{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/642 <br>KARAR NO: 2024/156<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 30/12/2020<br>NUMARASI: 2018/621 (E) - 2020/726 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 30/01/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı dava dışı müteveffa ...'e ait, dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olarak dört kişinin bulunduğu sırada aracın kavşakta kontrolden çıkması sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazasında sürücüyle birlikte hayatını kaybettiğini, davalı şirketin 13/04/2015 tebliğ tarihli ihtarnameye cevap vermediğini, 23/03/2016 tarihli ihtarnameye gecikmeli olarak yanıt verdiğini, 30/12/2016 tarihinde 47.376,81 TL ödeme yaptığını, yapılan bu ödemenin davacıların destekten yoksun kalma tazminatını karşılamaya yeterli olmadığını belirterek, şimdilik her bir davacı için 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 10/12/2020 tarihli bedel artırım dilekçesiyle davacı ... için talep ettiği 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatını 104.570,17 TL, davacı ... için talep ettiği 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatını ise 49.164,82 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 68.733,35 TL, davacı ... için 42.457,06 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının 30/12/2016 kısmi ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (poliçe teminat limitini aşmamak koşuluyla) davalıdan tahsiliyle davacılara ayrı ayrı verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada mevcut ilk rapor ile ikinci rapor arasında hesap edilen tazminat tutarları arasında 12.398,83 TL fark çıktığını ve bu farkın sebebinin ikinci raporda açıklanmadığını, bu nedenle ikinci raporda düşük hesaplanan tazminat miktarının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, eski model aracın arka koltuğunda emniyet kemeri olup olmadığı, çalışıp çalışmadığının tespit edilmediğini, eski model aracın arka koltuğunda emniyet kemeri olup olmadığı tespit edilmeden müteveffanın emniyet kemeri takmadığı varsayılarak %20 müterafik kusur indirimi yapılmasının dosya kapsamıyla bağdaşmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davalıya zorunlu trafik sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın 20/04/2014 tarihinde saat 01:00 sıralarında Büyükdere Caddesinden İstinye Bayırı Caddesine giriş kısmında sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine tek taraflı meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu olan davacıların oğlu ...'in vefatı nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Somut uyuşmazlıkta; dosya kapsamından müteveffa ile aracı kullandığına yönelik soruşturma dosyasında tespiti yapılan dava dışı sürücünün ve iki arkadaşlarının daha birlikte araçla seyir halindeyken tek taraflı trafik kazası meydana gelmiştir. Taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı soruşturma ve ceza dosyasındaki evraklardan da anlaşılamadığından davacılar vekilinin hatır indirimi uygulanmaması gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerindedir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur da, TBK'nin 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Davacıların desteğinin, sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binmesi nedeni ile mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılmasında ve yerleşik yargısal içtihatlara göre indirim oranının  %20 olarak uygulanmasında bir isabetsizlik yoktur. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, 18 yaşında gelir elde etmeye başlayan desteğin belirli bir yaşta evleneceği ve bir yıl sonra bir çocuğu daha sonra ikinci çocuğunun olacağı varsayılarak hayatın olağan akışına göre bekar olarak ölen çocuğun ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki, anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem için de anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16’şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe, bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya %12,5’er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Mahkemece destekten yoksun kalma tazminatı hesabına ilişkin 21/02/2020 tarihli aktüer kök bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Raporda desteğin evlenme ve çocuk sahibi olma varsayımlarına yönelik paylar ayrılmıştır. Hükme esas alınan aktüer raporunda; rapor tarihi esas alınarak bilinen en son asgari ücrete göre davacı anne için 144.969,85 TL, davacı baba için 89.564,50 TL hesaplanmış, sigorta şirketince dava öncesi yapılan ödeme de yasal faizi ile güncellenerek 60.799,37 TL olarak belirtilmiştir. Aktüer raporu dosyaya sunulduktan sonra davacılar vekili tarafından 10/12/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile sigorta şirketince yapılan ödemenin güncel hali ikiye bölünerek hesaplanan tazminat miktarlarından tenzil edilip, davacı anne için toplam 114.570,17 TL, davacı baba için toplam 59.164,82 TL talep edilmiştir. Mahkeme ise hüküm kurarken davacıların tazminat miktarlarına sigorta şirketince yapılan ödemeyi oranlayarak tenzil etmiş, kalan tazminat tutarlarından %20 hatır taşıması indirimi, %20 de müterafik kusur indirimi yaparak sonuç tazminat miktarını belirlemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı anne ... için hesaplanan 144.969,85 TL tazminattan güncellenmiş ödemenin (60.799,37 TL) %61,8'ine isabet eden 37.574,01 TL tenzili ile bakiye tazminat 107.395,84 TL; baba ... için hesaplanan 89.564,50 TL tazminattan güncellenmiş ödemenin %38,2'sine isabet eden 23.225,36 TL tenzili ile bakiye tazminat 66.339,14 TL'den sadece müterafik kusur indirimi yapılıp hatır taşıması indirimi yapılmayıp davacı ... için 107.395,84 TL üzerinden %20 müterafik kusur indirimi yapıldığında 85.916,67 TL, davacı ... için 89.564,50 TL üzerinden %20 müterafik indirimi yapıldığında 53.071,31 TL'ye hükmedilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın kısmen kabulü ile, Davacı ... için 85.916,67 TL destekten yoksun kalma tazminatının 30/12/2016 kısmi ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (poliçe teminat limiti olan 268.000 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacı ... için taleple bağlı kalınarak 53.071,31 TL destekten yoksun kalma tazminatının 30/12/2016 kısmi ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (poliçe teminat limiti olan 268.000 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalıdan alınarak adları geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 9.227,41 TL ilam harcından, 2.060,43 TL harcın (başvuru, peşin, ıslah harçları) mahsubu ile bakiye 7.166,98‬‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacılar tarafından sarf edilen ilk dava açma gideri 2.060,43 TL (başvuru, peşin, ıslah harçları), posta ve tebligat masrafı 226 TL, bilirkişi ücreti 1.900 TL olmak üzere toplam 4.186,43 TL yargılama gideri üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.678,46 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 5-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca belirlenen 17.900 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı ...'e verilmesine, 6-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı ...'e verilmesine, 7-Davacıların davasının reddedilen kısmı takdire dayalı indirim (müterafik kusur) sebebiyle yapıldığından reddedilen kısım için davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider ve delil avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacılara iadesine,<br>B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine, 2-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 43,50 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"87bd702ad2ceb659","SID":"19ae5b857963be3b"}}