{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/157 <br>KARAR NO: 2024/302<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 12/11/2020<br>NUMARASI: 2018/216 E. - 2020/307 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tecavüz ve Haksız Rekabetin Durdurulması, Ref'i, Tazminat / <br>BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. FSHHM 2018/238 ESAS SAYILI DOSYASI <br>DAVANIN KONUSU: Tasarımın Hükümsüzlüğü<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... numaralı ve ... tescil numaralı endüstriyel tasarım tescillerine sahip olduğunu, davalı tarafın ise müvekkilinin izni olmaksızın müvekkili tasarımlarının ayırt edilemeyecek derecede benzerini ürettiğini, piyasaya sunduğunu ve ticari amaçla kullandığını, bu hususun Büyükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/45 D.İş dosyasından alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu ve bu durumun müvekkili haklarına tecavüz teşkil ettiğini iddia ederek, müvekkilinin tasarımdan doğan haklarına davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin durdurulmasını, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, tecavüz ve haksız rekabet oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara el konulmasını, tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi kaçınılmaz ise imhasını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2018/238 Esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın ... sıra nolu ve ... tescil sayılı 15/09/2011 ve 19/06/2015 tarihli tasarım tescil belgesi ile, müvekkilin imal edip sattığı pano-trafo kilidine ait endüstriyel tasarım belgesini aldığını, bu endüstriyel tasarıma ait tescilin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafın, uzun ve pahalı Ar-Ge çalışmaları neticesinde tamamen yeni ve faydalı bir endüstriyel tasarım bulmuş olmadığını, ... ve ... nolu tasarım tescile konu ürün, davalının kendi adına tescilinden yıllar önce bir İsveç markası olan Industrilas tarafından dünya piyasasına sürülmüş olup yıllardır kullanılmakta olduğunu, davalı tarafın ''bu ürün benim tarafımdan bulunmuş/geliştirilmiştir'' iddiasını çürüten en önemli delil dava konusu pano kilidini davalıdan daha önce üretip patentini alan İsveç firmasının ürünlerini gösterir kataloğudur. Davalı taraf müvekkil şirketin yetkilisi ...'ün yıllarca kendi bünyesinde çalışıp, daha sonra ayrılarak kendi firmasını kurması sebebiyle bu ve benzeri davalarda tabir yerindeyse müvekkilinin şirketini taciz ettiğini, bu nedenlerle tescili yapılan endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesine, dava harç ve tüm mahkeme masraflarının ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tasarımı geliştirme açısından sahip olduğu seçenek özgürlüğünün el verdiği ölçüde yeni ve ayırt edici bir tasarım geliştirdiği hususunun açık olduğunu, müvekkilinin seçenek özgürlüğü çerçevesinde yeni ve ayırt edici bir ürün ortaya koyduğunu, davacı tarafın ise müvekkili tasarımlarının ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini piyasaya sunarak müvekkilinin yıllar süren ar-ge çalışmalarından haksız olarak faydalanmakta olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin tasarımlarının köşe kesim şekillerinin birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, davalı tasarımın üzerinde kapaklar olduğunu ABD ürününde böyle bir kapak mevcut olmadığını, Kilitlerin ön kısımlarının görünüşü ve teknik özellikleri bakımından bütünüyle birbirinden farklı olduğunu, davacı tarafın hukuki gerçekliğe aykırı beyanlarının değerlendirme dışı tutulması gerektiğini bu nedenlerle davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"Tüm dosya kapsamı deliller birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle birleşen mahkememizin 2018/238 Esas sayılı dosyası yönünden dava konusu endüstriyel tasarımların tescil başvuru tarihi itibariyle yeni ve ayırt edici nitelikte oldukları anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl dosya yönünden ise, dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporlarına göre davalı ürününün, davacı adına tescilli ... (5) nolu endüstriyel tasarım koruma kapsamında olup benzer olduğu hali ile davacının bu tasarımdan doğan haklarının ihlal edildiği gibi eylemin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, davacının davasının bu tasarım yönünden kabulü gerekmiştir.  Davacının  dayandığı dava konusu ... tescil nolu tasarımı ile davalı kullanımının farklı olduğu anlaşılmakla bu tasarım yönünden dava reddedilmiştir. Davacının tazminat talepleri yönünden ise tazminat seçeneğine göre dava tarihinden önce davalının ne kadar gelir elde ettiğinin tespiti mümkün olmadığından davacı yararına TBK. 50. Ve 51. Maddeleri uyarınca 1.000,00 TL maddi tazminat takdir edilmiştir. Davalının ... (5) nolu endüstriyel tasarım yönünden eylemi aynı zamanda davacının tasarımdan doğan haklarını ihlal ettiğinden tasarımın niteliği, ihlalin süresi ve miktarı, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 3.000,00  TL manevi tazminata hükmedilmesi, \" gerekçeleriyle asıl dosya yönünden davacının davasının dava konusu ... (5) nolu tasarım tescili yönünden kabulüne, davalının davacı adına tescilli ... (5) tescil nolu tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin durdurulmasına, kaldırılmasına ve önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davacı adına tescilli ... (5) tescil nolu tasarıma tecavüz teşkil eden davalı ürünlerine ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara el konularak imhasına, Takdiren 1.000,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde, hüküm özetinin davalı masrafından alınıp, ülke çapında yayınlanan trajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, Davacının fazlaya dair tazminat ile dava konusu ... tescil nolu tasarımına dair davasının reddine, birleşen mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davacının davasının REDDİNE,  karar verildiği görülmüştür. <br>İSTİNAF: Davalı/birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  mahkemece eksik inceleme yapılarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda elde edilen net karın 9.739,04.-TL olduğunu, bilirkişi bu hesaplamayı yaparken işyeri giderlerini dikkate almadığını, müvekkilinin bu satışları yaparken işyeri kirası ödediğin, elektrik, su ve doğal gaz faturalarını ödediğini, bunların dikkate alınmadığını, söz konusu ürünlerden kar dahi etmediğini, yeniden bilirkişi ek raporu alınması gerektiğini, davacı-karşı davalı yıllar önce İsveç firması tarafından üretilen dolap kilidinin şeklini, boyutlarını değiştirerek, basit tasarım üzerinde oynamalar yaparak yeni bir endüstriyel tasarım yaptığı iddiasında olduğunu, küçük değişikliklerle yeni bir tasarım ortaya çıkarılmasının mümkün olmayacağını, sunulan ürünün yeteri kadar incelenmediğini, 2 ürün arasındaki benzerliklerden ziyade farklılıklar da yeterince açıklanmadığını,  verilen raporlar da hüküm kurmaya elverişli olmadığından bahisle mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddini talep etmiştir.  İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  TPMK kayıtlarına göre ... sayılı \"Pano Kilidi\" 5,7,8,9,11 ürün adlı çoklu tasarım tescil belgesinin 15/09/2011 tarihinden, ... sayılı \"Kilit-1\" ürün adlı tasarım tescil belgesinin 19/06/2015 tarihinden itibaren 5'er yıl süre ile davacı adına tescilli olduğu görülmüştür. Asıl davanın konusu,  tasarıma tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat, birleşen davanın konusu, asıl dosya davacısı adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğü davasıdır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 01/02/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; ... sayılı tasarım ile dava dışı ..., ..., ... sayılı patente ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebeple farklı olarak algılandıkları, ... sayılı tasarım ile dava dışı ..., ..., ... sayılı patente ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebeple farklı olarak algılandıkları belirtilmiştir. 18/07/2019 tarihli ek raporda özetle;  davacı tarafa ait ... numaralı tasarım ile karşı davacı tarafa ait ürünün benzer olduğu, ... nolu tasarım ile davacı tarafa ait ürünün benzer olmadığı, asıl dava yönünden ... ve ... nolu tescilin koruma kapsamında olduğu belirtilmiştir. Aynı bilirkişi heyetine ait  ek raporda özetle; davacı tarafa ait ...  numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları, davacı-karşı davalı tarafa ait ... nolu tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 15/09/2011 tarihi itibariyle koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu belirtilmiştir. 22/09/2020 tarihli muhasebe bilirkişisine ait raporda; davalı tarafın ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, dava konusu ürünlere ilişkin dava tarihinden önceki döneme ait satışların olup olmadığının tespit edilemediği, şirket merkezinde kontrol edilen bilgisayarlarda dava konusu tasarımlara ait olduğu tespit edilen ürünlerin satışlarının dava tarihinden sonra ilk satış tarihinin 16/11/2018 tarihi olduğu, mahkemece dava tarihinden sonraki dönemi kapsayan satışlarda davalı tarafın elde ettiği muhtemel kazancın hesaplanmasının talep edilmesi halinde 2018 ve2019 yıllarındaki muhtemel kazancın 9.739,04 TL olduğu belirtilmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 81/1. Maddesi ile, tasarım sahibinin izni olmaksızın bu kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek, tasarım hakkını gasp etmenin tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller gösterilmiştir. Yine aynı maddenin devamında ise, başvuru, 65 inci maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahip olduğu, tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmayacağı, tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edileceği ve koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede sayılan fiilleri tasarım hakkına tecavüz olmaktan çıkarmayacağı belirtilmiştir. Toplanan deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde mahkemece birleşen mahkemenin 2018/238 Esas sayılı dosyası yönünden dava konusu endüstriyel tasarımların tescil başvuru tarihi itibariyle yeni ve ayırt edici nitelikte oldukları anlaşılmakla birleşen davada davacının davasının reddine karar verilmesi dosya kapsamına uygundur.  Asıl dava yönünden davacı adına tescilli ... (5) nolu endüstriyel tasarım koruma kapsamında olduğu, davacının bu tasarımdan doğan haklarının ihlal edildiği anlaşılmakla, davacının davasının bu tasarım yönünden kabulüne, davacının  dayandığı dava konusu olan diğer ... tescil nolu tasarımı ile davalı kullanımının farklı olduğu anlaşılmakla bu tasarım yönünden davanın reddine karar verilmesi, maddi tazminat yönünden   dava tarihinden önce davalının ne kadar gelir elde ettiğinin tespiti mümkün olmadığından, bilirkişi tarafından hesaplanan tazminatın ise dava tarihinden sonraki satışlara ilişkin olduğu anlaşıldığından, mahkemece TBK. 50. ve 51. maddeleri uyarınca 1.000,00 TL maddi tazminata  ve 3.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin  dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı/birleşen davada davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/11/2020 tarih ve 2018/216 E., 2020/307 K. Sayılı asıl ve birleşen davada verilen karara karşı davalı-birleşen davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Asıl dava yönünden, 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın  davalı-birleşen davacıdan  tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,  3- Birleşen dava yönünden, 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın  davalı-birleşen davacıdan  tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,  4- Davalı-birleşen davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"087a1d1d384c0b08","SID":"697678497c4c6333"}}