{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO 2021/49 <br>KARAR NO: 2024/275<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 15.09.2020<br>NUMARASI: 2019/70 Esas - 2020/356 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki  itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekilleri  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Türkiye'den Almanya'ya sevk edilmek üzere 23/11/2013 tarihinde ana nakiyeci ... Tic. Ltd. Şti. tarafından tedarik edilen alt nakliyeci  ...Tic. Ltd. Şti. tarafından ... plakalı tırla emtiaların nakliyesi işlemi gerekleştiğini, Türkiyeden almanya'ya yapılan nakliye sonrası, 05/12/2013 tarihinde alacı firma ... deposundan  emtianın araçtan tahliyesi öncesi yapılan kontrollerde, emtianın üzerinde istiflenen, bir başka firmaya ait kimyasal toz maddenini dökülmek sureti ile emtiaya hasar verildiğinin tespit edildiğini, CMR üzerine hasar not düşüldüğünü, ekspretiz raporu hasar oluş şekli, hasar hakkındaki saptamalar, hasarın niteliği ve miktarı konusunda ayrıntılı bilgileri içerdiğini, fatura ve yapılan tespitler gereğince 28.523,33 TL sigortalı zararı, müvekkil şirket tarafından tazmin edildiğini, TTK ve poliçe hükümleri ile ödeme dekontu gereğince halefiyet ve temlik esasına göre sigortalısının haklarını devralan müvekkilin TTK ilgili hükümleri gereğince davalılara rücu hakkı doğduğunu, davalılara müracaatta bulunulduğunu ancak sonuç alınamadığını, buna ilişkin icra takibinin 09/12/2014 tarihinde başlatılmış olduğunu bu nedenlerle müvekkilinin davalıdan olan 28.523,33 TL alacağına ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali ile yasal faizi ile birlikte tahsilini % 20 den az olmayan oranda icra inkar tazminatı, yargılama giderlerinin de davalıya yükletilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin söz konusu taşıma ile ilgili herhangi bir sorumluluğu olmadığını, olduğu kabul edilirse bile davanın zamanaşımına uğradığını,  müvekkil şirketle aynı yerde faaliyet gösteren kardeş şirket ... Tic. Ltd. Şti ne ait ... plakalı araçla Gebze den Almanya ya taşımak üzere teslim alındığını, sigortalı emtea hasarlanmışsa bile bu hasar müvekkili tarafından yapılan taşıma sırasında oluşmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan hamule senedi olarak belirtdilen numaralar arasında çok önemli sıra olması ve gümrük vergisinin ödenmesi ile ilgili Alman makamlarının kaşesi bulunmadığını, müvekkil tarafından yapılan taşıma sırasında kabul edildiği kabul edilse dahi müvekkil ne yükün yüklenip istiflenmesine ne de yükün boşaltılmasına katılmadığını, Aralık 2013 de gerçekleştiği iddia edilen hasarla ilgili olarak 30/03/2014 tarihine kadar bir rapor tutulmaması tespit yapılmaması anlaşılamadığını, sigortalının Almanya şirketinden Türkiye deki şirketine gönderilmesi, Almanya da yapılabilecek işlemler için ayrıca navlun bedeli, gümrükleme masrafı gibi gerçek zararı yanstmayan masrafların müvekkilinden talep etmesi mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin olup, mahkememizce benimsenen usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu da dikkate alınarak  davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ... A.Ş.'nin emtiasının taşınması sırasında hatalı istifleme nedeniyle hasarlandığı, ekspertiz raporu ile de tespit edilen ve bilirkişi heyetinin de tetkiki sonucunda doğru olduğu, emtianın hasarlanmasında taşıma için kullanılan CMR senedine göre, davalılardan akdi taşıyıcı sıfatını haiz ... A.Ş. ve fiili taşıyıcı sıfatını haiz ... A.Ş.'nin müteselsilen sorumlu oldukları, Davacı sigorta şirketinin ödemiş olduğu 27.010,59TL tazminat tutarının davacıların CMR sorumluluk sınırının altında olmakla, ödemiş olduğu tutar kadarını davacılardan müteselsilen talep etmek için başlatmış olduğu takibin yerinde olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalıların icra dosyasına konu borçtan müteselsilen sorumlu olmaları... \" gerektiği gerekçesiyle, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazların kısmen iptali ile takibin 27.010,57 TL asıl alacak, 1.152,20 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.162,77 TL alacak üzerinden takibin takip şartlarındaki haliyle aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, İcra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, her iki  davalı  vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ  Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Usule ilişkin olarak, CMR'nin 32.maddesi gereğince, yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerektiğini, bu nedenle davanın süresinde olmadığını,  hasar 05/12/2013'te gerçekleşmiş olmasına rağmen, davanın 19/06/2015 tarihinde müvekkili şirket aleyhine ikame edildiğini, ayrıca davacı sigortacının sigortalısının halefi olabilmesi için gereken şartlar oluşup oluşmadığı ve davacı sigortacının yaptığı ödemenin bir lütuf ödemesi olup olmadığının istinaf mahkemesi tarafından incelenmesi gerektiğini, Esasa ilişkin olarak ise, müvekkil şirketin, söz konusu taşımaya katılmadığını, dolayısıyla hasar nedeniyle aleyhe kusur veya sorumluluk addedilmesinin hukuken mümkün olmadığını, Taşıma sürecinde yer almayan müvekkili şirketin, yaşanan hasar nedeniyle sorumlu tutulmasının hukukumuz ve yerleşik uygulamalara aykırılık teşkil ettiğini, sonuç olarak, müvekkili şirketin malın hasarlanması hususunda hiçbir kusuru bulunmamakta olup, zarardan sorumlu olmadığını, bu nedenlerden ötürü, müvekkili şirket aleyhine hukuka aykırı şekilde ikame edilen iş bu davanın reddi gerektiğini, Hasarın oluşması ve sebebinin, emtianın Türkiye'den Almanya'ya taşıyan ... plakalı tır taşıma işinin yapılmasını kapsayan herhangi bir aşamasında meydana gelmiş olabileceğini, zaten taşıyıcı şirket olmayan müvekkili şirketin, işin esasını incelediğimizde dahi taşıyıcı şirketlerin yükleme ve boşaltma ile yükümlü olmadıklarına dair yerleşik uygulama dikkate alındığında hasardan kaynaklanan herhangi bir sorumluluğunun olmadığının anlaşıldığını, Müvekkili firmanın emtia üzerinde meydana gelen hasardan fiili herhangi bir kusur, ihmal ya da sorumluluğu bulunmadığını, dolayısıyla tahliye işlemlerinde yer almayan müvekkili şirketin, yanlış şekilde yapılan yükleme, ambalajlama ve sabitleme nedeniyle sorumluluk atfedilmesi hukuka aykırı bir durum teşkil ettiğini, bu konuda esas sorumlu dava dışı şirketler olan alıcı şirket ... ile antrepo hizmetini aldığı ... ve fiili taşıma sürecini yürüten ... Tic. A.Ş. İle ... Tic. A.Ş.olduğunu, Müvekkilinin CMR md. 17/4 gereğince sorumlu olmadığını, bu nedenle hasarın oluşumunda müvekkili şirketin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, davanın mevzuat ve Yüksek Mahkemenin yerleşik kararları gereğince reddedilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, Davacı yanın icra takibinde talep etmiş olduğu %9'luk faiz talebinin CMR'nin 27.maddesine göre hukuka aykırı bir talep olmakla birlikte, kabul anlamına gelmemek üzere, en fazla % 5 oranında faize hükmedilebileceğini, Yargıtay 11. HD, E. 2018/1602, K. 2019/7206, 14.11.2019 tarihli emsal kararına göre; faizin işlemeye başlayacağı tarihin, CMR'nin  27/2. hükmünde açık olarak gösterildiği için zararın ortaya çıktığı tarih ile ihbarın yapıldığı tarih arasında, ulusal hukuk gereği de olsa hiçbir şekilde faiz yürütülemeyeceğini,  CMR'nin 27.maddesinin uygulanması esnasında 41.maddenin göz önünde bulundurulması durumunda varılacak sonuca göre, “yılda % 5 üzerinden hesap edilecek” faiz oranının kesin olduğunu ve hükmü ihlâl eden her türlü koşul hükümsüz olduğunu, yazılı ihbar tarihi veya davanın açıldığı tarih ile hüküm tarihi arasında ulusal hukuktan doğan başka faizlerle birleştirilmesi veya başka gerekçelerle faizin %5'ten daha yüksek takdir edilmesi mümkün olmadığını, sonuç olarak, davacı yan, talep etmiş olduğu faiz oranı açısından, öncelikle CMR Konvansiyonu ve Yargıtayın yerleşik uygulaması üzerine % 5 oranının  uygulanması gerektiğini, bu nedenle davacı yanın taleplerinin fahiş olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar  verilmesini istemiştir.Davalı  ... Tic. Ltd. Şti. vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporunda, teslim alan olarak sigortalı ...'nin kaşesinin bulunmadığı, yükün ... tarafından teslim alındığı, dolayısıyla bu hamule senedinin somut olayla ilgisinin olmadığını gösterdiğinin belirtildiğini, halbuki diğer davalının taşıyıcı olarak göründüğü sadece ... nolu hamule senedinde değil, ... nolu hamule senedinde de teslim alacak kişi ... olmasına rağmen, yükü ...'nin teslim aldığını, bir başka ifadeyle bu iki hamule senedine ilişkin yükün, ... talebi kapsamında Almanya ... teslim edildiğini, bu teslimat sırasında da yükte hasara ilişkin hiçbir tespit yapılmadığını, çünkü yükün, usulen uygun ve hasarsız olarak teslim edildiğini, sigortalı emtia hasarlanmışsa bile bu hasar müvekkilinin tarafından yapılan taşıma sırasında oluşmadığını,  Dosyaya sunulan ... CMR nmo'lu hamule senedi incelendiğinde, emtianın ... tarafından hiçbir ihtirazi kayıt olmaksızın teslim alındığı açıkça görüldüğünü, CMR'nin 30. maddesinin I. fikrası gereğince, emtiadaki açık hasarların derhal ihbar edilmesinin zorunlu olduğunu, bir yükün ihtirazi kayıt olmaksızın teslim alınmasının, hasara ilişkin herhangi bir ihbarda bulunulmamasının yükün herhangi bir hasar veya eksiklik olmaksızın alıcıya teslim edildiğine dair karine olduğunu, nitekim Yargıtayın da ihtirazi kayıt olmaksızın yapılan teslimden dolayı, taşıyıcının sorumlu olmayacağını kabul ettiğini, Hasarın müvekkili tarafından yapılan taşımada gerçekleştiği kabul edilse dahi, müvekkilinin iş bu hasardan dolayı sorumlu tutulamayacağını,  Yargıtay da yükleme ve istiflemenin taşıyıcıya ait olmadığı durumlarda meydana gelen hasarlarda taşıyıcının sorumlu olmadığını veya sorumluluğunun sadece yüklemeye nezaretle sınırlı olduğunun belirttiğini, Yargıtay 11.HD, 06.06.2005, E.2004/9126 - K.2005/5843 sayılı kararında, “...istiflemenin her türlü yol koşulu öngörülerek, doğru, yeterli ve güven verici şekilde yapılması gerekle olup...yükün bağlarından kurtulması, sürücü kusurundan çok baştan beri olan ve fakat seyahat boyunca artan yükleme kusurunun varlığını ortaya koymaktadır. Yükleme taşıyıcıya ait değilse, taşıyıcının, sadece yüklemeye nezarete ilişkin bir sınır ve seviyede kalan bir kusur hali dışında sorumluluğu bulunmadığının kabulü gerekir...” diyerek, bu hususu açıkça ortaya koyduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın müvekkili yönünden reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle, davacı sigorta şirketi tarafından nakliyat sigortasıyla sigortalanmış olan emtianın, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında hasarlanması üzerine, sigortalıya ödenen hasar bedelinin TTK'nın 1472. maddesi uyarınca davalı taşıyıcılardan rücuen  tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne  karar verilmiş; bu karara karşı her iki davalı vekillerince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı  ... Tic. Ltd. Şti. Vekilinin  istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davacı, dava dışı sigortalısına  (... A.Ş) ait emtiaların 23.11.2013 tarihinde  Gebze den Almanya' ya taşıma işinde emtianın üzerine istiflenen bir başka firmaya ait kimyasal toz maddenin dökülmesi ile  hasarlandığını, hasar nedeniyle  sigortalısına yapılan ödeme tutarından  1 nolu davalının  fiili taşıyan ve  2 nolu davalının  ise akdi taşıyan olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Dairemizin istinaf incelemesi sonucu ilk derece mahkemesi kararını kaldırdıktan sonraki aşamada alınan ...  tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda işaret edildiği üzere, davalı yanca sunulan ... nolu CMR senedi üzerinde emtiayı teslim alan kısmında ... şirketi kaşesi ve imzası yer almakla, CMR üzerinde emtia alıcısı ... olarak belirtilmekte olduğundan, bu CMR senedine göre, emtianın alıcısına teslim edilmediği sonucuna varılmıştır. Buna göre davalının savunmasında dayandığı ... nolu CMR senedinin dava konusu taşıma ile illiyeti tespit edilemediği gibi,  davacının sigortacısına ait 22.11.2013 tarihli Gümrük çıkış beyannamesi bulunmakla birlikte, bu taşımaya ilişkin CMR senedi mevcut olmayıp, buna göre davacı tarafından sunulan ve üzerinde hasar şerhi bulunan ... nolu CMR senedinin dava konusu taşımaya ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Buna göre, davalı vekilinin müvekkilinin yaptığı taşımaya ilişkin humule senedinin ... nolu humule senedi olup, ... nolu humule senedine konu Türkiye' den taşınmak üzere teslim alınan yükün yurt dışında ... ye hiçbir ihtirazı kayıt olmaksızın teslim edildiğini, buna göre müvekkilinin yaptığı taşımada emtianın hasarlandığının kabul edilemeyeceği, ... nolu humule senedinin yapılan taşımayla ilgili görülemeyeceği yönündeki istinafı yerinde görülmemiştir.Yine yargılama aşamasında alınan bilirkişi rapor içeriklerine göre somut olayda  dava dışı sigortalı emtiasının üzerinde toz kimyevi madde bulunan big bag tabir edilen çuvalların olduğu ve bunların delinerek içindeki toz halindeki maddenin davacı sigortalı emtiası üzerine akarak sirayeti nedeniyle hasarlandığı, aynı araç içinde 20 parça halinde kimyevi madde olduğu, emtiaların aynı araçla ve aynı nakliye sırasında parsiyel olarak taşındığı anlaşılmakla, hasarın fiili taşıyan davalı ... A.Ş sorumluluğundaki nakliye sırasında istifleme hatasından kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Somut olayda davacı sigortalısına ait emtianın altta olduğu da dikkate alındığında, hasara neden olan kimyevi maddelerin taşındığı 20 kap big bag torbanın sonradan araca yüklendiği ve istiflenmiş olduğu açık olduğundan, davacı sigortalısının istiflemeden sorumlu görülemeyeceği kanaatine varılmıştır. CMR'nin 36. maddesindeki düzenlemede dikkate alındığında davalı vekilinin müvekkilinin hasardan sorumlu görülemeyeceği yönündeki istinaf nedenleri de yerinde değildir.Davalı ... vekilinin  istinaf başvuru nedenlerinin incelenmesinde;Davalı yanca hasarın 05.12.2013 tarihinde gerçekleştiği, ancak davanın 19.06.2015 tarihinde CMR 32 maddesinde yer verilen 1 yıllık zaman aşımı süresinden sonra açıldığı ileri sürülerek, davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiği ileri sürülerek istinaf nedeni yapılmıştır. İlk derece mahkemesinin 31.01.2017 tarihli ön inceleme duruşmasında davalı vekilinin zaman aşımı defi karşılanmış ve reddedilmiştir. İlk derce mahkemesi red gerekçesinde de işaret edildiği üzere davacı tarafından CMR 32 maddesinde yer verilen 1 yıllık zaman aşımı süresi içinde hasar tarihi olan 05.12.2013 tarihinden itibaren 1 yıllık süre dolmadan  04.12.2014 tarihinde icra takibi başlatıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde değildir.Davacı sigorta şirketi nezdinde davalının Nakliyat  Ana Abonman Poliçesi ile sigortalı olduğu, dava konusu taşımaya ilişkin olarak da ... nolu Nakliyat Emtia Abonman Alt Sigorta Poliçesi bulunduğu, alt poliçenin hasar tarihinden sonra düzenlenmesinin sonuca etkili olmayıp,  hasarın poliçe teminat süresinde meydana geldiği, sigortacının 12.06.2014 tarihli  yaptığı ödeme kapsamında dava dışı sigortalısı ile imzaladığı ibraname ve tazminat makbuzu ile ödediği tazminat kadar sigortalı haklarını temlik aldığı dikkate alındığında, davacının halefiyet ve temlik alacaklısı sıfatıyla aktif husumeti bulunmakla, davalı vekilinin aksi yönde istinafı yerinde görülmemiştir.Davalının sunulan CMR senetleri, taşıma faturaları ve sunulu deliller ışığında davalının akdi taşıyan sıfatı bulunduğu, CMR 36 maddesi uyarınca istifleme hatası sonucu meydana gelen zarardan fiili taşıyıcıyla birlikte akdi taşıyıcı davalının da sorumlu olacağı anlaşılmakla, davalı vekilinin müvekkilinin hasarın meydana gelmesinde kusurlu görülüp sorumlu tutulamayacağı yönündeki istinafı yerinde değildir.Davaya dayanak icra takibinde  Türk lirası üzerinde talepte bulunulması nedeniyle CMR'nin 27. maddesinde belirlenen faiz oranının yerine avans faizi uygulanması gerekmekle, davalı vekilinin CMR'nin 27. maddesi uyarınca belirlenen %5 oranında faiz uygulaması gerektiği yönündeki istinafı yerinde olmamakla birlikte, davacı takipte  ödeme tarihinden itibaren faiz talep etmiş ise de  ödeme sonrası davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir ihtar bulunmadığı, CMR Konvansiyonu'nunda da ödeme anından itibaren faize hükmedileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmaması karşısında mahkemece, takipte istenilen işlemiş faiz talebinin reddine karar verilerek, asıl  alacağa takip tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde işlemiş faiz talebinin kabulü doğru olmamış, davalı vekilinin bu konudaki istinafı yerinde görülerek  kararın HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca Dairemizce düzeltilmesi gerekmiştir.  Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca davalılar vekillerinin istinaf başvuru  nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, davalılar vekillerinin  diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, yukarıdaki açıklama ışığında davalı ...  A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, takipte istenen işlemiş faiz tutarı yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davalı  ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kısmen  kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının işlemiş faiz yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda; 1-Davanın kısmen kabulü ile davalıların İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazların kısmen iptali ile takibin 27.010,57 TL asıl alacak üzerinden  takip şartlarındaki şartlarla aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İcra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, 3-Davacı tarafça yapılmış, 27,70 TL başvurma harcı, 344,52 TL peşin harç, 4,10 TL vekalet harcı olarak toplam 376,32 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 2.514,25 TL masraf olmak üzere toplam 2.890,57 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 2.854,15 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,4-Davalı ... Tic. Ltd.Şti. Tarafından yapılmış 400,00 TL yargılama giderinden red edilen kısma isabet eden 5,04 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... Tic. Ltd.Şti.'ne verilmesine, 5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden 4.224,42 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca red edilen miktar üzerinden 1.512,96 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,7-Alınması gereken 1.923,80 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 344,52 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.579,28 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,8-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; davalılar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talep hâlinde iadesine,b-Davalı  ... AŞ tarafından yapılan 148,60 TL başvuru harcı giderinin davacıdan alınıp bu davalıya verilmesine; diğer davalının yaptığı kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,10-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,11-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 23.02.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"795e2eb193b4cea7","SID":"fa7f4dec66b57e10"}}