{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/1099 <br>KARAR NO\t\t: 2024/549<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14.01.2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/1035 E.  2021/28 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 14.03.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14.03.2024<br><br>\tİzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.01.2021 tarih 2018/1035 E. 2021/28 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacılar vekili, 14.06.2018 tarihinde, davalı ...'ın işleteni olduğu, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı halk otobüsünün müvekili ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarptığını, meydana gelen kaza neticesinde müvekkili ... ve araçta bulunan oğlu ...'un ağır yaralandıklarını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar için ayrı ayrı 5.000,00'er TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 45.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücüden tahsiline karar verilmesini  talep etmiştir. <br>\tCEVAP : ... San. A.Ş. vekili, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının kusurlu hareketinin de kazanın meydana gelişinde rol oynadığını, davacının talep ettiği tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar  verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, müvekkilinin davalı ...’ta şoför olarak çalıştığını, davaya konu kazanın davacı sürücü ...’un aşırı hızla ve kontrolsüz olarak kavşağa girmesi sebebiyle meydana geldiğini, kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ceza davasının sonuçlanmasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, maddi zararın trafik sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, sigorta şirketinin meydana gelen zararı ödediğini, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ...A.Ş. vekili, davacı tarafın başvuru şartını yerine getirmediğini, KTK 97. Md. gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında, poliçede yazılı limitle sınırlı ve dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından dava açılmadan önce, KTK'nun 97. maddesindeki düzenlemeye uygun olarak sigorta şirketine başvuru yapıldığı, davalı ... vekilinin dava şartına yönelik itirazlarının yerinde olmadığı, ATK kusur raporuna göre kazanın oluşumunda davalı sürücünün %75 oranında asli kusurlu, davacı sürücü ...'un %25 oranında tali kusurlu olduğu, Ege Üniversitesi Adli Tıp Kurumuna ait 07/05/2019 tarihli rapora göre davacı ...'un kaza nedeniyle %15,4 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 ay olduğu, Ege Üniversitesi Adli Tıp Kurumuna ait 19/11/2019 tarihli raporuna göre davacı ...'un %5 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğu, iyileşme süresinin 3 ay olduğu, 16/04/2020 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda tespit edilen tutarlara göre hüküm verilmesi gerektiği sonucuna varılarak; Davacı ...'un maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 52.508,91 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 4.566,37 TL bakıcı gideri ve 1.012,50 TL yol gideri olmak üzere toplam 58.087,78 TL maddi tazminatın (davalı ... Şti yönünden 43.077,11 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) davalılar ... ve davalı ... yönünden kaza tarihi olan 14/06/2018 tarihinden; davalı ... yönünden 16/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ...'un geçici işgöremezlik tazminatına ve ikame araç bedeline yönelik davasının reddine, davacı ...'un manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 9.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ...'un maddi tazminat davasının kabulü ile 95.480,11 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 6.995,39 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 4.566,37 TL bakıcı gideri ve 1.012,50 TL yol gideri olmak üzere toplam 108.054,37 TL maddi tazminatın (davalı ... Şti yönünden 98.081,23-TL ile sorumlu olmak kaydıyla) davalılar ... ve davalı ... yönünden kaza tarihinden davalı ... yönünden 16/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ...'un ikame araç bedeline yönelik davasının kabulü ile 750,00 TL ikame araç bedelinin kaza tarihinden itibaren davalılar ... ve davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine,  davacı ...'un manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00- TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, her iki davacı yönünden hükmedilen manevi tazminat tutarlarının çok düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı  ... San. A.Ş. vekili, müvekkili şirket şoförüne yüklenen kusur oranının fahiş olduğunu, davacının kusur oranın da düşük belirlendiğini, davacının kasiste yavaşlamayarak sola dönüş yapan otobüse çarptığını, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, müvekkili şirketin toplu taşıma hizmetini yerine getirdiğini, tazminatların bu denli yüksek talep edilmesinin müvekkili şirketin işlevini yerine getiremez duruma düşmesine neden olacağını, hükmedilen tazminat miktarının kazaya karışan müvekkili şirket şoförüne rücu edileceğini, dar gelirli otobüs şoförünün bu yüksek tazminat miktarını ödeme gücünün bulunmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili, hükme esas alınan aktüerya hesap bilirkişi raporuna karşı itirazlarının göz önüne alınmadığını, davacı ... için bilirkişi raporunda geçici iş görmezlik zararı hesaplanırken, 3 aylık iyileşme süresinin karşılığı 9.327,18 TL olarak hesaplandığını, bu bedelden %25 kusur indirimi yapıldığında ise 6.995,39 TL zarar hesaplandığını, ancak raporun sonuç bölümünde maddi hata yapılarak kusur indirimi yapılmadan 9.327,18 TL geçici iş görmezlik tazminatı olduğunun belirtildiğini, ... için geçici iş görmezlik tazminatı hesaplaması yapılamayacağını, davacı ...'ın askerlik yapacağı sürenin de göz önüne alınmadığını, davacıların olay esnasında emniyet kemeri takmak, kavşağa kontrollü ve yavaş girmek gibi kendi can güvenliklerini sağlayacak tedbirleri almadıklarını, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, davacı ... açısından irat katsayısının 16,87 olarak belirlendiğini, oysa bu oranın 16,48 olması gerektiğini, geçici iş görmezlik tazminatında kusur indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, davacı ... açısından geçici iş göremezlik tazminatı hesaplaması yapılamayacağını, davacı ...'ın askerlik yapacağı dönem için sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplaması yapılmaması gerektiğini, davacıların emniyet kemeri takıp takmadığına ilişkin bilgi bulunmadığını, bu nedenle bunları kullanmadıklarının anlaşıldığını, davacılar hakkında düzenlenen tedavi evrakları ve Adli Tıp İhtisas Kurumu raporundaki yaralanmaları dikkate alınarak hükmedilecek tazminattan mahkemece takdiren indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, bu hususta sorumluluğun SGK'ya ait olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE\t: Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve ulaşım gideri, ayrıca sürücüden manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavalı  ... San. A.Ş. vekilinin, müvekkili şirket sürücüsüne yüklenen kusur oranının fahiş olduğu yönündeki istinaf sebebinin incelenmesinde; ilk derece mahkemesince alınan 05.02.2019 tarihli trafik bilirkişi raporunda davalı sürücünün asli, davacı ...'un tali kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, yine Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 09.07.2019 tarihli raporunda da davalı sürücünün %75, davacı ...'un %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi raporlarının birbiriyle ve ayrıca kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı  ...  San. A.Ş. vekilinin kusur oranlarına ilişkin istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.     <br>\tDavalı ... vekili  ve davalı ...A.Ş. vekili,  hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda davacı ... için geçici iş görmezlik zararı hesaplanırken kusur indirimi yapılmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüşler ise de, ilk derece mahkemesince davacı ... için %25 kusur indirimi yapılmak suretiyle 6.995,39 TL geçici işgöremezlik tazminatına hükmedildiği anlaşılmakla, davalı ... vekili ve davalı ...A.Ş. vekilinin  bu istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. <br>\tDavalı ... vekili ve davalı ...A.Ş. vekili, davacı ... için geçici iş görmezlik tazminatı hesaplaması yapılamayacağını ve askerlik yapacağı sürenin sürekli iş göremezlik tazminatının hesabında göz önüne alınmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüşler ise de, bu davacının geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddedilmiş olmasına, askerlik dönemi boyunca efor sarf edecek davacının askerlik döneminin hesaplanan zarardan düşülmemesinde bir isabetsizlik olmamasına göre bu istinaf sebeplerinin de reddi gerekmiştir. (Yargıtay 4. HD 30.05.2023 tarihli 2021/24365 E. 2023/7226 K. sayılı ilamı) <br>\tDavalı ... vekili ve davalı ...A.Ş. vekili,  davacıların olay esnasında emniyet kemeri takmak, kavşağa kontrollü ve yavaş girmek gibi kendi can güvenliklerini sağlayacak tedbirleri almadıkları, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine yönelik  ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Trafik kaza tespit tutanağında davacıların emniyet kemerlerinin takılı olup olmadığına dair bölümün \"tespit edilemedi\" şeklinde işaretlendiği gibi, ceza dosyasında da davacıların kaza sırasında emniyet kemeri takmadıklarına dair bir tespit bulunmamaktadır. Bu aşamada davacıların kaza sırasında emniyet kemeri takıp takmadıklarının tespiti de objektif olarak mümkün görülmemekle, davalı ... vekili ve davalı ...A.Ş. vekilinin bu hususa yönelik istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. \t\t\t\tDavalı ...Ş. vekili hüküm altına alınan geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür. 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasa’nın 59.maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre \"trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı\", Yasanın geçici 1. maddesi ile de \"Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ...nın yükümlülüklerinin sona ereceği,\" öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçmiştir.<br>\tYukarıda açıklandığı üzere geçici işgöremezlik talebi yönünden sigorta  şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğinden mahkemece gecici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. (Yargıtay 4. HD 13.09.2021 tarih 2021/3454 E, 2021/4465 K sayılı kararı)<br>\tDavalı ...A.Ş. vekilinin, aktüerya bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemine ilişkin istinaf sebebinin incelenmesinde; Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. HD 22.06.2021 tarih 2021/3089 E, 2021/3441 K).  Tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. 20121/1848 K. sayılı ilamı) Hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda bilinmeyen devredeki gelir hesabı yönünden %10 artırılıp %10 iskonto yönteminin uygulanması yerindedir. Davalı ...A.Ş. Vekilinin bu istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. <br>\tManevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazlarına gelince; manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve sosyal yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. Somut olayda hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları, kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmuş olmakla,  davacılar vekili, davalı ... San. A.Ş. vekili ve davalı ... vekilinin manevi tazminat miktarlarına ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1- Taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'nin peşin alınan 449,00 TL'den mahsubu ile eksik kalan21,40 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı ... San. A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 12.698,30 TL'den peşin alınan 4.607,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.091,30 TL harcın davalı ... San. A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t4-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 12.698,30 TL'den peşin alınan 634,91 TL'nin mahsubu ile bakiye 12.063,39 TL harcın davalı ...'tan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t5-Davalı ...A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 11.400,40 TL'den peşin alınan 484,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 10.916,40 TL harcın davalı ...A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t6-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14.03.2024<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e7dea0835bac6a6","SID":"eb631502dabe27a2"}}