{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1779 <br>KARAR NO: 2024/115<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/10/2023<br>NUMARASI: 2023/694 Esas -  2023/735 Karar<br>DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 25/09/2023 ibraz tarihli ... Bankası tarafından düzenlenerek, ... İnş. San Ve Tic. A.Ş. tarafından keşide edilen, 06/06/2022 basım tarihli çekin zilyedi olduğunu, ancak söz konusu çek iradesi dışında elinden çıktığını, durumun fark edilmesi üzerine, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/892 Esas sayılı dosyasında çek iptal davası açıldığını ve tedbiren çeke ilişkin ödeme yasağı konulduğunu, akabinde söz konusu çeki elinde bulunduran davalı müvekkil hakkında \"İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2023/536 D.İş sayılı dosyasıyla\" ihtiyati haciz kararı alarak, müvekkilin tüm hesaplarına haciz uygulandığını, bu haliyle çeki elinde bulunduran davalının belirgin hale gelmesi sebebiyle 25/09/2023 İbraz tarihli, ... Bankası tarafından düzenlenerek, ... San Ve Tic. A.Ş. tarafından keşide edilen, 06/06/2022 basım tarihli çekin davalıdan istirdadına ve müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalıya, dava dilekçesi henüz tebliğ edilmeden karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Dava istirdat davası olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi gereği bu davalarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu olduğundan (Yargıtay 23.HD'sinin 2020/1943-4052 EK sayılı ilamı benzer mahiyettedir),  arabuluculuğun dava tarihinde yerine getirilmesi dava şartı olup, sonradan tamamlanabilir ve giderilebilir şartlardan değildir.(Yargıtay 22.HD'sinin 2019/6709-16629 EK sayılı kararı benzer mahiyettedir.) Sonuç olaratk, arabuluculuk, tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmayıp, davacı tarafın işbu davayı açtıktan sonra arabuluculuk yoluna başvurduğu anlaşılmakla, aynı doğrultudaki İstanbul BAM 44. HD'nin 2021/916 Esas,  2021/922 Karar sayılı;  İstanbul BAM 16. HD'nin 2020/220  Esas,  2020/218 Karar sayılı;  İstanbul BAM 19. HD'nin 2022/356   Esas,  2022/399 Karar sayılı ilamları da nazara alınarak, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemeninde belirtiği üzere her ne kadar 12/10/2023'te açılan davadan sonraki bir zamanda arabulucuya başvurarak,  27/10/2023 tarihinde arabuluculuğa ilişkin tutanak dosyaya ibraz edilsede, ilk derece mahkemesinin 13/10/2023 tarihli ara kararında tanınan 1 haftalık kesin süre içerisinde ve hüküm verilmeden önce arabuluculağa ilişkin şartların yerine getirildiğini, HMK'nın açık hükmü gereğince başlangıçtaki noksanlık hüküm anında giderilmiş ise usul ekonomisi ilkesine uygunluk sağlanması açısından, davanın usulden reddedilmemesi gerektiğini, gerek ilgili kanun maddesinin açık hükmü gerekse yargı içtihatları karşısında giderilmiş dava şartı noksanlığının sırf başlangıçta eksik olması neden gösterilerek bu şekilde davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, yetkili hamilin elinden rızası hilafına çıkan çeke ilişkin iade(çekin istirdatı), davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği noktasındadır. Dava konusu çekin iptaline ilişkin Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/892 esas sayılı dosyasında verilen ödemeden men yasağı kararı verilmiştir. Daha sonra söz konusu çek, davalı tarafından İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/577 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararına ve  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu edilmiştir. Davacı tarafça, çekin rızası dışında elinden çıktığı ve davalının çeki haksız ve kötü niyetli olarak iktisap ettiğinden bahisle ve kendisinin yetkili hamil olduğu iddiasıyla çekin istirdatına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Davacı tarafça, dava açıldıktan sonra arabulucuya başvurulmuş ve 27/10/2023 tarihli arabuluculuk son tutanağı düzenlenmiştir. Anlaşamamaya ilişkin arabuluculuk son tutanağı karardan önce 27/10/2023 tarihinde dosyaya sunulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 115/3. Maddesinde, dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez. Eldeki dosyada, karar verilmeden önce arabuluculuk son tutanağının sunulduğu ve karar anında dava şartı eksikliği bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece esasa girilerek karar verilmesi gerekirken, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 01/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ccd8b2ee143cc463","SID":"0ed5c8279a12e818"}}