{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/75 <br>KARAR NO: 2024/224<br>KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/10/2023<br>NUMARASI: 2023/308 Esas -  2023/478 Karar<br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında araç devir sözleşmesi imzalandığını ve ona dair ödemeler gerçekleştirildiğini, bu süreçte aracın kontrolü, bilet satımları vs. hususların davalı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, her ay kazanılan ücretten taksit, 4 çeşit sigorta ve sair diğer masrafların kesilmesi sonunda kalan bakiyenin müvekkiline ödendiğini, ilk ayın peşinat olarak sayılmasıyla toplamda 49 aylık bir taksitlendirmeyle aracın devrinin kararlaştırıldığını, 25 ayın tamamı ile 26. ayın yarısının davalı tarafa eksiksiz ödendiğini, davalı tarafın kontrolünde bulunan aracın bir sebepten ötürü trafikten alıkonulması sonrasında davalı tarafın, sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini ve devre konu araca el koyduğunu, ilgili sözleşmede her ne kadar ismi kira sözleşmesi olarak yazılmışsa da araç devir ve işletme hakkı üzerine imzalanan bir sözleşme olduğunu, peşinat ve  taksitlerin bitmesi üzerine aracın devrinin öngörüldüğünü, ilgili sözleşmenin kira sözleşmesi ile ilgisi bulunmadığını, bu sebeple ticari bir alacağa dayandığından ötürü görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, aracın devri için ödenen meblağların aracın devredilmemesi nedeniyle tamamının, aracın yıllık sigortalarının yapılması nedeniyle müvekkilinin fazladan ödemiş olduğu meblağın ve müvekkilinden fazlaca kesilmiş meblağların hesaplanarak geri ödenmesini talep ettiklerini, şimdilik müvekkilinin fazladan ödemiş Olduğu 100 EURO'nun davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, vekalet ücreti ve yargılama masraflarının karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, huzurdaki davanın görevsiz mahkemede ikame edilmiş olup görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemeleri olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında araç kira sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin niteliğine ilişkin aksi yöndeki davacı iddialarının mesnetsiz ve gerçek dışı olup ispata muhtaç olduğunu, taraflar arasında imzalanan araç kira sözleşmesinin, taraflarca sözleşmenin 8. maddesi ile kararlaştırıldığı üzere, tek taraflı fesih hakkı kullanılmak sureti ile feshedildiğini, davacının, müvekkili şirkete yapması gereken ödemelerini, taraflarca kararlaştırılan ödeme planına uygun şekilde gerçekleştirdiğine yönelik iddialarının asılsız ve mesnetsiz olup ispatlanamadığını, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 13. maddesi ile müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtların tek ve kesin delil olduğu hususunda yazılı delil sözleşmesi bulunduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"kira ilişkisinden doğan alacak davaları dahil olmak üzere kiralanan taşınmazla ilgili tüm uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemeleri görevlendirilmiştir. Somut olayda, uyuşmazlığa dayanak sözleşmenin konusu incelendiğinde, kiralama ve kiralanan malın devrine ilişkin olduğu anlaşıldığından davanın görev yönünden reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında her ne kadar kira sözleşmesi başlığıyla bir sözleşme imzalanmışsa da imzalanan sözleşmenin hukuki mahiyetinin, araç devir sözleşmesi olup ona dair ödemelerin gerçekleştirildiğini, normal bir kira sözleşmesinden bahsedilemeyeceğini, ayrıca aylık taksitlerin, normal bir kira bedelinin kat kat üstünde olduğunu, 49 ayın sonunda aracın devrinin gerçekleşeceğine dair anlaşma yapıldığını, ancak asıl anlaşmanın amacının aracın devri olmasına rağmen davalı şirketin, matbu hazırladıkları kira sözleşmesi başlıklı sözleşmeyi müvekkili şirkete 04/06/2014 tarihinde imzalattıklarını, ilgili sözleşmenin her ne kadar ismi kira sözleşmesi olarak yazılmışsa da araç devir ve işletme hakkının kullanılması üzerine imzalanan bir sözleş olduğunu, taraflar arasında her ne kadar devir sözleşmesi olsa da devir işlemi olmadığı ihtimalinde dahi bir kira sözleşmesi değil, franchise sözleşmesi olarak düşünülmesi gerektiğini, franchise sözleşmelerinde de davada mevcut talebin fikri ve sınai haklara ilişkin olmadığı durumunda da görevli mahkemlerin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, yalnızca kira sözleşmesi yazmış olmasından kaynaklı olarak sözleşme içeriğine bakılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesince verilen görevsizlik kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, sözleşmenin feshi nedeniyle ödenen tutarların iadesi istemli alacak davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme noktasındadır. Taraflar arasında 04.06.2014 tarihli ''Araç Kira Sözleşmesi'' başlıklı sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin konusuna ilişkin 2. Maddesi, mülkiyeti kiralayana ait olan ve aşağıda özellikleri yer alan aracın sözleşmenin devam eden maddelerinde belirtilen şartlarda kiracıya kiralanmasını ve kira süresi sonunda kiracı tarafından yazılı olarak talep edilmesi durumunda kiralayan tarafından kiracıya devrini içerir, şeklindedir. Sözleşmenin 7. Maddesinde kira bedellerinin ekteki ödeme planına göre her ayın 5'inde yapılacağını, 8. Maddesinde sözleşmenin 49 ay süreli olduğu, 11. Maddesinde ise, aracın devrini talep etme hakkı düzenlenmiştir. Anılan bu düzenlemeler ve sözleşmenin diğer içeriği incelendiğinde, sözleşmenin aracın devrini amaçlayan ve işletilmesini düzenleyen bir sözleşme olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 4/1-a maddesine göre, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarının sulh hukuk mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir. Ancak somut uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanmayıp,  aracın devrini amaçlayan sözleşmeden kaynaklanmakta olup, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde sulh hukuk mahkemesi değil, tarafların tacir olduğu nazara alındığında Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince sulh hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda,   Mahkemece hatalı değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi için dosyanın görevsizlik kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu  İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-3 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi için dosyanın görevsizlik kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)c. maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"778216bb5b15705b","SID":"61f92ceface0e311"}}