğini, faturanın davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğünün davacı tarafa ait olduğunu, bunun ispatı halinde TTK 23/2 maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade edildiğini kanıtlama yükümlülüğünün davalı tarafa ait olduğunu,  davacının dava dilekçesine eklediği faturayı davalıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ etmediğini, usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen fatura içeriğinin kabul edilmediğini, davacının haksız ve kötü niyetli bir şekilde, tadilat, tamirat ve bakım edimini gereği gibi yerine getirmediğini, bu sebeple işin davalı tarafından başkasına yaptırıldığını ve davalının zarara uğradığını, davalının davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını belirtmiş, öncelikle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 01.07.2021 tarih ve 2019/524 Esas, 2021/613 Karar sayılı kararı ile özetle;<br> ''...1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının İzmir 25.İcra Müd' nün 2019/9465  sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 316.400,00 TL  asıl alacak ile asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren işletilecek ve % 19,5 oranı aşılmayacak şekilde ticari avans faizi ile birlikte DEVAMINA, <br>Takibin devamına karar verilen  bölüm üzerinden hesaplanacak % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  <br>Fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE'' dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili tarafından verilen 09.08.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;<br>- Hükmün eksik inceleme ve hatalı takdirle kurulduğunu, bu nedenle İstinaf başvurusunda bulunduklarını, bilirkişinin raporuna ve itirazları üzerine verilen ek rapora ilişkin itirazlarında, mali yönden incelemeler talep ettiklerini, bu taleplerinin hiçbirinin dikkate alınmayarak raporların hükme esas alınarak kurulan hüküm eksik inceleme ve hatalı takdirle kurulduğunu,  bilirkişinin gerek ilk raporunda gerekse ek raporda tarafsızlığını yitirerek davacı gibi hareket ettiğini, yerel mahkemenin de hatalı takdirle ve eksik incelemeyle tesis edilen rapora hükmü dayanak oluşturmaması gerektiğini, (kabul anlamına gelmemek kaydıyla) imalatların 2018 yılında gerçekleştirilmiş ancak uygulanan tarifenin 2019 yılına ait olduğunu, bunun yanısıra malzeme ve işçilik bedellerinin ayrı ayrı gösterilmediğini, bu yönüyle de hükümdeki alacak miktarına itibar edilmemesi gerektiğini, neticede bilirkişilerin sunduğu kök rapora karşı itirazlarının hiçbirinin ek raporda incelenmediğini, mali yönden itirazlarına ek raporda hiçbir şekilde değinilmediğini, dava konusu imalat kalemleri bakımından belirlenen birim fiyatların hangi objektif kriterler/tarifeler doğrultusunda tespit edildiğine bir açıklık getirilmediğini, yapılan metraj tespitlerinin objektif ölçüm ve hesaplama kriterleri gösterilmediğini, imalat kalemleri tarafından isçilik ve malzeme bedellerinin ayrı ayrı gösterilmesine dair taleplerinin yerine getirilmediğini ve tüm bunların üzerine bilirkişi heyetinin kendisini adeta davacı yerine koyarak itirazlarına karsı bir savunma mekanizması gibi cevap verme tutumu geliştirmesi neticesinde bilirkişilerin hatalı ve eksik incelemelerine ek olarak tarafsızlığına gölge düşüren unsurların da eklenmesiyle gerek kök rapor gerekse ek raporun hükme esas alınmasının imkansız hale geldiğini, ancak yerel mahkemenin bu kadar eksik ve hatayı barındıran raporları hükmüne esas aldığını, yerel mahkeme hükmü tesis ederken tanık beyanlarını hiç dikkate almadığını,<br>Belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.<br>Taraflar arasında ... ... ... Mahallesi ... Caddesi No:... adresindeki binanın ... + ..., ...,...,...,... katlarında eğitim faaliyeti için gerekli tamirat, tadilat, yapım işleri yapılması konusunda sözlü eser sözleşmesi yapıldığı; davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu  hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.<br>Davacı yüklenici, eser sözleşmesi kapsamında yüklendiği işleri yaptığını ve 19/07/2018 tarih 4176 seri nolu faturayı düzenlendiğini, davalı iş sahibinin fatura bedelinden 316.400,00 TL'yi ödemediğini iddia ederek icra takibi başlattığı, davalı iş sahibinin itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesi tarafından mahallinde keşif yapıldığı, davalı tanığının keşif mahallinde dinlendiği, yapılacak imalat kalemleri ve proje üzerinden bilirkişi heyeti tarafından davacı yüklenici tarafından yapılan imalatların tespit edildiği, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin sözlü yapılması ve bedeli konusunda anlaşma bulunmaması nedeniyle TBK.'nın 481. maddesine göre işin bedelinin mahalli piyasa rayicine göre değerlendirildiği; tarafların ticari defter ve kayıtlarının lehlerine delil olma özelliği taşıdığı, takibe konu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde bu faturanın herhangi bir yazılı belge sunulmaksızın kaydi olarak ödenmiş olarak kapatıldığı ancak dayanak belgelerinin dosyaya sunulmadığı, ödemenin usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı ve davalının yemin deliline de dayanmadığından davalı defterlerinde yapılan tek taraflı kayıt nedeniyle davacıya borcun ödendiğinin kabul edilemeyeceği, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarının ek raporda gerekçeli olarak değerlendirildiği, kök raporun ve ek raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, bu kapsamda davacı yüklenici tarafından yapılan toplam imalat bedelinden davalı iş sahibi tarafından yapılan kısmi ödeme mahsup edilerek icra takibinde talep edilen asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. <br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.07.2021 tarih ve 2019/524 Esas, 2021/613 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 21.613,28 TL istinaf nispi karar harcından, peşin alınan 5.403,32 TL harcın mahsubu ile kalan 16.209,96 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davalı vekili tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f55c3f415b4646b7","SID":"2dfaf713a4b159a1"}}