{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/203 <br>KARAR NO: 2024/397<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/12/2020<br>NUMARASI: 2015/134 E. - 2020/830 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketçe dava dışı ... A.Ş. lehine keşide edilen ... Bankası Bursa Garajlar Şubesi'ne ait, 24/09/2011 tarih, ... nolu, 21.506,00-TL bedelli ve 24/10/2011 tarih, ... nolu, 21.506,00-TL bedelli iki adet çekin davalı şirket tarafından bir şekilde elde edilip lehtar isminin değiştirilmek suretiyle tahrif edilip sahte imza atılmak suretiyle, 24/09/2011 vadeli çekin, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün 2011/20667 Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, 24/10/2011 vadeli çekin ise İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, her iki çekteki gerek lehtar olan dava dışı ... A.Ş. unvanının çizilerek, davalı ... Ltd. Şti. şeklinde düzeltilip bu düzeltmenin onanmasına ilişkin imzanın müvekkiline ait olmadığını, dava konusu çekin herhangi bir mal, hizmet veya nakit para karşılığında davalıya verilmediğini, davalı tarafça bir şekilde elde edilip kendi nam ve hesabına lehtar ismi yazılıp sahte imza ile paraf edilmek suretiyle takibe konulduğunu, icra takibi sırasında müvekkili şirkete ait menkul malların haczedildiğini, bu nedenlerle müvekkilinin sahte olarak düzenlenmiş bu belge/çekten dolayı İstanbul ... icra müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında icra takibine konu 24/10/2011 tarih 21.506,00 TL bedelli ... nolu çekten dolayı davalı/alacaklıya borçlu olmadığının tespitini, müvekkilinin ileride telafisi mümkün olmayacak zararlarının önlenmesi açısından gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'i oranında teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesine yatırılacak olan paranın alacaklıya verilmemesine, davalı aleyhine %40'dan az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı/borçlunun müvekkili firmadan aldığı dava dışı ... Sigorta A.Ş.'ye ait, 02/05/2011-02/05/2012 döneminde geçerli olan ..., ... ve ... nolu sigorta poliçesi aldığını, bu bedelin ödemesi amacıyla 12.426-TL ... Çeki ve ... Bankası A.Ş. Garajlar Şubesi'ne ait, ... seri nolu, 24/09/2011 keşide tarihli, 21.506,00-TL bedelli ve yine aynı bankaya ait, ... seri nolu, 24/10/2011 keşide tarihli, 21.506,00-TL bedelli banka çekini keşide ettiğini, dava dışı ... AŞ. ile müvekkili firmanın grup şirketleri olması sebebiyle davacı/borçlu çek tanzim ederken yanılgıya düşerek sehven, dava dışı ... A.Ş.'yi banka çeklerinin lehtarı olarak gösterdiğini ve hemen akabinde ...'nin tanzimi sırasında bu hususun kendisine hatırlatıldığını,  bu sebeple davacı tarafından dosyaya sunulan ...'nin incelenmesinde görüleceği üzere ...'nin lehtarının da ... Sigorta Brokerliği olduğunu, davacı/ borçlunun daha sonra, evvelce sehven hatalı olarak düzenlediği banka çeklerinde de gerekli düzeltmeyi kendisinin yaptığını, bu hususta dilekçeleri ekinde mübrez davacı vekili imzalı ihtarnamede \"...Ayrıca yine şirketinize ait sigorta brokerliği şirketi aracılığı ile ... Sigorta arasında çeşitli sigorta poliçeleri imzalandığını ve her iki sözleşmeden doğan ticari ilişki gereği ... Bankası A.Ş. Garajlar Şubesi'ne ait, ... seri nolu, 24/09/2011 keşide tarihli, 21.506,00-TL'lik ile yine aynı banka ait ... seri nolu, 24/10/2011 keşide tarihli, 21.506,00-TL'lik çek keşide edilerek tarafınıza teslim edilmiştir.\" denilerek çek ödemelerinin müvekkili firmaya ve sigorta poliçe ödeme aracı olarak verildiğinin davacı tarafından da ikrar edildiğini, davacı/borçlunun, müvekkili firmadan almış olduğu sigorta poliçesi ödemesi olarak verdiği çeklerin karşılıksız çıkmasına rağmen Sigorta Şirketi ... Sigorta A.Ş.'den 55.000,00-TL'ye yakın \"makine kırılması\" ve \"yangın\" sebebiyle sigorta hasar ödemesi tahsil ettiğini, buna ilişkin olarak davacı/borçluya ait sigorta hesap ekstresi ve şirket yazışmalarının dilekçeleri ekinde sunulduğunu, bu çeklerden ... A.Ş. Garajlar Şubesi'ne ait, 7002361 seri nolu, 24/09/2011 keşide tarihli, 21.506,00-TL bedelli çekin karşılıksız çıkması üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi ile davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu icra takibi sırasında borçlu şirket yetkilisi icra memurunun huzurunda borcu ve müvekkili şirket ile arasındaki ticari ilişkiyi kabul ettiğini, daha sonra ise İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nde 2014/434 Karar nolu dosyası ile çek üzerindeki imzaya itiraz etmişse de bu itirazı, borcu kabul etmiş olduğundan reddedildiğini, daha sonra ise müvekkilinin bakiye alacağının tahsilinin imkansız hale gelmemesi için talep sürelerini geçirmemek adına davacının dava konusu ettiği 24/10/2011 tarihli çek icra takibine konu edildiğini ise de bu dosyadan herhangi bir cebri icra işlemi yapılmadığını, esasında davacının borcu kabul ettiğinden dolayı reddedilen davası ile huzurdaki çekinde esasında davacı tarafın kabulünde olduğunu gösterdiğini, davacı tarafın muhtemelen kendisi tarafından yapılan usulsüz işlem ile haksız kazanç peşinde olduğunu, sonuç olarak huzurdaki davanın davacısının müvekkiline borçlu olup halihazırda bu borcun ödenmiş olmadığını, müvekkili tarafından takibe konu edilen çekin karşılıksız olmayıp bunun karşılığında müvekkilinin, davacıya sigorta poliçesi sattığını, buna rağmen davacı tarafın sigorta poliçe bedelinin ödemesini teminen verdiği çekleri ödemeyerek işbu haksız davayı ikame ettiğini, bu nedenlerle davacının müvekkiline borçlu olması nedeniyle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, haksız dava açan davacının %40'dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili karşı dava dilekçesinde özetle;  davacının müvekkili borcu olduğunun takibe konu edilen çekin karşılıksız olmayıp, müvekkilinin davacıya sigorta poliçesi sattığını, buna rağmen davacı ... poliçe bedelini ödemesini teminen verdiği çekleri ödemediğinden dolayı müvekkile borçlu olduğunun bu bedelin tahsili için bu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek karşı davanın kabulünü talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"Mahkememizce yapılan yargılama sırasında, toplanan deliller, ceza dosyası,  mahkememizce alınan denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli  bilirkişi raporlarına göre; davacı tarafça takip konusu çek üzerindeki, lehdar isminin değiştirilmek suretiyle yazılan yazı ve atılan  imzaya (parafın) itiraz edilmesi nedeniyle, davacı şirket yetkilisinin ıslak imza örnekleri, imza örneklerinin bulunduğu bir kısım evrak asılları  ile dava konusu çek aslındaki lehtar değişikliğine ilişkin yazı ve buna ilişkin imzanın (parafın)  karşılaştırılması suretiyle, çekte bulunan,  yazı ve paraf imzasının,  davacı şirket yetkilisi  eli ürünü olup olmadığı hususunda yapılan incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporları  ile dava konusu çek üzerindeki, lehtar değişikliğine ilişkin yazı ve buna ilişkin imzanın (parafın), davacı şirket yetkilisi ...  eli ürünü olduğu tespit edildiğini,\"  gerekçeleriyle, davacının davasının REDDİNE, davalının kötüniyet tazminat talebinin  kabulü ile 21.506-TL.’nın  %20 ‘si olan  4.301,2-TL. kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dosyasına sunulan İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/1172 Esas sayılı dosyasına aldırılan 07.01.2015 tarihli bilirkişi ek raporunda çekteki düzeltmenin onanmasına ilişkin paraf imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini,  davaya konu çek herhangi bir mal, hizmet veya nakit para karşılığı davalıya verilmediğini, davalı tarafça bir şekilde elde edilip kendi nam ve hesabına lehtar ismi yazılıp sahte imza ile paraf edilmek suretiyle takibe konulduğunu,  bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve müvekkilinin  çekin keşide edildiği tarihte müvekkili şirket yetkilisi olup olmadığı tespit edilmeden çekteki paraf imzasının ... eli ürünü olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunundan, kararın kaldırılarak davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, İİK 72. mad. göre açılan menfi tespit davasıdır. Davalı cevap dilekçesinde karşı davadan bahsetmiş, mahkemece karşı dava yönünden bir  hüküm kurulmamış. ( Buna ilişkin davalı tarafından yapılan bir istinaf  dilekçesi de bulunmamaktadır. ) İstanbul ...İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında alacaklı ... Sigorta Brokerliği tarafından borçlu ... Tekstil Aş. aleyhine  21.506 TL bedelli,24/10/2011 keşide tarihli,  ... nolu çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. Davacı tarafından takibe konu çekteki lehtar isminin paraf atılarak düzeltildiği, paraf imzasının kendisine ait olmadığı ileri sürülerek menfi tespit davasının kabulü talep ve dava edilmiştir. İstanbul 12.İcra Hukuk Mahkemesinin 10/03/2015 tarihli 2012/1172 E. 2015/288 K. sayılı dosyasında  İstanbul ...İcra Dairesinin ... E. sayılı icra dosyasında takibe konu çek aslında düzeltme imzasının ... eli ürünü olmadığı, hakiki imzası model alınmak suretiyle takliden sahte olarak atılmış bir imza olduğu belirtilmek suretiyle davanın kabulüne, takibin iptaline karar verilmiştir.  Türkiye Ticaret Sicil Gazetesine göre dava konusu  çekin tanzim tarihi  24/10/2011   itibariyle davacı şirketin temsil ve ilzama yetkililerinin ... ve ... olduğu görülmüştür.  20/12/2019 tarihli bilirkişiye ait raporda, ... ile ... nın mevcut imza örnekleri ile arasında aynı elden çıkmış olduğuna dair hiçbir benzerlik tespit edilememesi nedeniyle kendilerinin eli ürünü olmadığı, ...na ait imza örnekleri ile göstermiş olduğu, kuvvetli benzerlik nedeniyle ...nın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir. ATK ya ait 28/09/2020 tarihli raporda, inceleme konusu çekteki basit tersim keşideci imzası ve alacaklı isim yazısı altına atılmış, basit tersimli düzeltme imzası ile ...nın imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, ispit, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığında söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ...nın eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Somut olayda. Davacı tarafından, 24/10/2011 vadeli çekin ise İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğu,  çekteki gerek lehtar olan dava dışı ... A.Ş. unvanının çizilerek, davalı ... Ltd. Şti. şeklinde düzeltilip bu düzeltmenin onanmasına ilişkin imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürmüş ise de mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemelerinde paraf imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu tespit edildiğinden aynı konuya ilişkin öncesinde İstanbul 12. İcra mahkemesinin dosyasında aldırılan rapor ile davamız dosyasından aldırılan raporlar farklı ise de dosyadan alınan bilirkişi raporlarının birbirini teyit ettiği gözetildiğinde mahkemece davanın reddine dair verilen karar hukuken yerindedir. İstinafa bağlı yapılan inceleme neticesinde, saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine   karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2020 tarih ve 2015/134 E., 2020/830 K. sayılı kararına karşı  davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın  davacı tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5931ad0bf25b5c78","SID":"5c8510da16768592"}}