{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2022/137 <br>KARAR NO\t: 2023/1271<br><br>DAVA\t: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 09/02/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 13/12/2023<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH\t: 15/12/2023<br><br> DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 12.06.2020 tarihinde 65.000,00 TL devir bedeli ödemek suretiyle ve ... no’lu yönetim kurulu kararıyla davalı kooperatife ortak olduğunu, bu ortaklık gereğince davalı kooperatif tarafından inşaa edilecek sitede müvekkile daire tahsisi yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkilden daire bedeli karşılığı 65.000,00 TL tahsil edildiğini, müvekkilinin üyelikten kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalının henüz inşaatı tamamlamadığını, yapılan görüşmelerde dairelerin teslim edileceği söylenerek oyalandıklarını, 2021 yılı içerisinde 3.kişilerden kooperatiften çıkarıldığını öğrendiğini, müvekkili hakkındaki ihraç kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, iptalinin gerektiğini, iptali mümkün olmadığı taktirde ortaklığın sona erdirilmesinden kaynaklanan sermaye ve diğer alacakların ihraç kararının verildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesinin gerektiğini, ihraç kararının müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ihraç kararının gerekçesinin bildirilmediğini, ihracı gerçekleştirilmiş dahi olsa ödemelerin yapılmadığını, ortaklık sözleşmesi gereğince müvekkiline teslimi gereken dairenin müvekkilinin hukuka aykırı olarak ihraç ettirilmesinin ardından ... isimli şahsa devredildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili hakkında usul ve yasaya aykırı olarak alınan davalı kooperatiften ihraç kararının iptaline, kararının iptalinin mümkün olmaması halinde ortaklığın sona ermesinden kaynaklanan sermaye ve diğer alacakların ihraç kararının verildiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle ve denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin 12.06.2020 tarihli ve ... sayılı yönetim kurulu kararında ... ve ... isimli kişilerin üyeliğe kabule ilişkin kararlar bulunduğunu, davacıya ait herhangi bir karar bulunmadığını, yine kooperatifin üye kayıt defterinin ...sırasında ... isimli bir kişinin kayıtlı olduğunu, davacının dilekçe ve ekindeki evrakları kabul etmediklerini, kooperatife ait bir kısım evrak ve defterlerin Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasına ibraz edildiğini, aradan 10 yıl geçmiş olup davanın zamanaşımı nedeniyle de reddinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Davanın kooperatiften ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının kooperatif üyesi olup olmadığı, kooperatiften ihraç edilmiş ise davalı kooperatif tarafından davacı tarafa tebliğ edilen ihtarnamelerin, tahakkuk edilen asıl borç ve faiz miktarının Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşmeye uygun olup olmadığı, davacının kooperatiften ihraç kararının iptalinin gerekip gerekmediği, iptali gerekmemekte ise de davacının terditli ortaklığın sona ermesinden kaynaklanan sermaye ve diğer alacaklarının bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise miktarı hususlarına ilişkin olduğu anlaşıldı.<br>Dosyanın 1 kooperatif uzmanı ve 1 SMM bilirkişiye tevdii ile davalı kooperatif kayıtları ve dosya kapsamı incelenerek davacının kooperatif üyesi olup olmadığı, kooperatiften ihraç edilmiş ise davalı kooperatif tarafından davacı tarafa tebliğ edilen ihtarnamelerin, tahakkuk edilen asıl borç ve faiz miktarının Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşmeye uygun olup olmadığı, davacının kooperatiften ihraç kararının iptalinin gerekip gerekmediği, iptali gerekmemekte ise de davacının terditli ortaklığın sona ermesinden kaynaklanan sermaye ve diğer alacaklarının bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi raporu tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup; Bilirkişi Kooperatif Uzmanı... ve SMMM ... n 12/01/2023 tarihli kök raporunda özetle; davalı kooperatife ait kayıt ve belgelere göre davacının 12/06/2010 tarihli ve ... nolu yönetim kurulu kararı ile davalı kooperatife üye olduğu ve kendisine ... blokta ... nolu dairenin tahsis edildiği, bilahare 02/05/2011 tarihli ve ... nolu yönetim kurulu kararı ile kooperatif üyeliğinden çıkarıldığı ve kendisine tahsis edilmiş olan dairenin kendisi yerine üye alınan ... e tahsis edildiğini, davacının kooperatif üyeliğinden çıkarılma kararının parasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesine dayandığı anlaşılmakla birlikte kararda bahsi geçen ihtarnamelerin, tebliğ belgelerinin ve borç dökümlerinin dosyaya ya da bilirkişi incelemesine sunulmamış olması nedeniyle ihraca konu ihtarnamelerin ... sayılı kooperatifler kanunun 27. maddesi ve ana sözleşmenin 14. Maddesine uygun olarak keşide edilip edilmediğini, ihtarnamede belirtilen borç tutarının muacceliyet kesbedip, kesbetmediği genel kurul kararlarıyla uyumlu gerçek bir borç tutarını yansıtıp, yansıtmadığı yönünden mevcut dosya kapsamı ile tespit yapılamadığını, davalı kooperatife ait ticari defter kayıtları ile en son tarihli bilançoya göre davacıya ödenmesi gereken ayrılma payı tutarının 65.000,00 TL olarak belirlendiğini, davalı kooperatifin ibraz ettiği son tarihli bilançoya göre davacıya ödenmesi gereken ayrılma payı tutarının 65.000,00 TL olduğu belirlenmiş ise de ihraca konu ihtarlar dosyaya ibraz edilmediğinden ihracın kesinleştiği yıl bilançosunun hangi yıla ait olduğuna dair tespitin mevcut dosya kapsamı ile yapılmasının mümkün olmadığı şeklinde görüş sunulmuştur.<br>Dosyanın ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup; Bilirkişi Kooperatif Uzmanı ... ve SMMM ...'ın 14/09/2023 tarihli ek raporunda özetle; davalı vekilince 23/03/2023 tarihli dilekçe ekinde dosyaya sunulan kayıt ve belgelerin kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerde herhangi bir değişiklik yaratmadığını, kök raporda da belirtildiği üzere borç ihtarnameleri ve tebliğ belgeleri, anapara ve faizini gösteren ayrıntılı borç dökümleri sunulmadığından ihraca konu ihtarnamelerin ... sayılı kooperatifler kanunun 27. maddesi ve ana sözleşmenin 14. maddesine uygun olarak keşide edilip edilmediği, ihtarnamede belirtilen borç tutarının muacceliyet kesbedip, kesbetmediği genel kurul kararlarıyla uyumlu gerçek bir borç tutarını yansıtıp, yansıtmadığı yönünden herhangi bir tespit yapılamadığını, davacı ... ihraç suretiyle davalı kooperatif ortaklığından ayrılmış bulunduğunu kabulü halinde, davacının davalıdan tahsilini isteyebileceği ayrılma payı alacağının hesaplanabilmesi için davalı kooperatifin 28.06.2012 tarihinde yapılan 2011 hesap yılına ait genel gider hesap tablosu ile kesinleşen bilançosunu dosyaya ibraz etmesi gerekeceğini, davacının tespit edilen 65.000,00.TL lik ödeme tutarından 2012 yılı genel kurulunda hissesine isabet eden genel gider payının bu tutardan mahsubu sonrasında kalan alacağını ancak yasal faizi ile birlikte tahsili kooperatiften isteyebileceğini bildirmişlerdir.<br>Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali, olmadığı taktirde çıkma payının ödenmesi istemine ilişkindir. <br>Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 21/12/2015 tarih,  2015/7927 E. 2015/8310 K. sayılı ilamında; \"...Dava, kooperatif ortağı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi, üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına gelir. Böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilmelidir. Bu durumda mahkemece, davacının 13/03/2005 tarihli genel kurulda ihracına karar verildiği, 13/03/2005 ve daha sonraki genel kurullara çağırılmadığı, kooperatifin aidat toplayan bir kooperatif olduğu, davacının ihraç kararından sonra kooperatife aidat ödediğini iddia ve ispat etmediği, üyelik haklarından zımnen vazgeçtiğinin ve ortaklıktan eylemli olarak çıktığının kabulünün gerektiği, 28/11/2013 tarihinde açılan davanın TMK'nın 2. maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır...\",<br>Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 01/10/2015 tarih,  2015/4430 E. 2015/6187 K. sayılı ilamında; \"...Dava, genel olarak üyeliğin tespiti ile bu üyeliğe bağlı ... Blok ... no'lu dairenin tahsisi, tahsis mümkün olmazsa  konut karşılığı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davacının genel üyelik tespiti isteminin reddine karar verilmesine göre; üyeliğine bağlı dairenin adına tahsis edildiği şahısla ilgili dava açması için süre verilip bu davayla  birleştirilmesinin sağlanmasına gerek görülmemiştir. Öte yandan, davacı tarafından ortaklığa kabul edildiğini iddia ettiği 15/12/2000 tarihinden, işbu davanın açıldığı 16/03/2010 tarihine kadar  yaklaşık 10 sene hiçbir hak talebinde, bulunulmamasının, ortaklık hakkından zımnen vazgeçtiği, bu durumun benimsendiği ve açılan davanın TMK'nın 2. maddesi hükmündeki iyiniyet kurallarına uymadığı sonucuna varılmıştır...\",<br>Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/03/2016 tarih,  2015/3747 E. 2016/1471 K. sayılı ilamında; \"...Dava, üyeliğin tespiti ile bu üyeliğe bağlı G blok 11 no'lu dairenin tahsisi, tahsis mümkün olmazsa konut karşılığı tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafından ortaklığa kabul edildiğini iddia ettiği 25/08/2001 tarihinden, işbu davanın açıldığı 21/12/2009 tarihine kadar yaklaşık 8 sene hiçbir hak talebinde bulunulmamasının, ortaklık hakkından zımnen vazgeçtiği, bu durumun benimsendiği ve açılan davanın TMK'nın 2. maddesi hükmündeki iyiniyet kurallarına uymadığı sonucuna varılmıştır...\"<br>Yargıtay yerleşik karar ve uygulamasına göre; aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi, genel kurullara katılmaması, çok uzun süre kooperatifle hiç ilişki kurmaması üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına gelir. Böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2. Maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilmelidir. (Yargıtay 6.HD, 2021/2328 Esas, 2022/1933 Karar, 06/04/2022 tarihli kararı).<br>Somut dosya değerlendirildiğinde; davacının 12/06/2010 tarihli ve ... no'lu yönetim kurulu kararı ile davalı kooperatife üye olduğu, kendisine daire tahsis edildiği, bilahare parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle 02/05/2011 tarihli ve ... no'lu yönetim kurulu kararı ile çıkarıldığı ve kendisine tahsis edilen dairenin kendisi yerine alınan üye ... e tahsis edildiği sabittir. Davacı, bu tarihten sonra kooperatif genel kurul toplantılarına katılmamış ve davet edilmemiştir. Davacının uzun süre boyunca  kooperatifle hiç ilişki kurmaması ile üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına gelir. Böyle bir ortağın açtığı dava TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı  düşmektedir.  Kooperatif ile ortağı arasında parasal yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıklarda 6098 sayılı TBK'nın 147 maddesi hükmü gereğince zamanaşımı süresi 5 yıl olup, davalı tarafça süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunulmuştur. Belirtilen sebeplerle davacının kooperatif üyeliğinden ihracının iptali isteminde bulunmasının TMK'nun 2.maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı olması nedeniyle reddinin gerektiği, çıkma payına ilişkin talebi yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olup aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>AÇILAN DAVANIN REDDİNE,<br>1-Alınması gereken 269,85 TL'nin davacı tarafça peşin yatırılan 80,70 TL'den tenzili sonucu eksik bakiye 189,15 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>2-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının üzerinde bırakılmasına,<br>3-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre takdir olunan 17.900 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının hüküm kesinleştikten sonra ilgiliye iadesine,<br>5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br> Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta  içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.13/12/2023<br><br>Başkan ....<br> ¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır <br>Katip ....<br> ¸e-imzalıdır <br> <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c00abbff1efa278","SID":"f44abaa4aefc382f"}}