{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/122 Esas<br>KARAR NO: 2024/332<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 29/09/2020<br>NUMARASI: 2018/164 E. - 2020/143 K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında 25/06/2013 tarihinde Satış Acenteliği Sözleşmesi imzalandığını, davalının kendisini davacı şirketin çağrı merkezi olarak tanıtması ve markalarını izinsiz kullanması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, aynı davranışlarda bulunmayacaklarını ifade etmeleri üzerine bu kez 07/04/2016 tarihinde yeniden Satış Acenteliği Sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye açıkça davacıya ait “...”, “...”, “...”, “... ”, “... ”, “...” ibarelerini Google Adwordste  kullanmayacaklarının yazıldığını ve bu konuda anlaştıklarını, davacının benzer eylemlerine devam etmesi nedeniyle 01/06/2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı Beyoğlu ... Noterliği’nin ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğinin davalıya bildirildiğini, davacının bu tarihten sonra da davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunu belirterek, davalının davacının marka hakkına tecavüz eyleminin ve haksız rekabetinin tespitine, bu durumun önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının \"...\" ve \"...\" logosunu ve markasını, tek başına, başka bir unvan ile birlikte veya başka herhangi bir ibare ile birlikte, Google adwords reklamları ve Google sıralamaları dahil, her türlü mecra, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar ve sair her türlü ticari evrak ve internet alan adları da dahil olmak üzere internet üzerinde, Türkiye’de ya da yurt dışında kullanmasının önlenmesine ve bunların toplatılarak, hükmün kesinleşmesini müteakip bu türden her türlü materyalin imha edilmesine, davalı firmanın başta http://www....com adresine ve buna ek olarak http://...com/..., http://...com ve http://www.....com/ adreslerine erişimin engellenmesine ve \"...\" ve \"...\" markasını kullandığı alan adlarının kullanılmasının yasaklanmasına ve bunların iptaline, 50.000,00 TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat haklarının saklı tutulmasına, hükmün masrafı davalıdan alınmak suretiyle Türkiye çapında yayınlanan bir gazetede yayınlanmasına, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ile davacı arasındaki acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, bu nedenle acente ekranının kapatıldığını, davalının davacı adına hiç bir faaliyette bulunmadığını, davalının acente olarak bilet satışı yapmasının fiilen imkansız olduğunu, davalının yalnızca bilet almak isteyen vatandaşlara bu konuda yardımcı olduğunu, internet sitesinde davacı şirketin kendisine ait müşteri hizmetlerinin numarasının verildiğini, davacı şirketten bilet alamamaları halinde 20,00 TL-30,00 TL arası bir danışmanlık bedeli ile yardımcı olunacağının duyurulduğunu, bu hizmetin Seyahat Acenteleri Yönetmeliği'nin 5. maddesine uygun olduğunu, davacı şirketin maddi bir zararının doğmadığını, aksine bilet satışlarından kar elde ettiğini, manevi zararının da bulunmadığını, müşterilerden fahiş bir fiyat talep edilmediğini, kusurlu ve eksik hizmet verilmediğini, bu nedenlerle bir marka tecavüzü ve haksız rekabetin bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, Davalının davacının markaları ile iltibasa neden olacak derecede benzer olan \"...\" ibarelerini internet ortamında kullanmak, müşterilerine ... hava yollarının çağrı merkezi olduğunu izlenimini yaratacak şekilde hareket etmek, yapılan bilet satışları ile ilgili davacı adına tahsilat yapıyormuş gibi hizmet bedeli tahsil etmek suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine,Marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, Davalının ... ve ... logosunu ve markasını tek başına, başka bir unvan ile birlikte veya başka herhangi bir ibare ile birlikte internet ortamı dahil her türlü mecra, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar ve her türlü ticari evrak ve internet alan adlarında Türkiye'de ya da yurt dışında kullanmasının önlenmesine, bunların toplatılarak masrafı davalıdan alınmak suretiyle karar kesinleştiğinde bu türden her türlü materyalin imha edilmesine, Davalının http://....com/..., http://....com ve http://www...com adreslerine erişimin engellenmesine ve alan adlarının iptaline, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Karar kesinleştiğinde hükmün masrafı davalıdan alınmak suretiyle Türkiye çapında yayınlanan bir gazetede bir kez ilanına, Davacının fazlaya ilişkin 30.000,00 TL manevi tazminat ve http://...com alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının kendisini müvekkili şirket gibi tanıtarak internet siteleri ve iletişim numaraları aracılığıyla fahiş miktarlarla bilet satışı yapmış, hukuka aykırı davranışları nedeniyle acentelik sözleşmesi feshedilmesine rağmen müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz eden ve haksız rekabet hükümlerine aykırı davranışlarına devam etmiş olduğunu, işbu davranışları ile haksız kazanç elde ettiğini, müvekkili şirketin zarara uğramasına ve müşterilerin gözünde şirketin ticari itibarının zedelenmesine sebebiyet verdiğini, işbu durumun Yerel Mahkeme dosyası kapsamına alınan bilirkişi raporu, tanık beyanları, Yerel Mahkeme kararı ve Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu Başkanlığı kararı ile sabit olduğunu, Mahkeme tarafından bu doğrultuda verilen kararın ve manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının kusurlu tavırlarına taraflar arasındaki sözleşmenin bu nedenle feshedilmesine ve defalarca ihtarname gönderilmesine rağmen devam ettiğini, internet siteleri ve iletişim numaraları aracılığı ile müvekkili şirketin ismini ve tanınırlığını kullanarak kazanç elde ettiğini, tarafların kusur oranı, müvekkili şirketin Avrupa'nın en büyük 10. hava yolu şirketi oluşu, ulusal ve uluslar arası alanda tanınırlığı, yapılan eylemlerin müvekkili şirketin itibarına zarar verişi ve bu durumun müşteriler tarafından dile getirildiği ispatlandığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu,http://www.....com internet sitesinin kaynak kodları incelendiğinde; internet sitesi için oluşturulan anahtar kelimelerde davalı firmaya ait ücretsiz müşteri hizmet numarası(... ve ... uçak bileti ifadelerinin yer aldığını, bu hususun bilirkişi raporunda tespit edildiğini, raporda sitenin tescil bilgisinin davalı şirket yetkilisi ...  olduğunun da açıkça belirtildiğini, işbu nedenle \"http://....com\" isimli internet adresi için de erişimin engellenmesine ve alan adlarının iptaline karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,Davalının acentelik sözleşmesi, marka tecavüzü ve haksız rekabete konu eylemleri nedeniyle 01.06.2016 tarihinde feshedildiğini, işbu tarih itibari ile davalı tarafa müvekkili şirket tarafından verilmiş herhangi bir acentelik yetkisi ve hakkı bulunmadığını, davalının, müvekkili şirketle feshedilen bir acentelik sözleşmesinin bulunduğunu ve acentelik sözleşmesinin fesih sebebinin yine izinsiz şekilde müvekkili şirketin ismini ve marka hakkını kullanmak olduğunu bildiğini, davalının yetkisiz olmasına karşın \"kayıtlı bir seyahat acentesi\" olduğu gerekçesi ile eylemlerini meşrulaştırma çabasının kabul edilemeyeceğini beyan ederek, dava dilekçesini tekrar etmek suretiyle davanın kısmen reddine yönelik kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişiler tarafından kendilerine mahkemece bu konuda bir görev verilmemiş olmasına rağmen; telefonla bir numarayı aradıklarını ve bu numaradan şifahi olarak ...nmış gibi delil elde etmesinin usule aykırı olduğunu, bilirkişiler tarafından hangi numaranın arandığı, telefonda nasıl bir görüşme yapıldığı, konuşma akışının nasıl gerçekleştiği hususlarında dosya kapsamında somut bir delile dayanılmadığını,Davalı şirketin; ... acentası olmasa dahi; Türkiye Seyahat Acentaları Birliği'ne kayıtlı bir seyahat acentası olduğunu, internet sitelerinde bilet satışı yapılmadığının bilirkişiler tarafından tespit edildiğini, internet sitelerinde; seyahat planı yapan müşteriler için uçak biletinin nasıl alınacağının ... firmasına ait internet sitesinden alınan görseller ile anlatılmasının marka hakkına yapılan bir tecavüz olmadığını, davalı şirketin google adwordse kayıtlarında ... ve ... markalarının çıkmasının sebebinin, zaten internet sitesinin içeriğinde ... firmasına ait uçak biletinin asıl satın alınacağını tarif etmesinden kaynaklı olduğunu, bu durumun da, davalı şirketin vermiş olduğu hizmetin bir gereği olduğunu, dolayısıyla bu durumun da marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilemeyeceğini, davacının, markalarına yapılan tecavüz iddiasını ispatlayamadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE  İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi istemli manevi tazminat davasıdır. TPMK kayıtları incelendiğinde; ... numaralı \"...\" markasının 39. sınıfta, ...  numaralı \"...\" markasının 36, 35, 39, 41 ve 43. sınıflarda, ... numaralı \"...\" markasının 35, 36, 41 ve 43. sınıflarda, ...  numaralı \"...\" markasının 16. Sınıfta davacı adına tescilli oldukları, ayrıca ... numaralı marka ile \"...\" markasının tanınmış marka olarak tescil edildiği tespit edilmiştir. Toplanan delillere, dinlenen tanık beyanlarına ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında uçak bileti satışıyla ilgili olarak daha önce acentelik sözleşmesi imzalandığı, ancak davalı şirketin sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı gerekçesiyle iki ayrı sözleşmenin feshedildiği, belirtilen hususlarda bir ihtilaf bulunmadığı, ancak buna rağmen davalı şirketin sözleşmeler feshedildikten sonra davacıya ait \"...\" ve \"...\" markalarını Google arama motorunda anahtar kelime olarak kullandığını, ayrıca davalı şirkete ait olduğu tespit edilen  http://...com/..., http://...com ve http://www...com alan adlı internet sitelerinin alan adlarında ve içeriklerinde uçak bileti satış hizmeti için davacı markalarının aynen kullanımına devam edildiği, davalı şirketin arayan müşterilere, kendilerini ... şirketinin müşteri hizmetleri olarak tanıttıklarının bilirkişi tespitleri ve tanık beyanları ile sabit olduğu, uçak bileti satış bedelinden ayrı olarak kendileri için hizmet bedeli tahsil ettikleri, bu bedeli davacı şirket adına tahsil ettikleri izlenimi oluşturdukları anlaşılmıştır. Sınai Mülkiyet Kanununun 29. maddesinde marka sahibinin izni olmaksızın, tescilli olan marka ile aynı olan herhangi bir işaretin tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.  Başkasına ait markanın internet ortamında ticari etki yaratacak şekilde kullanılması, anahtar kelime olarak kullanılması da marka haklarına tecavüz eylemleridir. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.<br>Türk Ticaret Kanununun 55. maddesinde ise dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışların haksız rekabet olduğu belirtilmiştir.Davalı yanın yukarıda belirtilen eylemlerinin davacının tanınmış \"...\" ve \"...\" markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davacının bu nedenle manevi tazminat talep edebileceği, davacının markalarının ulaştığı tanınmışlık düzeyine, ihlalin sayısına ve somut olayın özelliklerine göre 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olduğu, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Ancak her ne kadar Mahkemece; erişimin engellenmesi talep edilen http://...com alan adlı internet sitesinin alan adında ve içeriğinde davacıya ait markaların kullanıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, http://...com alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesi talebinin reddine karar verilmiş ise de, bilirkişi raporunda; http://www...com internet sitesinin kaynak kodları incelendiğinde, internet sitesi için oluşturulan anahtar kelimelerde davalı firmaya ait ücretsiz müşteri hizmet numarası (...) ve ... uçak bileti ifadelerinin yer aldığı, internet sitesinin tescil bilgisinin davalı şirket yetkilisi ... olduğunun da açıkça belirtildiği, bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, bu nedenle \"http://...com\" isimli internet adresi için de erişimin engellenmesine karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki Mahkeme kararının yerinde olmadığı, bu itibarla davacı yanın istinaf başvurusunun kısmen yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,Bu kapsamda; 3-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,Davalının davacının markaları ile iltibasa neden olacak derecede benzer olan \"...\", \"...\", \"...\", \"... \", \" ...\", \"...\" ibarelerini internet ortamında kullanmak, müşterilerine ... hava yollarının çağrı merkezi olduğunu izlenimini yaratacak şekilde hareket etmek, yapılan bilet satışları ile ilgili davacı adına tahsilat yapıyormuş gibi hizmet bedeli tahsil etmek suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine,Marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, Davalının ... ve ... logosunu ve markasını tek başına, başka bir unvan ile birlikte veya başka herhangi bir ibare ile birlikte internet ortamı dahil her türlü mecra, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar ve her türlü ticari evrak ve internet alan adlarında Türkiye'de ya da yurt dışında kullanmasının önlenmesine, bunların toplatılarak masrafı davalıdan alınmak suretiyle karar kesinleştiğinde bu türden her türlü materyalin imha edilmesine, Davalının, http://....com/..., http://... ve http://... adreslerine erişimin engellenmesine ve alan adlarının iptaline,  http://...com adresine erişimin engellenmesine,20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Karar kesinleştiğinde hükmün masrafı davalıdan alınmak suretiyle Türkiye çapında yayınlanan bir gazetede bir kez ilanına, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince  marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti yönünden alınması gereken 427,60 TL karar harcı ve manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 1.366,20 karar harcı olmak üzere toplam 1.793,8‬ karar harcından peşin alınan 853,88 TL'nin mahsubu  ile 939,92‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 35,90 TL başvurma harcı, 853,88 TL peşin harç, 2.262,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.152,28‬ TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 2.490,30 TL'sinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından yapılan 59,70-TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre(%21) 12,53-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiye 47,17-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,  4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesinin 10.ve 13/(2).  maddelerine göre manevi tazminat talebi yönünden 20.000,00 nispi TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine, 4/e- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesinin 10/1-2  maddelerine göre red edilen manevi tazminat talebi yönünden 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı harcı ve manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 1.366,20 karar harcı olmak üzere toplam 1.793,8‬ karar ve ilam harcından peşin yatırılan 344 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.449,8‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/ç-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 22/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b3f180179ea95245","SID":"887f42930618f581"}}