{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/109 <br>KARAR NO: 2024/356<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 17/11/2020<br>NUMARASI: 2017/500 E. - 2020/202 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkilinin Adana Organize Sanayi Bölgesinde boya ve türevleri ürünlerin üretiminde faaliyet gösteren ve ürünleri ile ülke genelindeki boya sanayisinde tanınan bir şirket olduğunu, ... sac astarı olarak davacı tarafından üretilen ürünün 2004 Temmuz ayında \"...\" ibaresi ile piyasaya sürüldüğünü, 2004 yılından itibaren yürütülen yoğun pazarlama ve tanıtım faaliyeti sonucunda \"...\" ibaresinin boya sanayisinde pazarda önemli bir paya sahip olduğunu, tanınan bir marka haline geldiğini, \"...\" markasının davalı tarafın tescilinden önce müvekkili tarafından kullanılıp ihdas ve istimal edildiğini, gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunu, bu marka ile ürünün pazarlandığı ve satıldığını, davalı şirketin ise buna rağmen müvekkili şirketin internet sitesinde, broşürlerinde, katalog ve kitapçıklarında kullandığı \"...\" ibaresini 23.02.2017 tarihinde ... numara ile 1.ve 2.sınıflar için kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, bu nedenlerle davalıya ait ... numaralı \"...\" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış, 23.11.2017 tarihli bilirkişi raporuna beyan ve itiraz dilekçesinde; müvekkilinin \"...\" markasını 2016 yılında başvurmak suretiyle usulüne uygun ve iyi niyetli olarak tescil ettirdiğini, davacı tarafça bu tescile itiraz edilmediğini, kendisini bu ibarenin gerçek sahibi olarak tanıtan davacının iddialarına dayanak olarak gösterdiği 7 yıllık web sitesi arşivinde sadece 1 adet ve müvekkili başvurusundan 2 hafta önceye rastlayan \"...\" ibaresine rastlandığını, inceleme tarihinde de web sitesinin yayında olmadığının tespit edildiğini beyan etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Davalı adına tescilli ... numaralı \"...\" markasının tescilli olduğu 2.sınıftaki \"boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, metali koruyucu maddeler\" emtiaları için KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE, \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirketin , \"...\" ibaresini  1. Sınıf (Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Gübreler ve topraklar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler. Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar.) ve 2.Sınıf  (Boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, boya pigmentleri, metali koruyucu maddeler, ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler (dolu halde toner kartuşları dahil); besin maddelerini, ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsus maddeler. İşlenmemiş doğal reçineler. Boyacılar, dekoratörler, matbaacılar ve sanatçılar için metal levhalar ve toz halde metaller.) emtialarında tescil ettirdiğini,  “...” ibaresinin tanınmışlığından faydalanmaya dönük kötüniyetli bir hareket olduğunu,  yoğun pazarlama ve tanıtım faaliyeti sonucunda “...” ibaresinin  boya sanayisinde -özellikle 2007 yılından itibaren- pazarda önemli bir paya sahip olduğunu, bilinen tanınan bir marka haline geldiğini,  \"01\" ve \"02\" numaralı mal ve hizmet sınıflarından tescil edilen \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve markanın sicilden terkinine karar verilmesinin gerekli olduğunu,bilirkişi raporlarıyla da sabit olunduğu gibi 1 ve 2.sınıf ürünlerin aynı alana ait olduğu ve aynı kitleye hitap ettiğini sınıfsal benzerliğe rağmen davanın kısmen reddine karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu,  hükmün kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini  talep etmiştir<br>İstinafa Cevap:Davalı vekili tarafından  istinafa cevap dilekçesi sunulmamıştır. <br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davalı adına tescilli ... numaralı \"...\" ibareli  markanın gerçek hak sahipliğine dayalı hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı markasının kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiş, davacı vekili , davalı markasının tescilli olduğu tüm emtilar bakımından hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur. 26.02.2016 başvuru tarihli ...  numaralı \"...\" markasının 1.ve 2.sınıflarda 23.02.2017 tarihinde davalı şirket adına tescil edildiği görülmektedir. Marka hakkının sağladığı koruma  kural olarak tescil ile doğmakla birlikte istisnai olarak marka hakkının önceye dayalı kullanım yoluyla tescile dayanmadan elde edilebileceği ve korunacağı ilkesi benimsenmiştir. Önceye dayalı kullanımla hak elde edilmesi  gerçek hak sahipliği  ilkesi olarak ifade edilir. Bu durumda marka hakkı tescilden önce doğar sonradan yapılan tescil  kurucu değil açıklayıcı nitelikte olur. SMK 6/3 maddesi hükmüne göre,  Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. SMK 25/1 maddesi gereği hükümsüzlüğüne karar  verilir. İşaret üzerinde hak elde edilmiş olması için ise ilgili olduğu piyasada ciddi bir şekilde kullanım yoluyla bilinir hale gelmiş olması anlaşılmalıdır. Toplanan delillere göre; davacı şirketin 1987 yılında kurulduğu, davalı şirketin ise  2003 yılında kurulduğu, btvkimya.com.tr alan adının 09.06.2009 tarihinde davacı  adına tahsis edildiği ,... markası ile ilgili ilk ve tek kaydın 04.02.2016 tarihli  olduğu, ürünler listesi altında yayınlandığı ve söz konusu boyanın nasıl uygulanacağının tarifinin yapıldığı, davalıya ait http://www...com.tr alan adlı internet sitesinde ise ... ibaresine havi bir ürüne rastlanmadığı bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiştir. Yine \"...\" markasının davacı tarafından markanın tescil tarihi olan 23.02.2017 tarihinden önce  markasal olarak kullanılıp kullanılmadığına dair alınan  raporda, davacının  ticari kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacının 01.01. 2007 yılından itibaren ... ibareli ürünün satışını yaptığı tespit edilmiş, marka uzmanı ve sektörel  bilirkişiden oluşan heyetten alınan raporda da,  davacının ... ibaresini markasal olarak \"...\" emtiası için 2007 öncesinden itibaren kullandığı, 01.01.2007 tarihinden itibaren ise etkili şekilde kullanmaya başladığı, marka olarak ihdas ve istimal ettiği ve gerçek hak sahibi olduğu, davalının ... numaralı \"...\" markasının kelime markası olduğu, davacının  markasal kullanımları ile fonetik açıdan ayırt edilemeyecek kadar aynı ve benzer olduğu, davalının ... numaralı \"...\" markasının tescil kapsamında yer alan 1 ve 2.sınıflardaki emtialar incelendiğinde; davacının öncelikli hak sahibi olarak ... markasını kullandığı, galvaniz saç astarı emtiası ile  aynı ve benzer/birbiri ile ilgili olan emtiaların  davalı markasında yer alan 2.sınıftaki \"boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, metali koruyucu maddeler\" olduğu,  davalı markasında bunun dışında kalan 1.sınıfta yer alan emtiaların tamamı ile 2.sınıfta yer alan \"ahşabı koruyucu maddeler, boya pigmentleri, ayakkabı boyaları, matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler, besin maddelerini, ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsus maddeler, işlenmemiş doğal reçineler, boyacılar, dekoratörler, matbaacılar ve sanatçılar için metal levhalar ve toz halde metaller\" için davacının öncelik hakkının olmadığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamına göre, \"...\" markasının davacı tarafından imal ve istimal edildiği, 2007 yılından itibaren ciddi şekilde, galvaniz saç astarı emtiasında markasal olarak tescilsiz kullanıldığı ,bu ürünün satışının uzun süredir davacı şirket tarafından yapıldığı, bu yolla işaret üzerinde hak elde ettiği, elde edilen öncelik hakkının SMK 6/3 maddesi kapsamında koruma altında olduğu, dolayısıyla  davacının  bu ibare üzerinde önceye dayalı gerçek hak sahipliğinin söz konusu olduğu, davalının \"...\" ibaresi üzerinde davacıdan daha önceye dayalı  korunmaya değer bir hakkının bulunmadığı kelime markası olup özgün olan  ibarenin  davalı tarafından aynen marka olarak tescil edildiği, tescilli olduğu  emtialarda  da  benzerlik  olduğu  iltibas tehlikesinin bulunduğu  dikkate alındığında davacının hak elde ettiği ortak ve ilintili emtialar yönünden davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacı \"...\" ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olmakla birlikte tescilsiz markasal  kullanımın galvaniz saç astarı emtiası üzerinde olduğu, bu nedenle markasal olarak tescilsiz  kullanımın bulunmadığı farklı emtialar üzerinde davacının marka üzerinde gerçek hak sahipliğinin de söz konusu olmadığı, kötü niyetle marka tescilinden bahsedebilmek için marka başvurusunda bulunan kişinin, markaya konu mal ve hizmeti üretip pazarlamaktan daha ziyade başkalarının ticaretine engel olmak, marka tescili yoluyla başkalarından haksız para koparmaya çalışmak veya  kendisine duyulan güvene ve ticari dürüstlük kuralına aykırı davranış içerisinde bulunması gerekir ki somut olayda kötüniyetli tescil iddiasının ispatının bulunmadığı dikkate alındığında  yasal ve yeterli gerekçeye dayalı davanın kısmen kabulüne dair aynı yöndeki mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17/11/2020 tarih ve 2017/500 E., 2020/202 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 22/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ffbbfab91822170","SID":"e9e5a4db7dcde90c"}}