{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1244 Esas<br>KARAR NO: 2024/431<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/06/2022<br>NUMARASI: 2021/524 Esas  2022/585 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 06/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; keşidecisinin müvekkili, lehdarının ise ... San. Tic. Ltd. Şti olan 08/11/2012 tarihli ... seri numaralı 34.000,00 TL bedelli, 09/11/2012 tarihli, ... seri numaralı 40.000,00 TL bedelli ve 15/11/2012 tarihli, ... seri numaralı 32.500,00 TL çeklerin müvekkili ile dava dışı lehtar arasındaki sözleşmeye istinaden verildiğini, ancak dava dışı şirketin sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini, Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/537 Esas sayılı dosyası ile müvekkilinin çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespit edildiğini, kararın kesinleştiğini, çeklerin dava dışı şirket tarafından çek tevdiat bordrosu ile davalı da dahil olmak üzere bir kısım bankalara tahsil ciro ile teslim edildiğini, çeklerin temliken değil tahsil amaçlı olarak bankalara verildiğini, ancak davalı bankanın çekleri temlik cirosu ile almış gibi çek bedellerini müvekkilinden tahsil ettiğini, davalıya toplamda 106.500,00 TL ödeme yapıldığını, borçlu olunmadığı halde borçlu olunduğu sanılarak davacı bankaya ödeme yapıldığını, tahsil cirosu ile çekleri alan bankaya lehtara ile aradaki ilişkiden kaynaklanan defilerin ileri sürülebileceğini belirterek; şimdilik 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, dava konusu çeklerin dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından müvekkili bankadaki riskine karşılık teminat amacıyla cirolanmak suretiyle müvekkiline verildiğini, çeklerin temlik cirosu ile alındığını, yetkili hamilin müvekkili banka olduğunu, 14/03/2013 tarihinde davacı ile müvekkili arasında Ödeme, İbra ve Çek Teslim Belgesi'nin imza edildiğini, davacı tarafından icra takibi dahi başlatılmadığı halde çek bedellerinin ödendiğini, ibra belgesinin Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararından sonra imza edildiğini, aradan yaklaşık 8 yıldan fazla süre geçtikten sonra dava açılmasının basireti bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne ve çelişkili davranış yasağına aykırı olduğunu, davacının dava dışı lehtar ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı defileri müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, ödeme tarihinden itibaren ticari faiz isteminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının dava konusu çeklerin lehtarı olan dava dışı şirkete borçlu olmadığının mahkeme kararı sabit olduğu, bu savunmanın davalıya karşı ileri sürülebilmesi için, çeklerin davalı tarafından tahsil cirosu ile alındığının ispatının gerektiği, dava konusu çek bedelleri davacı tarafından 14/03/2013 tarihinde davalı bankaya haricen ödendiği, aynı tarihte \"Ödeme, İbra ve Çek Teslim Belgesidir\" başlıklı belge ile tarafların karşılıklı olarak birbirlerini ibra ettiği,  davacı tarafın  imzasını inkar etmediği ibranamenin haciz tehdidi altında imzalandığı beyan ettiği, ancak ödeme ve ibranamenin yapıldığı tarih itibariyle, dava konusu çeklere yönelik olarak davalı banka tarafından başlatılmış herhangi bir icra takibinin mevcut olmadığı, eldeki davanın ise, ibranamenin düzenlendiği tarihten yaklaşık 8 yıl sonra açıldığı, anılan protokol ve ibranamenin icra tehdidi altında yapıldığı iddiası kabul edilebilecek nitelikte olmadığı, yapılan protokol ile taraflar birbirlerini ibra ettiğinden, davacının dava konusu çeklere yönelik alacak istemi yerinde görülmediği gerekçesiyle  davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları istinaf sebebi olarak göstererek; somut olayda borçlu olmadığı halde borçlu olduğu düşüncesiyle bankaya ödemeler yapan müvekkilinin, mali açıdan son derece zor duruma düştüğünü, bu nedenle müvekkili şirket tarafından ödenen bedellerinin geri iadesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava,  sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın  reddine karar verilmiştir. Karar davacı/ vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  senet metninden anlaşılmayan şahsi def'ilerin hamilin senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kanıtlamadıkça iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceği, ayrıca davacının davalıyı ibra ettiği, ibranamenin geçersiz olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60- TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9- TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.06/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"741f2ecab7a1cf87","SID":"0a607989e2f62139"}}