{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/164 Esas<br>KARAR NO: 2024/475 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>NUMARASI: 12/12/2023 tarihli 2022/124  E.sayılı ara kararı <br>DAVA TÜRÜ Marka (Delillerin Tespiti İstemli)<br>KARAR TARİHİ 11/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı firmanın 1989 yılından bu yana sektörde faaliyet göstermekte olan ve alanında en önde gelen ve bilinen markalardan olduğunu, davacıya ait tescilli markalardan birkaçının \"...\" şeklinde olup, açıkça görüldüğü üzere \"...\" ibaresinin davacı firma ile özdeşleşmiş durumda olduğunu, gerek ulusal alanda gerekse uluslararası alanda bilinirlik kazanmış davacı firmanın birçok başarıya imza atmış olup, bunu yıllar süren çalışmasına borçlu olduğunu, davacı firma tarafından yapılmış başvurular neticesinde Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescillenmiş olan markaları ve işbu markalara dair bilgileri gösterir belgenin dilekçe ekinde sunulduğunu, karşı tarafın internet ve sosyal medya üzerinde yapmış olduğu paylaşımlarda açıkça görüleceği üzere davacıya ait \"...\" markasının açıkça ve hukuka aykırı şekilde kullanıldığını, söz konusu bu kullanımın davacının sınai mülkiyet haklarına tecavüz ettiğinin kolaylıkla görüldüğünü, tarafların markalarının tescilli olduğu sınıflar da incelendiğinde açıkça görüleceği üzere karşı tarafın davacının tescil alanı kapsamında davacının markası ile faaliyet yürüttüğünü, karşı tarafın, iş yerini davacının \"...\" markasına tecavüz edecek şekilde kullanmaya devam ettiğini, davacının bu haksız rekabet karşısında kazanç kaybına uğradığını,  davacının \"...\" markasının hukuka aykırı şekilde taklit edildiğini, iki firma arasındaki kalite farkından dolayı markanın itibarının zarar gördüğünü, davacı firma gibi ülke geneline ve hatta yabancı müşterilere hitap eden bir firmanın ismi kullanılarak hiçbir bilinirliği ve güvenilirliği olmayan bir butik tarafından haksız kazanç elde edildiğini, aynı zamanda en bilindik ve prestijli AVM'lerde bulunan davacı firmanın sanki bir sokak arasında mağaza açmış gibi göründüğünü ve bu durumun davacının itibarını ciddi anlamda zedelediğini,  davacının \"...\" markasına söz konusu şekilde tecavüz karşısında sessiz kalamayacağını, somut olayda karşı tarafın \"...\" markasını taklit ederek kendi iş yerindeki ürün ve tabelalara hasretmesinin, reklamlarında işbu markayı kullanarak tanıtım yapmasının, marka hakkına tecavüz ettiği hususuna kesinlik kazandırdığını,   karşı tarafça tabelalarda, sosyal medya sayfalarında, internet üzerinde, iş yeri araç gereçlerinde, logolarda ve reklamlarında kullanılan ibarelerin davacıya ait tescilli \"...\" markasıyla karşılaştırıldığında detaylı inceleme gerekmeksizin gözle görülür şekilde tecavüz eylemi oluştuğunun görülebildiğini, karşı tarafça \"...\" ibaresinin haksız ve hukuka aykırı şekilde kullanılmaya devam ettikçe, davacının kazanç kaybının artacağını, müşterilerine yaptığı satışlar karşılığında oluşan itibarının zedelenmeye devam edeceğini, dolayısıyla, söz konusu ihlalin tespiti ve derhal durdurulması talep edilerek, davacının senelerce emek göstererek ortaya çıkardığı marka çerçevesinde uyanan güven ve itibar duygusuna zarar verilmesinin önlenmesi amaçlandığını belirterek,  tespit talebinin kabulü ve \"...\" markasını davacının izni olmadan tabelasında, sosyal medya sayfalarında, internet üzerinde, iş yeri araç gereçlerinde, işletme için basılmış ürünlerde, logolarda ve reklamlarında kullanan karşı tarafın markayı işbu yerlerden kaldırması adına ihtiyati tedbir kararı verilmesi davacı nezdinde hak kayıplarının yaşanmaması ve olası bir davada verilecek hükmün etkinliğini kaybetmemesi için yüksek önem arz ettiğini, ... Mahallesi ... Caddesi No. ... ... Apt/3 Ümraniye/İstanbul adresinde bulunan işletmenin sahibinin tespit edilmesine,  karşı tarafın işletmesinde uzman bilirkişiler marifetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yoluyla delil tespiti yapılmasına, gerçekleştirilen incelemede karşı tarafın işletmesinde mevcut \"...\" ibaresini içerir tabelaların, iş yeri araç gereçlerinin, işletme için basılmış ürünlerin, logoların ve reklamların davacıya ait tescilli marka haklarını ihlal edip etmediğinin tespitine, ihtiyati tedbir olarak davacının daha fazla hak kaybına uğramaması adına karşı tarafın \"...\" ibaresini içeren tabelalarına, iş yeri araç gereçlerine, işletme için basılmış ürünlerine SMK m. 159/1.d uyarınca el konulmasına ve karşı tarafın kullanmakta olduğu sosyal medya hesapları ile internet sitelerine erişimin engellenmesine, logoların ve reklam afişlerinin üzerinden \"...\" ibaresinin kaldırılmasına, her türlü yargılama gideri ve masrafların karşı taraf uhdesine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>TEDBİR KARARI: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 18/07/2023 tarihli 2022/124 E. sayılı ara kararıyla; \"...Mevcut durum, dosya kapsamı ve bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirmede, davacının ... esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, davalıya ait işyerinde yaptırılan tespit neticesinde  davalı tarafından ... markasının davacı ile aynı sınıfta tescilli 25. Sınıfta kullanıldığının tespit edildiği, yine bilişim yönünden yapılan incelemede davalının internet ve sosyal medya hesaplarında yapılan incelemede davalının instagram hesabının ... olarak değiştirdiği, fakat önceki kullanımlara dayalı ... ibaresinin bulunduğu yine facebook hesabında ... ibaresini kullandığı, davalıya ait olduğu iddia edilen ....com isimli internet sitesinin hali hazırda kullanılmadığı buna göre davalı tarafından davacının tescilli markasının aynısı aynı sektörde kullanılmak suretiyle mevcut delil durumuna göre marka hakkına tecavüz olabileceği bu yönüyle davacının tedbir talebinin kabulüne dair; 1-İhtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile tedbir talep eden eden tarafından karar tebliğ tarihinden itibaren 1 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde, 50.000,00  TL teminat veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu Mahkememize depo edildiğinde; 2-Dava kesinleşinceye kadar, Davalının ... markasının kullanmasının yasaklanmasına, işletmesinde mevcut \"...\" ibaresini içerir tabelaların, iş yeri araç gereçlerinin, işletme için basılmış ürünlerine elkonulmasına, kullanımının önlenmesine, karşı tarafın kullanmış olduğu  https://www.....com/.../, www....com/... ve https:/...com/ .../ sosyal medya hesaplarının kapatılmasına, bu hususta erişim sağlayıcıları birliğine müzekkere yazılmasına, 3-Bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına.\" karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin itiraz ettiği görülmüştür.<br>TEDBİRE İTİRAZ: Davalı vekili tedbire itiraz dilekçesinde; müvekkilinin \"...\" markasıyla ilgili her türlü kullanımına son verdiğini, \"...\" markasıyla hiçbir Instagram paylaşımının mevcut olmadığını, ... sosyal medya hesaplarını internet sayfası bağlantılarını tamamen kapatmış olduğunu, kararın verildiği tarih itibariyle tedbir kararının konusuz kaldığını, ayrıca bilirkişi raporu tebliğ edilir edilmez iş yerindeki kullanımlarını da sonlandırdığını, bu nedenle tedbir kararının devam etmesinde kamunun bir yararının kalmadığını beyan ederek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI:  İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 12/12/2023 tarihli 2022/124 E. sayılı ara kararıyla; \"...iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının ... markasının tescilli sahibi olduğu, davalı tarafından ... ibaresinin kullanıldığı yönünde bilirkişi raporu doğrultusunda mahkememizce 18/07/2023 tarihli ara karar ile teminat karşılığında davalı tarafından ... ibaresinin kullanımının yasaklanması ve önlenmesi yönünde tedbir kararı verildiği, davalı tarafından kullanımların ... şeklinde değiştirildiği belirtilerek tedbire itiraz edilmiş ise de verilen tedbir kararının ... markasına yönelik olduğu, davalının mevcut kullanımları değiştirmesinin zaten tedbir kararının gereği olduğu, kullanımların tedbir kararından sonra değiştirilmesinin davanın konusuz kaldığı anlamına gelmeyeceği kaldı ki davalının hem kullanımları değiştirip hemde önceki kullanımların yasaklanmasına dair tedbir kararına itirazının da çelişki oluşturduğu\" gerekçesiyle tedbire itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; İhtiyati tedbir kararına yaptıkları itirazın reddine dair verilen mahkeme kararının hukuka uygun olmadığını, yerel mahkemenin gerekçesinde belirttiği \"...davalı yanca dava konusu markanın ihtiyati tedbir kararı sonrasında kullanımın bırakıldığı...\" tespitinin yanlış olduğunu, söz konusu markanın kullanımının davalı müvekkili tarafından aleyhine verilen tedbir kararının kendisine tebliğinden önce bırakıldığını, D. İş dosyasında alınan bilirkişi raporunda da açıkça görüleceği üzere, davalı müvekkilinin resmi internet sitesi ve sosyal medya hesaplarının tamamında ... markasını değil ... ismini kullanıldığını,  Ayrıca yine raporda geçtiği üzere davalı müvekkilinin işbu tedbir kararından önce Facebook, Twitter, Pinterest sosyal medya hesaplarını ve İnternet Sayfası bağlantılarının tamamını kapattığını, davacı şirketin isminin geçtiği hiç bir bağlantıyı aktif tutmadığını, bu hususun bilirkişi raporunda da açıkça ortada olduğunu,  ara kararın verildiği tarih itibariyle verilen tedbir kararının konusuz kaldığını,  Yerel mahkeme tarafından 18.07.2023 tarihli ara kararda verilen tedbir kararının verilmesinde, devam etmesinde ne davacı yanın, ne de kamunun bir yararının kalmadığını belirterek, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai haklar Hukuk Mahkemesi hakimliğinin 12.12.2023 ara karar  tarihli, 2022/ 124 Esas sayılı dosyasından vermiş olduğu davalı müvekkil tarafından yapılan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik itirazın reddine dair  kararının istinaf kanun yolu ile İncelenerek kararın bozulmasına, kararın tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Mahkemece marka vekili ...’tan aldığı 26/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı Tarafa ait tescilli “...” markası 25.sınıfta yer alan “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış giyişiler (İç ve dış giysiler): Penye, triko, kot, deri, kağıt vb. .malzemeden giysiler; spor yaparken giyilen giyişiler.  banyo ve plaj giysileri.  İç çamaşırlar, eldivenler. Çoraplar. Ayak giysileri: Ayakkabılar, çizmeler, botlar, terlikler, patikler ve bunların parçaları, spor ayakkabıları ve bunların çivileri, ayakkabı parçaları yani pençeler, topuklar, konçlar, sayalar...Başlıklar, şapkalar, bereler, kepler, kasketler... Bebekler için bu sınıfa dahil özel eşyalar: Bebekler için tekstilden bezler, bebekler için tekstilden kundak bezleri, zıbınlar, naylon donlar, mama önlükleri (kağıt mama önlükleri hariç) Kravatlar, papyonlar, fularlar, şallar, baş örtüleri, pareolar, geçme elbise yakaları, bandanalar, manşonlar, kol bantları, baş bantları, bileklikler... Kemerler, pantolon askıları, jartiyerler...” iştigal kollarında tescilli olduğu, davacının tescilli markasının davalı işyerinde kullanımının iltibas ve karışıklığa sebep olacağına dair görüş  bildirilmiştir.Mahkemece bilişim uzmanı ...’ten alınan 20/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda; \"davalının ... Sayfasının İncelemesi:Davalının ... kullanıcı adını “...” olarak değiştirdiği, sayfa açıklamalarını kaldırmış olduğu, sabit hikayelerini ise değiştirmemiş olduğu, Davalının Instagram sayfasını Ocak 2014 yılında açtığı, ilk paylaşımını 24 Mayıs 2014 tarihinde yayınlamış olduğu,Davalının sabit hikayelerinde “...” markasını kullanmış olduğu paylaşımların yer aldığı,Davalının Instagram sayfasında farklı tarihlerde yapmış olduğu paylaşımlarda “... oda” markasını kullanmış ve kullanmakta olduğu,Davalının ... Sayfasının İncelemesi:Davalının ... sayfasında “... ” markasını kullandığı,Davalının ... sayfasını 29.09.2018 tarihinde oluşturmuş olduğu,Davalının ... sayfasında “... ” markasını kullanarak paylaşımlar yapmış olduğu,Davalının ... ve ... Sayfalarının İncelemesi:Davalının ... sayfasının yayından kaldırılmış olduğu,Davalının ... sayfasında “...” markasını kullandığı,Davalının http://....com/ Adresli İnternet Sayfasının İncelemesi;Davalının internet sitesinin yayından kaldırılmış olduğu yerine web emlakçılığı yapan bir firmanın alan adını alarak satılığa çıkardığı tespit edilmiştir.\" tespit ve görüşlerine yer verilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Talep, marka hakkına tecavüzün önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir.Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ve ihtiyati tedbire karar verilmiş, davalı tarafça ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmesi üzerine itirazın reddine dair verilen karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalının itiraz ve istinaf nedenleri incelendiğinde; tedbire konu olan davacıya ait “...” markasının 25. sınıfta tescilli olduğu mallar üzerinde kullanılmasına bilirkişi raporunun tebliğinden sonra  son verdiğini, tedbir kararının devam etmesinde hukuki yarar kalmadığını belirterek tedbire itiraz ettiği, aynı nedenlerle de itirazın reddi kararına karşı istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.Alınan bilirkişi raporları ile davalının “...” markasını internet ortamında ve iş yerinde kullandığına dair tespitler yapıldığı, bu durumun markaların karıştırılmasına neden olabileceğine dair görüş bildirildiği, HMK’nun 390/son maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, davalının sonradan marka kullanımına son vermiş olmasının ihtiyati tedbiri konusuz bırakmayacağı gibi, tedbirin devam etmesinde davacının hukuki yararını da ortadan kaldırmayacağı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 40,00TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,  b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 11/03/2024 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4760461d64ceda53","SID":"4cbbf6b019a3bd51"}}