{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 24/02/2023<br>DAVANIN KONUSU:Hal Hakem Kararının İptali<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 05/03/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Başkanın görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili, davacı şirket aleyhinde karşı tarafça hakem heyetine başvurulmuş olup Antalya Merkez İl Hakem Heyeti tarafından verilen .... Karar Nolu .... tarihli karar ile davacı şirketin karşı tarafa 117.713,67 TL borçlu olduğuna karar verilerek iş bu kararın ilamlı icra takibine konu olacağını,  ne var ki iş bu karar her yönüyle usul ve yasaya aykırı olup bu nedenle itirazlarının kabulü gerektiğini, davalı tarafça iş bu Hal Hakem Heyeti kararına konu edilen alacağın ticari nitelikte bir alacak olup, 5957 sayılı kanun kapsamında bulunmadığını, bu nedenle Hal Hakem heyetinin görevsiz olduğunu, verilen kararın iptali gerektiğini, davacı şirketin adresinin .... Mah. ... Cad. .... No:... .... / İstanbul olduğundan İstanbul (Çağlayan) İcra Müdürlüklerinin yetkili bulunduğunu, bu davada bir an için Hal Hakem Heyetinin görevli olması halinde dahi yetkili Hal Hakem Heyetinin İstanbul Hal Hakem Heyeti olup, Antalya Hal Hakem Heyeti yetkili olmadığından bahisle de işbu kararın bu yönüyle de hukuk aykırı olduğunu, ayrıca ticari alacaklar için arabuluculuk dava şartı olup, iş bu başvurunun arabuluculuk dava şartı yokluğundan da reddi gerekirken dava şartı gözetilmeksizin verilen kararın bu yönüyle de hukuka aykırı bulunduğunu, davacı şirket hakkında İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ....Esas sayılı dosyada 23.10.2019 tarihinde saat:15:30’da geçici mühlet kararı verildiğini, kesin mühletin sona erme tarihinin 27.05.2021 tarihi olduğunu, son olarak mahkeme tarafından işbu süreye ek olarak 6 ay uzatma mühleti de verilmiş olup dava tarihinde bu sürenin dolmadığını, bu kararla birlikte konkordato kesin mühletinin sona erme tarihinin 27.11.2021 tarihine dek uzatıldığını, aleyhe hususları ve borcu kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla karşı tarafın başvuruya konu ettiği faturaların konkordato tarihinden önceki tarihe ait bulunduğunu,  bu itibarla karşı tarafın konkordato projesine başvurması gerekirken, hukuka aykırı yöntemlerle müdürlüğünüze başvuruda bulunması kanuna ve mahkeme kararına aykırı olup işbu kararın bu yönüyle de iptali gerektiğini, başvurucu tarafın söz konusu malları davacı şirkete teslim etmediğini, bu nedenle davacının karşı tarafa borcu bulunmadığını, hal böyle iken iş bu başvurunun bu yönüyle de reddi gerektiğini, teslim olgusunun yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, tüm hususlar bir arada değerlendirildiğinde, somut olayda ispat yükü üzerinde olan karşı tarafın işbu alacak iddiasını ispat edemediğinden açıklanan nedenlerle söz konusu Antalya Merkez İl Hakem Heyeti tarafından verilen ....Karar Nolu ... tarihli karara karşı itirazlarının kabulü ile işbu kararın iptaline yahut kaldırılmasına, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, öncelikle Mahkemece dosyaya yatırılması yasal zorunluluk olan teminatın belirlenerek davacıya teminatı yatırmak üzere süre verilmesine, verilen sürede teminat yatırılmaz ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama konusunun 5957 sayılı yasa gereğince verilen karara itiraz olduğunu, 5957 sayılı yasanın 10/5'inci maddesinde \"Taraflar, bu kararlara karşı on beş gün içinde hal hakem heyetinin bulunduğu yerde ticarî davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine itiraz edebilir.\" hükmü düzenlendiğini, anılan madde hükmünde düzenlenen itiraz süresinin kesin, hak düşürücü süre olduğunu, itiraz eden yasal süre olan 15 gün içinde  itiraz edilmediğinden itirazın süre yönünden reddi gerektiğini, ayrıca yetki yönünden itirazların yasaya aykırı, haksız ve yersiz olduğunu, itiraz edenin sebze-mevye satın almadığı yönündeki iddiasının gerçeğe aykırı bulunduğunu, itiraz eden, itiraz edilenden uzun yıllardır sebze- meyve alımı yaptığını, yapılan her alım sonunda fatura düzenlenerek itiraz edene teslim edildiğini, itiraz edenin en son olarak 25/02/2019 tarihinde ürün almış, alıma ilişkin 25/02/2019 tarih, .... nolu, 53.362,90-TL.lık E-Fatura, 28/02/2019 tarihinde ürün almış, alıma ilişkin 28/02/2019 tarih, ..... No.lu 64.350,77-TL.lık E-Fatura  olmak üzere toplam 117.713,67-TL.lık 2 adet fatura düzenlenerek itiraz edene gönderildiğini, itiraz edenin faturaları aldığını ve herhangi itirazda bulunmadığını, itiraz eden, davacıdan ürün satın almış olması nedeniyle ürün bedelini ödemekle yükümlü bulunduğunu, itiraz eden ise aldığı ürünün bedelini ödemediğini, Hal Hakem Heyeti yaptığı araştırma ve inceleme sonucunda itiraz edenin borçlu olduğunu belirleyerek karar verdiğini, verilen kararın hukuka, yasaya uygun ve yerinde olduğunu, itiraz eden, borcunu ödememek ve alacağı sürüncemede bırakmak için haksız ve kötüniyetli olarak itirazda bulunduğunu, öncelikle yasal zorunluluk nedeniyle itiraz edenin yargılama giderlerini karşılamak üzere teminat yatırmak üzere kesin süre verilmesine, yasal sürede teminat verilmez ise itirazın usul yönünden reddine, hukuka, yasaya aykırı, haksız, yersiz ve kötüniyetli itirazın reddine, yargılama giderlerinin itiraz edene yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>Mahkemece, \"davacı itiraz eden tarafından Antalya Merkez İl Hakem Heyetinin 16/08/2021 tarihli  .... Kararına itiraz edilmiştir. Mahkememizce itirazın değerlendirilmesi yönünde yapılan incelemede: Tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilmiş, itiraz eden davacı yönünden ticari defter ve belgelerin incelenmesi hususunda İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davacı şirket adına çıkarılan davetiyeye rağmen ticari defter ve belgelerin itiraz eden tarafından bilirkişi incelemesine esas olmak üzere talimat mahkemesine ibraz edilmediği, davalının ise ticari defter ve belgelerini ibraz ettiği yapılan bilirkişi incelemesi sonunda itiraz eden davacıdan alacaklı olduğunun anlaşıldığı, ticari defter ve belgelerini 6100 sayılı HMK 220. Maddesi gereğince ibraz etmeyen davacı itiraz edenin davalının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olan borcu kabul etmiş sayılacağı, buna göre Hal Hakem Heyeti tarafından verilen karara itiraz ile iptali isteminin reddine\" karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hakem heyeti kararına konu edilen alacağın ticari nitelikte bir alacak olup 5957 sayılı kanun kapsamına dahil olmadığını, bu nedenle hakem heyetinin görevsiz olup verilen hakem heyeti kararının iptalinin gerektiğini, aleyhe hususları kabul anlamına gelmemek kaydıyla huzurdaki başvurunun konusunun ticari nitelikteki alacağa ilişkin olup  uyuşmazlığın görüleceği yerin hakem heyeti müdürlükleri olmayıp Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı tarafın malları müvekkili şirkete teslim etmediklerini bu nedenle müvekkil şirketin karşı tarafa borcu bulunmadığını, hakem kararının bu yönüyle de iptalinin gerektiğini, domates satışına ilişkin olarak düzenlenen faturaların, işin yapıldığı anlamına gelmediğini, daha ziyade teklif niteliğinde olduğunun göz önüne alınması gerektiğini, karşı tarafın sözleşme gereği üzerine malı teslim yükümlülüğünü ifa etmediğini, mal teslim edilmeden müvekkili şirket aleyhinde alacak iddia eden karşı tarafın ispat yükü altında olduğunu, karşı tarafın faturaları tebliğ ettiğine ve malları teslim ettiğine dair hiçbir evrak sunamadığını, nitekim teslim olgusunun yazılı delille ispatının gerektiğini, faturanın, tek başına bir akit olmayıp akdin ifasını gösteren belge niteliğinde olduğunu, faturanın ispat gücü bakımından tek başına alacağın varlığına delil olamayacağını ancak delil başlangıcı sayılabileceğini, delil başlangıçlarının ispata yeterli sayılmasının mümkün olmadığını, bu yönde Yargıtay kararları ve doktrin görüşleri bulunduğunu, bu kararlar doğrultusunda davacı tarafın sadece faturalara dayanarak yapmış olduğu icra takibinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bununla birlikte davacı tarafın delil sayılabilecek yazılı belgelere dayanmakla yükümlü olduğunu, borcu kabul etmemekle birlikte faturayı alan kişinin 8 gün içerisinde faturanın kendisine ya da içeriğine itiraz etme hakkına sahip olduğunu, itiraz süresinin başlaması için faturanın usulüne uygun bir şekilde karşı tarafa ulaştırılması gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu'na göre belge güvenliği ve düzenlenmiş faturanın tebliğinin ispatı açısından teslim alındı kayıtlı belge gerektiğini, fatura içeriğinin gerçeği yansıtmamasıyla birlikte faturaya itiraz süresinin başladığından bahsedilemeyeceğini, huzurdaki alacak istemi karşı taraf malların teslimine ilişkin hiçbir delil sunmadığını alacak ticari nitelikte olduğundan, tanık delili ile ispatının mümkün olmadığını, davacı alacağını ispatlayamadığından hakem heyeti kararının iptali gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesinin karanının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Dava,hal hakem kararının iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>5957 sayılı Kanun'un 10/5. maddesine göre Hal Hakem Heyetinin karar tarihi olan 2021 itibariyle değeri 128.088,99 TL'nin altında bulunan uyuşmazlıklarda, hal hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar ilam hükmündedir. Bu kararlar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar, bu kararlara karşı on beş gün içinde hal hakem heyetinin bulunduğu yerde ticarî davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, hal hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hâkim, hal hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Hal hakem heyeti kararlarına yapılan itiraz üzerine asliye ticaret mahkemesinin vereceği karar kesindir.<br>Sonuç olarak, hal hakem heyeti tarafından verilen karara karşı yapılan itiraz üzerine mahkemece verilen kararın kesin nitelikte olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5957 sayılı yasanın 10/5 ve HMK'nın 352.maddesi uyarınca usulden reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun 5957 sayılı yasanın 10/5 ve 6100 sayılı HMK'nın 352. Maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, <br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 269,85 TL harcın ilk derece mahkemesince davacıya verilmesine <br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. 05/03/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b0643969c107a44","SID":"a61678b8fbd79271"}}