{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/434 <br>KARAR NO: 2024/398<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/12/2023<br>NUMARASI: 2023/941 Esas 2023/1172 Karar <br>DAVA: Alacak<br>Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin kararın davalı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin yastık altı diye tabir edilen elinde bulundurduğu altınları değerlendirmek amacıyla zaten mevcut bir altın hesabının bulunduğu davalı bankanın müşteri hizmetlerini aradığını ve çağrı görevlisinin fiziki altınları anlaşmalı oldukları kuyumculara yönlendirdiklerini ve burada değerlendirme işlemi yapıldıktan sonra altın hesabına geçeceği bilgisi verildiğini, yönlendirme ile davalı kuyumcuya gittiğini ve sahibi olduğunu bildiren ... ile tanıştığını, 20 adet çeyrek altın, 1 adet yarım altın, 5 adet 22 ayar gram altın, 1 adet 24 ayar gram altın, 1 adet 1,25 gram küpe, 5 adet toplam 63,37 gram 22 ayar bilezik, 1 adet 3,62 gram ince bilezik ve toplam 68,77 gram gelen 14 ayar sair altınlarını (takı seti, alyanslar, çocuk küpesi vs..) teslim ettiğini, tüm altınların 139,50 gram has altına tekabül ettiğini, bu altınların 3 gün içerisinde müvekkilinin hesabına geçeceğini belirterek bu bilgileri kartvizitin arkasına yazdığını, ancak müvekkilinin hesabına 39,5 gram geçtiğini, tüm müracaat ve görüşmelere rağmen 100 gr altının iade edilmediğini ya da hesabına aktarılmadığını, davanın kabulüne 100 gram has altının davalılarca aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bedel ile ilgili bir belirleme yapmadan fiili ödeme tarihindeki bedelin davalılardan müteselsilen tahsiline, arabuluculuk son tutanak tarihi olan 17/05/2023 tarihi itibariyle dava konusu alacağın değeri hesap edilerek bu değere uygulanacak yasal faiz alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı banka vekili, müvekkili banka ile ... Kuyumculuk arasındaki 25/11/2013 tarihli İşbirliği Sözleşmesi ile müvekkil bankanın garantör sıfatıyla hareket etmediğini, sözleşmenin yalnızca müşteri ile şirket arasındaki mutabakat doğrultusunda, teslim alınan altının hangi koşullarda ve ne şekilde hesaba yatırılacağı ile ilgili şartları düzenlediğini, müvekkil banka ile davacı arasında altın teslimine ilişkin bir sözleşme olmadığını ve müvekkilinin altınların teslimini garanti ve taahhüt etmediğini, kaşesiz ve imzasız kartvizite dayanan taleplerin müvekkili bankaya yöneltilemeyeceğini, ...'ın ifadesinden borcu üstlendiğinin anlaşıldığını, müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacının yastık altı diye tabir edilen fiziki altınlarını banka hesabına geçirmek istediğini, bu nedenle bankanın bildirdiği kuyumcuya fiziki altınlarını verdiğini fakat altınların hesabına geçirilmediğini beyan etmekle, davacının tüketici sıfatına haiz olduğu ve davalılardan her ikisi ile arasında tüketici işleminden kaynaklı bir hukuki ilişkinin olduğundan, dava TTK’da düzenlenen mutlak ticari davalardan veya dosyanın her iki tarafının da tacir olduğu nispi ticari davalardan da olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine, Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı banka vekili; müvekkili banka ile davalı ... Kuyumculuk firması arasında imzalanan İşbirliği Sözleşmesi kapsamında talepte bulunulduğunu, uyuşmazlığın temelinin davalı kuyumcu ile davacı arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklandığını, davacının tüketici sıfatıyla değil, iki firma arasında akdedilen sözleşmeye dayalı hak iddiasında bulunduğunu, olayın meydana geliş şekli, davacının talepleri ve tarafların tamamı gözetildiğinde Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, kararın kaldırılarak Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava tarihinde yürürlükte bulunan \"6502 sayılı kanunun 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi , aynı Kanun'un 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin  tüketici mahkemelerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır.\" Bir uyuşmazlığın tüketici uyuşmazlığı niteliğinde olması için taraflardan birinin tüketici, taraflardan birinin profesyonel satıcı(sağlayıcı) ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir tüketici işleminden kaynaklanıyor olması gerekmektedir. Somut olayda uyuşmazlığın yastık altı olarak tabir edilen fiziki altınlarını banka hesabına geçirmek isteyen davacının, davalı bankanın anlaşmalı olduğu davalı kuyumcuya teslim etmesine rağmen bir kısmının hesabına geçirilmediği iddiasıyla açılan alacak davası olduğu; davacının, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, kendisine ait birikimi nedeniyle davaya konu sözleşmeye taraf olan hukuken tüketici niteliğini haiz gerçek kişi olduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin davaya bakmaya görevli olması dava şartı olup,yargılamanın her aşamasında incelenecektir. İlk derece mahkemesinin davanın mutlak veya nispi ticari dava olmadığı yolundaki gerekçesi yerinde değildir.TTK nın 4(1) f maddesi uyarınca eldeki dava mutlak ticari dava niteliğindedir. Mevduat sözleşmesi bir bankacılık işlemidir.Davanın bir tarafı tüketici ,mevduat sözleşmesi de tüketici işlemi olduğundan davaya bakmaya tüketici mahkemeleri görevlidir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf nedeni yerinde olmadığından  istinaf başvurusunun esastan  reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere   oy birliği ile karar verildi.11/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dc543d07a7b558ee","SID":"58a8732b21cec2b4"}}