{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2022/1231 <br>KARAR NO: 2024/155 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 01/03/2022<br>NUMARASI: 2017/898 (E) - 2022/104 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 30/01/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ya ait davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpması sonucunda ... görevlisi olarak görevini icra etmekte olan müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, Kaza Tespit Tutanağında müvekkilinin kusurlu bulunduğunu, davalı sigorta şirketince müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, 10.000 TL maddi tazminat ile 100.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 13/12/2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talep ettiği maddi tazminat tutarını 34.765,86 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile 2.182,42 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden, davacının davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu tarihten sonraki sekizinci iş günü olan 25/09/2017 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 07/07/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, 32.583,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden, davacının davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu tarihten sonraki sekizinci iş günü olan 25/09/2017 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 07/07/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının manevi tazminat talebinin davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile 8.000 TL'nin  07/07/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, davacının sigorta şirketi yönünden manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece kusur nedeniyle farklı bilirkişi raporları alınmış olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 68/c ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138/d maddelerini ihlal ederek kazaya sebebiyet veren davacının kusur oranının belirlenmesi amacıyla dosyanın ATK'ya tevdi edilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinden sonra tüm tedavi ve bakıcı giderleri ile geçici iş göremezlik masraflarının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmış olduğunu, KTK'nin 98. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte tüm tedavi giderleri geçici bakıcı giderlerinin tamamının SGK tarafından karşılanması gerektiğini, sağlık giderleri teminatı kapsamında sigorta şirketince SGK'ye prim ödemesi yapıldığını, maddi tazminata ilişkin verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, 07/07/2017 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu, ... plakalı otobüs seyir halindeyken kaza mahalli olan Pertevniyal Lisesi karşısına geldiğinde yolun sağında görevli ... görevlisi davacıya aracın sağ ön kısmı ile çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacı yayanın yaralandığı ve bu yaralanması nedeniyle maddi ve manevi  tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Aynı kaza nedeniyle açılan ceza dosyasında alınan ve ilk derece mahkemesince dosyaya kazandırılan Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen kusur tespitine ilişkin raporlarda ikili ihtimale göre değerlendirme yapıldığı, çelişkinin giderilmesi için mahallince keşif yapılarak ve kaza anında kaza mahallinde dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek düzenlenen 14/06/2021 tarihli kusur raporunda, sürücü ...'in %25 oranında tali kusurlu, yaya ...'ın %75 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. HMK'nin 357/1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Dosya kapsamında alınan kusur bilirkişi raporu davalı sigorta şirketi vekiline usulüne uygun tebliğ edilmiş olup davalı tarafça bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde rapora itiraz edilmemiştir. Bu haliyle HMK'nin 357/1. maddesi çerçevesinde davalı tarafça bilirkişi raporuna süresinde itiraz edilmediğinden rapordaki değerlendirme davacı taraf için usulü kazanılmış hak oluşturmakta olup, kusura yönelik istinaf itirazı değerlendirilmeye alınmamıştır. Kaldı ki; kaza mahallinde yapılan keşif sonrası  düzenlenen kusur raporu olayın oluş şekline uygun hükme esas alınabilecek niteliktedir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nin 98. maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih ve 2022/312 (E) - 2022/3685 (K) sayılı  kararında  sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunduğunu, KTK’nin 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumuna geçtiğini belirlemiş ancak geçici iş göremezlik ve tedavi gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğini vurgulamıştır. Bu nedenle istinaf eden davalıların geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf talepleri de yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/6911 E. ve 2021/10351 K., 2021/5305 E. ve 2021/7685  K. sayılı kararları). <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.921,33 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan (594+730,34 TL=) 1.324,34 istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 1.596,99 TL istinaf karar ve ilam harcının -davalı ... Sigorta AŞ 1.293,56 TL'den sorumlu olmak kaydıyla- davalılar ... Sigorta AŞ ile ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... Sigorta AŞ ile davalı ...'nın istinaf kanun yolu başvuruları nedeniyle harcadıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran taraflara geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32fbf42beeb438a0","SID":"69ca33773f9b3547"}}