{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 25/12/2020<br>DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 15/02/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davacı banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi, şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi ve çek hesabı açılış sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeler uyarınca kredilerin kullandırıldığını, kredilerin geri ödemesinin yapılmaması üzerine Alanya 3. Noterliğinin 03.09.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek kat edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının haksız yere icra takibine borca ve fer'ileri itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk başvurusunda anlaşma sağlanamadığını, davalının itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, .... numaralı KGF garantili işletme kredisinden tahsilat sağlanması durumunda kamu kurumu niteliğindeki KGF’ye aktarılacağını belirterek haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"Davacı bankanın .... Şubesi ile davalı borçlu şirket arasında 16.03.2015 tarihli 1.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi ve 30.06.2016 tarihli 10.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmeleri ve 14.09.2015 tarihli çek açılış sözleşmesi ve çek taahhütnamesinin imzalandığı, davalının ödemelerde aksaması nedeniyle hesabın kat edilerek davalıya Alanya 3. Noterliği'nin 19.04.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnamede 24 saat süre verildiği, ödeme yapılmayınca Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasından takibe geçildiği, ihtarnamenin davalıya 05.09.2018 tarihinde tebliğ edilmekle, davalının 07.09.2018 tarihinde temerrüde düştüğü, sözleşmenin 10 maddesine göre temerrüdün doğduğu tarihten itibaren bankaca tespit edilecek en yüksek kredi faiz oranının yıllık % 50 fazlası oranında temerrüt faizi uygulanacağının belirtildiği, yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre banka tarafından fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının esas alınması gerektiği, buna göre fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı olan % 15.60 oranına % 50 ilave edilerek bulunan % 23.40 temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, kredi kartı yönünden TC. Merkez Bankası tebliğinde belirtilen oranların uygulanacağı, buna göre kredi kartı borcu yönünden takip tarihi itibariyle asıl alacak tutarının 2.904,88-TL, işlemiş faiz tutarının 95,89-TL, gider vergisinin 4,79-TL; çek tazminatı yönünden asıl alacağın 32.000,00.-TL, işlemiş faizin 480,50-TL, gider vergisinin 24,04-TL; ....nolu kredi yönünden 81.821,76-TL asıl alacak, 2.003,27-TL işlemiş faiz, 100,16.-TL BSMV; .... nolu kredi yönünden asıl alacağın 662.337,15-TL, işlemiş faizin 16.198,56-TL, gider vergisinin 809,93-TL olduğu, yine iade edilmeyen çeklerden dolayı banka sorumluluk tutarı olan gayri nakit çek depo talebinin de 88.000,00-TL olduğu anlaşılmış ise de; davacı bankanın icra takibindeki talebi ile bağlı kalınmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasındaki takibe itirazının kısmen iptaline; takibin; şirket kredi kartı yönünden 2.904,88-TL asıl alacak, 93,20-TL işlemiş faiz, 4,66-TL BSMV olmak üzere toplam 3.002,74-TL; çek tazminatı yönünden 32.000,00-TL asıl alacak, 480,50-TL işlemiş faiz, 24,04-TL BSMV olmak üzere toplam 32.504,54-TL; destek kredisi (....) 81.821,76-TL asıl alacak, 2.003,27-TL işlemiş faiz, 100,16-TL BSMV olmak üzere toplam 83.925,19.-TL; destek Kredisi (....) 662.337,15-TL asıl alacak, 16.198,56-TL işlemiş faiz, 809,93-TL BSMV olmak üzere toplam 679.345,64-TL olmak üzere toplam 798.778,11-TL nakit alacak ve 88.000,00-TL gayri nakit depo talebi olmak üzere toplam 886.778,11-TL alacak üzerinden ve takipten itibaren şirket kredi kartı yönünden TC. Merkez Bankasınca belirlenen değişen oranlarda temerrüt faizi, çek tazminatı yönünden yıllık % 24.24 oranında, diğer destek kredileri yönünden yıllık %23.40 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine; haksız itiraz edilen 779.063,79-TL asıl nakit alacağın takdiren % 20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  gerekçeli karada mahkemenin temerrüt faizini neden indirildiğine dair bir gerekçenin olmadığını, kredinin ticari bir kredi olduğunu, TTK'nın 8/1. maddesi kapsamında olduğunu, faiz oranının taraflarca serbestçe belirleneceğini, özel bir kanun olan TTK yerine genel kanun TBK hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin temerrüt faizini neden %48'den %23,40 indirdiğine dair hiçbir gerekçe göstermediğini, gerekçeli kararda bu yönde bir açıklama olmadığını, hukuk sisteminin HMK.'nın 25-26 maddeleri gereği tasarruf ilkesinin hakim olduğunu, hakim tarafların talep etmediği bir hususta araştırma yapamayacağını, bu yönü ile tarafların talep ve savunmaları ile bağlı olduğunu, davalının müvekkil bankanın merkez bankasına bildirdiği azami faizin gerçek olmadığına dair bir iddialarının olmadığını, bilirkişinin resen bu karara varması ve mahkemenin bu rapor uyarınca itirazlarını dikkate almadan karar vermesinin hukuk yargılamasının yok sayılması anlamına geldiğini, mahkemenin HMK kural ve ilkelerini ihlal ederek bu kararı verdiğini, müvekkil banka ile taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin X-Diğer Hükümler bölümünün 2. maddesinin delil sözleşmesi olduğunu, buna göre bankaca hazırlanan tüm belgelerin HMK.'nın 193. maddesi uyarınca kesin delil niteliğinde olduğunu, müvekkil banka tarafınca merkez bankasına bildirilen azami faiz oranlarını gösteren belgenin kesin delil olduğunu, HMK uyarınca taraflarca hazırlanma ilkesinin uygulandığı bu davada hakimin kesin delil ile bağlı olduğunu, bilirkişinin işbu açık hükme rağmen ısrarla kesin delil ile ispat edilen hususa karşı rapor tanziminin, yerel mahkemenin ise ispat hukuka aykırı olarak takdir hakkının olmadığı kesin delil aleyhine hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı müvekkil bankanın merkez bankasına bildirdiği azami faiz oranının gerçek olmadığını ileri sürseydi bile mahkemenin öncelikle maddi gerçeğe ulaşmak için araştırma yapması gerektiğini, buna ilişkin olarak kendilerine  emsal kredi dosyası sunmak için süre verebileceğini, bu yönde müvekkil bankaya müzekkere gönderebileceğini, HMK uyarınca ilk dava açılışında bilirkişi tarafından taraflarca ileri sürülmemesine rağmen ortaya çıkarılan bu iddia ile igili olarak dosyaya hiçbir belge sunmadıkları için eksik inceleme sonucu karar verildiğini, bilirkişi ve mahkemenin azami faiz oranının fiilen uygulanmadığına dair savlarını çürüten örnek kredi kartonlarını sunduklarını, bu örnek dosyalar uyarınca bu faiz oranlarının %50 fazlası temerrüt faizi uygulanması yaklaşık yıllık %75 faiz oranına ulaştığını, yerel mahkeme tarafından verilen kararın faiz oranları açısından HMK.'nın 353/b/2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden kabulüne karar verilmesini şayet ilk derece mahkemesi tarafından belirtikleri hususlarda inceleme yapılması gerektiği düşünülüyorsa kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılması için kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmeye istinaden kullandırılan kredi kartı alacağı, çek karnesi ve KGF kredilerinin ödenmeyen bakiye kısmının fer'ileri ile birlikte tahsiline yönelik başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.<br>Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davaya konu; Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı banka tarafından, davalı şirket aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile borçlu davalının ipotek limitini aşan alacaklar yönünden 2.904,88-TL asıl alacak ile 32.000,00-TL, 82.050,61-TL ve 664.005,61-TL asıl alacak, 93,20-TL, 754,13-TL, 3.829,03-TL, 30.986,93-TL işlemiş faiz, 4,66-TL, 37,71-TL, 191,45-TL, 1.549,35-TL BSMV ile 88.000,00-TL çek depo bedeli olmak üzere toplam 906.407,56-TL üzerinden ve asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren taksitli krediler için % 48,00 kredi kartları için % 33,00 ve tazmin olan çek bedeli için % 24,24 temerrüt faizi ve faiz üzerinden gider vergisi işletilmesi, kısmi ödemelerde TBK.'nın 100. madde gereğince öncelikle faiz ve ferilere mahsup edilmesi talebiyle takibe geçildiği, davalı şirket tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>Bahse konu icra takibine ilişkin olarak açılan eldeki itirazın iptali davasının ise; 739.596,75-TL harca esas değer gösterilerek açıldığı; ancak İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; 798.778,11-TL nakit alacak ve 88.000,00-TL gayri nakit depo talebi olmak üzere toplam 886.778,11-TL alacak üzerinden itirazın kısmen iptaline karar verildiği, davacı tarafın dava değerine ilişkin bir ıslah dilekçesi bulunmadığından bu şartlarda mahkemece talepten fazlaya hükmedilmesi doğru görülmemiştir. HMK'nın 26. maddesi gereğince; talepten fazlasına hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin de bu miktar esas alınarak belirlenmesi kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğinden istinaf incelemesinde re'sen nazara alındığı, bu şekilde verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.<br>Kabule göre de; Davacı tarafça 21/06/2019 tarihinde, 166.837,81-TL haricen tahsil yapıldığının icra dosyasına bildirildiği ancak İlk Derece Mahkemesince bu hususun dikkate alınmadığı anlaşılmıştır. Takip tarihinden sonra fakat itirazın iptali davası açılmazdan önce yapılan ödemeler yönünden; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın ... Esas ve .... Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 100. maddesinin ilk cümlesi uyarınca; \"Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir.\" Buna göre borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmiş olması durumunda ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle hesaplanması gerekir. <br>Yapılacak iş; İlk Derece Mahkemesince takip tarihinden sonra ve fakat dava tarihinden önce yapılan ödemenin TBK.'nın 100. maddesi uyarınca alacaktan mahsup edilmesi ve ödemenin ne kadarının vekalet ücreti, harç, faiz ve sair kalemlerden düşülmesi gerektiği, söz konusu kalem tutarlarının ne olduğu, asıl alacaktan mahsup edilecek bir ödeme kalıp kalmadığı hususunda, denetime elverişli bilirkişiden ek rapor aldırılarak davacının netice-i talebi de gözetilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.  <br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun re'sen sebeplerle kabulü ile sair istinaf istemleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 25/12/2020 tarih ve .... Esas -  .... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. 15/02/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f206d5bd34f196da","SID":"51e6af4d1c28367b"}}