{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1932 Esas <br>KARAR NO: 2024/367 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2017/418 Esas - 2019/1177 Karar <br>TARİHİ: 05/11/2019<br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı ... dava dışı ... Tic LTD ŞTİ ile müvekkili bankanın Nato Yolu/İstanbul Şubesi ile imzalamış olduğu Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi sözleşmesine müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalayarak asıl borçlu ile birlikte borcun ifasını yüklendiğini, bu tür kefalette alacaklının asıl borçluya müracaat etmeden doğrudan kefile başvurubileceğini, Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözlemesi'nden doğan borçların verilen süreler içinde ödenmemiş olması nedeniyle davalıya gönderilmek üzere ihtarname keşide edildiğini,  davalının kredi hesabının kat edilmesine ilişkin ihtarnameye rağmen verilen süre içerisinde borcu ödemediğini, ihtarnamenin tebliğine rağmen borcun ödenmemiş olması nedeniyle davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalı borçlunun borca, faize ve tüm ferilerine yapmış olduğu itirazlar nedeniyle takibin durduğunu, davalının icra takibine yaptığı itirazının haksız dayanaksız ve borcun tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, davalı aleyhine yapılan icra takibinin Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi sözleşmesi banka kayıtları ve hesap kesim ihtarına dayalı olarak yapıldığını ve sözleşme hükümleri ile tespit edilen faiz oranı üzerinden takibe geçildiğini; davalı ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünden ihtarnamenin tebliğinden sonraki dönem için işlemiş bulunan temerrüt faizi ve temerrüt faizinin gider vergisinden sorumlu olduğunu idida ederek itirazın iptali ile tekibin devamına karar verilmisini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacının başlatmış olduğu icra takibine müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle, süresi içinde itiraz ettiğini, ödeme emrinin gönderilmiş olduğu tebliğ zarafında borcu gösteren hiçbir belgenin de bulunmadığını,ayrıca davacı banka tarafından kendisine gönderilen Üsküdar .... Noterliği'nin 08/04/2016 tarih ve ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesinde yazılı borca Kartal .... Noterliği'nin 21/04/2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile cevap vererek itirazda bulunduğunu, ihtarnamede borcun muhatabının  dava dışı ...Tic LTD ŞTİ olduğunu, kendisinin 01/10/2012 tarihi itibariyle adı geçen şirketten ayrıldığını, anılan tarih itibariyle de davacı bankaya hiçbir borcunun olmadığını, bahsi geçen borcun, 30/06/2014 ve 17/04/2015 tarihlerinde  dava dışı ... Tic LTD ŞTİ yetkilelerince çekilmiş olan ... nolu ... kredilerden ve ... nolu ve ... nolu kredi kartı harcamalarından kaynaklandığını, bu konuda tarafına bir bildirim yapılmadığnıdan çekilen bu kredilerden haberinin olmadığını, daha önceden kendisinin kefil olarak imzaladığı 27/04/2011 tarihli  Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözlemesi'ne istinaden davacı bankadan çekilen kredilerinin tamamının ödenerek kredi ve kefillik ilişkisinin sonlandırıldığını, kendisinin imzalamadığı, taraf ve/veya kredi kefil olmadığı sözleşmeden ötürü hakkında icra takibinin yapılmasınını ve hakkında adva açılmasının açıklaamaz bir durum olduğunu ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 05/11/2019 tarih 2017/418 Esas - 2019/1177 Karar sayılı kararında;\" Dava, hukuki niteliği itibari ile; davacı ile dava dışı asıl kredi borçlusu şirket arasında düzenlenen ve davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu iddia edilen kefaletnameye bağlı olarak hesabın kat edilerek ihtarname tebliğ edilmesine rağmen ödenmeyen kredi borcu nedeniyle alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın İİK 67. Maddesi kapsamında iptali istemine ilişkindir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, bilirkişi raporu alınmış, yargılama sırasında 28/02/2018 tarihinde kabul edilen 7101 sayılı kanunun 61. Maddesi ile 6102 sayılı T.T.K.'nın 4. Maddesinin 2. Fıkrasının değiştirilmesi sebebiyle basit yargılama usulüne geçilerek dava sonuçlandırılmıştır. İcra dosyası, genel kredi sözleşmesi, taahhütname ve kefaletname ile hesap kat ihtarnameleri dosya içerisine alınmıştır. İtirazın iptali istemine konu İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğümün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 05/05/2016 tarihli başlatılan takibin alacaklısının ... Bankası A.Ş.; borçlularının dava dışı şahıslar ile birlikte davalı ...  olduğu, takibin sözleşme, ihtarnameler dayanak gösterilerek toplamda 96.373,89 TL alacağın tüm borçlulardan tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu; örnek no:7 ödeme emrinin davalı borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve yapılan itiraz  sonrasında   davanın İİK.'nın 67. Maddesindeki 1 (bir) yıllık hak düşürücü süre içerinde açıldığı anlaşılmıştır. Ön inceleme aşamasında belirlenen hukuki ihtilaf noktalarının teknik bilirkişi tarafından inceleme gerektirmesi sebebiyle dosya emekli bankacı bilirkişi ... tevdi edilerek rapor alınmış, anılan rapora karşı taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda aynı bilirkişiden ek rapor alınmış sunulan rapor içeriklerinde özetle;  davacının alacağının  takibe konu edilen ... nolu kredi kartı alacağı için 5.846,88 TL asıl alacak, 193,42 TL işlemiş faiz ve 9,67 TL BSMV olmak üzere 6.049,97 TL ve 1242-43206 nolu kredi mevduat hesabı alacağı için 1.008,05 TL asıl alacak 28,97 TL işlemiş faiz ve 1,45 TL BSMV ile 246,37 TL ihtarname toplamı 1.284,84 TL olmak üzere  toplam 7.334,81 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiş, iş bu rapor içerikleri HMK 282. maddesi uyarınca denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Dava konusu uyuşmazlık; davacı banka tarafından dava dışı şirkete kullandırılan ve davalının da kefil sıfatıyla müteselsilen borçtan sorumlu olduğu iddiasıyla başlatılan icra takip dosyasında davalının şirketten ayrıldığı iddiasının kullanılan kredilere etkisi ve davalının dava konusu borçtan sorumlu tutulup tutulamayacağı bu kapsamda başlatılan takip tarihi itibariyle davacının muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarı ile itirazın iptali ve tazminat hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda mahkememizce yapılan değerlendirme neticesinde, davacı bankanın Nato Yolu İstanbul Şubesi ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında 20/08/2009 tarihinde 15.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi (1 nolu GKS) imza edildiği; söz konusu sözleşmede belirlenen kredi kullanım limitinin 27/04/2011 tarihinde artırıldığı limitin 120.000,00 TL'ye yükseltildiği, davalının söz konusu sözleşmede ve limit artırımında kefil olarak yer aldığı, yine davacı ile dava dışı şirjet arasında bu kez 15/04/2013 tarihinde bir genel kredi sözleşmesi daha imza edildiği (2 nolu GKS) bu sözleşmede ise davalının kefil olarak yer almadığı, davalının 01/10/2012 tarihi itibari ile dava dışı şirketten ayrılmış olmasının imza edilen 1 nolu gks deki kefaleti etkilemeyeceği zira şirket ortağı olunmasının kefalet ile bir bağının olmadığı, alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından takibe konu edilen ve 2 nolu genel kredi sözleşmesinden doğduğu rapor ile tespit edilen ... nolu krediden doğan 25.266,30 TL olarak tespit edilen alacağı ile ... nolu krediden doğan 60.632,96 TL olarak tespit edilen kredi alacağından davalının sorumlu olmadığı zira davalının söz konusu GKS de (2 nolu) kefil olarak yer almadığı ve imzasının bulunmadığı, davacının söz konusu kredinin 1 nolu kredinin devamı niteliğinde olduğu iddiasının yerleşik yargıtay kararları kapsamında doğru olmadığı, davalının imzasının bulunmadığı genel kredi sözleşmesinden dolayı borçlu olduğundan bahsedilemeyeceği; davacı bankanın takip tarihi itibari ile kullandırılan 1 nolu kredi sözleşmesine istinaden  kullandırılan kredi kartı kullanımı sebebiyle alacağının 6.246,88 TL asıl alacağı, 193,42 TL işlemiş faiz alaağı ve 9,67 TL BSMV olmak üzere toplam 6.449,97 TL alacağının bulunduğu, yine aynı sözleşmeden doğan ... nolu kredili mevduat hesabı sebebiyle 1.008,05 TL asıl alacak, 28,97 TL işlemiş faiz ve 1.45 TL BSMV ile 246,37 TL ihtarname masrafı toplamı olarak 1.284,84 TL alacağının bulunduğu, davalının imza edilen sözleşmede yer alan kefaleti sebebiyle bu borçlardan sorumlu olduğu, bu krediler yönünden icra takibinde yazılı tutar ile alınan bilirkişi raporundaki farklılığın kat ihtarının tebliğ tarihi olan 22/04/2016 değil de ihtar tarihi olan 04/04/2016 tarihinden itibaren faiz hesabının yapılmış olduğu, yine kredi kartı borcuna istinaden 18/11/2016 tarihinde 400,00 TL ödeme yapıldığının rapor ile tespit edildiği, davacının bu tutar uyarınca itirazın iptali isteminde hukuki yararının bulunmadığı,  yine davacının kredi kartından doğan 6.246,88 TL asıl alacağı ile kredili mevduat hesabından doğan 1.008,05 TL asıl alacak miktarları için takip tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar % 30,24 oranında faiz işletilebileceği kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulü ile  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın ... nolu kredi kartı alacağı için 6.246,88 TL asıl alacağı, 193,42 TL işlemiş faiz alaağı ve 9,67 TL BSMV olmak üzere toplam 6.449,97 TL ve ... nolu kredili mevduat hesabı sebebiyle 1.008,05 TL asıl alacak, 28,97 TL işlemiş faiz ve 1.45 TL BSMV ile 246,37 TL ihtarname masrafı toplamı olarak 1.284,84 TL olmak üzere toplam 7.734,72 TL üzerinden iptaline, asıl alacak miktarlarına takip tarihinden ödeme tarihine kadar % 30,24 oranında faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafından dava açılmadan evvel kredi kartına yapılan 400,00 TL ödeme ile ilgili açtığı davasının hukuki yarar yokluğundan fazlaya ilişkin talebinin ise davalının sorumlu olduğu ispat edilemediğinden reddine, icra takibine konu diğer kredi alacakları yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız bulunduğundan kabul edilen alacağın takdiren %20'si oranında hesaplanan 1.467,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen miktar yönünden davacının takip başlatırken kötü niyetli olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmaması sebebi ile şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, \"1-Davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın takibe konu edilen ...  nolu kredi kartı alacağı için 5.846,88 TL asıl alacak, 193,42 TL işlemiş faiz ve 9,67 TL BSMV olmak üzere 6.049,97 TL ve ... nolu kredi mevduat hesabı alacağı için 1.008,05 TL asıl alacak 28,97 TL işlemiş faiz ve 1,45 TL BSMV ile 246,37 TL ihtarname toplamı 1.284,84 TL olmak üzere  toplam 7.334,81 TL yönünden iptaline, söz tutarın asıl alacak miktarlarına takip tarihinden ödeme tarihine kadar %30,24 oranında temerrüt faizi işletilmesine,2- İcra takibine konu 4508 0349 6599 0011 nolu kredi kartı alacağı yönünden 400,00 TL'nin takip sonrası ancak dava öncesinde ödenmiş olduğundan, bu alacağa dair 400,00 TL yönünden açılan davanın hukuki yarar dava şartı noksanlığından reddine, 3-İcra takibine konu diğer kredi alacakları yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine,4-Kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız bulunduğundan kabul edilen alacağın takdiren %20'si oranında hesaplanan 1.467,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Reddedilen miktar yönünden davacının takip başlatırken kötü niyetli olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmaması sebebi ile şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine, \" karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ve bozulması gerektiğini, Hükme dayanak teşkil eden bilirkişi raporunun 1.maddesinde bilirkişi dava konusu  ... nolu taksitli ticari kredilerin 2 nolu sözleşmeye istinaden tahsis edildiğinden ve kullandırıldığından bu krediler yönünden davalının kefalet sorumluluğunun bulunmadığına dair tespitte bulunduğunu ancak bu tespitin yanlış olduğunu, Davalının, dava dışı ... Tic.Ltd.Şti.'nin müvekkili bankanın Natoyolu/İst. Şubesi ile imzalamış olduğu Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesine müşterek ve müteselsil kefil olduğunu; Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi'nin 70.maddesinde de belirtildiği üzere kefilin kefaleti müşterinin bu sözleşmeden doğan veya başka sözleşmelerden doğan tüm borçlarını kapsamakta olup kefilin müşterinin borçlarını kefalet limiti kadar müteselsil kefil olarak yükümlenmeyi kabul ettiğini; müvekkili banka tarafından davalının kefaleten ibra edilmemiş olup halen söz konusu sözleşmelere ilişkin olarak kefaletinin devam ettiğini; davalının, dava dışı ...Tic.Ltd.Şti. ile davacı banka arasındaki süresiz kredi sözleşmesinde müteselsil kefil durumunda olup kredi borcunun bir tarihte tamamen ödenmiş olması kredi sözleşmesini tamamen sona erdirmeyeceği için bu ödemeden sonra borçluya yeni bir kredi kullandırılması yeni bir borç ilişkisi niteliğinde olmadığını; dolayısıyla kefilin sorumluluğunun bu yeni kredi açısından da geçerli olduğunu ve kefilin sorumluluğunun bu yeni kredi açısından da devam edeceğini; geçerli bir kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonra kefilin, alacaklının onayı olmaksızın kefaletini geri alamayacağını, bunun tersinin kabulü kefalet kavramının özüne aykırı olacağını; kredi alacaklısının borçluya kredi vermeyi kabullenirken borçlu kadar onun kefilinin ödeme gücüne de güvenerek hareket ettiğini, Ayrıca davalının şirket ortaklığından ayrılmasının kefaleti sonlandırmadığını, davalı şirket ortağı olarak değil müşterek ve müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığından kefalet limiti dahilinde sorumluluğunun devam edeceğini, İleri sürerek,  istinaf taleplerinin kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinn davalı  tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle,  yerel mahkeme  kararının müvekkili aleyhine olan kısımlarının bozulmasını isteme gereğinin hasıl olduğunu,  Davalı müvekkiline ait olmayan, onun taraf ve kefili olmadığı, imzasını taşımayan sözleşmelerden ötürü davalı müvekkilinin sorumlu tutularak hakkında icra takibi yapılması, ödeme emri gönderilmiş olması,  kısmen de olsa yerel mahkemece itirazın kabul edilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu,  Davalı müvekkile tebliğ edilmeyen ve dava konusu kredi ile hiç ilgisi olmayan sözleşmeleri ve belgeleri kabul etmediklerini, aslında icra takibine konu olan kredinin davalı müvekkilinin şirketteki ortaklıktan ayrılmasından sonra akdedilen sözleşmelerden kaynaklandığı,  müvekkilinin akdetmiş olduğu genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin son bulduğunu, hükmünü yitirdiği,  icra takibine konu olan kredi sözleşmeleri içeriklerinde de bunun ikrar edildiği, haliyle davalı müvekkilinin kefalet sorumluluğunun olmadığını, davacı tarafın savunmanın genişletilmesi amacına matuf beyanını kabul etmediklerini, usul ve yasaya aykırı olarak açılan ve kısmen kabul edilen yerel mahkeme kararının müvekkili aleyhine olan kısımlarını kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini,  haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi yapan ve dava açan davacı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının müvekkili aleyhine olan kısımlarının bozulmasına, lehe olan kısımlarının onamasına karar verilmesi hususunu vekaleten arz ve talep ettiklerini, İleri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının aleyhine olan kısımlarının istinaf kanun yolu  ile  incelenerek kaldırılmasına, lehe olan kısımlarının onanmasına yargılama giderleri ile ücreti vekaletinde karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; genel kredi ve kefalet sözleşmelerine dayalı kredi alacaklarının tahsili amacıyla, davalı kefil aleyhine başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Takip dayanağı sözleşmeler incelendiğinde; davacı ile dava dışı ...Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan ilk sözleşmenin 19/08/2009 tarihli kredi kartı sözleşmesi olduğu, bu sözleşme kapsamında dava dışı şirket ortağı ... kullanımına tahsis edilmek üzere şirkete business kredi kartı verildiği, sözleşmeye yalnızca dava dışı ...  müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı;  davacı ile dava dışı ... Tic.Ltd.Şti arasında imzalanan ikinci sözleşmenin 20/08/2009 tarihli, 15.000,00-TL limitli  genel kredi sözleşmesi olduğu, genel kredi sözleşmesinde öngörülen kredi limitinin muhtelif tarihlerde arttırıldığı ve en son 27/04/2011 tarihinde 137.000,00-TL'ye yükseltildiği, davalının da bu sözleşmeye 27/04/2011 tarihinde 120.000,00-TL limitle müteselsil kefil olduğu;  davacı ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan üçüncü sözleşmenin 15/04/2013 tarihli 150.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi olduğu, bu genel kredi sözleşmesinde öngörülen kredi limitinin de muhtelif tarihlerde arttırıldığı ve en son 17/04/2015 tarihinde 300.000,00-TL'ye yükseltildiği, bu son sözleşmeye davalı ... kefil olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, genel kredi sözleşmeleri, kredi kartı sözleşmesi, hesap özetleri, kredi kullandırım bilgileri ile kat ihtarı ve tebliğ şerhleri dosya arasına alınarak, bankanın ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak kök ve tarafların itirazı üzerine ek rapor alınmış, hesaplama bakımından  ek rapordaki, diğer hususlarda kök rapordaki tespitler hükme esas alınarak, davacının 27/04/2011 tarihinde kefili olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamındaki kredi alacaklarının kredili mevduat hesabı ve kredi kartından doğduğu, takibe konu diğer kredi kalemlerini oluşturan taksitli ticari kredilerin davalının kefili olmadığı ikinci genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldıkları ve davalıdan talep edilemeyecekleri gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi, ... nolu taksitli ticari krediler ikinci genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılmış olsalar dahi, davalının imzaladığı ilk genel kredi sözleşmesinin bu kredileri de kapsadığı; davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi, icra takibine konu olan kredinin davalının şirket ortaklığından ayrılmasından sonra bağıtlanan sözleşmelerden kaynaklandığı, davalının kefili olmadığı sözleşmelerden ötürü sorumlu tutulamayacağı, mahkemenin reddettiği kısım yönünden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmetmemiş olmasının hatalı olduğu yönündedir. Davacı banka tarafından, dava dışı şirkete 30/06/2014 ve 17/04/2015 tarihlerinde kullandırılan iki ayrı taksitli ticari kredi; davalının müteselsil kefil sıfatıyla imza atmadığı 15/04/2013 tarihli, arttırımlar sonucu 300.000,00-TL'ye yükseltilmiş limitli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılmış olup, mahkemece bu sözleşmenin ve bu sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilerin davalının kefaleti ile teminat altına alınmadığına yönelik kabulünde isabetsizlik yoktur. Davacı bankanın aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. Davacı banka tarafından dava dışı şirkete açılan kredili mevduat hesabının 31/08/2009 tarihli olduğu, davalının 27/04/2011 tarihinde kefili olduğu, 20/08/2009 tarihli genel kredi sözleşmesinin 29 uncu maddesinde kredili ticari mevduat hesabına ilişkin hükümlerin yer aldığı, hesabın bu sözleşme kapsamında açıldığı ve dava dışı şirkete bu mevduat hesabından kredi kullandırıldığı, davalının şirket ortaklığından ayrılmış olmasının kefalet sözleşmesini sona erdirmeyeceği, bu nedenle mahkemece davacının takibe konu edilen kredili mevduat hesabı bakımından davalının sorumlu olduğunu kabul etmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacının aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı bankanın takipte kısmen haksız olduğu; ancak kötü niyetli takip yapıldığının davalı tarafından ispatlanamadığı, buna göre mahkemece İİK'nun 67 maddesi uyarınca  koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı banka tarafından dava dışı şirkete 20/08/2009 tarihinde verilen ve ...'un kullanımına tahsis edilen ticari kredi kartının, 19/08/2009 tarihli kredi kartı sözleşmesine istinaden verildiği, bu sözleşmeye dava dışı ... müteselsil kefil olduğu,  diğer ifade ile kredi kartının  genel kredi sözleşmesine istinaden verilmeyip, ayrı bir sözleşmenin konusunu oluşturduğu, nitekim davalının 27/04/2011 tarihinde kefili olduğu, 20/08/2009 tarihli genel kredi sözleşmesi hükümleri tek tek incelendiğinde, dava dışı şirkete kredi kartı verilmesine ilişkin herhangi bir çerçeve hüküm içermediğinin anlaşıldığı,  bilirkişi raporunda, banka tarafından dosyaya sunulmuş kredi kartı sözleşmesinden hiç bahsedilmediği, bu delilin mahkemece de gözden kaçırıldığı, buna göre davalının kefili olmadığı kredi kartı sözleşmesine istinaden dava dışı şirkete verilen kredi kartından doğan alacağın davalının kefaleti kapsamında olmadığı,  mahkemece bu hususlar nazara alınarak kredi kartından doğan alacak kalemi bakımından da davanın reddine karar verilmesi  gerekirken, bu alacağın kabul edilmesinin isabetsiz olduğu, davalı vekilinin istinaf sebebinin bu yönden yerinde olduğu anlaşılmıştır. Ne varki bu noksanlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemektedir. Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, toplanacak delil ve yapılacak başkaca tahkikat işlemi bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak, davanın kredili mevduat hesabı alacağı ile ihtarname masrafı toplamı 1.284,84-TL yönünden kısmen kabulüne, hüküm altına alınan alacak üzerinden davalı aleyhine %20 oranında inkar tazminatı takdir edilmesine, davalının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine,2-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/11/2019 tarih ve  2017/418 Esas - 2019/1177 Karar Sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın, 1.008,05-TL asıl alacak 28,97-TL işlemiş faiz ve 1,45 TL BSMV ile 246,37 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 1.284,84-TL  yönünden iptaline, takibin 1.008,05-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 oranında işletilecek temerrüt faizi ile devamına, fazla istemin reddine, 4- Hüküm altına alınan 1.284,84-TL alacağın  %20'si oranında hesaplanan 256,97-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalının yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:6-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.645,83-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.218,23‬-TL'nin davacıya iadesine,7-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davacı tarafından yapılan 31,40-TL başvuru harcı, 165‬,00-TL posta/ tebligat masrafı, 600,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 796,40-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına (%1) göre hesaplanan 7,96-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yapılan 154,5‬0-TL posta/ tebligat masrafı olmak üzere yargılama giderinden kabul ve red oranına (%99) göre hesaplanan 152,96-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen kısım üzerinden göre hesap edilen 1.284,84-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,11-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden  karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince  kabul ve red oranına göre hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,12-Bakiye gider avansı olduğu takdirde talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,İSTİNAF YÖNÜNDEN: 13-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 14-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 15-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, karar harcının talep halinde iadesine, 16-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,17-Bakiye gider avansı olduğu takdirde talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,18-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/02/2024 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eeef537c17d1d14b","SID":"82a292a89c9e1a18"}}