{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       <br>\tT.C.<br>\tBURSA<br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>\tBAŞKANLIĞI\t\t\t\t\tTÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t\t\t\t\t\t       KARAR<br>ESAS NO\t: 2019/40 <br>KARAR NO\t: 2019/1231<br><br>BAŞKAN\t: ... ...<br>ÜYE\t: ... ...<br>ÜYE\t: ... ...<br>KATİP\t: ... ...<br><br>DAVACI\t: ... <br>\t  (Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğü 31558)\t  <br>VEKİLİ\t: Av. ... - Uluyol Güler Sk. No:2 K:3 D:5 Banuşoğlu Adalet Apt. B Blok Osmangazi/ BURSA<br>DAVALI\t: ... -  T.C. N:.... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - Odunluk Mah. Lefkoşe Cad. Mihraplı Plaza No:9 B Blok Kat:5/33-35 Nilüfer/ BURSA<br><br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 21/01/2010<br>KARAR TARİHİ\t: 27/11/2019<br>\tBursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/12/2017 tarih  ve 2010/54 - 2017/1400 E/K sayılı kararı, BAM  5.Hukuk Dairesinin 13/12/2018 tarih ve 2018/660 - 2018/1123 E/K sayılı bozma ilamı gereğince bozulmakla Mahkememizin 2019/40 Esasına kaydedilerek  muhakemeye devam edilmiştir. Bu muhakeme esnasında;<br>DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde ; davalının, davacı kooperatifin 2002-2009 yılları arasında yetkili yönetim kurulu başkanı olduğunu, 2008 yılı hesaplarının da görüşüldüğü 18/01/2009 tarihinde yapılan kooperatif genel kurulunda gündemin 5.maddesi uyarınca usulsüzlükler tespit edildiğini, bunun üzerine gündemin 6.maddesi ile yönetim ibra edilmediğini ve bu yıllara ilişkin yönetim hakkında hukuki sorumluluk davası açmak üzere denetim kuruluna yetki verildiğini, belirtilen dönemlerde zimmet ve belirlenen usulsüz işlemler ile kooperatifi zarara sokması nedeniyle kooperatifin uğradığı 37.420,00 TL zararın ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı kooperatife verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde ; söz konusu davanın Bursa 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/476 esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda belirtilen tutarlar üzerinden açıldığını, raporda mükerrer ödemelerden bahsedildiğini ancak bunun somut delillerle ispatlanamadığını, resmi defterler ile bilanço arasındaki farkın 400 TL olduğunu, mevcut davanın davalıya karşı duyulan husumet nedeniyle açıldığını, haksız ve hukuksuz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>DELİLLER VE GEREKÇE: Yukarıda özetlenen dava sebebiyle mahkememizde yapılan yargılama sonucunda 06.12.2017 gün ve 2010/54 esas 2017/1400 karar sayılı ilamlı davanın kabulüne ve 153.380 Türk Lirası alacağın davalıya ödenmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmuş ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Beşinci Hukuk Dairesinin 13.12.2018 gün ve 2018/660-1123 E. K. Sayılı kararıyla Mahkememiz kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir. Kaldırma kararında “kooperatif yönetimi tarafından Üçüncü kişilere yapılan ödemelerin belgesiz olsa dahi iş karşılığı yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiği, buna göre mahallinde uzman bilirkişilerle keşif yapılarak yapılan imalatın alınan aidatlar ile kıyas edilmesi, gelir kadar imalat olup olmadığının tespiti ve kooperatifin bir zararının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, ayrıca kooperatife ait ticari defterler ve genel kurul kararlarında ki aidat belirlenmesine ilişkin kararlar nazara alınarak toplanan aidat miktarlarının kooperatifin başka geliri var ise bunların bilirkişi vasıtasıyla tespiti gerektiği” açıklanmıştır. yine kaldırma kararında mahallinde yapılacak keşif ve sonunda alınacak bilirkişi raporunun bu dava yönünden toplanacak en önemli ve esas delili olduğu, bu delilin toplanmamasının esaslı delillerin toplanmadığını ve yargılamanın eksik yapıldığını gösterdiği anlatılmıştır.<br>\tKaldırma kararı sonrasında yargılamaya mahkememizde devam edilmiş ve istinaf mahkemesinin gösterdiği çerçevede eksik deliller toplanmıştır. Bu amaçla resen seçilen bilirkişiye pastasıyla mahallinde keşif yapılarak kooperatifin yaptığı tüm imalatların yerinde görülmesi sağlanmıştır. Bu dava için keşfin en önemli delillerden biri olduğu doğru ise de kooperatifin inşaat faaliyetlerini uzun yıllar önce tamamlaması sebebiyle anlamlı ve verimli bilginin keşifle elde edilmesi zordur. Kooparatif inşaat faaliyetine büyük oranda 2008 yılı içinde son vermiştir. Kooparatif 19 blok ve 38 bağımsız bölümden oluşan sitenin inşaatını %60 seviyesine kadar yapmış ve üyelerine bu haliyle teslim etmiştir. Kalan imalat ve ince inşaat işleri her üyenin kendisi tarafından tamamlatılmıştır. Üstelik davalı ...’ın site yönetiminde görevli olduğu 2002-2008 yıllarında siteye yapılan inşaat imalatlarının büyük oranda dava dışı bir şirkete yaptırıldığı, yapılan işlerle ilgili ödemelere ilişkin esas hakediş raporu metraj tutanak ve projelerin dosyada mevcut olmadığı, sitenin bahçesine kuyu açılması, dış elektrik hattı bağlantısı, tesviye kazısı gibi bina imalatları dışında kalan bir takım işlerinde kooperatif yönetimi tarafından yaptırıldığı, bu işlerin cinsi miktar ve zamanını gösteren belge olmadığı, yapılan ve tamamlanan işlerin dava tarihi itibari ile değerinin 2.742.258 Türk Lirası olabileceği 07.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda belirlenmiştir. <br>\tDikkat etmek gerekir ki neredeyse on yıl önce tamamlanmış işlerin maliyet bedelini net bir biçimde belirlemek mümkün değildir. Bu maliyet en doğru ve en kolay biçimde ancak kooperatif kayıtları incelenerek hesaplanabilir. Zira kooperatif kayıtlarında her bir harcamanın belgesi bulunması gerekir. Halbuki kooperatif kayıtlarının doğru biçimde tutulmadığını daha önceki kararımızda açıklamıştık. Bilirkişilerce rayice göre hesaplamada sadece  %5 takdir hatası yapılsa bile ciddi fiyat farkları oluşur. İnşaatın kaba inşaat olarak hangi oranda tamamlandığı bile takdire göre değişir, çünkü bu konuda dahi net bir belirmeme yoktur. <br>\tÖte yandan kooperatifin yıllar içerisinde ne kadar aidat topladığına dair bir bilirkişi raporu da alınmış olmasına rağmen bununla sonuca gidilmesi de mümkün olmamıştır. Bilirkişi kooperatif kayıtlarını inceleyerek hazırladığı 20.09.2019 tarihli raporunda 2001 yevmiye defterinin ilk 72 sayfasının mevcut olmadığını, incelenen ticari defterlerin tümünün yasal olmadığını Vergi Usul Kanunu ve tek düzen hesap planına uygun tutulmadığını, bu nedenle bu yıllara ait toplanan aidat tutarları ile ilgili bir inceleme yapılamadığını açıklamıştır. Elbette bu rapor da sürpriz değildir. Hem davalı hakkında başlatılan ceza yargılaması sırasında alınan raporlar hem de mahkememizin önceki kararına dayanak yapılan raporlar açıkça bu durumu göstermekteydi. Nitekim mahkememizin önceki kararı da davalının sorumluluğuna aykırı biçimde bu kayıtları doğru ve hukuka uygun biçimde tutmamış olmasına dayandırılmıştır.<br>\tSonuç itibari ile mahallinde yapılacak keşif yahut Koparatif kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemeleri ile davanın çözülmesine imkan bulunmadığından yeniden keşif ve bilirkişi raporu alınması gereksiz görülmüştür. <br>\tÜstelik önceki kararımızda açıkladığımız üzere tazminata esas alınan harcamalarının bir kısmının inşaat faaliyeti ile doğrudan bağlantısı yoktur. Noter başkâtibine belgesiz ödeme yapılması makbuzları olmayan tapu masrafları, muhasebe giderleri gibi hususların inşaat üzerinde keşif yapılarak ispat edilmesi mümkün değildir. <br>\tDavalı taraf yönetimde bulunduğu dönemde kayıtları usulüne uygun biçimde tutmamıştır. Daha önceki kararımızda da açıkladığımız üzere kayıtlarda bulunan gider belgelerinin gerçek harcamalara ilişkin olduğunun kabulü için olağan ve usule uygun olması gerekir. Tapu harcamaları için resmi makbuz ve dekontlar, noter harcaması için dekont, muhasebe harcamaları için serbest meslek makbuzu düzenlenmiş olması gerekir. <br>\tMahkememizin kabulüne göre 11 tarihli bilirkişi raporu’nda tek tek gösterilen harcamaların gerçekten yapıldığı davalı tarafından ispatlanamamıştır. Ceza mahkemeleri dahil olmak üzere alınan tüm raporlarda Koparatif kayıtlarının usulsüz tutulduğu açıkça anlaşılmaktadır. Usulsüzlük sebebiyle ortaya çıkan zimmet konusunda farklı görüşler var ise de birbirine uyumlu iki rapor bir arada değerlendirildiğinde davalının sorumlu olacağı miktarın 153.380 Türk Lirası olduğu kanaatine varılmıştır. Bu sebeple davanın kabulüne karar verilmiştir. <br><br>H Ü K Ü M  \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>Davanın kabulü ile 153.380 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Alınması gereken 10.477,3878-TL harca peşin yatırılan 555,70-TL harç ile ıslah anında yatırılan 1.980,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.941,40-TL harcın davalıdan tahsiline, <br>Davacı vekili lehine takdir edilen 15.020-TL ücret-i vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı tarafça karşılanan ve peşin harç dahil edilerek hesaplanan 4.886,01-TL muhakeme masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı  açıkça okundu, anlatıldı. 27/11/2019<br><br>İş bu kararın gerekçesi 27/11/2019 tarihinde yazılmıştır.<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2dbf30d2562cab64","SID":"26885e1f2ea80bad"}}