{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/156 <br>KARAR NO: 2024/336<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 24/12/2020<br>NUMARASI: 2019/408 E. - 2020/343 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin bay, bayan ve çocuk çoraplarının her çeşidinin üretimini ISO ve ECO-TEKS standartlarına uygun olarak gerçekleştirerek sektörde hem yeni ürün, hem de kalite anlamında öncülük hedefiyle hareket etmekte olduğunu, müvekkilinin kendine ait tasarımları kullandığını ve bu tasarımları Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirdiğini, davaya konu tasarım ürününün müvekkili şirketin sektörün ihtiyacını doğru analiz etmesi ile yoğun ve istikrarlı çalışmaları neticesinde oluşturulmuş olup, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... tescil numarası ile “stand” isimli olarak tescilli olduğunu, davalı tarafından TPMK'ya başvurularak ... başvuru numaralı tasarımın tescilini talep ettiğini, müvekkili tarafından söz konusu tasarımı gerekçe gösterilerek başvuruya itiraz ettiğini, ancak müvekkili şirketin itirazının  reddedildiğini, davalı yana ait tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfını haiz olmadığını, davaya konu tasarımın müvekkili tarafından başvuru tarihinden daha önceki tarihlerde tasarlandığını, kullanıldığını ve tescil ettirildiğini iddia ederek, davalı adına ... sayı ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin \"Çoraplar için Satış ve Teşhir Standı\" isimli ürün için müvekkili tarafından başvurusu yapılan ... kod nolu tasarım tescil başvurusundaki tasarıma davacı tarafından itiraz edildiğini, ancak itirazın yerinde görülmeyerek müvekkili tasarım başvurusunun tescil edildiğini, davacı adına tescilli tasarım ile müvekkili adına tescilli tasarımın farklı olduklarını, ürünün kullanıcısı sıradan tüketici olmadığını, daha bilinçli ve tecrübeli olan stand alıcıları olduklarını, tasarımlar karşılaştırılırken sıradan tüketici gözüyle değil, bilgilenmiş kullanıcı gözüyle değerlendirme ve karşılaştırma yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkili şirketin, basiretli tacir olma ilkesinin gerekliliğini bilen, rekabetin haklı koşullarla yapılmasına inanan ve bu bilinçle hareket eden bir firma olarak, kendine ait tasarımları kullanmakta ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirmekte olduğunu, davaya konu tasarım ürününün müvekkili şirketin sektörün ihtiyacını doğru analiz etmesi ile yoğun ve istikrarlı çalışmaları neticesinde oluşturulmuş olup Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ...tescil numarası ile “stand” isimli olarak tescilli olduğunu, Davalı tarafından TÜRK PATENT'e başvurularak... başvuru numaralı tasarımın tescilini talep etmiş, başvuru ... No'lu 09.05.2019 tarihli bültende yayınlanmış olduğunu, müvekkili şirket tarafından yayına ... tescil numaralı tasarımı gerekçe gösterilerek, dava konusu markanın yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle itiraz edildiğini, ancak müvekkili şirketin bu itirazının haksız şekilde reddedildiğini ve tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, davalının tasarımı yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz olmadığından SMK m.77/1-a gereği haksız ve hukuka aykırı şekilde tescil edilmiş olan ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğü gerekmekte iken yerel mahkemece hukuka aykırı bir karar verilerek davanın reddine karar verildiğini,Dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfını haiz olamdığını, davaya konu tasarımın, müvekkili tarafından başvuru tarihinden daha önceki tarihlerde tasarlanmış, kullanılmış ve tescil ettirilmiş olduğunu, bu hususta bütün deliller dosyaya sunulmuş olmasına rağmen bilirkişilerce eksik ve hatalı bir rapor hazırlandığını, mahkemenin de bu eksik ve hatalı rapora göre karar verdiği için kararın hukuka aykırı olduğunu, tasarımlara ilişkin görsellerden bile davalının dava konusu tasarımının müvekkilinin tescilli tasarımıyla aynı/ ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunun tespit edilebileceğini, Huzurdaki davada, davalının tescil ettirmiş olduğu 2019 02291numaralı tasarımın tamamen yenilikten ve özgünlükten uzak olduğunu, zira davalı tarafın haksız olarak tescil ettirdiği tasarımın, yeni ve ayırt edilebilir olmak bir yana, müvekkillerin daha önce tescil ettirdiği tasarımların taklidi niteliğinde olduğunu, tasarımların aynı formda olduğunu, arka kısım dörtgen, yan kısımların ovalleştirilmiş olduğunu, bunun teknik zorunluluktan kaynaklanmadığını, tasarımlar arasındaki tek farkın davalı tarafa ait tasarımın yan yüzeyinde kesik bir alan bulunması olduğunu, ancak bunun da tasarıma farklılık katmadığını, her iki tasarımda da dikdörtgen şeklinde tasarlanmış arka plana 3 adet askılık yerleştirildiğini, ancak raporda karşı tarafın tasarımının katlanmış bir bölüme geldiğini, müvekkiline ait tasarımın düz bir zemine oturtulduğu gerekçesi ile farklılık olarak tespitte bulunulduğunu, yapılan bu tespitin açıkça hukuka aykırı olduğunu, ilk bakışta dahi ürünlerin benzer olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; davalı adına ... sayı ile tescilli tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkindir. Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ... sayılı \"Stand\" ürün adlı tasarım tescil belgesinin, 14/06/2017 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile davacı adına, ... sayılı \"Teşhir ve Satış Standı (Çoraplar İçin)\" ürün adlı tasarım tescil belgesinin, 04/04/2019 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. SMK'nun 56/1. maddesine göre, tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur bu şartları taşımayan bir tasarımın hükümsüzlüğü talep edilebilir.  Hükümsüzlük halleri yasanın 77.maddesi ile düzenlenmiştir.  Bir tasarımın yenilik incelemesi yapılırken; tasarımın birebir aynısının daha önce yurtta ve dünyada kamuya sunulmamış olması şartı gerekirken, ayırt edicilik incelemesi yapılırken; seçenek özgürlüğü kapsamında, ürünün nihai kullanım sırasındaki görünümü itibariyle bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır. Dosyaya sunulan denetime elverişli 04/05/2020 tarihli bilirkişi raporunda; hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarım ile hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen ... numaralı tasarım arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, davalı tarafa ait ... numaralı tasarımın yenilik ve ayırtedicilik özelliklerine haiz olduğunun belirtildiği, 17/11/2020 tarihli ek raporda da sonuç olarak, kök rapordaki görüşlerini yineledikleri, buna göre; davacı adına tescilli tasarımın tescil başvuru tarihi itibariyle yeni ve ayırt edici nitelikte olduğu, hükümsüzlük koşullarının somut olayda oluşmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/12/2020 tarih ve 2019/408 E., 2020/343 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬ TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3 Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 22/02/2024\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d983592239ba0bdd","SID":"b42a2c72ef577e9b"}}