{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2023/234<br>KARAR NO\t: 2023/1280<br><br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 10/03/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 14/12/2023<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH\t: 09/01/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br> GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br> DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davacının 23/03/2013 tarihinde saat ... sularında ... Mah., ... köprü altında yürürken davalı ...' nın sevk ve idaresindeki yolcu minibüsü kendisine çarptığını, ... plaka sayılı olan bu minibüs ... adına kayıtlı olduğunu, açılan kamu davası sonrasında Küçükçekmece ... Sulh Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile davalı sürücünün taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verildiğini,  kaza sonrasında davacının eski iş gücünü kaybettiğini, ekonomik geleceğinin sarsıldığını, maddi zarara uğradığını, kazadan sonra kapsamlı ve ağır tedavi görmesi lazım gelen davacının  tedavi masraflarının da oldukça fazla olduğunu,  aracın ZMMS' nın ... Sigorta AŞ tarafından, kasko poliçesinin ise ... Sigorta AŞ tarafından yapıldığını, bu sigorta şirketlerinin de tazminattan sorumlu olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile, fazlaya dair haklar saklı kalmak ve bilirkişi raporları sonrası ıslah ile artırılabilmek kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL  maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/03/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>CEVAP; Davalı ... Sigorta A.Ş (... Sigorta) tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Yargılama aşamasında davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte  yapılacak inceleme sonucunda poliçede belirlenen limet ile sorumlu olduklarını,  davalı yanın kusur oranının öncelikle tespit edilmesi gerektiğini, haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;\t<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebini içerir davadır. <br>Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ve 02/10/2018 karar tarihli yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın mahkememize gönderildiği ve ... esas sayılı sırasına kaydının yapıldığı, yine mahkememizin ... esas ... karar sayılı ve 16/09/2021 tarihli ilamının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 23/02/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla'' ......Bu halde,  dosya kapsamında kazanın oluşumunda tarafların kusur durumu hususunda çelişki meydana  gelmiş olup, yerel mahkemece iş bu  çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Bu itibarla yerel mahkemece yapılacak iş, ceza dava dosyası ve var ise olaya ilişkin kaza tespit tutanağı bulunduğu yerden getirtilerek,  İTÜ'de görevli trafik (kusur) konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden,  ceza dosyası, olay yeri krokisi ve dosya kapsamında alınan raporlar irdelenmek suretiyle ve  gerektiği takdirde kaza mahallinde bilirkişi heyetinin katılımı ile keşfen inceleme yapılmak suretiyle  kazanın meydana geldiği yolun-mahalin niteliği, davacının yoldaki konumu, çarpma noktası değerlendirilerek tarafların kusur durumlarının belirlenmesi ve  kusur konusunda çelişkinin giderilmesi için açıklayıcı, ayrıntılı, taraf ve yargı denetimine açık rapor aldırılması, tarafların iddia ve savunmaları, itirazları göz önüne alınarak, işin esası ile ilgili deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesinden ibaret olmalıdır.  Eksik inceleme ile yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (Bknz. Yargıtay 17. HD'nin 2016/14680 Esas, 2019/2383 Karar sayılı ilamı)<br>(2)Kabule göre ise;<br>a)Hak sahiplerinin bakiye ömür süreleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli \"PMF 1931\" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, ... Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, ... Üniversitesi ve ... Üniversitesi'nin çalışmalarıyla \"TRH 2010\" adı verilen \"Ulusal Mortalite Tablosu\" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Yargıtay  4. HD'nce  tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Somut olayda; mahkemece hükme esas alınan 03.03.3021  tarihli aktüerya raporunda, davacı için muhtemel bakiye ömür süresinin, PMF Yaşam Tablosu'na  ve progresif  rant usulüne  göre belirlenmek suretiyle tazminat hesabı yapıldığı, davalı ... Sigorta AŞ tarafça iş bu rapora itiraz edildiği  anlaşılmaktadır. \t Yargıtay'ın içtihat değişikliği nedeniyle, tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'nun kullanılması  ve  Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- ... E.-... K. sayılı kararı gereği, tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve % 1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, uygulanmasının mümkün olmadığı, progresif rant yönteminin uygulanması gerektiği  kabul edilmektedir. Bu itibarla; davacının bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında ise her yıl için gelirin % 10  artırılıp  % 10  iskonto  edilmesi  esasına  dayanan  progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerekirken, bu hususta itiraz göz ardı edilerek, ek rapor alınmadan karar verilmesi de doğru olmamıştır.  (Bkz. Yargıtay 4.HD'nin ... Esas,... Karar sayılı ilamı)b)Dosya kapsamından, davalı  Türkiye (Eski adı ...) Sigorta A.Ş.’nin kazaya karışan aracın ZMM, ...  Sigorta A.Ş’nin ise .... sigorta şirketi olduğu anlaşılmaktadır.  Sıralı sorumluluk esasına göre, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısına, ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası limitinin üzerinde bir zararın tespiti halinde, limitin üzerinde kalan kısım yönünden başvurulabileceği, müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk halinin söz konusu olmadığı gözetilerek  karar verilmesi gerekirken, yerel mahkemece bu hususun gözetilmemesi de doğru olmadığından'' bahisle  kaldırılmakla, yukarıda belirtilen esas sayılı sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.<br>Tüm dosya kapsamı hep bilikte değerlendirilmesinde ;Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi  ve manevi tazminat istemine ilişkin olup .  İstanbul Bölge adliye mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 23/02/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kaldırma ilamında belirtilen hususların tespiti açısından keşif ve  bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş,  davacı vekili bilirkişi ücretini yatırması için mahkememizin 21/09/2023 tarihli duruşmasında  kesin süre verilmiş, davacı vekilinin  05/10/2023 tarihli dilekçesi ile  bilirkişi ücretini yatırması hususunda ek süre  talep etmiş mahkememizin 06/10/2023 tarihli arar kararı ile ek süre verilmiş olup ara karar davacı vekiline 11/10/2023  tarihinde tebliğ edilmiş olup davacı taraf kesin süre içerisinde keşif ve  bilirkişi  ücretini yatırmamış olup  davacının iddalarının tespiti için keşif ve  bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu olmakla davacının keşif ve  bilirkişi ücretini yatırmaması nedeniyle davasını ispatlayamadığının kabulü gerekmiş, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>AÇILAN DAVANIN REDDİNE,<br>1-Alınması gereken 269,85-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 597,72-TL peşin harç + 2.187,29 TL ıslah harç toplamı olan 2.785,01 TL'den mahsubu ile bakiye 2.515,16 TL'nin  karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>4-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından  yapılan 24,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş'ye verilmesine,<br>5-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan 24,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş'ye verilmesine,<br>6-Davalı ... tarafından yapılan 121,53 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,<br>7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta  içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/12/2023<br><br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır  <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a6f7b055b64d170","SID":"8c4fcc30e1e57b79"}}