{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO:2023/425 <br>KARAR NO:2024/123<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ: 21/06/2023<br>KARAR TARİHİ:14/02/2024<br><br><br>Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:\"... <br>KONU: Şirket ihyası talebidir<br><br>AÇIKLAMALAR\t: <br>1- Müvekkilim ----, ipotek alacaklısı --------olarak------------ bayiliğini açmak için ---- yılında--------- sayılı taşınmaza teminat olarak 10.000,00 TL (onbin Türk Lirası) faizsiz ve fek bildirilinceye kadar ipotek tesis edilmiştir. <br>2- ----- numaralı taşınmazda ---- sayılı yazısı ile --------adını alarak isim değişikliğine gitmiştir) Şirketi adına fek bildirilinceye kadar ve faizsiz ipotek düzenlenmiştir.<br>3- Müvekkilime ait olan taşınmaz üzerinde bulunan ipotek çok eski tarihli olup, ipotek alacaklısıyla iletişim kurulamamıştır. İpotek, fek bildirilinceye kadar konulduğundan, gelinen aşamada müvekkilim alacaklıya ulaşmaya çalışsa da bugüne kadar olumlu bir sonuç alınamamıştır. Bu durum, müvekkilimin gayrımenkkuleri üzerindeki tasarruf serbestisini etkilemekte ve üçüncü kişilere satış yolu ile temlik etmesine engel olmaktadır. <br>4- İcra İflas Kanunu 153. Maddesi uyarınca -------- sayılı dosyasından İpoteğin Fekki amacıyla icra takibi başlatılmıştır. ---- İcra Müdürlüğü tarafından----- ihyası istenen şirket ile ilgili bilgiler istenildiğinde '...Şirketin tasfiyesinin sona erdiği, 11.04.2016 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydı terkin edilmiştir...' olarak bildirildiğinden işbu ihya davasını açmak gereği hasıl olmuştur.<br><br>SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah olunan sebepler ve resen göz önüne alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla;<br>1- 11.04.2016 tarihinde sicil kaydı silinerek sicilden resen terkin olunan ----- olarak isim değişikliğine Gidilmiştir.) ------ İHYASINA, --------Siciline yeniden TESCİL ve İLANINA,<br>...\"<br>şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak ------ numarasında kayıtlı iken tasfiyesi kapatılmış olan  eski unvanı -------yeni ünvanı ''Tasfiye halinde  ----------- sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında bu şirket lehine konulmuş olan ipoteklerin kaldırılmasının sağlanması ve buna bağlı ek tasfiye işlemlerinin gerçekleştirilmesi ile sınırlı olarak ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere -----yeniden tesciline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.Davalı ------- vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde yasal düzenleme hatırlatılarak ve davalının yasal hasım olması nedeni ile yargılama giderinden sorumlu olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.<br>Davalı-tasfiye memuru ------ tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde -------- tarafından verilen ek tasfiye yapmak üzere tasfiye memurluğu görevinin söz konusu ek tasfiyenin tamamlanması ve şirketin sicilden terkiniyle son bulduğu ileri sürülerek öncelikle husumet yokluğu nedeniyle olmak üzere davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.Davalı-tasfiye memuru ------vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde ise şirketin tasfiye sürecinin sona ermiş olması nedeniyle müvekkilinin tasfiye memurluğu görevinin sonlandığı, taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına herhangi bir itirazlarının bulunmadığı, tasfiye tarihi itibari ile şirketin kayıtlarında söz konusu ipotek gözükmediği için müvekkili tarafından tasfiye işlemlerinin usulüne uygun olarak tamamlandığı, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığı, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve avukatlık ücreti hükmedilmemesi gerektiği, ileri sürülerek müvekkili yönünden davanın reddine, aksi halde müvekkilinin istifası kabul edilerek ek tasfiye işlemleri için başka bir tasfiye memurunun atanmasına karar verilmesi istenmiştir.<br>Dava -----------sicilinden tasfiyeye bağlı olarak terkin edilmiş olan ve başka bir dava nedeniyle Mahkemece ihyasına karar verildiği için tasfiye halinde ibaresi eklenmiş olan ''Tasfiye Halinde -------- ünvanlı şirket lehine konulmuş olan ipoteklerin kaldırılmasının sağlanması için ihya edilmesinin gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılmasına yöneliktir.  TTK'nin \"Ek tasfiye\" başlıklı 547.maddesi:<br> \"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ...mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.   (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.\" <br>hükmünü içermektedir. ------ cevabına göre söz konusu şirketin 31/12/2007 tarihinde resen terkin edildiği, şirketin adresinin------ olduğu ve Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı, eski ünvanının ---- olduğu;------ kararıyla ihyasına karar verildiği ve buna bağlı olarak son tasfiye memurlarının davalılar ------- oldukları belirlenmiştir. Celp edilen tapu kayıtlarına göre yukarıda dava dilekçesinde özetlenen şekilde söz konusu taşınmazların tapu kayıtlarında ihyası talep edilen şirket lehine ipotek kayıtları olduğu, davacının tapularda malik olduğu, ihyası talep edilen şirketin ipotek alacaklısı olduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamına göre---- tarihinde verilen ve ---- tarihinde kesinleşen ------- karar sayılı kararla şirketin ihyasına karar verildiği ve bu kararın --------siciline tesciliyle birlikte şirketin ünvanına tasfiye halinde ibaresinin eklendiği, kararda daha önce yönetim kurulu kararıyla dışarıdan tasfiye memuru atanmış olan ---------  tasfiye memuru olarak atanmasına da karar verildiği ve fakat tasfiye memurlarının istifa etmeleri üzerine ---- tarihli ek kararla mali müşavir ----- tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş olduğu ve kendisine aylık ve bürüt 750 TL ücret takdir edildiği belirlenmiştir.Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ----------sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.Eldeki dava yönünden, söz konusu şirket lehine ipotek kaydı olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ------------sicil kayıtlarına yansıdığı; söz konusu ipoteğin kaldırılmasının sağlanması yönünden olabilecek hukuki süreçlerde muhataba gerek olduğu; söz konusu -------sayılı ihya kararının sadece o davaya münhasır olması nedeniyle bu eldeki davanın hukuki yararına bir etkisinin söz konusu olmadığı; ipoteğin kaldırılması ile ilgili muhtemel süreçler yönünden TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden------ tescilinin zorunlu hale geldiği; malik konumunda olan davacının böyle bir dava açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. Terkin işleminin tasfiyeye bağlı olarak ------ tarihinde gerçekleşmiş ve davanın herhangi bir davaya dayalı olmaksızın 5 yıl sonra ----- tarihinde açılmış olması karşısında hak düşürücü süre yönünden irdeleme yapılması gerekmiş olup, başka bir dava nedeniyle ---------- Karar sayılı ve ilgili gerekçesi:<br>\"...<br>Somut olayda, şirketin ------ tarihinde kaydının silindiği, şirket ortağı tarafından beş yıllık yasal süre geçtikten sonra -------yasal düzenlemeye göre on yıllık sürenin dolmaması nedeniyle şirkete ait aracın Hazineye intikal etmesi koşulu gerçekleşmemiştir. Bu durumda, şirketin ortada tasfiyesi gerekli bir mal varlığı bulunduğundan yasa koyucunun amacı doğrultusunda uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Yasa maddesinde, terkinden itibaren baş yıllık sürede ihya talep edilebileceği belirtilmesine karşın, şirketin mal varlığının on yıl sonra Hazineye intikal edeceği düzenlendiğinden, kanun boşluğunun bulunduğu kabul edilmelidir. Şirkete ait mal varlığının Hazineye intikal etme süresi olan on yıldan önce ne şekilde işlem yapılacağına ilişkin TTK'nın geçici 7. maddesinde bir düzenleme bulunmaktadır. Ortada bir hukuki düzenleme eksikliğinin mi (kanun boşluğu), yoksa yasa koyucunun bilinçli bir susmasının mı bulunduğunun belirlenmesi önem taşımaktadır. Kanun boşluğu, sorunun çözümüne katkı sağlayacak bir hukuk kuralının bulunmaması şeklinde tanımlanabilir. Ancak, açık bir düzenleme yapılmamış olması her zaman kanun boşluğu anlamına gelmeyebilir. Bir sorun hakkındaki çözüm başka bir alanda düzenlenmiş olabilir.Hukuki bir sorun hakkında, hukuk sistemi mutlaka bir çözüm üretmek zorundadır. Yasanın bir düzenleme öngörmediği bir sorunun çözümsüz bırakılması düşünülemez. Kanun koyucunun bir konuda düzenleme yapmaması, o konuyu olumsuz düzenlemek istediğianlamına gelmez. Bu açıklamalara göre, somut olaydaki uyuşmazlık yönünden bir kanun boşluğunun bulunduğunun ve bu boşluğun, TMK'nın 1. maddesiyle hakime verilen yetki kapsamında doldurulması gerekir. <br>Kanun boşluğunun doldurulmasında, TTK'nın geçici maddesine yansıyan kanun koyucunun iadesinin esas alınması uygun olacaktır. Kanun koyucu, mevcut düzenlemeyle, terkin edilen şirketlerin ortaya çıkacak mal varlıklarının on yıl sonra Hazineye intikal edeceğini kabul ettiğine göre, bu süre dolmadıkça, şirket ortaklarının bu mal varlığı üzerindeki haklarının devam ettiğini kabul etmiş durumdadır. Ortada bir mal varlığı bulunduğuna göre, bu mal varlığının tasfiyesi için şirketin ihyasına karar vermekten başka çözüm bulunmamaktadır. Aksinin kabulü, yasanın düzenlediği on yıllık sürenin anlamsız hale gelmesi sonucunu doğurur. Bu açıklamanın bir sonucu olarak, mal varlığının Hazineye intikal süresi olan on yıllık süre doluncaya kadar ortaya çıkacak mal varlığının tasfiyesi amacıyla ihya talebinde bulunulabileceği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.<br>...şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan eldeki bu dava yönünden de emsal nitelikli söz konusu karar ışığında ve özellikle --------- Karar sayılı kararı ile söz konusu geçici 7. Maddenin 15. Numaralı fıkrasının 5. Cümlesinde yer alan \"...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...'' ibaresinin Anayasaya aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmiş olması ve 10 yıllık süre yönünden ise Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesine göre sürenin başlangıcına esas alınması gereken öğrenme tarihi dikkate alındığında eldeki davanın 10 yıllık süre içinde açılmış olduğunun kabul edilmesi gereği karşısında hak düşürücü süre engelinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi yönünden daha önce atanan tasfiye memurlarının istifaları, istifa üzerine söz konusu ek kararla ---- tasfiye memuru atanmış olması, davalı ------- vekilinin müvekkiline görev verilmemesine ilişkin talebi, bu şahsın daha önce söz konusu ek kararla istifasının kabul edilmiş olması ve dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için daha önce Mahkeme kararıyla atanmış olan davalı tasfiye memurlarından ------- tasfiye memuru olarak atanmasının uygun, gerekli ve yeterli olacağı sonucuna varıldığından ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru olarak --------- tarafından yapılması uygun görülmüş olup, daha önce takdir edilen ücret, geçen süre ve yapılacak ek tasfiye işleri gözetilerek maktuen 30.000 TL ücret de takdir edilmiştir.<br>Yargılama gideri yönünden yapılan irdelemeye bağlı olarak: davalı-------, yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmadığı gibi, söz konusu tasfiye memurlarının şirket dışından yukarıda açıklanan şekilde atanmış olması ve dosya kapsamı gözetilerek yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin ihyası istenen şirketin sorumluluğunda olması gerektiği sonucuna varılarak davalı tasfiye memurları yargılama gideri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulmamışlardır.<br><br>HÜKÜM:  Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere   ;<br>1-Davanın KABULÜ ile;<br>a)----- numarasında kayıtlı iken tasfiyesi kapatılmış olan  eski unvanı ---- yeni ünvanı ''Tasfiye halinde ----------- sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında bu şirket lehine konulmuş olan ipoteklerin kaldırılmasının sağlanması ve buna bağlı ek tasfiye işlemlerinin gerçekleştirilmesi ile sınırlı olarak ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere --------yeniden tesciline,<br>b)Ek tasfiye işlemlerinin yapılması yönünden daha önce Mahkeme kararıyla görevlendirilmiş ve tasfiyeyi yapmış olan ----- tasfiye memuru olarak atanmasına; ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru ----- tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine,<br>c)Kararın----------- tescil ve ilanına, <br>d)Daha önce yapılan görevlendirme, ödenmiş olan ücret ve yapılacak ek tasfiye gözetilerek tasfiye memuru ücreti olarak maktuen 30.000,00-TL taktirine ve nihai sorumluluk  ipoteğin kaldırılmasından sorumlu olacak tarafa veya şirkete ait olmak üzere davacı tarafından Mahkeme veznesine yatırılmasına,<br>e)Tasfiye memuru ücreti yatırıldığında ve karar kesinleştiğinde tasfiye memuruna görevinin tebliğine, <br>2-Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 247,70 TL harcın ''Tasfiye halinde -------- şirketten alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Gerekçede açıklanan nedenlerle davalıların yargılama giderinden sorumlu tutulmasına yer olmadığına ve buna göre sonuçta: <br>a) Davacı tarafça ödenen harçlar dahil olmak üzerek davacı tarafça yapılan toplam 708 TL yargılama giderinin ''Tasfiye halinde --------- ünvanlı şirketten alınarak davacıya verilmesine,<br>b) Davacı vekili yararına tarife gereğince belirlenen 17.900 TL maktu avukatlık ücretinin ''Tasfiye halinde ----------- ünvanlı şirketten alınarak davacıya verilmesine, <br>c) Davalılar adına yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına,  <br>4-Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>İlişkin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc9d9b53048c3855","SID":"4a730cf5c54eb1bf"}}