{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/1199 <br>KARAR NO\t\t: 2024/535<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18.02.2021<br>NUMARASI\t\t: 2016/98 E.  2021/118 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Geçici Ve Kalıcı İş Gücü Kaybına Dayalı)<br>KARAR TARİHİ\t: 14.03.2024 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14.03.2024\t <br><br>\tİzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.02.2021 tarih 2016/98 E. 2021/118 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... A.Ş vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 10.05.2012 tarihinde, davalı ... A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı olduğu, dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını yol kenarında durdurup sol kapısını açtığını, kapının dava dışı ...'ün kullandığı, davalı ... A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı motosikletin ön ve yan kısımlarına çarpması neticesinde motosikletin arka kısımda yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, İzmir C. Savcılığının 2012/56427 E. sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketlerinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı ... A.Ş. vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu Ümraniye mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkete sigortalı olan aracın kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin sigortalının kusuru oranında poliçe limitiyle sorumlu olduğunu, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu, davadan önce ihbar yapılmadığından dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... A.Ş. vekili, davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin tedavi gideri kapsamında olduğunu, 6111 sayılı yasa m. 59 ile değiştirilen KTK m. 98 gereği SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitleriyle sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesince düzenlenen 16.12.2019 tarihli raporda davacının kaza nedeniyle %3,3 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği ve 4 ay iyileşme süresinin bulunduğunun tespit edildiği; İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 16.01.2017 ve 06.11.2017 tarihli raporlarda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği; 22.09.2020 tarihli aktüerya raporunda davacının 2.894,76 TL geçici, 35.296,25 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hak kazandığının belirlendiği; davacı vekilinin 18.02.2021 tarihli celsede 2021 yılı asgari ücret nazara alınarak yeniden rapor alınmasını ve ıslah için süre verilmesini talep ettiği, ancak bilirkişilerden alınan 21.10.2020 tarihli raporda önceki rapordaki tespitlerde bir değişiklik olmadığının tespit edildiği ve tarafların bu rapora karşı beyanları bulunmadığından tahkikat aşamasının sona erdiği tespit edilerek davacının ıslah için HMK m. 177/1'deki süre içerisinde ıslah talebinde bulunmadığı ve  tahkikattan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının (poliçe limiti olan 225.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.’den tahsiline, davalı ... A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı ... A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... A.Ş. vekili, dava konusu kazanın oluşumunda müvekkili şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsü her ne kadar kusura sahip olsa da, kazanın oluşumunda motosiklet sürücüsünün de gerekli ihtimam ve özeni göstermeyip, araç kapısının açıldığını fark edebilecek azami hız ile seyretmeyip, kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, davacının kask ve koruyucu tertibatları eksik şekilde motosiklet ile yolculuk ettiğini, müterafik kusurun değerlendirilmesi gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim uygulanması gerektiğini, aktüerya raporunda tazminat hesaplamasında TRH-2010 yaşam tablosunun kullanılması gerektiğini, davacının askerlik süresinin hesaplamadan düşülmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE\t: Dava, trafik kazası nedeniyle davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin ve karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacılarından geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı ... A.Ş.'ye yönelik davanın kısmen kabulüne, davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı ... A.Ş.'ye yönelik davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tİlk derece mahkemesince ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden alınan 16.01.2017 tarihli raporda, davacının yolcu olarak bulunduğu  ... plakalı motosiklet sürücüsü dava dışı ...'ün seyir halinde iken, dava dışı ...'nın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın seyir şeridini işgal eder vaziyette duraklayıp kapısının açılması sonucunda, yakın mesafeden önünü kapayan araç kapısına çarpması sonucu karıştığı kazada kusurunun bulunmadığı, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'nın ise kazanın meydana gelmesinde %100 oranında tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. İtiraz üzerine aynı kurumdan alınan 06.11.2017 tarihli raporda kusur oranlarında bir değişiklik olmadığı belirtilmiştir. Her ne kadar soruşturma dosyasında alınan 25.06.2012 tarihli raporda motosiklet sürücüsü dava dışı ...'e kask takmaması nedeniyle tali kusur verilmiş ise de, bu husunun kazanın meydana gelmesinde etkisinin bulunmadığı, kaza tespit tutanağında ise tarafların kusur durumlarına ilişkin bir tespit bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin kusur oranlarına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>\tDavalı ... A.Ş. vekilinin müterafik kusura yönelik istinaf nedeninin incelenmesinde;  kaza tespit tutanağında davacının kask takıp takmadığının tespit edilemediği belirtilmiş olup, davacının meydana gelen kazadaki yaralanmasının niteliğine göre koruyucu ekipman takmaksızın motosikleti kullanması ile meydana gelen sonuç arasında illiyet bağının bulunduğu dosyadaki mevcut delillere göre kanıtlanamadığından, müterafik kusura dayalı indirim yapılmaması yerinde olup, davalı sigorta vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir.<br>\tDavalı ... A.Ş. vekilinin tazminat tutarından hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği yönündeki istinaf sebebinin incelenmesinde; hatır taşıması savunması defi niteliğinde olup, süresinde verilecek cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. Davalı ... A.Ş. (... A.Ş.) vekilinin cevap dilekçesinde hatır taşıması defi bulunmamakla birlikte, hatır  taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma hali olduğundan, karşı araç konumunda olan  ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olan davalı ... A.Ş.'nin hatır taşıması indiriminden yararlanması mümkün değildir. Davalı sigorta şirketi vekilinin bu istinaf sebebinin de reddi gerekmiştir. <br>\tTazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. (Yargıtay 4. H.D.  03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K.,  17. H.D. 23.03.2021 tarih 2020/ 6173 E. - 2021/ 3121 K. sayılı ilamları) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. 20121/1848 K. sayılı ilamı) Hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda bilinmeyen devredeki gelir hesabı yönünden %10 artırılıp %10 iskonto yönteminin uygulanması yerindedir. TRH 2010 Yaşam Tablosundaki ömür sürelerinin PMF 1931 Yaşam Tablosundaki ömür sürelerine göre daha uzun olduğu bilinen bir gerçek olup, TRH 2010 Yaşam Tablosu zarar gören yararınadır. Bu nedenle, her ne kadar bilirkişi tarafından PMF yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılmış ise de, istinafa gelenin sıfatına göre bu husus da kaldırma sebebi yapılmamıştır. <br>\tDavalı ... A.Ş. vekili, davacının askerlik süresinin tazminat hesaplamasında düşülmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, askerlik dönemi boyunca efor sarf edecek davacının askerlik döneminin hesaplanan zarardan düşülmemesinde bir isabetsizlik olmamasına göre davalı sigorta şirketi vekilinin bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. HD 30.05.2023 tarihli 2021/24365 E. 2023/7226 K. sayılı ilamı) \t<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı ... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 683,10 TL'den peşin alınan 170,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 512,30 TL harcın davalı  ... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... A.Ş. tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14.03.2024 \t<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2117e79994e3afa2","SID":"9cea175003939d9b"}}