{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/1198 <br>KARAR NO\t\t: 2024/489<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23.02.2021<br>NUMARASI\t\t: 2016/607 Esas 2021/133 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 07.03.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07.03.2024<br><br>Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23.02.2021 gün ve 2016/607 Esas 2021/133 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için  üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>DAVA : Davacı vekili, davacı şirket nezdinde davalı şirketinin adına poliçe düzenlendiğini, poliçeden kaynaklı davalı tarafından ödenmesi gereken toplam 17.266,15-TL olan prim borcunun davacı sigorta şirketine ödenmediğini, yapılan ihtarın sonuçsuz kalması üzerine başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini, belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına % 40 icra inkar tazminatının davalıadan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>CEVAP : Davalı vekili, davalı şirket tarafından ödenmemiş prim borcunun bulunmadığını, davalı şirketin iptal edilen poliçeler nedeni ile davacı sigorta şirketinden alacaklı olduğunu, davalı şirketin hafriyat firması olduğunu, bir çok iş makinesi ile kamyonunun bulunduğunu, davalı şirketin davacının da dahil olduğu sigorta şirketleri ile arasındaki sigortacılık işlemlerini ... A.Ş vasıtasıyla yürütüldüğünü, ihtara verilen çevapta davalı şirketin yaptığı ödemelerin tarih ve ayrıntı belirtmek sureti ile açıklandığını, belirterek; davanın reddine, % 20 icra inkar tazminatınında davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı nezdinde düzenlenen 6 adet sigorta poliçesinden kaynaklı ödenmediği prim borçlarının tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine  bu davanın açıldığı, davalı tarafça takibe konu sigorta primlerinin dava dışı brokere ödendiğini savunduğu, poliçe prim borçlarının bir kısmının takibe konu edildiği, davalı tarafından yapılan ödemelerin dava dışı broker tarafından tahsil edildiği, dava dışı broker ile davalı arasında cari hesap ilişkisinin olduğu, davacı şirket ile dava dışı broker arasında düzenlenen protokolde dava dışı brokere prim tahsil yetkisi verilmediği, brokerlerin şirketler ile protokol düzenlemeksizin veya protokol bulunmasına karşın yapılan protokollerde yetki sahibi olmaksızın şirketler adına prim tahsilatı yapması halinde brokerler tarafından kendisine gönderilen primleri kabul eden ve düzenli aralıklarla mutabakat sağlayan şirketler söz konusu ödemeler bakımından brokere tahsilat vermiş sayılacağı,  davacı  şirket ile dava dışı broker arasında devam edegelen uygulamanın davalı şirkete ait araçlar yönünden düzenlenen poliçelere ait primlerin bu şekilde tahsil edildiği ve davacı şirketin bu ödemeleri kabul ettiğinin kabulü gerektiği, davalıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme ve dava dışı şirket ile davalı şirket arasında varlığı tespit edilen cari hesap ilişkisi birlikte değerlendirildiğinde icra takibine konu edilen poliçelere ait prim borçlarının davalı tarafça dava dışı brokere ödendiği, dava dışı broker ile davacı şirket arasında mevcut protokol uyarınca her ne kadar prim tahsil yetkisi düzenlenmemiş ise de  daha önceki tahsil edilen primlerin herhangi bir itiraz olmaksızın kabul edilmiş olması nedeniyle brokere yapılan ödemenin davacı şirkete yapılmış sayılacağı, belirtilerek; davanın reddine  karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, dava dışı ... ile davacı müvekkil ... A.Ş. arasında imzalanan 13/06/2002 tarihli genel broker protokolüile brokere prim tahsil yetkisi verilmediğini, davalı yanın ödeme savunmasına dair hiç bir inceleme yapılmaksızın ve ödemeye dair beyan ve itirazlarımız dikkate alınmaksızın değerlendirme yapıldığını,  poliçe primlerinin ödendiğine dair hiç bir ödeme belgesi ibraz edilmediğini, poliçe primlerinin ödendiği ispat edilememiş iken  farazi olarak ödeme yapılmış olabilir  yorumu  ile davanın reddine karar verilemeyeceğini, eksik inceleme yapıldığını,  davalı yanın dava dışı şirkete olan ödeme savunmasının sigorta ölüm / bedensel zararlar tazminat hesabında uzman bilirkişi tarafından düzenlendiği şirket defter ve kayıtlarının prim tahsil yetkisi kabulü üzerine mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından tanzim edilen poliçelere ilişkin yapılmış bir ödeme tespit edilemediği,  rapor içeriğindeki davalı ile dava dışı ... firması arasındaki cari hesap ilişkisine dayalı olarak yapılan tespit ve değerlendirmelerin yoruma dayalı olduğu, davalı ve dava dışı şirket nezdinde her zaman düzenlenmesi mümkün olan, davacı şirket kayıtları ile hiçbir mutabakat sağlamayan ve dolayısıyla davacı  şirket yönünden hiçbir bağlayıcılığı olmayan, başka sigorta şirketleri adına da poliçe tanzimi sağlayan ... firmasının cari hesap dökümlerinin esas alınmayacağını,  dava dışı ... şirketinin prim tahsil yetkisi olduğu yönünde  davalı ve davacı kayıtları üzerinde gerekli inceleme yaptırılmadığını, sunulan ödeme ödeme belgelerinin neye dair olduğu, broker tarafından çalışan hangi sigorta şirketi poliçelerine ait olduğunun belirlenmediğini,  cari hesap listesinde 12 adet çekin ... verildiği  görülmekte ise de  8 çekin  ödemesine dair beyanda bulunulduğu diğer 4 çeke dair hiçbir ödeme beyanı ve ödeme  belgesinin olmadığı, çek tahsil belgesi dosyaya ibraz edilmediği,  eksik inceleme yapıldığnı, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava, ödenmeyen sigorta prim alacağının tahsili istemi ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine, karar verilmiştir.<br>1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>2. Somut olayda, davacı 6 adet sigorta poliçesinden kaynaklı prim borçlarının ödenmediği ileri sürümüş, davalı ise takibe konu sigorta primlerinin dava dışı ... A.Ş.'ye ödendiğini savunmuştur. Anılan sigorta poliçelerinin ... A.Ş.' tarafından düzenlendiği görülmektedir. Gerek taraflar arasındaki temel ilişkiyi oluşturan sigorta ilişkisi ve gerek ise dava dışı broker ile davacı arasındaki brokerlik ilişkisi yönünden her hangi bir çekişme bulunmamaktadır. Çekişme söz konusu sigorta poliçelerinden kayaklı prim borcunun ödenmesi noktasında toplanmaktadır. Zira, davalı prim borçlarının cari hesap ilişkisi kapsamında ödendiğini ve davalıya borcu bulunmadığını savunmaktadır. İddianın ileri sürülüş şekline göre ispat yükü davalı üzerinde olup, davalı tarafından davacıya ait ticari defter kayıtları, cari hesap sözleşmesi, çek ve çek tahsil makbuzları ile banka kayıtlarına delil olarak dayanılmıştır. <br>3.\tSigorta ve Reasürans Brokerleri Yönetmeliği'nin 16. maddesi gereğince, şirketler tarafından brokerlere verilecek yetkinin kapsam ve sınırı ile çalışma esaslarının protokolle belirlenebileceği, prim tahsilatının şirket tarafından doğrudan sigorta ettirenden yapılmasının esas olduğu ve şirket tarafından prim transferi konusunda yetkilendirilen brokerlere yapılan ödemenin şirkete yapılmış sayılacağı amirdir. Yine, bu hususta Hazine Müsteşarlığı tarafından  düzenlenen 2015/54 saylı Genelge ile brokerlerin şirketlerle protokol düzenlenmeksizin veya protokol bulunmasına karşın yapılan protokolde yetki sahibi olmaksızın şirketler adına prim tahsilatı yapması halinde, brokerler tarafından kendisine gönderilen primleri kabul eden ve düzenli aralıklarla mutabakat sağlayan şirketlerin, söz konusu ödemeler bakımından brokere tahsilat yetkisi vermiş sayılacağı belirtilmiştir.<br>4.\tDavacı ile dava dışı broker arasında düzenlenen protokolde İç Anadolu dışında Türkiye geneli için brokere prim tahsil etme yetkisi verilmediği anlaşılmaktadır. Davalının dava dışı brokere ödeme yaptığı savunması karşısında taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için yukarıda anılan esaslar çerçevesinde; davacı tarafından dava dışı brokere prim tahsil etme yetkisi verilmiş sayılıp sayılmayacağının ve davacı tarafından eksiksiz ödeme yapılıp yapmadığının tespit edilmesi gerekir.<br>5.\t6100 sayılı HMK'nın 222/1 ve TTK'nın 83/1. maddesine göre, mahkemenin ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği açıktır. Nitekim, mahkemece; dava dışı broker ile tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için ara karar oluşturmuş devam eden celseler de ara kararın yerine getirilebilmesi için gerekli müzekkereler yazılmış ise de dava dışı broker ile tarafların ticari defterlerinin incelenmeksizin sigorta bilirkişi raporuna üstünlük tanınmak suretiyle dava dışı brokerin prim tahsil etme yetkisi söz konusu değil ise de daha önceki tahsil edilen primlerin davacı tarafından itiraz olmaksızın kabul edilmiş olması nedeniyle brokere yapılan ödemenin davacı şirkete yapılmış sayılacağı beliriltilerek davanın reddine karar verilmiştir.<br>6.\tMahkemece bilirkişi incelemesine başvurulduğunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. hâkim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bilirkişiden ek rapor almalı ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır.<br>7.\tBu çerçevede; somut olayın özelliğine göre davacı tarafından davacı brokere tahsilat yetkisi verildiğinin kabulü için öncelikle davacı ile dava dışı broker arasında takibe konu sigorta poliçelerinden kaynaklı prim tahsil ve transferi olup olmadığının tespit edilmesi elzem olup bu husus ancak davacı ve dava dışı ... A.Ş.'nin poliçelerin düzenlendiği döneme ilişkin defter kayıt ve belgelerinin incelemesi neticesinde tespit edilebilecektir. Yine, ödemeye ilişkin davalı tarafından dayanılan çeklerin tamamının tahsil belgelerinin eksiksiz olarak dosyaya kazandırılması suretiyle davalı ile broker arasındaki cari hesap ilişkininde kimin alacaklı / borçlu olduğunun ve davalı tarafından takibe konu poliçe pirim borçlarına ilişkin brokere ödeme yapılıp yapılmadığın açıklığa kavuşturulması gerekli olup anılan bu eksikliklerin giderilmesi için sigorta bilirkişisinin yanında muhasebe alanında uzman ticari defter ve kayıtları inceleyebilecek bir hesap uzmanı birikişi raporunun da dosyaya kazandırılması gerekir. Anılan ilkeler ışığında söz konusu rapor yetersiz olup, davalının sorumluluğunun tespiti konusunda yapılan araştırma eksiktir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.<br>8.\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İDM tarafından davalı tarafça delil olarak dayanılan çeklerin ödenip ödenmediğinin ilgili bankalardan sorulması, davalıya usulüne uyun şekilde ihtar ve kesin süre verilmek suretiyle söz konusu çeklere ilişkin tahsil makbuzlarının dosyaya kazandırılmasını mütekaip, davacı ile davalı ve dava dışı brokerin ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde ibrazı da sağlanıp, dosyanın ticari defter incelemesi yapabilecek hesap ve daha önce görevlendirilen sigorta bilirkişisinden oluşan bilirkişilere tevdi ile tarafların iddia savunmaları ile açıklanan ilkeler çerçevesinde, takibe konu poliçelere ilişkin davacı tarafından dava dışı brokere davacı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bu ödemenin miktarı ile davalı ile dava dışı broker  arasında dava dışı brokere prim tahsil etme yetkisi verildiği anlamına gelecek şekilde broker tarafından davacıya gönderilen primlerin kabul edilip edilmediği taraflar arasında bu hususta düzenli aralıklarla mutabakat sağlanıp sağlanmadığını gösterir şekilde açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli birikişi kurul raporu dosyaya kazandırılıp, varsa raporlara yönelik itirazlarlar da giderilerek, oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar gözetilerek, infazda tereddüte neden olmayacak şekilde bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. o halde, 6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>\tH Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca  ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.02.2021 tarih 2016/607 Esas 2021/133 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br>\t5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4c17a65bffbaa6ce","SID":"e4e49f0786776992"}}