{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       <br>\tT.C.<br>\tBURSA<br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>\tBAŞKANLIĞI\t\t\t\t\tTÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t\t\t\t\t\t           KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2018/1188 <br>KARAR NO\t: 2019/1232<br><br>BAŞKAN\t: ... ...<br>ÜYE\t: ... ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>KATİP\t: ... ...<br><br>DAVACI\t: ... - T.C. N:...  Mürsel Mah. Etkin Sk. No:15/1 Mudanya/BURSA<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ULUYOL CAD. SEZEN SK. NO:9 K:1-2-3-4  BURSA OSMANGAZİ<br><br>DAVALI\t: ... -  <br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - Ulubatlı Hasan Bulvarı Ar-Kur Kuzey Han K:1 D:105 Osmangazi/ BURSA<br><br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)<br>DAVA TARİHİ\t: 10/09/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 27/11/2019<br>\tMahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,<br>DAVACININ TALEBİ\t: Davacı taraf dava dilekçesinde, davalı kooperatifin üyesi olan davacının eski 1595 yeni 91 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, kooperatif tarafından arsaların ifraz ve tevhit edilerek yeni parseller oluşturulduğunu bu aşamada davacının parselinin küçüldüğünü, daha önce alınan genel kurul kararı gereğince parselleri küçülen üyeler için fark bedel ödenmesine ve parselleri büyüyen üyelerin de fark bedel ödemesine karar verildiğini bu kapsamda kurulan komisyon tarafından tahsil ve ödenmesi gereken fark bedeller konusunda rapor hazırlandığını ancak 09/06/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında plan tadilatı çalışması sonucu ortaya çıkacak m2 farklılıkları ile ilgili olarak sıfır bedel alınması yolunda karar alındığını bu kararın kooperatifler kanunun 23.maddesine ve eşitliğe aykırı olduğunu bu sebeple mutlak butlanla batıl olduğunu ileri sürerek genel kurulda alınan 11 numaralı maddenin yoklukla malul olduğunun tespitine, bu talep yerinde görülmezse hukuka aykırılık sebebiyle iptaline, m2 miktarının düşmesi sebebiyle oluşan değer kaybı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak 10.000,00 TL'lik belirsiz alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DAVALININ CEVABI\t: Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, davanın bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığını zira yokluk halinin mevcut olmadığını, öncelikle bu yönden davanın reddini istediklerini, davacının parselinin fiilen küçülmediğini, bahçe duvarlarının aynen korunduğunu, kura sırasında da itiraz ileri sürülmediğini ileri sürmüştür. <br>DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava kooperatif genel kurulunda alınan bir kararın batıl olduğunun tespitine ilişkindir. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf genel kurul kararının öncelikle iptalini değil yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Yokluk tespiti yapılmaması halinde iptal edilmesini istemiş, aynı zamanda belirsiz alacak talep etmiştir. Davacının yok hükmünde olduğunu ileri sürdüğü karar kooperatif lehine tevhit ve ifraz işlemleri sonrasında arsaları küçülen üyelere verilmesi kararlaştırılan fark bedellerin ödenmesinden vaz geçilmesine ilişkindir. Davacı hem bu kararın iptalini hem de hak ettiğini iddia ettiği fark bedel için şimdilik 10.000.TL ödenmesini talep etmiştir. Ancak belirtmek gerekir ki, kooperatif genel kurul kararının iptali davası ile belirsiz alacak davası bir arada görülmeye müsait değildir. Mahkemece bir karar iptal edilebilir ancak kooperatif yerine geçilerek yeni bir karar verilmiş gibi üyeye ödeme yapılmasına karar verilemez. Bu konu genel kurulun yetkisi dahilindedir. <br>\tDavacının iptal davası açmak için yasada öngörülen hak düşürücü süreyi kaçırdığı anlaşılmaktadır. Dava konusu karar iptale tabi kararlardan kabul edilirse davanın reddine karar verilmelidir. Yokluk halinde dava bir süreye tabi olmayacaktır. <br>\tDerdest davada tartışılması gereken ilk mesele dava konusu kararın yok hükmünde olup olmadığını belirlemektir. Dava konusu kararın alınması aşamasında yokluk halini gerektirecek herhangi bir sebep olmadığı takdir edilmiştir. İşlemin şekli nitelikteki emredici hukuk kurallarına aykırılığı tespit edilememiştir. Alınan karar şeklen geçerli biçimde alınmıştır. <br>\tAncak öze ilişkin emredici hükümlere aykırılık halinde mutlak butlandan söz edilmesi gerekir. Hukuki işlemin şekli unsurlarını tespit eden emredici hukuk kurallarına aykırılık halinde sebebiyle hukuki işlemin yokluğundan söz edilir. Yok hükmünde olan kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılması da zorunlu değildir. Yokluk halinde, hukuki işlem bir veya daha fazla unsurunun yokluğu nedeniyle şeklen dahi olsa mevcudiyet kazanamamaktadır. Hukuken yok olan bir işleme hiçbir hukuki sonuç bağlanabilmesi mümkün değildir. <br>\tBuna karşılık batıl bir hukuki işlem unsurları itibariyle şeklen ve fiilen mevcuttur. Ancak konusu veya içeriği bakımından amaçlanan hukuki sonucu doğurmaz. Mutlak olarak hükümsüzdür. Bu mutlak hükümsüzlük kural olarak düzeltilemez niteliktedir. Hukuki yararı bulunan herkes tarafından ve bir süre ile sınırlı olmaksızın ileri sürülebilir. Hatta mahkemeye sunulan belgelerden anlaşılmak koşulu ile hakim tarafından re'sen nazara alınır. <br>\tİptali kabil kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerini koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında, yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlâl edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. İptal edilebilir bir karar, şekil veya özü bakımından sakat olsa bile, iptaline dair hüküm kesinleşinceye kadar geçerli bir karar olarak kabul edilir. Kararın alınmasından itibaren üç ay içerisinde dava açılmazsa veya bu süre içinde açılan dava kesin hükümle reddedilirse söz konusu ayrılık ve bu nedenle kararın iptal edilebilirliği artık ileri sürülemez. (Prof. Dr. ..., Türk Ticaret Kanunu'na göre Anonim Ortaklara Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, 3. Bası, İstanbul, 2001, Sh. 18 vd.)<br>\t1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin red oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir. Derdest davada oy kullanma, çağrıda usulsüzlük gibi hallerden bahsedilmemiştir. <br>\tÖyleyse dava konusu kararın iptal edilebilir bir karar olduğu ancak iptal davası açmak icin hak düşürücü sürenin dolduğu düşünülebilir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede kooperatifin daha önce alınan genel kurul kararını ortadan kaldırmadan ve bunu tartışmadan, üyenin kazanılmış haklarını ihlal edecek yeni bir karar alınmasının mümkün olmadığı, bu yöndeki yeni kararın batıl olacağı kabul edilmiştir. <br>\tKooperatif genel kurulu daha önceki kararında arsası küçülen üyelere fark bedeli ödemeyi kabul etmiş, hatta bunun için bir komisyon kurularak çalışma yapılmıştır. Davacı üyenin de fark bedeli alması gereken kişilerden olduğu nazara alındığında iptali istenen karar davacının kazanılmış hakkını ihlal eder. Karar batıldır. <br>\tDavalı kooperatif sonradan ileri sürdüğü belgelerle davacı tarafın gerçekte alacaklı olmadığını, bu hakkının ödendiğini ileri sürmüşse de ön incelemeden sonra ileri sürülen bu iddialara itibar edilmemiştir. Kaldı ki tek başına bu savunma bile fark bedeli ödenmesi gerektiğini ikrar mahiyetindedir. <br>\tYukarıda izah edilen nedenlerle sadece kararın iptaline karar verilmekle yetinilmiş, bir alacağa hükmedilmemiştir. <br><br>H Ü K Ü M  \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>Davanın Davanın kabulü ile  ... MÜHENDİSLERİ KONUT YAPI KOOPERATİFİ'nin 09/06/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 11. Maddenin batıl olduğunun tespitine,<br>Alınması gereken 44,40-TL harca peşin yatırılan 35,908-TL harcın mahsubu ile bakiye 8,5-TL harcın davalıdan tahsiline,  <br>Davacı vekili lehine takdir edilen 2.725-TL ücret-i vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı tarafça karşılanan ve peşin harç dahil edilerek hesaplanan 154,40-TL muhakeme masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı. 27/11/2019<br><br>İş bu kararın gerekçesi 27/11/2019 tarihinde yazılmıştır.<br><br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"88ecb255b7dad2cd","SID":"d24f00cc522e6235"}}